Dik duruşunla,şerefinle,ahlakınla ve büyük inancınla gittin... Biz böyle tanıdık seni... Geride kalan bu dünya için zaten zulümden öte bişey yok... Sadece varlığınla doldurduğun boşluk bizi üzüyor... Allah sevdiklerimizle birlikte haşrolmayı nasip etsin... Çünkü bizler Allah'ı(c.c.) ve O'nun Resulünü(s.a.v.) ve Onları sevenleri çok seviyoruz...
Helikopter enkazının ilk görüntüleri;
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasının bütün yönleriyle araştırması için Devlet Denetleme Kurulu'na talimat verdi.
Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde;Cumhurbaşkanı, 25.03.2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte beş kişinin hayatını kaybetmesi üzerine gerek söz konusu kaza, gerekse havacılık emniyeti ve güvenliğine ilişkin olarak gündeme gelen çeşitli konuların Devlet Denetleme Kurulu'nca tüm yönleriyle araştırılması ve denetlenmesi talimatını verdi denmektedir,umarım meclis araştırma komisyonu gibi sonuçlanmaz.
Helikopterde sinyal vermediği iddia edilen 'ELT' cihazından sinyal alındığı ortaya çıkınca yeniden başa dönüldü.
Meclis'te kurulan araştırma komisyonu;
ELT cihazının sinyal verip vermediğini yeniden araştırılmasına karar verdi.
Komisyon Başkanı Veysi Kaynak
Alıntı:
"Bu önemli bir bilgi. Biz ELT cihazının çalışmadığını zannediyorduk. Bu bilgiyi araştıracağız. Eğer ELT cihazından sinyal alınıyorsa bu önemli bir bilgidir. Helikopter firması ELT cihazını değiştirdiğini söylüyordu. Eğer sinyal alındığı bilgisi doğruysa ELT cihazının değiştirilmiş gibi gösterilip değiştirilmediği ortaya çıkıyor”
Komisyon Başkanı Veysi Kaynak
Alıntı:
önemli bir bilginin daha ortaya çıktığını belirterek "Turkcell, koordinatları kaza günü veriyor. Turkcell bu bilgileri TİB'e bildiriyor. TİB'den ise jandarmaya bildirilmesi gerekiyor. Ancak jandarma böyle bir bilginin olmadığını söylüyor.
Bu haberleri okurken saçımı başımı yoluyorum.1 yılı oldu hala ortada birşey yok.Aklıma gelen iki seçenek ise;Devlet bu işin ayrıntılarını biliyor açıklanmasının doğru olmadığına inanıp açıklamıyor yada bir kazayı bile soruşturmaktan aciz durumdayız.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili şok bir gelişme yaşandı.
Yazıcıoğlu'nun helikopterinin bulunduğuna ilişkin istihbarat notunun sonradan yazıldığı ortaya çıktı. Dönemin Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'in yaptığı bu açıklama sebebiyle arama çalışmaları uzun süre aksamıştı.Resmi, sivil tüm kurumlar Yazıcıoğlu'na ulaşmak için seferber oldu. Ekipler arama ve kurtarma çalışmalarına hazırlanırken başkentten umut dolu bir haber geldi. BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu, düzenlediği basın toplantısında, Kayseri valisiyle telefonda görüştüğünü, Yazıcıoğlu'nun hava ambulansıyla Göksun Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini, durumunun iyi olduğunu söyledi. Kayseri Valisi Mevlüt Bilici'nin Yazıcıoğlu'na ulaşıldığına ve şuurunu açık olduğuna ilişkin açıklamaları aynı dakikalarda televizyonlara yansıdı. Ancak bu bilgi doğru değildi. Hayati öneme sahip saatler bu haberin verdiği rehavetle harcandı. Haberin doğru olmadığı anlaşıldığında ise hava kararmıştı. Böylece arama ve kurtarma çalışmaları ciddi şekilde sekteye uğradı.
Alıntı:
İSTİHBARAT RAPORU YALANI
Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, helikopterin bulunduğuna ilişkin açıklamayı Kayseri Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen teyit edilmemiş istihbarat raporuna göre yaptığını açıkladı. Dönemin Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir ise Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü'nden gelen istihbarat raporuna göre Kayseri Valisi'ne böyle bir bilgi verdiklerini savundu.
RAPOR SONRADAN YAZILDI
Meclis'te kurulan helikopter kazasını araştıran komisyona İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan rapor ulaştı. Buna göre dönemin Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'in açıklamasına dayanak gösterdiği rapor sonradan yazıldı. Özdemir'in, Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü'nde emniyet amiri olan Dursun Özmen'e sonradan böyle bir istihbarat raporu yazdırttığı belirtildi.
YASAL İŞLEM YAPILACAK
Dönemin Kayseri Emniyet Müdürü olan Özdemir, komisyona yaptığı açıklamada helikopter kazasının olduğu gün saat 17.40 sıralarında, Kahramanmaraş Emniyeti'nden ‘helikopter enkazına ulaşıldığı, ölü olmadığı, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ayağının kırık olduğu, diğerlerinin yaralı olduğu, Göksun Devlet Hastanesi'ne kaldırıldıklarına ilişkin aldığı sözlü bilgiyi yazılı halde teyit ettirdiğini bildirdi. Özdemir, yazılı bilgiyi komisyon üyelerine de gösterdi.
Meclis Araştırma Komisyonu, müfettişlerin raporunun gereğini yapma kararı aldı. Dönemin Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması istenecek. Özdemir hakkında adli ve idari soruşturma açılmasının talep edilmesi bekleniyor. Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Dursun Özmen ise başka bir göreve atanmak için görevinden alınırken hakkında soruşturma açılmıştı.
yazıcıoğlu türk ve islam dünyasından bir çok kişilerle irtibat halindeydi.onun samimiyetinden kuşku duyulmaması gerektiğini düşünüyorum.kuzey ırakı biri bizi gözetliyor programındakiler gibi gözetliyoruz diyenler düşen helikopteri türkiyede günlerce bulamadılar yada....
rahmetliyle vefatından bir ay önce ankaradan taşındığım için kucaklaşıp helalleşmiştim.
Bence süikast ! Emperyal ajanlar iş başındaydı baktılarki adam Türkiye yi düzene sokacak işler yapıyor ,hemen devreye girip adama helikopterli bir süikast planı hazırladılar bence !
Jandarma Genel Komutanlığının helikopterin düştüğü yerin koordinatlarını bildirmesine rağmen bu bilgiler K.Maraş Jandarma Alay Komutanlığı tarafından değerlendirilemedi. Genelkurmay Başkanlığı tarafından bildirilen koordinat ise yanlış olmasına rağmen burada 9 defa arama yapıldı. Kaza günü Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığında görevli Jandarma Astsubay Çavuş Süleyman Akdoğu, Turkcell ve Avea'dan gelen sinyalleri birleştirdikleri zaman helikopterin düştüğü yeri tespit ettiklerini açıkladı.
Alıntı:
Akdoğu,cep telefonu sinyallerini tespit etmelerinin ardından haritaları Kahramanmaraş'a jandarma iç net-workü olan FTP protokolüyle gönderdiklerini ifade etti. Akdoğu komisyona yaptığı açıklamada haritaları Kahramanmaraş'ta Jandarma Alay Komutanlığında görevli Ümit Nogaylaroğlu'na gönderdiğini de dikkat çekti. Nogaylaroğlu'nu dinleyen komisyon, enkazın bulunduğu yeri gösteren haritalardan birinin kazanın olduğu gün 17.00, ikincisinin ise 22.30'da Kahramanmaraş'a gönderildiği bilgisine ulaştı. Nogaylaroğlu Ankara'dan gelen bilgileri Hareket Merkezi'nde görevli Yarbay Hamza Tiryaki'ye arz ettiğini açıkladı. Nogaylaroğlu, "Ankara bunu bu şekilde FTP üzerinden attı, helikopterin bulunabileceği yer bu yay dedim. Yayın bazın bulunduğu noktayla, yani birinci yayla ikinci yay arasındaki mesafeleri hatırlamıyorum. O zaman, 'o yayın arasında' diye kendisine arz ettim" dedi.
Haritalar kullanılmadı
Jandarma Genel Komutanlığ'n-dan gönderilen sinyallere göre helikopterin düştüğü yerin tespit edildiği görülüyor. Ancak, Yarbay Hamza Tiryaki'ye aktarılan haritaların neden kullanılmadığı merak ediliyor. Kahramanmaraş Jandarma Alay Komutanlığına gönderilen haritaların arama kurtarma çalışmalarını yürüten Kahramanmaraş Valiliği'ne aktarılıp aktarılmadığı da bilinmiyor.
Kıdemli Çavuş'un uyarısı
Jandarma Kıdemli Çavuş Ümit Nogaylaroğlu Meclis Araştırama Komisyonuna Jandarma Genel Komutan-lığı'ndan farklı olarak Genelkurmay Baş-kanlığı'ndan da koordinatlar geldiğini açıkladı. Bu bilgiyi de komutanı Yarbay Hamza Tiryaki ile paylaştığını belirten Nogaylaroğlu "Yarbayımıza 'Komutanım biraz önce harekat merkezinden gelen ko-ordinatı ben çevirdim. Bu gelen koordinat. Bana bildirdiği yer bazını veriyor. Ama Ankara'nın verdiği teknik bilgi bu. Bunların verdiği bilgi farklı' dedim. Ankara'nın bulunabileceğini söylediği yer zaten yayın bulunduğu yer. Burası farklı dedim. Ge-nelkurmay'ın bildirdiği koordinat burası, diye ayrı ayrı ayrı arz ettim, daha sonra ne yaptı bilemiyorum" dedi.
Tüllüce arandı Sisne-Elmalı'da bulundu
Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopterin düşmesinin ardından arama kurtarmada büyük karmaşa yaşandı. Jandarma Genel Komutanlığı'ndan gönderilen haritalarda enkazın Elmalı-Sisne arasındaki bölgede olduğu belirlendi. Ancak, bu bilgiler Kahramanmaraş Jandarma Alay Komutanlığı tarafından değerlendirilemeyerek bu bölgede arama yapılmadı. Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen koordinatlar doğrultusunda aramalar Tüllüce'de yoğunlaştırıldı.
Aynı yer 9 defa aranmış
Yazıcıoğlu kazasının yaşandığı gün 9 defa aranan Tüllüce tepesinin Genelkurmay Başkanlığı tarafından bildirilen koordinatlara göre arandığı ortaya çıktı. Komisyon BaşkanıAK PartiKahramanmaraş Milletvekili Veysi Kanak "Tüllüce tepe aranmış olmasına rağmen o bilgiden sonra tekrar arandı" dedi. Nogaylaroğlu ise "Şu şekilde arz ettim efendim: Ankara'nın belirttiği bazın bulunduğu yerle yay arasında tahminimce en az 20 kilometre var. Komutanımıza, 'Komutanım, Genel-kurmay'ın bildirdiği yer nokta olarak bazın bulunduğu yeri veriyor, Ankara'nın bildirdiği yayın üzerine 20 kilometre mesafe. Alakası yok, birbirinden farklı' dedim" diye konuştu.
Defalarca tehdit edilmesine rağmen inandığı doğrulardan ve vatan sevgisinden ödün vermedi sonuçta ülkesi için bir çok kez süikaste uğradı ama yılmadı ve yerinin doldurulması mümkün olmayan bir vatan evladı daha sonsuzluğun rabbine sığındı.
Muhsin Yazıcıoğlu kazasıyla ilgili yeni iddia
BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun Adli Tıp Raporu'na ulaşıldı. Rapora göre Yazıcıoğlu ve beraberindekiler helikopter henüz havadayken zehirlenmiş.
Tarih, 25 Mart 2009... BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopter Kahramanmaraş'ta düştü. Kazada Yazıcıoğlu ile birlikte 6 kişi hayatını kaybetti. Olayın ardından kaza ve suikast iddiaları üzerinde duruldu. 1 yıl aradan sonra Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan rapora ulaşıldı. Yazıcıoğlu'nun ardında birçok soru işareti bırakan ölümüyle ilgili bombayı patlattı: BBP lideri ve beraberindekiler, kazadan önce havada "korbonmonoksit gazından" zehirlendi...
YÜZDE 26 KORBONMONOKSİT
Tüyler ürperten skandal, Devlet Denetleme Kurulu'nun talebi üzerine Adli Tıp Kurumu'nun 1 yıl aradan sonra yeniden inceleme yapması sonucu patlak verdi. Adli Tıp, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerden alınan "şahit numuneleri"ni mercek altına aldı. Adli Tıp Kimya İhtisas Dairesi'nin 7 Temmuz 2010 tarihli raporunda, BBP liderinin kanında yüzde 13, pilot Kaya İstaktepe'de yüzde 26, gazeteci İsmail Güneş'te ise yüzde 27 oranında karbonmonoksit gazı tespit edildiği belirtildi.
PİLOT KENDİNDEN GEÇTİ
"Zehirlenmeler dışındaki ölümlerde" kanda negatif çıkması gereken karbonmonoksit değerinin yüksek oranda çıkması, hekilopterin "sabatoj" sonucu düştüğü ihtimalini güçlendirdi. Çünkü pilotun kanındaki karbonmonoksit oranı, Yazıcıoğlu'dan 2 kat fazlaydı ve pilotun hemen arkasında oturan Güneş'in kanındaki karbonmonoksit oranı da pilotunki gibi yüksekti. Uzmanlara göre, karbonmonoksit soluyan pilot Kaya İstektepe, tıpkı soba zehirlenmelerinde olduğu gibi kendinden geçti. Kontrolden çıkan helikopter de dağa çakıldı.
GÜNEŞ DE BAYILMIŞTI
Uzmanlar, gazeteci İsmail Güneş'in, kazadan yaklaşık 20 dakika sonra yardım istemesini ve nerede olduğunu bilmemesini de zehirlenmeye bağladı. Uzmanlara göre, Güneş zehirlenmenin etkisiyle tıpkı pilot gibi baygınlık geçirmişti ve uyandığında kaza çoktan olmuştu.
SİYANÜR ÇIKMADI YANMA YOK
Adli Tıp raporunu değerlendiren kaza kırım uzmanları, helikopterde karbonmonoksit zehirlenmesinin, helikopterin yanarak düşmesi yada kazadan sonra yanması sonucunda oluşabileceğini açıkladı. "Ölümlerin yanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı" da, Adli Tıp'ın siyanür testiyle belirlendi. Negatif çıkan siyanür sonuçları, ölümlerin "yanma sonucu olmadığını" ortaya koydu. Bu da, kazayla ilgili sabotaj ihtimalini güçlendiren başka bir unsur oldu. Müfettişler şimdi, olayın suikast olduğu ihtimalini güçlendiren karbonmonoksit gazının helikoptere nasıl yayıldığını çok yönlü bir şekilde araştırıyor.
ENKAZ 47 SAATTE BULUNMUŞTU
Helikopter kazasında BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, İHA muhabiri İsmail Güneş ve pilot Kaya İstek tepe dışında, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı ve BBP Belediye Meclis Üyesi adayı Murat Çetinkaya da hayatını kaybetmişti. Düşen helikopterin enkazına ise olaydan 47 saat sonra ulaşılmış ve kötü hava şartlarının da etkisiyle tam bir "kurtarma rezaleti" yaşanmıştı.