Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Tuna Yersu
14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 12:13
İstanbul Dünya Kültür Mirası listesinden çıkabilir


Alıntı:
İstanbul Dünya Kültür Mirası listesinden çıkabilir
Dünya Kültür Mirası Komitesi’nin önünde, İstanbul’daki uygulamaları yerden yere vuran bir rapor var.?Raporda özellikle Sulukule, Four Seasons inşaatı, Haliç’teki metro inşaatı eleştiriliyor
İspanya’nın Sevilla kentinde halen devam eden UNESCO Dünya Kültür Mirası Komitesi’nin genel toplantısında görüşülen Dünya Kültür Mirası taslak raporunda; Sulukule, Osmanlı döneminden kalma ahşap binaların korunması, Sultanahmet’teki Four Seasons Oteli’ndeki ek inşaat, Haliç’teki metro köprüsü inşaatı ve İstanbul’un trafik mastır planı gibi uygulamaların İstanbul’un kültür mirasını tehdit ettiği değerlendirmesine yer verilerek, bu uygulamalardan dolayı Hükümet’e ağır eleştiriler yöneltildi.
2009 yılı Nisan ayında İstanbul’a gelerek incelemelerde bulunan UNESCO heyetinin gözlemlerine yer verilen raporun, 30 Haziran’a kadar sürecek olan toplantının sonunda kabul edilmesi durumunda İstanbul’un UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinden çıkarılması riski ortaya çıkacak. Sulukule Platformu sözcülerinden Viki Çiprut’a göre ise en iyimser senaryoyla heyet, gerekli düzenlemeleri yapması için Hükümet’e bir yıl daha ek süre verebilir.

‘UNESCO dikkate alınmadı’
Özellikle Sulukule ile ilgili olarak “tescilli binaların yıkılmasının yanı sıra yerel yöneticiler tarafından uygulanan soylulaştırma programı sonucu yerel toplulukların dağıtıldığı ve bölgenin somut ve somut olmayan değerlerinin kabul edilemez bir şekilde yok edildiği” tespitinde bulunan UNESCO heyeti, önceki yıllarda incelemelerde bulunan UNESCO heyetlerinin Hükümet’e sundukları inceleme raporlarının da dikkate alınmadığını belirtiyor.
Heyet raporunda özellikle, tarihi alanların yenilenmesi konusunda çıkarılan 5366 Sayılı Yasa’nın, koruma değil aksine yıkımlara ve tarihi değerlerin yok edilmesine yol açtığı açıkça belirtiliyor ve daha önceki raporlarda olduğu gibi bu yasanın değiştirilmesi tavsiye ediliyor.
UNESCO’nun taslak raporunda İstanbul’un kültürel mirasını tehdit eden uygulamaların her birine ayrı bir başlık açılarak yer verildi. Raporda özetle şu başlıklar yer aldı:

Trafik mastır planının tarihi yarımadaya etkisi
Heyet, İstanbul için hazırlanan trafik mastır planının uygulanması durumunda bunun tarihi yarımada üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerden duyduğu kaygıyı dile getiriyor. Özellikle de Boğaz’dan geçecek olan ve Harem’le Kumkapı’yı birleştirmesi düşünülen tünelin, Sultanahmet’in hemen batısından geçeceği için tarihi yarımadanın kalbine ve Boğaz’ın doğu yakasına şüphesiz bir biçimde çok ağır bir trafik yükü getireceği belirtiliyor. Heyet, bu nedenlerden dolayı Hükümet’ten bu planın uygulamaya sokulmadan önce bağımsız bir çevre değerlendirme raporunun hazırlanmasını istiyor.

Four Seasons Oteli ek inşaatı
“İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Sultanahmet’te arkeolojik kalıntılar üstüne yapılan Four Seasons Oteli’nin ek binasının inşaat ruhsatını iptal etti. Ancak bu karar nedeniyle tarihi kalıntılar üzerinde yapılan tüm arkeolojik çalışmalar ve koruma çalışmaları da durdu. Bu nedenle bu önemli arkeolojik kalıntılar, uzun süre kötü hava koşullarına maruz kalma ihtimallerinden dolayı hâlâ risk altında bulunmaktadır.”

“Haliç’e metro köprüsünden vazgeç”
“Heyet, Haliç’te yapılması düşünülen ve görsel hali çoktan belirlenmiş olan yeni metro köprüsü inşaatının yüksek kuleli ve asma köprü yapısının, üzerine inşa edilmesi düşünülen toprağın, buradaki binalar ve özellikle de Süleymaniye Camii üzerinde belirgin biçimde olumsuz ve kötü etkilerinin olacağı kaygısını taşıyor. Heyet, hükümeti bu projeden vazgeçmesi ya da alternatif başka öneriler geliştirmesi yönünde uyarıyor.”

Eski ahşap evler tehlikede
Heyet, İstanbul’daki Osmanlı döneminden kalma eski ahşap binaların tehlikede olduğuna dikkat çekiyor. Bu evlerin büyük bölümünün boş kaldığına dikkat çeken heyet, “Ancak bu evlerin korunmasına yönelik herhangi bütünlüklü bir koruma planı ya da rehabilitasyon programı bulunmamaktadır. Hükümet’i bu yönde uyarıyoruz” diyor.

SULUKULE
Değerleri yok edildi
Rapor, 5366 Sayılı Yasa’nın özellikle Sulukule’de yol açtığı sonuçların ne kadar yıkıcı olabileceğini kanıtladığını vurguluyor. Raporun Sulukule’yle ilgili bölümünde şöyle deniyor:
“Heyet, buradaki tescilli binaların yıkılmasının yanı sıra yerel yöneticiler tarafından uygulanan soylulaştırma programı sonucu yerel toplulukların dağıtıldığını ve bölgenin somut ve somut olmayan değerlerinin kabul edilemez bir şekilde yok edildiğini tespit etti. (...) Fatih Belediyesi şimdi 5366 Sayılı Kanun’un çerçevesinde bu bölge için bir imar planı sundu. (...)
Misyona gönderilen taslaktan Deniz Surları’ndaki evlerin yıkılacağı ve Bulgar piskoposunun eski sarayını çevreleyen duvarların önüne şaşaalı bir merdiven inşa edileceği anlaşılmıştır.
Bu bir koruma projesi değil imara açmadır ve önceki heyetlerin de tavsiye ettiği üzere, bu proje buradaki şahsi mal sahiplerinin yararına da değildir.”

Kentsel dönüşüm projeleri
“Tarihi yarımadadaki önemli altyapı projeleri ile kent topraklarını kullanıma açmaya odaklanan ve dolayısıyla Dünya Mirası Listesi’ndeki önemli bölgeler için uygun olmayan kentsel yenileme projeleri hakkındaki kaygı devam etmektedir.
Heyet, 2006 ve 2008 heyetlerinin tavsiyelerini tekrarlayarak, bu türden tüm projelerin, yeniden inşa etmek veya yeni bina yapmak yerine mevcut tarihi yapıların korunmasına saygı göstermesi gerektiğini belirtir.
5366 sayılı, ‘Yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması hakkında kanun’ çerçevesinde önerilen kentsel yenileme projelerinde önemli hiçbir değişiklik yapılmadığı görülmüştür. Bu projeler bir dünya miras varlığı ile bağdaşacak koruma planlarını içerecek şekilde düzeltilmemişlerdir.
Böylece, 5366 Sayılı Kanun’un tatbikatta uygulanması, Dünya Miras Listesi’nin önemli bölgelerinin varlığı ve bütünlüğü için önemli bir potansiyel tehdit oluşturmaktadır.”


hasancicek37

14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 12:19



m_kurtuluş
14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 12:37

Alıntı:
UNESCO bence kendi işini kendi yapamıyor..Ondan sonra da gelip tehditvari raporlarla nereye varmayı düşünüyorlar acaba

Boyle genel bir yargiya nasil varilabilir anlayamadim.UENSCO'nun tarihi yarimadanin dokusunu katleden projelere karsi cikmasi icin illa bi cikarinin mi olmasi gerekiyor.Varilan kararlari gerekceleriyle aciklamislar iste.

Gocu durduramayip 15 milyon insani bi kente yigarsaniz sonra tarihi yarimadanin altini santiyeye cevirip olmadik yerlerden tunel, metro kopru gecirmeye kalkarsaniz ve UNESCO da buna karsi cikinca, vay bizim gelismemizi engelliyorlar nidalari atmaya hic gerek yok.


hasancicek37

14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 13:16

Alıntı:
Gocu durduramayip 15 milyon insani bi kente yigarsaniz sonra tarihi yarimadanin altini santiyeye cevirip olmadik yerlerden tunel, metro kopru gecirmeye kalkarsaniz ve UNESCO da buna karsi cikinca, vay bizim gelismemizi engelliyorlar nidalari atmaya hic gerek yok.


Göçü durdurmak bu şehirde çok zor..Artık insanlar bir şekilde kendileri durumun farkına varacak..Şimdi sizi çıkarmaya çalışsalar İstanbul'dan nasıl bir tepki verirsiniz..Bütün şehirleri belli bir seviyeye çekebilmelisiniz ki İstanbul'a olan ihtiyaç dursun..Onun da yakın bir tarihte hayal olduğunu herkes görüyor..Roma olsun,Viyana olsun bu ülkelerin de en az İstanbul kadar tarihi vardır..Ve büyük ihtimal buralara da UNESCO karışıyordur..Peki o şehirlerin merkezlerinde işleyen vızır vızır metroyu,tramvayı UNESCO görmemezlikten mi geliyor..


Başdoğan

14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 13:51



m_kurtuluş
14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 13:59

Alıntı:
Roma olsun,Viyana olsun bu ülkelerin de en az İstanbul kadar tarihi vardır..Ve büyük ihtimal buralara da UNESCO karışıyordur..Peki o şehirlerin merkezlerinde işleyen vızır vızır metroyu,tramvayı UNESCO görmemezlikten mi geliyor..

Roma ve Viyana'nin Istanbul'dan farklarini ozetlemek gerekirse;
-Iki sehir de gorece duz bir arazide uzaniyor ( Tiber ve Tuna nehirleri bizdeki Halicle karsilastiramayacak duzeyde dar) Istanbul ise engebeli bir yapiya sahip oldugundan mesela suleymaniye den sishaneye giden bir metronun bi sekilde yer ustune cikip ilerlemesi gerekiyor.Karakoyden tarihi yarimadaya bakildiginda dinginlik veren bir siluet var ve Halicin ustunun koprulerle doldurulmasi (nitekim metro icin ayri bir kopru dusunuluyor) bence bu gorunumun icine hic yakismayacaktir.Zaten su anki mevcut kopruler de -Galata ve Ataturk- estetik acisindan pek bir sey sunamiyor.
-Ayrica Unesco bu bolgelerdeki toprak yapisinin cok saglam olmadigindan bahsetmis gececek metronun binalara etkisini dusunerek
-Ornegin sultanahmetten gecen tramwayin Yerebatan sarnicini olumsuz etkiledigi biliniyor.Bi on yil sonra gocmeler falan baslayinca bence UNESCO'nun ne demek istedigini daha rahat gorecegiz.

Istanbul trafigi dogu bati aksinda akiyor.Sonucta ya bogaza kopru eklemesi yapilmak zorunda ya da su anki gibi bir tupgecit. Yani sorunun kaynagi hep nufus oluyor.Sonucta siz de burda yasiyorsunuz doner misiniz gibi bi onerme gordum.Hic ustume almiyorum zira Istanbul'da yasayan herkesin bu sehri hakettigini dusunmuyorum.


0ğuz Lemi Tuna

14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 14:09



MehmetK
14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 14:24

Alıntı:
UNESCO bence kendi işini kendi yapamıyor..Ondan sonra da gelip tehditvari raporlarla nereye varmayı düşünüyorlar acaba


Evet evet haklısınız(!), bence de işlerini yapamıyorlar(!)...
Bu arada aramızda kalsın(!) kimseye söylemeyin... söylentiye göre her bir raportöre 100.000 euro verince Unesco istediğiniz kadar etnik mahalleyi yok etmenize, istediğiniz kadar köprü yapmanıza, istediğiniz kadar tarihi binayı yok etmenize göz yumuyormuş, gene de şehrinizi Dünya Kültür Mirası şehirler listesinden de çıkarmıyormuş, yani iş paraya bakıyor arkadaşlar... Türkiye'deki alışılmış usüllerle bu işide hallederiz biz evelallah(!), paraları bastırıyosun Unesco yetkililerine ...sonra gelsin tarihiyi bölgeye yakın dev gökdelenler, 3üncü, 5inci 7inci Köprüler, ve 2020'de susuz kalmış 30 milyonluk dev köy-şehir İstanbul... üstelikte genede kültür mirası listesinde kalıyorsun!!!

Çok beklersiniz siz o günleri...UNESCO saygın bir kurum, Türkiye'de bir bakanlığa da bağlı değil, doğru bildiklerini söylüyorlar, raporu beğenmiyorsanız eleştirin, ama değişen hiçbir şey olmayacak.


En son MehmetK tarafından Çrş 24 Hzr 2009, 14:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


alimemo
14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 14:27

Ümit Ağabey demiş ki:

IStanbulda olanlar vede olacak olanlarin benzerleri bugun "gelismis" dedigimiz ulkelerde de olmustur ama ne zaman olmustur?
19.yuzyilin ikinci yarisinda !.
Onlarinda 100 kusur yil once yaptiklari,onlarinda pisman olup duzeltmeye calistiklari ve bir olcudede duzeltikleri hatalardan hic ders almayip onlarin 19.yuzyilda yaptiklari hatalari 21.yuzyilda tekrarlamaya calismak herhalde gelismenin bir geregi olsa gerekir.


... demiş ki:
Ama butun bunlara ragmen hic kimsede cikip,"ne yapalim yani vatandasa araba almayinmi diyelim" deyip eline baltayi alip kopru ,tunel yol yapmaya kalkmaz.


İstanbul'daki aşırı yapılaşmayı ve kültürel dokunun tahrip edilmesini elbette ki hoş karşılamayacak UNESCO. Ben de UNESCO koruması altındaki bir bölgede yaşadım 3 yıl. Orada 5 katın üzerinde sadece 3 bina gördüğümü hatırlıyorum. Bu bahsettiğim bölge Almanya'dadır.


Hüseyin C
14 yıl önce - Çrş 24 Hzr 2009, 14:29



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET