LEZZETLERİ ACILAŞTIRAN ÖLÜMÜ ÇOK ZİKREDİNİZ. Hz. Muhammed (SAV)
Her sabah erkenden sela'lar duyuyorum. Akşam ya da geceleyin Hakk'ın rahmetine kavuşmuş kimbilir kimlerin sala'sı bu.
Düşünüyorum bazen, bir gün gelecek senin de sala'n okunacak minarelerde diyorun kendime. Duyanlar iyi ya da kötü bir şeyler söylecekler ardından. Sonra acele bir merasim, öğleye ya da en geç ikindiye mezara indirileceksin. kendine gel, kendine gel.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2009 yılından itibaren Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) veri tabanında yer alan ölüm verisi ile TÜİK tarafından derlenen ölüm nedeni verisini kullanarak Türkiye geneli için ölüm verisi yayımlamaya başlamıştır. MERNİS’in dinamik bir yapıya sahip olması nedeniyle ölüm istatistikleri geriye dönük olarak güncellenmektedir. Bu haber bülteninde, 2009 yılına ilişkin ölüm istatistiklerinin 31/03/2012 tarihi itibariyle güncellenmiş verileri ile 2010 yılı ölüm istatistikleri aynı tarih itibariyle verilmiştir. Ayrıca, 2009 yılından itibaren ölüm istatistikleri daimi ikametgah yerine göre verilmeye başlanmıştır.
2010 yılında 365 190 ölüm olayı gerçekleşmiştir
2009 yılında meydana gelen ölüm sayısı 368 390 iken bu sayı 2010 yılında 365 190’dır. Ölümlerin %55’ini erkekler, % 45’ini kadınlar oluşturmaktadır.
Kaba ölüm hızı, 2009 yılında binde 5,1 iken bu hız 2010 yılında binde 5’dir. Diğer bir ifade ile 2009 yılında bin nüfus başına 5,1 ölüm düşerken, 2010 yılında bin nüfus başına 5 ölüm düşmektedir. 2010 yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması, 1. Düzey’e göre kaba ölüm hızının en yüksek olduğu bölge binde 7,3 ile Batı Marmara, en düşük olduğu bölge ise binde 3,7 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.
Ölümlerin % 44,8’ini 75 ve daha yukarı yaştaki kişiler oluşturmaktadır
2010 yılında, ölümlerin en yüksek olduğu yaş grubu % 44,8 ile 75 ve daha yukarı yaşlar iken en düşük olduğu yaş grubu ise % 0,6 ile 10-14 yaş grubudur.
Ölümler yaş ve cinsiyete göre incelendiğinde, yaşlar arasındaki cinsiyet farklılığı belirgin bir şekilde görülmektedir. En yaşlı kuşak olan 75 ve daha yukarı yaş dışındaki bütün yaş gruplarında erkek ölümlerinin kadın ölümlerinden daha fazla olduğu görülmektedir. Kadın ve erkek arasındaki bu farklılık 15-19 yaş grubundan sonraki ölümlerde, yaş ilerledikçe artmakta ve 50-54 yaş grubunda en yüksek seviyeye ulaşmaktadır.
ancak ortalama yasam süresi ülkemizde uzamaktadır , bu sevindirici cünkü avrupada ortalama yas 80 iken ülkemizde 70 civarındadır. Ancak son yıllarda bu süre artarak 75 e kadar yükselmiştir bu da sevindirici. gönül isterki hic ölmeyelim ama sonucta her canlı ölümü tadacak
Dünyadaki yaşam döngüsünün sürmesi için yaşayan her canlının eninde, sonunda ölmesi bir zorunluluktur. Önemli olan var olduğumuz sürece yaşamımızı anlamlı kılmaktır. Büyükbabam kırkiki yaşında ölmüş. Ondan daha iyi koşullarda yaşayan babam daha yeni yetmişbeş yaşını doldurdu ve oldukça dinç. Bu durumda babamdan daha iyi koşullarda yaşadığım için doksandan önce ölürsem, kendimi kazıklanmış sayarım. Ama yine de burası Türkiye; yaşıyor olmanızın rastlantılara bağlı olduğu bir ülke!...
*Saçlarınızda beyazlamalar başladı mı?
*Saçlarınız dökülüyor mu?
*Kendinizi eskisi kadar dinç ve hareketli hissetmiyor musunuz?
*Doktora daha mı sık gidiyorsunuz?
*Hastalıklarınız kalıcı hale mi geldi?
*Böbrek, mide, kalp, tansiyon, romatizma hastası mı oldunuz?
*Dizlerde kireçleme mi var?
*Gençler size abi-abla yerin, amca teyze diye mi hitabediyorlar?
İşte bunlar ölümün ayak sesleri. Geliyorum haberin olsun diyor.