Aklima birsey daha geldi.Acaba Inkilap vapuru orada olmasa idi,sahile boyle 3-4 katli bir ucube yapi insasina Yalova belediyesi ruhsat verirmiydi.Vapurumuzu cok kotu emellerine alet ettiler.Yaziklar olsun.
Asla izin verilmezdi, biz gittik mekanı gördük, yerinde inceledik vakti zamanında, daha vapur geldiğinde arazi yoktu doldurmaya çalışıyorlardı denizi... Ama işe başlayanların amacı bu değildi ona adım soyadım kadar eminim..
Yalova Belediye eski Başkanı Barbaros Binicioğlu, İnkilap Vapurunun önünde basın toplantısı düzenleyerek, İnkilap Vapurunun, sözleşmeye aykırı bir şekilde tadilat çalışmaların yapıldığını, Vapura kaçak kat çıkıldığını, tarihi Vapurun bir gecekonduya dönüştürüldüğünü belirterek suç duyurusunda bulundu.
İnkilap Vapurunu 2008 Yılında Belediye Başkanlığı dönemimde IDO ve Büyükşehir Belediyesinden, aslına uygun bir şekilde, Deniz Müzesi, Nikah Salonu ve Restoran yapılması koşuluyla satın aldığını söyleyen Belediye eski başkanı Barbaros Binicioğlu, İnkilap Vapurunun 4 kata çıkartılmış bir apartmana dönüştüğünü belirterek İçişleri Bakanlığına da suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.İnkilap Vapurunun tadilat çalışmalarında vapurun baca ve bazı aksanlarının söküldüğünü, Vapurun çelikten yapılmış bir apartmana dönüştüğünü, İhaleyi kazanan firmanın Vapurda onarım ve tadilatların aslına uygun yapılmadığını açıklayan Yalova Belediye eski Başkanı Barbaros Binicioğlu İnkilap Vapurunun önünde basın toplantısı düzenledi.Yalova Cumhuriyet Meydanında imar ve kıyı kanunun ihlal edildiğini, Vapurun çelikten bir apartman dairesine dönüştüğünü söyleyen Binicioğlu “ İnkilap Vapurunu 2008 Yılında Belediye Başkanlığım dönemimde IDO ve Büyükşehir belediyesinden, aslına uygun bir şekilde, Deniz Müzesi, Nikah Salonu ve Restoran yapılması koşuluyla satın almıştık. Şimdi Yalova Valisinin, Yalova Belediye Başkanının, Yalova Cumhuriyet Başsavcısının gözü önünde İmar ve Kıyı Kanunu ihlal ediliyor. Deniz dolgu alanlarına böylesi bir kaçak yapılaşma olamaz. Burada yapılan gecekondu bir yapılaşmadır.
İnkilap Vapuru 4 kata çıkartılmıştır. Buradan, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyorum. 3 Ocak Pazartesi günü de İçişleri Bakanlığına da suç duyurusunda bulunacağım” dedi.
Asla izin verilmezdi, biz gittik mekanı gördük, yerinde inceledik vakti zamanında, daha vapur geldiğinde arazi yoktu doldurmaya çalışıyorlardı denizi... Ama işe başlayanların amacı bu değildi ona adım soyadım kadar eminim
22 yıllığına aylık 4 bin TL kirayla ihaleye çıkartılan İnkilap vapurunun üstüne tıpkı bir apartman dairesi gibi kat çıkılmaya başladı. Çalışmalarına ara vermeden devam eden firma, vapurun bacasının kesilmesi ile birlikte tadilat çalışmalarına devam etti.
4 kata kadar çıkan İnkilap vapuru firma yetkilileri çoğu yerinde de değişikliğe gitti. İnkilap vapurunu uzaktan görenler, son halini çelikten yapılmış apartman dairesine benzetiyorlar.
Vapurun bacasının kesilip ek yapılarak ve orijinalliği bozularak bir demir yığınına dönüşmesi tepkileri de beraberinde getirdi.
İnkilap vapurunun tadilat çalışmalarında vapurun 4 kata çıkmasının ardından, kat yüksekliğinin bundan sonra da artıp artmayacağı merak konusu oldu.
Vapurun üst katına atılan katların otel olarak kullanılacağı, üst katların ise kral odası olarak hizmet vereceği bildirildi.
bu nasıl saygısızlıktır nice olaylara şahitlik etmiş bir vapuru bu hale getirmek hem tarihe hem biz vapur deniz sevdalılarına yapılan hakaretten başla bir şey degildir
Çığırını aşmış bu iş artık bir rezalet olma yolunda devam ediyor. Yazıklar olsunki bu tarihi buna alet ettiler. Açacakları müze her ne ise boşuna zahmet etmesinler. Kimseyi salak yerine koymalarına gerek yok. özellikle bizleri. Müze yerine suit yapıp yüzlerce euro'lara kiralasınlar.
Konu bizim dışımıza da çıktı. Ortaya çıkan bu çirkin görüntü meydanın siluetinide talan edercesine hilkat garibesi gibi yükseliyor. Sahil düzenlemesi planında böyle bir görüntü yoktu. Göz göre göre bir tarih yok edilirken beraberinde para ve rant hesaplarıyla beraber sahil son derece ciddi bir tahribata kurban ediliyor.
Yazıklar olsun..
Gemicilerin dillerine pelesenk eden hikayeler vardır, hep şuna inanır denizciler, bindikleri gemilerin de ruhu vardır, dalgaların karineye vuruşu, ahşapın gıcırtısı, çeliğin esnemesi, geminin dilinden dökülen sözcüklerdir aslında, en çok da geminin gazabından, lanetinden, uğursuzluğundan korkar denizciler, ufuk çizgisinin kaybolduğu andan itibaren ilahlaşan bir güç gibidir gemi efsaneleri,
Geminin inşası esnasında bir tersane emekçisinin alt güverte duvarına yazdığı ilginç notun bulunmasından sonra yukarıdaki ürpertici satırlar dökülüverdi elimden....
Tıpkı gemicilik efsaneleri gibi İstanbul da gizemleri ve efsaneleri ile anılır olmuştur tarih boyunca, birbirine tutku ile yarenlik eden, yıllarca sarmaş dolaş olmuş bu iki sevdalının gazabını almamak lazım diye düşünüyorum.