Ana Sayfa  



M.ALİ AKKAN



Cum 12 Hzr 2009, 20:29  

Alıntı:
Asker hiç bir zaman yanlış karar vermez, vardır bir bildikleri.


Neden vermesin?

O zaman bırakalım demokrasiyi. Yasamayı-yürütmeyi-yargıyı devredelim orduya. Demokrasi bizim nemize vesayet dimi?[b]


 mesajı beğendiniz mi?: +7
Deha Sevik



Cum 12 Hzr 2009, 20:32  

Alıntı:
Asker hiç bir zaman yanlış karar vermez, vardır bir bildikleri.


Niye, ordu insanlardan değil de uzaylılardan mı oluşuyor yoksa ?

Askerlerin siyasetle uğraşmaları yasaktır. Ancak bazı yüksek rütbeli subaylar son dönemde fena halde siyasete merak sarmış durumda. Bu çürük elmalar bu afacanlıkları yapıyor, sonra ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Haber medyaya yayılınca da provakasyon amacı güden bazı gazeteler bu tür çirkin durumları bütün orduya mal etmeye çalışıyorlar.

Birinci eksi; gereksiz maceralara kalkışan ordu mensuplarına..
İkinci eksi; olayları orduya yıkıp provakasyon amacı güden medya grubuna..

Sorun, memlekette hiç kimsenin yapması gereken şeyleri yapılması gerektiği şekilde yapmamasından kaynaklanıyor..


 mesajı beğendiniz mi?: +6
ultrAnıl



Cum 12 Hzr 2009, 20:37  

Sizde elbette haklısınız ancak, şu anda bana göre ordudan başka güvenecek kimse yok. Ben bunun üzerine yazdım bu yazıyı. Bu benim düşüncem.

Sevgiler.


 mesajı beğendiniz mi?
yazı gürkan



Cum 12 Hzr 2009, 21:04  

Türk ordusu yalan söyleyecek taraf gazetesi doğru söyleyecek.o begenmediği ordu olmasa bakalım nasıl basardı o gazeteyi

 mesajı beğendiniz mi?: +2
sercan kara



Cum 12 Hzr 2009, 21:09  

Haklısın ultranıl neredeyse arkadaşlar birleşip ordunun içinde kim iyi kim kötü avlamaya çıkacaklar ama haberleri yok yazık siz istediğinizi yapın ordu halkın en çok güvendiği kurumdur siz burda vay efendim gülen demiş cemaat demiş vay vay ayaklarına yatın sözleriniz ordunun ve onun mensuplarının bir kulağından girer diğerinden çıkar!
Allah'a şükrediyorum iyiki bazılarının beğenmediği orduya yakıştıramadığı kişiler hala orduda ve bizim içimiz rahat!

Ne demiş afrikalılar Hristiyanlar geldiklerinde ellerinde incil vardı bizdede toprak bizi incille kandırıp gözlerimizi kapattılar açtığımızdaysa bizim elimizde incil onların elinde topraklarımız vardı!!!!!!!!!!!


 mesajı beğendiniz mi?: +3
Semi Burak ÇİÇEK



Cum 12 Hzr 2009, 21:10  

Ordu'nun siyasette karışmasını hiçbir zaman istemedim...
Bundan sonrada istemem...

Ancak Taraf Gazetesi çok açık bir biçimde ordu düşmanlığı yapmaktadır. Sadece bu haber olsa yine iyi daha önce TSK'lerini yaralayıcı birçok habere imza atmışlardı... Kimse bir ordu düşümanlığı yahut ordu yandaşlıyla bir yere gelemez... Lütfen TSK'leri kurumunu rahat bırakalım...


 mesajı beğendiniz mi?: +1
Mehmet Kasım



Cum 12 Hzr 2009, 21:36  

Taraf Gazetesi çok açık ve cesur bir şekilde demokrasi diyor. Ve Taraf Gazetesi doğruları söylüyor. Orduda böyle bir çalışma olmuş. Ordu düşmanlığı ile ne alakası var. Belgeler ortada. Başbuğ basın toplantısında "the cemaat" demedi mi?

Cuk diye oturuyor bu haber.

Gazetecilik başarısı bu.


En son Mehmet Kasım tarafından Cum 12 Hzr 2009, 21:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


 mesajı beğendiniz mi?: +3
Mehmet Türkyılmaz



Cum 12 Hzr 2009, 21:40  

Hükümetimizin arkasında 15 milyonluk bir kitle var.Değil ordu, ordunun feriştahı gelse hükümetimizi deviremez.Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.

 mesajı beğendiniz mi?: +2
Mehmet Kasım



Cum 12 Hzr 2009, 21:43   ORDU USLANMIYOR

http://www.samanyoluhaber.com/yazar-154377.html

Bu eylem planının hazırlanma tarihi 2009 Nisan.

İnsan nasıl kanlı sonuçlar verebileceğini bilmese, okuduklarına “takıntılı bir çocuğun yazdığı tuhaflıklar” deyip geçecek ama böyle bir “eylem planı” hazırlayanın, yedi yüz bin askeri olan bir ordu olduğunu bilince, ülkenin başına neler gelebileceğini görüp ürperiyorsunuz.

Bu eylem planının hazırlanma tarihi 2009 Nisan.

Daha çok yeni.

Bizim ordunun kafasının nasıl çalıştığını göstermesi bakımından da ibret verici.

Ergenekon sanığı bir emekli subayın evinde ele geçirilmiş.

Belge, “şeriat isteyen AKP hükümeti” diye başlıyor.

Ordu ya da ordunun “bazı birimleri”, hükümetin “şeriat” istediğine karar vermiş.

Ellerinde bir belge var mı?

Yok.

Onlara “öyle geliyorsa” belgeye ne hacet zaten.

Ordu, bir hükümetin “şeriatçı” olduğuna karar verdiğinde “darbe” gerekçesini de kendine göre hazırlamış oluyor.

Ve, emrinde çalıştığı hükümete “şeriatçı” etiketini yapıştırıyor.

Bizim günlük dilde “Fethullahçılar” dediğimiz Fethullah Gülen Cemaati’nin de “şeriat” getirmek için hükümetle işbirliği yaptığını söylüyor.

Bu iki maddeyi yazdıktan sonra da “neler yapılacağını” belirliyor.

Önce “AKP içindeki ajanlarını” harekete geçirecek.

Bu “ajanlar” kafa karıştırıcı açıklamalar yapacaklar.

Sonra ciddi biçimde akıllarını taktıkları anlaşılan Fethullahçılara yönelik operasyon planını yazıyorlar.

Bazı maddeler korkunç.

Fethullahçıların evlerinde silah bulunması “sağlanacak”.

Bu kelime doğrusu bizim çok ilgimizi çekti.

“Sağlanacak.”

Evlerde silah bulunması nasıl “sağlanır” sizce?

Sonra bu cemaat “silahlı terör örgütü” kapsamına sokulacak.

Şimdi çok korkunç ve tehlikeli olan bu yaklaşım işte.

Fethullahçıların “silahlı terör örgütü” olduğunu düşünmüyor ama çeşitli entrikalarla onların öyle “görünmesini” sağlamayı planlıyor.

Bir ordu böyle bir şey yapar mı?

Durduk yerde “silahlı terör örgütü” icat eder mi?

Onun bunun evinde silah bulunmasını “sağlamak” ordunun işi mi?

Gömdükleri mayını temizlemeyi beceremiyorlar ama evlerde silah bulunmasını “sağlamayı” beceriyorlar.

Böyle ordu mu olur?

Fethullahçılarla pkk’lıların “işbirliği” yaptığına halkın inanmasını sağlayacak haberler yaptırmak da operasyonun parçası.

Böylece pkk’ya düşman olan Müslümanlar Fethullahçılara da düşman olacaklar.

Farkındaysanız tamamen “bölme” üzerine bir plan bu.

Sürekli “birlik ve beraberlikten” söz eden ordu, kendi stratejisini “bölme” üzerine kuruyor.

Zaten bu ülkede bütün sistem bu “bölme” üzerine kurulu.

Ezilenlerin hepsini bölüp birbirine düşman ediyor.

Dindarla Kürdü birbirinden ayırıyor, solcuyu dindara düşman ediyor ve böyle yönetiyor.

Bunun için kullandığı en elverişli alet de “milliyetçilik.”

Hatta, Ermenistan ve Yunanistan aleyhine haber ve yorumlarla “milliyetçiliği” beslemek de “operasyonun” hedefleri arasında.

Bu arada, Ergenekon çetesi üyesi olmaktan yakalanan muvazzaf subayları da koruyacaklarmış.

Onların “şeriatla” mücadele eden insanlar olarak sunulmasını sağlayacaklarmış.

Bütün bunları da “medyayı” kullanarak gerçekleştirecekler.

Ordunun bütün planlarının içinde hep bu “medyaya” rastlıyorsunuz.

Medyayı kullanıyorlar ve daima kullanabileceklerini biliyorlar.

Ergenekon örgütünün bir parçası ordunun içine uzanıyor.

Bunu yakalamaya uğraşmıyorlar.

Ergenekon cephaneliğinden ordunun silahları çıkıyor.

Bununla da uğraşmıyorlar.

Hükümeti şeriatçı ilan etmek ve bir cemaatin üyelerini “silahlı terör örgütü” kılığına sokmak için planlar yapmakla uğraşıyorlar.

Bu Fethullahçı denilen insanlar suç işliyorlarsa, devlet “belgelerini” bulur ve yargılar.

Devlet, yargı, polis, ordu, “ben bunlardan kuşkulanıyorum, bunların evinde silah bulunmasını sağlayayım” diyemez.

Bunu yapmak suçtur.

Devletin ve ordunun suç işleme özgürlüğü yoktur.

Ordu bunu bir türlü anlamıyor.

Plan üstüne plan yapıyor.

Ona buna iftira atmak, dehşet salmak, panik yaratmak ve insanları bölmek için plan yapan ordu olmaz.

Ordu, ülkeyi savunur ve mümkünse kendi gömdüğü mayınları çıkartmayı becerir.

Artık bizim ordu kendi işinin “askerlik” olduğunu kavrasa da Türkiye bir rahatlasa.


Yoksa bu ordu bu ülkeye rahat vermeyecek.


 mesajı beğendiniz mi?
serifayhan



Cum 12 Hzr 2009, 21:44  

Alıntı:
Hükümetimizin arkasında 15 milyonluk bir kitle var.Değil ordu, ordunun feriştahı gelse hükümetimizi deviremez.Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.


Nufusumuz 80 milyon olduğuna göre geriye kalan 65 milyon ne düşünüyor.


 mesajı beğendiniz mi?: +2
Mesajları seç:   


sponsor link :       |       Exacard.com, Faizsiz ve yüklemeli MasterCard       |