1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 9  |
| Muhsin Yazıcıoğlu'nun Vefatı |
| Kaza |
 
|
19.3% |
[99] |
| süikast |
 
|
80.7% |
[414] |
|
| Toplam Oy : 513 |
|
 |
Kerim AK
12 yıl önce - Sal 10 May 2011, 20:58
Helikoptere ait uçuş bilgilerini muhafaza eden Argus 5000 CE ve Skymap IIIC cihazlarının enkazdan çalındığı ortaya çıktı. Skymap IIIC cihazının enkaz yerinde çekilmiş fotoğrafı, ilk kez gazeteci Emre Soncan'ın kaleme aldığı Keş Dağı'nda Bir Alperen adlı kitabında yer aldı. Helikopterin neden düştüğü bilgisini kaydeden cihazın fotoğraflandıktan sonra enkaz yerinden çalınmış olması Şehid Yazıcıoğlu 'nun uğradığı suikastı belirginleştirmeye başladı.Çalınan cihazların önemini ise kitapta görüşlerine yer verilen helikopter pilotları şöyle anlatıyor: "Kaza yapan helikopter, eğer herhangi bir hava aracının müdahalesiyle düşürüldüyse ortadan kaldırılması gereken ilk cihazlar bunlardır. Çünkü uçuş bilgilerini muhafaza eder. Helikopterde ani bir alçalma veya yükselme olduysa gösterir." Yine kitapta yer alan bilgilere göre, devlet yetkilileri enkazda araştırma yapan 15 kişinin üzerinde duruyor. Bu kişilerin telefon kayıtlarının geriye doğru incelenmesi halinde önemli bilgilere ulaşılabileceği dile getiriliyor.
Zehirlendiğini kanıtlayan rapor;Muhsin Yazıcıoğlu'nun zehirlendiğini ortaya koyan otopsi raporu da ilk kez Gazeteci Soncan'ın kitabında yer aldı,olayda hayatını kaybedenlerin kanında yüksek miktarda karbonmonoksit bulundu.
|
 |
Kerim AK
12 yıl önce - Cum 08 Tem 2011, 20:37
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopterin düştüğü zaman diliminde bölgede askerî uçaklar olduğu iddiasını güçlendiren yeni bilgiler ortaya çıktı. Genelkurmay'ın resmî yazısına göre, kaza bölgesine 28,5 km mesafede üç savaş uçağı bulunduğu kesinleşti. Askerî radarlar ise kazanın olduğu 15.03 sularında 4 dakika arızalanmış ne hikmetse
Bölgedeki bütün radarlar kısa süreli karardığı için 15.03.02 ile 15.07.40 arasında görüntü alamamış tabii ki yerseniz.
| Alıntı: |
Genelkurmay Başkanlığı, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği yazıda, kazanın yaşandığı gün saat 15.03.02 ile 15.07.40 arası dijital radar görüntü kayıtlarının, doğu bölgesindeki tüm radarlarda meydana gelen kısa süreli bir arıza nedeniyle alınamadığını aktardı. DDK'nın daha önce yaptığı tespitlere göre helikopter tam da bu zaman aralığında düştü. Yani helikopterin düştüğü anda etrafından bir savaş uçağının geçip geçmediğini gösterecek radar kayıtları yok. Çünkü radarlar o anda 4 dakika 47 saniye boyunca bozulmuş.
Genelkurmay'ın açıklamasındaki bir diğer çarpıcı bilgi ise, kaza mahallindeki savaş uçaklarının hareketliliğiyle ilgili. DDK daha önce yaptığı tespitlerde, helikopterin düşmesinden birkaç dakika önce saat 14.58.57'de bir jetin, sivil radarda gözüktüğünü ve daha sonra kaybolduğunu ortaya koymuştu.Hava KuvvetleriKomutanlığı ise yaptığı açıklamada, kaza bölgesinin 74 km çevresinde herhangi bir savaş uçağı bulunmadığını açıklamıştı. Fakat GenelkurmayBaşkanlığı'nın verdiği bilgiler, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın açıklamasını doğrulamıyor. Genelkurmay'ın gönderdiği yazıda üç savaş uçağının 14.59.47'de kaza mahallinin 28.5 km güneydoğusundan 7 bin 528 metre yükseklikten geçtiği belirtiliyor.
Bu noktadan sonra olayın aydınlatılması için, askerî radar görüntülerinin incelenmesi ve üzerlerinde sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığının anlaşılması gerekiyor. Ayrıca kaza bölgesinin 28,5 km yakınında görünen jetlerin güzergahlarının hesaplanması ve Genelkurmay radarlarında tam da kazanın olduğu anda meydana gelen teknik arızanın sebebinin açığa kavuşturulması büyük önem taşıyor.
SAVAŞ UÇAKLARININ KAYITLARI SİLİNMİŞ
Genelkurmay Başkanlığı'nın verdiği bilgilerde ilginç bir durum daha göze çarpıyor. Savaş uçaklarının tuttuğu kayıtlar silinmiş. Konuyla ilgili ifadeler şöyle: "Anılan üslerdeki tüm FD16 ile bazı F4 uçaklarında kayıt sistemleri mevcut olup bu sistemlerin kayıt süreleri 30 dakika ile 10 saat arasında değişmektedir. Yapılan kayıtların saklanması uçuştan hemen sonra talep edilmediği takdirde, müteakip uçuştaki bilgiler aynı kasete kaydedilmektedir. Bu nedenle söz konusu tarihteki uçuşlara ait kayıt bulunmamaktadır. Diğer taraftan bu kayıtlar olsa dahi, uçağın uçtuğu rotanın bu kayıtlardan yararlanılarak harita üzerine aktarılması mümkün değildir."
Öte yandan Genelkurmay'ın verdiği bilgilerin ardından DDK da yeni bir durum değerlendirmesi yaparak savcılığa gönderdi. DDK'nın Genelkurmay Başkanlığı tarafından kendilerine gönderilen bulgularla yeni ortaya çıkan bilgilerin farklı olduğu ve söz konusu kuşkulu konuların yeniden araştırılması yönünde görüş bildirdiği ifade ediliyor. |
|
 |
Zafer
12 yıl önce - Prş 04 Ağu 2011, 20:45
Yazıcıoğlu olayında yeni gelişmeleri buraya aktarıyorum. Hem arşiv hem de bilgi olsun. Özellikle saptırılan diye düşündüğüm yer belirleme sorunları. : ((
| Alıntı: |
Yazıcıoğlu kazasında flaş gelişme
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının hayatını kaybettiği helikopter kazasını ilişkin ortaya çıkan bulgulara bir yenisi eklendi.Güncelleme:04 Ağustos 2011 17:53
Cihan Haber Ajansı (Cihan), kazanın olduğu gün amatör bir kamera tarafından çekilen çarpıcı bir görüntüye ulaştı. Görüntüde 112 Acil görevlisi, bir vatandaş ile telefonda konuşuyor ve enkazın olduğu bölge helikopterin düşmesinden hemen sonra acil servis görevlisine söyleniyor. Diğer yandan kazanın görgü tanıklarının '156 Jandarma İmdat'ı arayıp helikopterin düştüğü yeri tam olarak söyleyerek enkazın yanlış yerde arandığı yönünde uyarıda bulunduğu; ancak bu ihbarların ciddiye alınmadığı ortaya çıktı.
Cihan'ın ulaştığı görüntüler helikopter kazasının olduğu 25 Mart 2009 tarihinde 19.54'te Kızılöz köyü muhtarının evinde çekiliyor. Söz konusu görüntülerde arama kurtarma çalışmalarına katılan 112 Acil görevlisinin eve gelen bir telefona cevap vermesi görülüyor. Telefon konuşmasında acil servis görevlisi telefondaki görgü tanığından helikopterin muhtemel bulunabileceği yer ile ilgili bilgi alıyor. Görgü tanığı, görevliye 'Enkazın Kızılöz köyünün karşısındaki dağ ve Sisne tarafına doğru bir bölgede' olduğunu söylüyor. Enkaz 27 Mart 2009 tarihinde Keş Dağı'nın Karayakup tepesinde Sisne'ye bakan yamaçta bulunmuştu. Yani görgü tanığının tarifi enkazın bulunduğu yerle örtüşüyor.
GÖRGÜ TANIĞI EDANUR ÜNAL: HELİKOPTER DÜŞTÜĞÜNDE DUMAN ÇIKTIGörüntüler, helikopteri düşerken gören Kozcağız köyü sakinlerinden Zülfikar Ünal ve Kızı Edanur Ünal'ın Devlet Denetleme Kurulu (DDK)'na telefonla verdiği bilgiler ile örtüşüyor. Baba Ünal'ın DDK'ya verdiği bilgiler şöyle: "Evde misafirler ile oturuyorduk. Köyümüz vadiye göre daha yüksek bir yamaçta, bizim evimiz de Kozcağız'ın en tepesinde. Kızım Edanur balkonda idi. Helikopter geçerken bize haber verdi, biz de çıktık baktık, bizim eve göre neredeyse hizamızdan geçi. Pilotu ve başındaki kulaklıkları seçebilecek kadar yakındı. İki dağın arasında gözükmez oldu, biz içeri girdik. Biz helikopteri izlerken bizim köyün bulunduğu yerde hava açıktı. O sırada karşıdaki Karayakup ve Keş Dağı gözüküyordu. Sadece o bölgede kar vardı ve güneşle parlıyordu. Sis dağın Kızılöz tarafından ucuna inmişti, o taraf gözükmüyordu." Edanur Ünal'ın anlatımları ise şöyle: "Helikopter derenin üstünden geçti, evin hizasından Sisne yönünde uçtu, bir süre izledim sonra ilerde gözükmez oldu, ben balkonda o taraflara bakmaya devam ediyordum. 5-10 dakika orada durdum. Sonra helikopteri yeniden gördüm. Orada iki dağın arasından izledim. Üçüncü dağın karlı dağın orada duman çıktı düştü. İçeri koştum babama helikopterin düştüğünü söyledim."
TANIK HANİFİ ÜNAL: YANLIŞ YERDE ARAMA YAPIYORSUNUZ DEYİNCE AZARLADILARKozcağız Köyü Muhtarı Hanifi Ünal, Devlet Denetleme Kurulu'na 15 Ekim 2010 tarihinde gönderdiği mektubunda 156 Jandarma Merkezi'nden Yarbay Hamza Tiryaki'ye, helikopterin düştüğü yeri defalarca söylediğini; fakat azarlandığını belirtiyor. Ünal şunları aktarıyor: "Kendi köyüm olan Kozcağız öğrencilerini Süleymanlı İlköğretim Okulu'na taşımalı olarak taşıyıcılığını yapmaktayım. Öğrenciyi alıp döndüğümde 3.15 suları idi köyümün girişine geldiğimde Kahramanmaraş istikametinden bir helikopter sesi geldi. Baktığımda çok alçaktan uçtuğunu gördüm. İçindeki insanlarda gözüküyordu alçak uçtuğundan. Mıntıkamız orman çamlarına değecek şekilde idi. Bizden uzaklaştı Sisne istikametine doğru. Sisne'den sonra adıyla söylenen Kızılöz'ün karşısındaki Keş Dağı'na doğru yaklaşınca toz bulutu şeklinde tozlar ve patlama sesi duyulmuş. Bizim köyümüzdeki insanlar anlattı. Saat: 4.30 sıralarında ben de televizyondan düştüğünü öğrendim. Aldığımız duyumlara göre düştüğü yeri tahminen çıkardık. Buna göre Kahramanmaraş'taki arama tarama yapan birlikleri yönlendiren Hamza ismindeki rütbesi yarbay olan kişiye telefonla ulaştım; saatini hatırlamıyorum. Televizyon izliyorum; çünkü, Kızılöz'ü aradım oradan geçmemiş, doğusunda Kınıkkoz var görüntü olmamış; Göksun'u aradım oradan da gören yok. Kahramanmaraş'a dönse biz görürdük, dönmedi. Televizyondan izliyorum biz o dağda orada kaldığını iyice tasdik ettik. Emir komuta eden kuruma telefon ettim; çok aradım ters taraflarda arama yapıyorlar çünkü. Emir komuta edene bu yazdıklarımı hep çok geç saatlere kadar müdahale ettim. İnandıramadım en son şu cevabı aldım. Benim telefonumu meşgul etme diye azarlarcasına."
Kazanın olduğu gün ve DDK raporlarına da giren Hanifi Ünal ile 156 Jandarma Merkezi'nden Yarbay Hamza Tiryaki arasında saat: 20.47'de gerçekleşen telefon konuşması şöyle;
-Hanifi: bak hemşerim ya ben sana yorumunu sormuyorum ya, ne görmüşler çocuklar görmüşler mi?
-Çocuklar şu şekilde görmüşler Komutanım, helikopter orada dönmüş.
-Ne yapmış.
-Dönmüş, dönmüş.
-Nasıl dönmüş?
-Yani piste inecek şekilde dönmüş, o anda oradan duman çıkmış döndüğü yerde.
-Ya arkadaş nereden görmüşler Kozcağız köyü ile oranın arası 10 kilometre o siste.
-Açık alan komutanım oraya kadar gözüküyor bizim buradan.
-Yani oradan helikopterin düştüğünü mü görmüşler?
-Evet!.. Helikopter dönmüş orada zemine inecek şekilde orada duman çıkmış komutanım.
-Balyakası Karayap yaylası, Kızılöz'ün Yaylası komutanım Kızılöz'ün, yalnız orayı Kızılöz'lüler çok iyi bilir ve Sisne'liler de iyi bilir. Arama kurtarma ekiplerine
-Karayap yaylası mı?
-Evet!..
-Tamam Karayap yaylası diye not al. Tamam canım…
YANLIŞ YERDE ARIYORSUNUZ İHBARI CİDDİYE ALINMADI
Helikopter kazası ile ilgili Meclis Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı raporda bir başka görgü tanığı olan Ali Söylemez'in 156 Jandarma İmdat ihbar hattını üç kez arayarak, ısrarla yanlış yerde yapıldığını ihbar ettiği belirtiliyor. Kayıtlara göçen telefon konuşması şöyle: "…-Abi ben Kozcağız köyünden Ali Söylemez. Oraya telefon numaramı verdim. Yetkili birisinin beni aramasını bekliyorum. Benim şu anda telefonumda kontörüm yok. Televizyondaki haberleri tek tek izliyorum. Şu an Jandarma'nın aradığı yer yanlış, ben Kozcağız köyünden arıyorum. Yetkili biri ile görüşmek istiyorum.
-Siz nereden biliyorsunuz beyefendi nerede olduğunu?
-Abi uçağın düştüğü mevkiiyi buradan görenler var.
-Kim görmüş?
-Biz burada bütün çevre köyleri araştırdık. Net olarak yerini bilmiyoruz. Eğer telefondan yetiştilerse düşen kişiler telefonda yetiştiyse bilemiyorum. Ama o mevkide bir noktadan telefon çekiyor. Bizim de tahmin ettiğimiz bölge o bölge.
-Tamam beyefendi biz size döneceğiz.
-Abi yetkili birisinin aramasını bekliyorum. İsmim Ali Söylemez. İyi akşamlar!..'
AVUKAT YAVUZ: YARBAY HAMZA TİRYAKİ'NİN TANIK BEYANLARINA İTİBAR ETMEMESİNİ ANLAYABİLMİŞ DEĞİLİM
Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz, Yarbay Hamza Tiryaki'nin tanıkların ifadelerine itibar etmeme sebebini anlayamadığını belirtti. Yavuz, "Tanık anlatımlarının doğru olduğu anlaşılmıştır. Ama tanık anlatımlarına koordinasyon komutanı Yarbay Hamza Tiryaki'nin itibar etmediğini görüyoruz. Bunun sebebini anlayabilmiş değilim. Zira burada adı geçen her üç tanık ve bunun dışında bölgeden onlarca tanık helikopterin Sisne üzerinden Kızılöz köyüne doğru kuzey istikametinde uçtuğunu söylüyor. Fakat arama kurtarmanın Sisne'nin batısında yer alan Kurucuova'ya kaydırılmış olmasını ve yine diğer yerlerin aranmasına izin verildiği halde özellikle helikopterin bulunduğu alanın gönüllü vatandaşlar, partililer ve sivil savunma ekiplerince yapılacak aramalara izin verilmiyor. Ayrıca TİB tarafından bildirilen koordinatlı haritanın il jandarma alay komutanlığına saat: 16.55'de intikal etmiş olmasına rağmen ve en muhtemel yerin aynı gün akşam enkaz mahalli olduğu koordinasyon merkezinde değerlendirilmiş olmasına rağmen Karayakup Tepesi'nin aranmadığı halde aranmış gibi ceride kayıtlarının tutulmuş olması gibi olayları birlikte değerlendirdiğimizde ihmal ya da kusurla izah edilemeyecek bir olayla karşı karşıya olduğumuz kanısı güçlenmektedir." dedi. Öte yandan görgü tanıklarının, Yazıcıoğlu'nun içinde olduğu helikopterin 10 kilometre uzaktan görülebilecek kadar havanın açık olduğu ve helikopterin uçması için yeterli görüş mesafesinin bulunduğu yönündeki açıklamaları iddiaları güçlendiriyor.
CİHAN |
|
 |
Kerim AK
11 yıl önce - Çrş 21 Eyl 2011, 11:35
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği kazaya ilişkin 'inanılması zor' önemli gerçeklere ulaşıldığını söyledi. Gül, düşen helikopterin hafızası durumundaki beyninin ortadan kaldırıldığının Devlet Denetleme Kurulu raporuyla belgelendiğini vurguladı:
Abdullah Gül,
-"Bana video geldi. Baktım ki, birileri buzlarda cesetlerle ilgileniyor, birileri diğer taraftan vida söküyor."
| Alıntı: |
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Devlet Denetleme Kurulu'na (DDK) incelettiği eskiBBPlideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun acı ölümüyle ilgili şoke edici gerçeklerin ortaya çıktığını söyledi. DDK'nın araştırmasının 'büyük açıkları ortaya koyduğunu' vurgulayan Gül, "Düşünebiliyor musunuz, Meclis'te bu mesele kapanmıştı. Ama düşen helikopterin beyni, yani her şeyi kaydeden o hafızası yok şimdi ortada. Keçiler gelip söküp götürmedi onu." yorumunda bulundu. Bu tespitin ardından kendisine 'Şunlar şunlar da var. Şu videoya da bak.' diye çok sayıda belge geldiğini söyleyen Gül, "Baktım ki bir taraftan birileri buzlarda cesetlerle ilgileniyor, birileri de diğer taraftan vidayı söküyor. Bunların hepsi çıktı ortaya. Daha bunun gibi insanın aklının almayacağı şeyler var orada." dedi.
Almanya temasları sırasında beraberindeki gazetecilere konuşan Cumhurbaşkanı, 'Kaza değil, cinayet diyebilir miyiz?' şeklindeki soruya ise şöyle cevap verdi: "Onu savcı diyecek." |
BUGÜN GAZETESİ
|
 |
Zafer
11 yıl önce - Çrş 21 Eyl 2011, 11:40
Koskoca Yazıcıoğlu ve beraberindekiler katledildi.. :(
"Rabb'im sen herşeyi bilensin, berbat et katilleri.."
|
 |
SERDARR1
11 yıl önce - Çrş 21 Eyl 2011, 11:43
kaza olmadıgı ap açık belli suikast
|
 |
abdulkerim Güzel
11 yıl önce - Prş 22 Eyl 2011, 19:45
Cumhurbaşkanımız sanırım olayın takibinde olduğunu gösterdi
Eğer gerçekten Muhsin Başkan öldürüldüyse çok üzücü
inanıyorum ki olay aydınlanacak
Katiller bulunacaktır
|
 |
Patron
11 yıl önce - Prş 22 Eyl 2011, 20:06
Öldürüldüğü kesinleşti artık da neden ve kim tarafından onu öğrenebilecek miyiz bakalım.
İlk akla gelen : silah ve cinayetler ile daima kaos planlayan Ergenekon tayfası.
|
 |
Boran
11 yıl önce - Prş 22 Eyl 2011, 20:24
| Alıntı: |
Cumhurbaşkanımız sanırım olayın takibinde olduğunu gösterdi
Eğer gerçekten Muhsin Başkan öldürüldüyse çok üzücü
inanıyorum ki olay aydınlanacak
Katiller bulunacaktır
|
Daha çok bekleriz katillerin bulunmasını.
Herşeyiyle katliam bu kaza.
Helikopterin düşmesinden 1 saat sonra Kayseri Valisinin Yazıcıoğlu ve yanındakiler şu an hastanede demesi kulaklarımda çınlıyor hala.Oysa Rahmetli Muhsin Reis 2 gün sonra dağda şehit olmuş olarak bulundu..
Yazik ki elimizde ki cevheri kendi elimizle öldürdük
|
 |
mithatbaba
11 yıl önce - Prş 22 Eyl 2011, 20:40
Bu olay da cinayet olduğu kesinleşti gibi.
Lakin Cumhurbaşkanı bu olayı yeni mi fark edip denetleme kuruluna sevk etti, daha önceden de biliyor muydu da, gündemi mi değiştirmek istedi.
|
 |
sayfa 9  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|