1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
Osman Ataman
13 yıl önce - Prş 15 Ekm 2009, 21:50
Domuz gribi asisi konusunda USA' de kafalar karisik. Oncelikle hazirlanmasi aceleye getirildi diyenler, gecmisde cesitli sorunlara yol actigini soyleyenler, kafalar karmakarisik. Yetkililer gribin tehlikesi asininkinden daha onemli derken, bizler dahil halk asi olmakdan kaciniyor.
Birde doktor bir arkadasimdan su yazi geldi. Vakti okuyan okusun. Oda bir yerden bulup okumus, hak vermis. Maksadim kafa bulandirmak degil, ama benimkide bulandi acikcasi. Birileri isin dogrusunuda aciklayamiyor.
Yazi soyle:
Domuz Gribi Aşısındaki Gizli Tehlike
İngiltere’ de bin 500 hemşire ile yapılan bir araştırmada hemşirelerin üçte
birinin domuz gribi yaptırmak istemediği, yüzde 33’ ünün kararsız oldukları
ve yüzde 37’ sinin ise aşıyı yaptırmak istedikleri ortaya çıktı. Aşıya karşı
çıkanların yüzde 60’ ı buna sebep olarak aşının yan etkilerini göstermişler.
Bu araştırma doktorlar arasında yapılmış olsaydı sanırım sonuç bundan pek de
farklı olmazdı.
Aşının hem gerekliliğine hem etkinliğine ve hem de yan etkilerine karşı
ciddi endişeler var.
Her şeyden önce domuz gribinin her yıl görülen olağan grip kadar öldürücü
olmadığı ortaya çıktı. Olağan gripten her sene 250-500 bin kişi ölürken,
domuz gribinden tüm dünyada ölen insan sayısı 1.500 kadar. Bir başka deyişle
domuz gribinden ölüm ihtimali binde 4.
İkincisi domuz gribi aşınsın ne ölçüde koruyucu olacağı bu aşamada kesin
olarak bilinmiyor. Domuz gribi ciddi bir mutasyona uğrarsa aşının etkinliği
de o nispette azalacak ve hatta belki de tamamen etkisiz kalacak.
Üçüncüsü de domuz gribi aşısının çok ciddi yan etkileri olabileceği ileri
sürülüyor. Bugün bu aşısının ülkemizde hiç dile getirilmeyen çok önemli bir
sakıncasından bahsetmek istiyorum.
Grip aşılarına tıp dilinde adjuvan adı verilen ve vücudun aşıya daha fazla
tepki vermesini sağlayan maddeler ekleniyor. Alüminyum ve skualen bunlar
içinde en çok kullanılanlar.
Aşılara adjuvan eklenmesi teorik olarak mantıklı, çünkü bu sayede kısa
zamanda az sayıda virüsle aşı üretmek ve böylece de daha az virüs antijeni
ile daha çok insanı aşılamak mümkün oluyor.
Ancak bu işlemin çok tehlikeli yan etkileri var. Bu sebeple de Avrupa’ da üç
çeşit aşıda skualen kullanılıyor olsa da Amerika’ da bu maddelerin aşılara
eklenmesine kesinlikle müsaade edilmiyor.
Oysa medyada domuz gribi aşısı üreten şirketlerin en az ikisinin (Novartis
ve GlaxoSmithKline) , hazırladıkları aşıda adjuvan kullanacakları haberleri
yer aldı.
İYİ SKUALEN KÖTÜ SKUALEN
Skualen aslında vücudumuz için yabancı bir madde değil. Karaciğerde
yapılıyor ve kolesterol metabolizması nda da rolü var, sinir siteminde ve
beyin dokusunda bulunuyor. Skualen ayrıca zeytinyağı, köpekbalığı karaciğeri
ve birçok doğal besin desteğinde var olan ve antioksidan özelliklere sahip
bir yağ molekülü. İsterseniz buna ‘iyi skualen’ diyelim.
Vücuda enjekte edilen skualenin ise karaciğerde sentez edilen veya
besinlerle alınan skualen gibi faydalı değil, aksine oldukça zararlı
olduğunu gösteren pek çok bilgi var. Bu yüzden isterseniz ona da ‘kötü
skualen’ diyelim.
İyi skualen ve kötü skualen arasındaki en önemli fark bunların insan
vücuduna giriş yolları.
Skualen besinlerle sindirim sisteminden vücudumuza girerse hiçbir sorun
olmuyor, ama bunun aşılarda olduğu gibi derialtına veya kas içine zerk
edilmesi bağışıklık sistemini vücuttaki tüm skualene saldıracak şekilde
harekete geçmesine yol açabiliyor.
Bağışıklık sistemi vücutta sinir sisteminde tabii olarak bulunan ve sağlıklı
bir hayat için elzem olan ‘iyi skualen’ de dâhil tüm skualen moleküllerini
tahrip etmeye başlayabiliyor.
Körfez Savaşı’ na katılan sayısız Amerikalı askerde ortaya çıkan ve Körfez
Savaşı Sendromu adıyla bilinen hastalığın da bu kişilere yapılan ve skualen
ihtiva eden şarbon aşısından kaynaklanabileceğ i düşünülüyor.
Körfez Savaşı Sendromu, vücudu tahrip eden oto-immun bir hastalık. Bu
kişilerde eklem iltihabı, kas ağrıları, deri döküntüleri, lenf bezlerinde
büyüme, kronik yorgunluk, kronik baş ağrıları, vücuttaki kılların dökülmesi,
iyileşmeyen deri yaraları, hafıza kaybı, sara nöbetleri, kansızlık, ruhsal
ve sinirsel problemler, nefes darlığı, kronik ishal, gece terlemesi, ateş ve
daha pek çok rahatsızlık gelişiyor.
Burada vurgulanması gereken çok önemli bir şey de bu hastalığın çok müphem
belirtilerle başlayıp uzun bir sürede (yıllar içinde) gelişmesi. Bu sebeple
de skualenin birkaç haftalık dönemde herhangi bir yan etki göstermemesi onun
güvenilir olduğunun bir kanıtı değil.
Savunma Bakanlığı skualen ile Körfez Savaşı Sendromu arasındaki ilişkiyi
reddetse ve bunun başka sebepleri (sinir gazları, kimyasal silahlar, zehirli
gazlar, uranyum…) olabileceğini iddia etse de, bu hastalığa tutulan
askerlerin yüzde 95’ inin kanlarında skualene karşı antikorlar oluştuğunun
gösterilmesi her şeyi apaçık ortaya koyuyor.
Tavşanlarda yapılan araştırmalarda da tek bir kez zerk edilen skualenin bile
oto-immun bir hastalık olan romatoit artrite sebep olduğunun belirlenmesi de
bunu destekleyen bir başka kanıt.
GELELİM NETİCEYE
Aylar öncesinden 20 milyon doz domuz gribi aşısı siparişi veren Sağlık
Bakanlığı’na birkaç sorum var.
Bir: Aşı hangi firmadan alınıyor ve bunun için kaç lira ödenecek?
İki: Sağlık Bakanlığı’ nın ısmarladığı aşıda Amerika’ da yasak olan bu
adjuvan madde (skualen) var mı?
Üç: Eğer varsa Sağlık Bakanlığı’ nın skualenin emniyeti konusundaki fikri
nedir?
Cevap bekliyorum.
Prof .Dr.A.Rasim Küçükusta
|
 |
Cengiz Polat
13 yıl önce - Cum 16 Ekm 2009, 01:01
planlı ve organize bir saldırıdır.ileriki zamanlar da nasıl olsa kokusu çıkar.
|
 |
m.gökhan bölek
13 yıl önce - Cmt 17 Ekm 2009, 19:49
Aşı sayısının 40 milyona çıktığını yazdı bugün Milliyet.Sırasıyla sağlık bakanlığı,hamileler ve büyüyen yaşa doğru çocuklar..Amerika'da aynı aşı doktorlara yapılmak istenince doktorlar biz kobay değiliz diyerek dava açmışlar.Umarım bizim sağlık mensubu vatandaşlarımız da körükörüne aşılanmaz ve ilerde daha kötü sonuçlanabilecek hastalıklara,kazalara,sakatlıklara engel olunur.
MİLLİYET
|
 |
Kazandibi
13 yıl önce - Cmt 17 Ekm 2009, 20:19
Bugün Yılmaz Özdil de yazısında konuya değinmiş:
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12710676.asp? ...amp;gid=61
İftira atmak istemem, ama birileri bu aşının satışından komisyon alıyor olabilir.
Böyle bir "ihtimal" beni çok fazla da şaşırtmaz.
AB üyesi ülkelerde bile "komisyoncuların (middlemen) menfaatine göre" pek çok şey devletler tarafından satın alınıyor. Özellikle de silah alımlarında ve inşaat/altyapı/sağlık sektörlerine ilişkin ihalelerde yaygın olarak görülen bir nevi yolsuzluk türü.
|
 |
onurkaya60
13 yıl önce - Pts 19 Ekm 2009, 12:54
Paraları cebe indirmek uğruna medyada yaygara kopartılıp insanların sağlığı ile oynanıyor.
|
 |
Nadir Ergüven
13 yıl önce - Pts 19 Ekm 2009, 14:41
Der Spiegel dergisinin haberine göre,, federal hükümet üyeleri, askerler ve bürokratlar, kamuoyunda yan etkileri bulunduğu iddiasıyla tartışma yaratan domuz gribi aşısı yerine, yan etki içermeyen farklı bir aşıyla aşılanacaklar.
Spiegel’in haberine göre Federal İçişleri Bakanlığı, Baxter adlı ilaç üreticisinden 200 bin doz ‘Celvapan’ isimli aşı satın aldı. Halk için kullanılacağı belirtilen domuz gribi aşısı ise GlaxoSmithKline (GSK) isimli firmanın ürettiği ‘Pandemrix’ adlı aşı. İddiaya göre Celvapan’da, yan etki güçlendirici olarak bilinen ‘Adjuvan’ maddesi yok.
Haber doğru ise büyük skandal,aşı hakkında duyulan endişeleride haklı çıkartıyor.
Yönetilenler insan değilmiş gibi farklı muameleye tabi tutuluyor.
işte size modern- uygar batı,
|
 |
!yunus!
13 yıl önce - Sal 20 Ekm 2009, 01:48
ARkadaslar sakin kanmayin!
O asilarin ne oldugu belli degil!
Hollanda devleti bile icerigini aciklamiyor!
|
 |
serifayhan
13 yıl önce - Sal 12 Oca 2010, 11:18
| Alıntı: |
| Avrupa Konseyi Sağlık Komitesi Başkanı Wolfgang Wodarg domuz gribi kampanyasının yüzyılın en büyük sağlık skandallarından olduğunu ileri sürerek "Bu sahte slgın ilaç firmalarının işi" dedi. |
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=200058& ...2010/01/12
Habertürk 'ün haberine göre Avrupa Konseyi başkanı ilaç firmalarını suçlamış.
Sağlık Bakanlığımızda büyük miktarda ilaç alımı yaptığına göre acaba bizleri mi kandırdılar ?
|
 |
Hasan Yüksel
13 yıl önce - Prş 14 Oca 2010, 03:01
Domuz gribinin baştan beri safsata olduğu belliydi. Milyonlarca insanın paniğe düşürülmesi ve korkutulmasıda işin cabası. Peki bu olay için harcanan paralar ne olacak. Belli ki birileri iyiden iyiye oyuna getirilmiş. Kim verecek bunların hesabını. Ankara Üniversitesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. F.Cankat Tulunay sadece Türkiye de harcanan paranın 2 milyar Doları bulduğunu açıklıyor. Bizim ülkemiz bu kadar zengin mi?
| Alıntı: |
Aşıya ödenen paranın, aysbergin yalnızca görünen yüzü olduğunu kaydeden Tulunay, diğer konuları maddeler halinde şu şekilde sıraladı:
“1. Aşı için imzalanan kontratların halka açıklanması gerek.
2. Aşı dışındaki harcamalar ne kadar tutmakta? Alelacele yüzlerce solunum cihazı alındı, yüzlerce personel seferber edildi, binlerce sarf malzemesi kullanıldı (enj. Pamuk vb.), havaalanına vücut ısısını ölçen cihazlar alındı. Bunların maliyeti bizim hesaplarımıza göre 1,5 milyar doları aşıyor. Aşı için ödenecek 500 milyon dolar ile birlikte, 2 milyar doları aşkın bir para buhar oldu.
3. Türkiye’de de ilaç firmaları ile çıkar ilişkisi olanlar veya cahiller bu işi iyice körüklediler, olur olmaz konuşmalar yaptılar. Şimdi ne diyeceklerini bilmiyorlar. 5 bin kişi ölecek, 16 milyon kişi hasta olacak dendi, nerede bunlar?
4. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı daha geçen hafta, salgın bittikten sonra aşı oldu. Niye ilk günden olmadı? Sağlık Bakanlığı buna hiç dikkat etmedi mi? Bunu nasıl ve neyle açıklayacak?”
|
|
 |
Mustafa Can Karakus
13 yıl önce - Sal 02 Şub 2010, 21:38
Domuz gribine karşı fütursuzca alınan aşılara ne oldu acaba yaklaşık 900 milyon dolara mal olmuştu bu aşılar. Sevgili bakanımız oturup acaba hepsini kendine mi yaptı? Tekel işçisinden kaçırılan paralarımız, eczacımızın kasasından alınmaya çalışılan paralar nasıl da sessizce ilaç baronu fabrikaların kasasına aktarıldı? Acaba başka kimlerin cebine girdi? 
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|