1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 26  |
 |
beratdemir
13 yıl önce - Sal 06 Ekm 2009, 21:00
TEKDER’DEN NETBOR΄A ZİYARET
HABER MERKEZİ-07.10.2009
Teknik Elemanlar Derneği (TEKDER) Sivas Temsilciliği üyeleri, kentte faaliyet gösteren NETBOR firmasını ziyaret etti.
Dernekten yapılan açıklamaya göre, dernek başkanı Murat Gül, 10 kişilik dernek üyesiyle birlikte plastik boru fabrikası olan NETBOR΄u gezdi.
Eski Sivas Belediye Başkanı ve NETBOR A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aydın tarafından karşılanan ekip, fabrikadaki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Murat Gül, Sivas΄ta çalışan teknik elemanların kentte faaliyet gösteren üreticileri tanımadıklarını, bunun için de tedarik noktasında hep dışarıya yöneldiklerini belirterek, plastik boru üretimi yapan bu fabrikayı gördükten sonra umutlandıklarını, çalışmalarda bu imkanı değerlendirmek istediklerini belirtti.
Sami Aydın ise fabrikalarında ülke çapında satış yaptıklarını ifade etti. Kapasitelerinin ve çeşitliliklerinin daha da artacağını belirten Aydın, TEKDER΄in kentin değerlerini ortaya çıkartma gayretlerini, bu geniş çaplı mesleki birlikteliğini önemli ve umutlandırıcı bir çalışma olarak gördüklerini kaydetti.
Kaynak : Yeniülke
|
 |
beratdemir
13 yıl önce - Prş 08 Ekm 2009, 19:38
BU HAFTADA SSTSO BAŞKANI OSMAN YILDIRIM MERAK EDİLENLERİ CEVAPLANDIRDI
A.İ; Sayın Başkan geçen hafta ekonomiyle ilgili 2 toplantıya ev sahipliği yaptınız. Bir tanesi akreditasyon kurulu ile ilgiliydi Sivas ekonomisini ele aldınız. Bir de kalkınma ajansının bölge toplantısını Sivas’ta gerçekleştirdiniz. Her iki toplantıya baktığınız zaman nasıl geçti, Sivas açısından önemi neydi?
O.Y; Aslında kalkınma ajansı Kayseri, Sivas, Yozgat’ın bir bütün olarak birbirinin güçlü yönlerinden faydalanması, Yani 3 ilin beraber kalkınmasını hedefleyen bir oluşum. Geçtiğimiz ay Kayseri’de toplandık. Orada yönetim seçildi. Genel sekreter tespit edildi. Ama genel sekreterin tespit edilip atanmasını ilgili Bakanın onaylaması gerekir. Henüz o onaylanmadı. Onaylandığı zaman çalışmaya başlayacak. Bu 3 ilde tekrar bürolar açılacak. Özel idare, belediye bütçesinin %1’ini TSO da %1’ini bakanlıktan alınacak ve AB’ den alınacak hibenin haricinde kay nak aktaracaklar. Bu kaynaklar des-teklenecek projeleri destekleyecekler. Bu projeler desteklenirken de hangi ilin bütçesi daha düşük ise oradan başlayacak. Mesela Yozgat’ın ekonomisi daha düşük olduğu için önce orada başlayacak projeler. Yani en çok parayı Kayseri verecek en az kayseri için harcanacak. Tabi kalkınma ajans-ları kurulurken DPT tespit etti bu usulü. Bu 3’lü bizim hoşumuza gitti. Çünkü ekonomisi daha gelişmiş bir Kayseri var. Onlardan öğreneceğimiz şeyler olur, eksiklerimizi gideririz. Ama bu sefer de teşvik yasası çıkarken bu ajanslardan hareket ettiler. Bu defa Kayserinin gelişmişliği bizi 4’ten 3e düşürdü. O açıdan da bir dezavantajımız var. Ama uzun sürede Kayseri, Yoz gat, Sivas’ın birlikte hareket etmesi Sivas’ın lehinedir. Tam çalışmalara başlanmadı. Bununla ilgili ne genel sekreter atandı, ne bütçelerden kaynaklar aktarıldı.
A.İ; Bu konuda etkin olabilecek misiniz?
O.Y; Zaten onun çalışma prosedürü belli. Biz azamisi ne ise Sivas’ımızı ondan faydalandırırız. Şu anda bunların hazırlıklarına bile başladık. Ama bunların nasıl kurulacağı, nasıl yönetileceği, bu desteklerin nasıl verileceği zaten bellidir.
A.İ; Genel sekterin Sivaslı olma durumu olabilir mi?
O.Y; Biz öyle bakmıyoruz bu olaya. Tabi bir kişiyi de önerdik. Müracaatlar istendi. Müracaatlar içinde sanıyorum doğum yeri ne Kayseri, ne Sivas ne de Yozgat ama şu anda Kayseri’de görev yapmış Sivas’ta da çalışmış, yetenekli, özellikle AB projeleri konusunda çok kalifiye bir vatandaş önerildi. Ama bu kalkınma ajanslarında maalesef atamalarda bazı bölgelerdeki yapılanlar bize yapılmaz. Çünkü siyasi müdahaleler oluyor. Önerdikleriniz kabul edilmeyebiliyor. Bizim şu anda Kayse-rili Sivaslı ya da Yozgatlı olmasından ziyade yetenekli bir kişiye ihtiyacımız var. Çünkü bu ajans genel sekreterlik marifetiyle yürütülen bir çalıma ajansı olacak.
A.İ. Akreditasyon Kurumu toplantısında ne konuştunuz?
O.Y; Toplantının burada yapılmasının nedeni Ankara bürokrasisindekilerin Sivas’a bakışı ve ödeneklerde, yatı-rımlarda Sivas’ın desteklenmesiydi. Burada onları misafir etmemiz bir ba-haneydi. Sivas’taki yarıma ve ekono-miye destek isteyelim dedik. Onlar da kabul etti. Çok da iyi misafir ettiğimizi düşünüyorum. Ticaret bakanlığından beklediğimiz birtakım ödenekleri daha kolay alacağımıza inanıyorum. Çünkü ben onlarla her ay beraberim. Teknokentin bitirilmesi ve organize sanayinin genişletilmesindeki istimlâk için sanayi bakanlığından daha fazla destek alacağız. Faydası bu.
A.İ; Yakın tarihte 3 tane teşvik yasası çıktı. 3925 sayılı yasaya dâhil edilmedik, yıllarca da pişmanlığını çektik. Bakanın işi sıkı tutması sonucu 4584e dâhil edildik. Çok da başarılı olduğumuz söylendi. Siz çeşitli illerde örnek olarak konferans verdiniz. Son olarak bir teşvik yasası daha çıktı. Bu biraz daha sektörel ve bölgesel çıktı. Bu bizim için avantaj mı? dezavantaj mı? Bundan istifade etme şeklimiz bir öncekine göre nasıl?
O.Y; Son çıkan teşvik yasası Bu bugüne kadar Türkiye’de çıkmış en geniş kapsamlı ve en doğru teşvik sistemidir. Çünkü biz hep yılladır her teşvikten her yerin faydalanması, bunun genişletilmesini istedik ama amacına ulaşamadı. Biz 4584’te bize fayda sağladı. Son çıkan teşvik yasası eksikleri ve yanlışları olmasına rağ-men bugüne kadar çıkan en kapsamlı ve bizim taleplerimizin çoğunluğunu olmasa da bir bölümünü karşılayan bir teşvik sistemi. Bizim gelişmişlik düzeyine göre 4. bölgede olmamız gerekiyor. Kayseri ile aynı yerde olmamamız lazım. Bazı eksik sektör-lerimiz var. Onu da görüşerek bu teşvik kapsamına aldırdık. Ama şu anda Türkiye’nin ortamı yatırım ortamı de-ğil. İnsanlar ayakta kalma mücadelesi veriyor. Yaşamlarını sürdürme ve fabrikalarını kapatmama mücadelesi verirken hiç kimse yatırımı düşünmüyor. Sivas’ta bu teşvikten yararlanmak için 3–5 kişi geldi gitti ama henüz buna bağlı olarak bir yatırımcı alamadık.
A.İ; Sivas’ın içinde olduğu teşvik paketindeki sektörler Sivas’a uygun mu sizce?
O.Y; Evet aşağı yukarı uygun. Zamanında madencilik teşfiki vardı ama doğal taş diye ayrılmamıştı. Bizim itirazımız üzerine ayrıldı. Otomotiv yan sanayi mesela Estaş gibi firmalar kapsam dışında bırakılmıştı. Biz bunu da görüşerek kapsam içine aldırdık. Bu-nun gibi birtakım eksik ve yanlışlar ol-masına rağmen 2010’a kadar geçerli olan yasa sürecinde görülen eksiklik ve yanlışlıklar da düzeltilecek. Ama Sivas’ta organize sanayide bir hareket var. Bir inşaat çalışması var ama bu daha önce yer tahsis ettiğimiz, yarım kalan, ağır ağır çalışan firmalarımız. Yani bu teşvikten biz hiç faydalana-madık. 2010’da hükümet bu yanlışları görürse ki biz taleplerimizi yaptık düzeltildiği takdirde 5084 kadar ol-masa da iyi bir yatırım alırız. Özellikle doğal taş konusunda yatırımcı çekeriz. Sağlık turizmi kapsamındayız. Bu konuda yatırımcı çekilebilir. Çünkü Sivas Sıcak Çermik’in 6000–7000 kapasiteli bir potan-siyeli var. Ancak bunların olabilmesi için her şeyden önce ortamın yatırım yapmaya uygun olması lazım. Yatırımcının kendini yatırım yapacak psikolojide hissetmesi lazım.
A.İ; Son dönemlerde yaptığınız konuşmalarda 2000’den öncesini ve sonrasını kıyasladınız ve “ne olduysa 2003’ten sonra oldu. Daha önce 30 olan fabrika sayısını 80’e çıkardık. Özel sektörde istihdam sayısı 1000’den 5000’e çıktı. Hedeflerimizi büyüttük” dediniz. 163 müteşebbisin yatırım planı yaptığını söylemiştiniz. Yatırım düşünen bu iş adamlarının kaç tanesi düşünceyi eyleme hayata geçirdi ve ya geçirme ihtimali var mı?
O.Y; Birçoğu ağır ağır bu yatırımı yapmaya çalışıyor. Sanıyorum 86 kadar yatırımı tamamlamış müteşebbis var. Bu arada diğerleri de çalışıyor. İnşaatını yapmaya çalışıyor. Çünkü bildiğiniz üzere tahsis ediyoruz arsayı, yazın 3 ay içerisinde buraya temel atmazsa biz iptal ediyoruz. Bu nedenle de bazısı bu sebepten bazısı gerçekten krizden sonraki duruma hazırlık için inşaatları ağır ağır devam ediyor. Yatırım az da olsa var.
A.İ; Krizi konuşalım krize nasıl bakıyorsunuz? Dünyanın yaşadığı bir kriz var . Sivas ne kadar etkilenmiştir?
O.Y; Sivas çok etkilenmedi. Niye etkilenmedi diye sorarsanız Sivas hiçbir zaman çok refah bir seviyede olmadığı için yani işsizliğin olmadığı, her şeyin gelişmiş olmadığı bir Sivas değil ekonominin çok geliştiği bir yer değil. Zaten biz ne ile geçiniyoruz. Ücretli kesimle. Özellikle kamu veya bölge müdürlüklerindeki çalışanların maaşlarından geçiniyoruz. Bundan dolayı kriz çok etkilemedi. Dikkat ederseniz organize sanayi bölgemizde kriz olduğunda ihracatım durdu, mal satamıyorum diyen, fabrikasını kapatan, işçi çıkran çok fazla işletmemiz olmadı. Çünkü zaten her şeyi dışarıya bağımlı, her şeyini ihracat yapan çok büyük tesislerimiz de yok. Bzen de bu işletmelerin ufak olmaları bizim avantajımıza. Bu da şunu gösteriyor ki Sivas’a yapılan yatırımcılar doğru yatırımlar yapmışlar.
A.İ; O halde kriz sadece yatırımları engelledi diyebilir miyiz?
O.Y; Evet.
A.İ; Bu krizden sonra 2023 hedeflerinde revizyon yada küçültme düşündünüz mü?
O.Y; Türkiye hızlı gelişiyor ve her şeyin çabuk değiştiği bir bölgede yaşıyoruz. Geri kalmalar ve krizler de çok çabuk oluyor. O yüzden 2023teki hedeflerimize olumlu yönde daha çabuk ulaşacağımıza inanı-yorum. Zaten kişi başına 15 bin Dolar milli gelir demişiz. Ben bu rakamın da aşacağına inanıyorum.
A.İ; Bu yıl TOBB’ UN Sivas’a bir fakülte yapmasından çok bahsettik. Ne aşamadasınız?
O.Y; Bildiğiniz üzere şu andaki Cumhuriyet Üniversitesi bile o zaman Hacettepe Üniversitesi’nin tıp fakültesi şubesi olarak açıldı ve daha sonra üniversiteye dönüştürüldü. Biz de özellikle Hasan Canpolat zamanında ikinci vakıf üniversitesi için çok çalışma yaptık. Ama bu çalışmalarda potansiyel bulunmadı, belki yeterli destek olmadı ve başaramadık. Ama bildiğiniz gibi 2023 vizyonumuzda vardı. Odalar birliğinden de böyle bir imkândan faydalanmak için talepte bulunduk. Başkanımız da bunu kabul etti. Bize dedi ki binayı siz yapın ben eğitimi vereyim. Zaten eğitim daha zor. O kadar çok bina yapan hayırseverler var ki ama bu eğitimi sürekli kaliteli şekilde sürdürmek, o öğretim görevlilerini buraya getirmek, onların giderini karşılamak daha zor. TOBB ETÜ’ ye baktığımız zaman %51 burslu eğitim veriyor. Onlar kabul edince biz yer arayışına girdik. Sonra hazine arazileri ararken bu tekno kentin yanında kardeşler tepesinin dibinde bir alan tespit ettik ve bu alan hazine tarafından üniversite yapılmak üzere ayrılmış. Onu da TOBB ETÜ olarak müracaatını yaptırdık. Şimdi onun tahsisatını bekliyoruz. Tahsisatı tamamlandığı takdirde önce bir fakülte ile daha sonra birkaç yıl içerisinde üniversite olacağına inanıyorum. Zaten öyle olmasa bir fakülte düşüncesi olsa daha küçük düşünerek bir bina arayışına girebilirdik. Bir bina yapma durumda kalırdık veya daha küçük araziler arardık. Odalar birliği de bizden büyük alan istedi. Biz de büyük bir arazi bulduk. Tahsi-satını bekliyoruz. Ama Sivas’ın yeterince destek verdiğini de söyleyemiyorum. Çünkü dikkat ederseniz gündemde de çok fazla yer almıyor. Yani bu STS O’nun üniversitesi değil, Osman Yıldırım’ın hiç değil biz bugün varız yarın yokuz. Eğer fakültenin faydası-na inanılıyorsa, Sivas’ın ekonomisine sosyal hayatına kültürüne geleceğine olumlu katkı sunacağına inanılıyorsa o zaman herkes destek vermeli.
A.İ; Hangi fakülte olacağı belli mi?
O.Y; Bir o belli değil. Birtakım çalışmalar yapılıyor. Araştırması yapılacak. Sivaslı bi-lim adamları ve hocaları ile görüşülerek tespit edilecek.
A.İ; Tahmini bir temel atma tarihi var mı?
O.Y; işte bu yerin tahsisine bağlı. Şu anda TOBB ETÜ’nün yazdığı yazı milli emlakta. Biz eğitim öğretime başlamasını 2011 –2012 diye düşünüyorduk. Amacımız hiç olmazsa o tarihte fakültenin birisini açmak.
A.İ; Teknokent ne aşamada?
O.Y; Bitmek üzere. 300 bin TL gibi bir öde-neğe ihtiyacı var. Doğalgazın bağlanması lazım. Elektriğin gitmesi lazım. Çevre dü-zenlemesinin yapılması lazım. Bu ödene-ğin en kısa sürede tamamlanması durumunda şu anda 36 tane firma orada yer ki-ralamak için müracaat etti. Oraya görevli atama yapılması gerekiyor. Bunlar yapılıktan sonra faaliyete geçecek. Burada öğ-retim görevlileri ortak olabiliyor, kendileri şirket kurabiliyor. Şimdi hoca sizinle bir anlaşma imzalayalım dese ama ücretin döner sermayeye yatırılması gerekiyor. Döner sermayeye bin TL yatırıyorsan adamın eline 100 TL 200 TL geçiyor. İstediği zamanda değil. Bu durumda hocalarla sanayiciler arasında iş birliği sağlanabilir.
A.İ; Cumhuriyet üniversitesi tekno kenti kaldıracak alt yapıya sahip mi? Sanayicinin ya da odanın ufkunu açacak yeterince öğretim üyesi var mı?
O.Y; Ben mevcut olduğunu düşünüyorum. Tekno kentten fayda da sağlarız. Dışarıdan da bazı firmaların geleceğini düşünüyoruz.
A.İ; üniversite bağlantılı sorularımıza devam edelim. Cumhuriyet Üniversitesi’nde öğrenci sayısı 30 bin civarına yaklaştı. Üniversite öğrencisi de ekonomiye katkı sağlar. Bizim bundan iyi şekilde istifade etmemiz lazım. Yalnız son zamanlarda yurt sorunundan bahsediliyor. Yurt aynı zamanda ticari bir iş. Odanın bu anlamda üniversite ile bir iş birliği var mı? Neden parası olan yatırımcılar yurt yapmıyor.
O.Y; Barınma Sivas’ta her zaman sorun oldu ama son zamanlarda özellikle özel yurtlarda büyük bir artış var. Biz bu yıl görüşmedik ama geçen yıl yurt sahipleri ile bir araya geldiğimizde yurtlardaki doluluk oranlarında şikâyetlerle karşı karşıya geldik. İstedikleri kadar öğrenci bulamadıklarından şikâyetçiler. Burada bir problem var. Aslında bu durum burayı tercih eden öğrencilerin ekonomik durumlarında kaynaklanıyor. Yani ekonomik durumları iyi olamadığı için devlet yurdunda kalmak istiyorlar. Devlet yurdu da yeterli değil.1000 kişilik yurt daha yapılıyor ama ne kadar yaparsan yap bu da ihtiyacı karşılamayacak. Özel yurtlarda da sanıyorum biraz fiyat politikasından dolayı ya da hizmetlerinin karşılığı bu olduğu için tam bilemiyorum yani öğrenciler ekonomik nedenle tercih etmiyor. Şu anda bizi dışarıdan en çok arayanlar eğer yurt sorunu çözülmezse çocuğunu gönderemeyeceğini söylüyorlar. Burada yurt yaparken maliyeti artıran özellikle arsa konusunu üniver-sitenin değişik yöntemlerle çözmesi gerek.
Üniversite Yönetimi gerek kampus içerisinden gerekse dışından Yurt yapımı için arsa tahsis etmesi lazım. Yatırımcılar daha sıcak bakar. Biz bunu bazı zaman-larda görüşüyoruz. Ama dediğim gibi biz buraya gelen öğrencilerin ekonomik seviyesi yüksek olmaları durumunda yurt sıkıntısını yaşamayız.
A.İ; Bu konu hiç odanın gündemine geldi mi?
O.Y; Şu an yapılan yurdun görüşmeleri vardı. Yatırım alınması lazımdı. Özel yurtların sahipleri de yurtlarını doldura-madıkları için şikâyette bulunuyorlardı za-ten. Onlarda Sivas’ta yurt sorunu yok diye geliyorlar. Sanıyorum fiyattan kaynaklanıyor.
A.İ; Son yıllarda tüm seçimlerden önce, gerek milletvekilliği olsun gerek belediye başkanlığı olsun adayları odaya getiriyorsunuz üyelerle buluşturuyorsunuz. Vaatlerini taahhütlerini alıyorsunuz ve sonrada takipçisiyiz diyorsunuz. Seçilenleri takip edebiliyor musunuz?
O.Y; Millettekileri ile ara sıra görüşüyoruz. Bu konuştuğumuz konularla ilgili görüşüyoruz. Bazı toplantılara da çağırıyoruz. Sivas’a geldikleri zaman ziyaretlerini de sürdürürüz. Zaten dikkat ederseniz milletvekilleri hep bizim gündeme getirdiğimiz konuların yapımından ve takibinden söz ediyor, bizim takibimizde doğal olarak aynı konular olduğu için kolay oluyor. Zaten onları biz de takip ediyoruz. Ama son zamanlarda vekiller nöbet uygulamasına başladılar. Sivas’a gelip gitmeye başladılar. Bu durumdan biz de memnunuz. Onun haricinde Sivas ile ne kadar kaynaşıklar, odamız ile nasıl bir ilişki içerisindeler diye sorarsanız biz aradığımız her zaman görüşüyoruz. Ama bana göre bu siyasi sistemden kaynaklanan bir olay. Daha önceki yıllara baktığımızda tüm vekiller siyasi ör-gütlenmelerle çok daha fazla ilişki içerisindeydiler. Çünkü vekillik sıralamasında bu kuruluşların ve halkın görüşleri önemli oluyordu.
A.i; Peki en son belediye başkanına dediniz ki 6 ay sonra sizi değerlendireceğiz. Bunu söylemenizin özel sebebi var mı?
O.Y; Özel bir nedeni yoktu. Biz başkana 6 ay dediğimizde bu zamanın çok kısa olduğunu söyledi biz de o halde 1 yıl olsun dedik. Başkanın o zaman söylediklerini ka-yıt altına aldık. Şu an başkan zaten 6 aylık çalışmalarını televizyonlarda anlatıyor.
Nasrettin hoca tarlada çalışıyormuş. Oradan geçen biri bağırmış. Hocam şu köye ne kadar sürede gidilir. Hoca cevap vermemiş. Adam birkaç kez daha seslenmiş ama Nasrettin Hoca yine cevap vermemiş. Bu defa adam yürümeye başlamış. Bu defa hoca bağırmış sen o köye 3 saatte gider-sin diye. Adam da hocaya çıkışmış yahu neden şimdi söylüyorsun sabahtan beri bunu soruyorum demiş. Hoca da yürüyüşünü görmeden nerden bileyim ne karda sürede gideceğini cevabını vermiş. Biz de 6 ay, ya da 1 sene içerisinde bu işe ısınması ve öğrenmesi, çevreyi tanıması, ekibini kurmasını bekledik. 6 ay içerisinde bunu yaptı, kalan 6 ayda da yürümesi belli olur zaten. Şimdi biz 6 ayda da yürümesini izleyeceğiz. Ama bu su süre içerisinde taah-hütlerini verdiği konuları ağır ağır takip edeceğiz. Tabi bizim görevimiz yıkıcı, kırıcı olmadan Sivas’a faydası olacağına inandığımız şeylerin yapılmasını sağla-mak.
A.İ; Biraz da STSO başkanı Osman Yıldırım’ı değil de iş adamı Osman Yıldırım’ı konuşalım. Biraz daha ironik bir soru sorayım Genelde bizim ilimizde parayı bulan solğu batı yada güneyde alır. Siz Sivas’tan gitmemeye kararlı gözüküyorsunuz, Şirketlerinize her geçen gün bir yenisini ekliyorsunuz. En son suyu eklediniz. Özel bir sebebi var mı suyun?
O.Y; Hayır, su bir ticaret. Bu su Zara’da ol-masaydı yapar mıydınız diye soracak olursanız belki de yapmazdım. Onu da söyleyeyim. Yani Zara’da böyle bir şeyi yapmak istedim. Bu da o yıllarda da Türkiye’nin gündeminde Ankara ve İstanbul’un susuzluk tehlikesi vardı. Sivas’tan gitmeye gelince, belli bir yaştan sonra gitmek kolay değil. Her şeye sıfırdan başlamak çok kolay değil. Özellikle bir şehri seviyorsanız gitmek daha da zor hale geliyor. Alışmak sevmekten daha zormuş. Biz de böyle düşünüyoruz. Neden gidelim. Elini kolunu sallayarak cebinde beş kuruş yokken herkese selam verebiliyorsanız, yoldan geçen herkes buyur çay ıslarlayım diyorsa, Ramazanda herkes birbirine iftarlık alabiliyorsa böyle güzel bir memleketi bırakıp gitmek zor. Her ne kadar ufak yerin verdiği sıkıntıdan dolayı dedikodudan şikayetçi olsak da ne yapacaksın kolay değil bu saatten sonra gidip başlamak. Sonra bir şikâyetimiz de yok.
A.İ; Siz Sivas’ta kurduğunuz ortaklıklarla meşhur birisiniz. Ancak 2 büyük konsorsiyum kurdunuz. Birincisi eski köy garajının yerini aldınız oraya devasa bir iş merkezi kuracaktınız hatta Koreli iş ortaklarının da hazır olduğundan bahsediyordunuz. Geçtiğimiz yıl da temel atacaktınız, Orada ne oldu, gelişme var mı? İkincisi sıcak Çermik’te otel ortaklığı yaptınız. Ancak oradan da fiili bir durum göremedik. Bu iki proje ne aşamada?
O.Y; Dikkat ederseniz bireysel olarak ya da ortaklıkla yaptığımız yatırımlarda Sivas’ta olmayan veya olması gereken yatırımları teşvik etmek için ya içinde oluyoruz ya da destekliyoruz. Bunun açıkçası bu. Alış veriş merkezi ile yabancı firmalarla ortaklığımız kurduk, anlaşmamızı yaptık. Hatta firmanın temeli de atılma seviyesine geldi. Özellikle bu kriz yabancıları daha çok etkiledi. Bizler krize dayanıklıyız, alışığız, krizden çok korkmuyoruz da yabancılar çok korkuyor. Bazı ülkelerde makarna bile stok etmeye başlamışlar. Ne olur ne olmaz aç kalırız diye. Bu bağlamda bunlar ertelediler yatırımı. Özellikle bizim son anlaştığımız Koreliler de görüştük. Kore, Almanya, Hollanda ortaklığıydı. Bunlar bizden erteleme süresi istediler. Tabi biz bunu yapmıyoruz demediler ama biz bu işin artık zor olacağını düşündüğümüz için biz başka bir yapıyla bu yıl şu anda projesi çizildi yetiştirebilirsek temelini atacağız alış veriş merkezinin.
A.i; Kendiniz mi yapıyorsunuz?
O.Y; Evet. Yabancı ortaklık yok. Kendimiz yapacağız 5–6 kişi. Başka bir inşaat firmasıyla anlaştık. 2009 da yetişirse temel atacağız. Yoksa 2010'nun baharına kalıyor. Otel olayında da çok büyük mesafe kat ettik. Özellikle alanın turizm alanına dönüştürülmesi, arsanın projesinin çizilmesi, ruhsatlarının alınmasına kadar her şeyini yaptık. Bizi engelleyen unsurun bir tanesi suyun tahsisatının yapılamaması oldu. Belediye ile valiliğin bir noktada anlaşamaması bizi engelledi. Çünkü orada birlik kurulması lazım. Bu birliğin bu suyu vermenin prosedürünü belirlemesi lazımdı. Burada sadece bir yatırımcı yok. Birçok otel veya benzeri yatırımın yapılması gerekiyor. Bu bağlamda hem suyun tahsisatsının yapılmaması hem de krizin gelmesi o otelin de temelini atmayı geciktirdi. Şu anda belediye su sorununu çözdük size verebiliriz diyor. Biz müracaatımızı yapacağız. Suyumuzu aldıktan sonra yetiştirebilirsek bu sene yoksa gelecek yılın baharında temelini atmak üzere çalışmalarımızı hızlandıracağız. Yani ortaklıklarımızda herhangi bir anlaşmazlık söz konusu değil, projelerimizden de vazgeçme söz konusu değil. Çünkü yatırımlarımız küçük yatırımlar de-ğil. Bazı kaynaklara ihtiyacımız olacak kredi bulmamızı gerektirecek yatırımlar. O yüzden şu anki ortamı hepimiz biliyoruz. En geç 2010da ikisinin de temelini atacağız.
A.İ; Son yıllarda Türkiye’de konut sektörü biraz daha kampus konut şekline döndü. Sizde Sivas’ta ilk örneğini yaptınız. İlk yapmış olmak için mi yaptınız yoksa başka bir düşünceniz var mıydı, devam ettirecek misiniz?
O.Y; Bizim yaptığımız bütün işler farklı ve hep ilkler oluyor. Bir de Sivas’ta bir eksikliği gördük. Sivas’ta müteahhitlerimiz var, güzel inşaatlar yapılıyor ama artık gelişen Sivas’a yakışır bir proje olması gerekiyordu. Bundan sonra da bir örnek olarak yapılacak olanların da böyle yapılması lazım. Dikkat ederseniz birkaç tane de başladı bundan da biz mutluyuz. Şehirler büyüdükçe güvenlik sorunu baş gösteriyor. O halde yaşayan adamın güvenliğini sağlayacaksın. Sadece bir ev değil sağlıklı ve mutlu yaşamak için imkânları sunman lazım. Artık insanlar bunu da arıyor. Bizim burada yaptığımız yaşanabilir bir site yapmaktı. Onu da bu yılsonuna kadar tamamlayarak başaracağız. Örnek olacak.
A.İ; İlgi nasıl, ihtiyaç var mıymış?
O.Y; İhtiyaç var ama şöyle bir konu var herkeste nasıl çalışacak, bu havuz nasıl işleyecek, sauna nasıl çalışacak, ortak gider nasıl olacak, buranın yönetimi nasıl olacak gibi soru işaretleri var. Ama bunlar da gidecek tabi. İlgi fena değil, krize rağmen. Daha büyük proje olursa farklı projeler olursa devam edebiliriz bu işe. Aslında Sivas’ın bir de lüks bahçeli evlere ihtiyacı var. Ama bunun yanında 1+1 de olacak. Yani her gelir seviyesine uygun projelere ihtiyaç var. Ama nereye yapılır, yer var mı yok mu bu belli değil. Malum Sivas’ta biraz arsa sorunu var. İnsanlar kafasına göre bir şeyler yapmış. Neresi gelişebilirse adam senden önce gitmiş, imardan önce kafasına göre yapmış. Sivas’ın bir tarafı gelişse desek neresi gelişecek. Karşıyaka tarafını geliştirsen her taraf kendi kendine yapıldı. Yine varsa Toki tarafında var. Bu taraf gece kondu önleme bölgesi diye abuk subuk binalar yapıldı. Günümüze uygun imar uygulamalarının yapılarak büyük arsaların oluşturulması lazım.
Artık Sivas’a böyle projelerin yapılması lazım hem de yerel yönetimin bunları desteklemesi lazım. Neden? Çünkü biz 81 ailenin yeşil problemini, park problemini belediye üzerinden alıyoruz. Çocukların oyun parkını üzerilerinden alıyoruz. Otopark yapma sorununu kaldırıyoruz. Her şeyi kaldırıyoruz. Sadece belediye oraya hizmet verip parasını alacak. Su, doğalgaz, elektrik satıp parasını alacak. Sadece çöpünü gelip alacak o da basit. O yüzden projelerin ve her gelir ortamına uygun şeyler yapılması lazım. Sivas’ta 500 bin TL’ye ev yok. Bu çok acı biliyor musunuz? 10 milyon Dolara ev satılan bir ülkede Sivas’ta 500 bin TL’lik ev yoksa Sivas’ın bunu oturup düşünmesi lazım. Niye yok. Ya iyi yer yok ya da iyi konut yok. Adam ben buradan gideceğim için o kadar para harcamaya gerek yok diye düşünüyor veya değerlenmez diye düşünüyor. Mesela İstanbul’daki adam ev alırken verdim 500 bin TL’yi otururum nasıl olsa beş sene sonra satarsam 1 milyon TL eder diyor. Ama Sivas’taki adam ne gerek var diyor. Dünyada mekân ahirette iman lazım değil mi? Bunun için bu şehirde güzel mekânlar olacak ki göç etmek kimsenin aklına gelmesin.
Mesela geçmiş dönemdeki Belediye yönetiminin TOKİ'nin yanına kooperatif şeklinde yaptığı villalar çok güzel. Şimdi dünyanın her tarafında daha güzel üniversiteler var. Daha iyi şartlarla hocalar getiriliyor. Sen de bu üniversitede hocanı tutmak için ona güzel şeyler sunmalısın. Onun için de güzel mekânlar bir bağlayıcı unsurdur. Sosyal yaşantı, okul, hastane yapılacak ki öğretim elemanı gitmesin. Bu defa şimdi öğrencimiz var öğretim görevlimiz yok ders yapılamıyor. Neden? Çünkü bir sürü üniversite açıldı. Hepsi gidiyor. Bunun için yerel yönetimin şehrin gelişmesine çok önemli katkı sağlaması, şehri açması lazım, yeni şeyler yapması lazım, AKSU’yu bitirmesi lazım! Paşabahçeyi devam ettirmesi lazım, bunlara yenilerini eklemesi lazım değil mi?
A.İ; Teşekkür ederim.
O.Y; Ben teşekkür ederim.
Kaynak : www.sivaspostasi.com.tr
|
 |
beratdemir
13 yıl önce - Prş 08 Ekm 2009, 19:44
Yukarıda ki röportajdan okuduğumuz gibi 2010 yılı Sivas için çok hareketli bir yıl olacak.
Öncelikle;
1. Sivas a dev bir alışveriş merkezinin temelinin 2010 yılında atılacağını görüyoruz.
2. Sivas Sıcak çermik kaplıcalarına 5 yıldızlı otelin de ( yaklaşiık 630 yataklı) temelinin atılacağını öğreniyoruz.
3. Sivas teknokentin şimdiden 36 yatırımcı tarafından doldurulduğunu ve başvuruların sürdüğünü görüyoruz.
4. Sivas ta lüks konutlardan oluşan sitelerin hızla artmaya devam edeceğini görüyoruz.
5. Sivas OSB nin alan olarak daha da büyültüleceğini görüyoruz.
6. Sivas ın 2. üniversitesinin temellerini oluşturacak olan TOBB ETÜ nün arazi tahsisi halledeildiği takdirde temelleri 2010 yılında atılacağını görüyoruz.
En son beratdemir tarafından Prş 08 Ekm 2009, 19:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
beratdemir
13 yıl önce - Prş 08 Ekm 2009, 19:47
HEDEF 2010 DA BÖLGE HASTANESİNİ, AMBÜLANS HELİKOPTERİ VE AĞIZ - DİŞ SAĞLIĞI HASTANESİNİ SİVAS A KAZANDIRMAK
Ekim ayı toplantılarına devam eden İl Genel Meclisi’nin dünkü konuğu İl Sağlık Müdürü Vakkas Özmercan oldu.
Özmercan çalışmaları hakkında bilgilendirdiği meclis üyelerinin sorularını da yanıtladı. Özmercan konuşmasında, bölge hastanesi konusunda büyük bir gelişme yaşadıklarını ve arsa problemini aştıklarını söyleyerek, bakanlıktan helikopter ambulans talebinde bulunduklarını söyledi.
Sivas’ta birçok sağlık kurum ve kuruluşları olduğunu belirten Özmercan, 78 tane birinci basamak sağlık kuruluşu, 8 tane entegre ilçe hastanesi ile birlikte 10 tane devlet hastanesi olduğunu kaydetti.
Sivas’ta sağlık hizmetlerini yüzde 90’nı kamu tarafından yürütüldüğünün altını çizen Özmercan, “Personel durumuna bakacak olursak gerçekten Türkiye genelinde sağlık personeli ihtiyacı çok fazla. Sivas’a yeni dönemde 71 tane pratisyen hekim 19 tane uzman hekim olmak üzere 90 tane doktor ataması yapıldı. Belki bunların bir kısmı başlamayacak ama bu bizim sevindirici bir olay. Türkiye çapında en yüksek atamaya sahip olan illerden birisi biz olduk” dedi.
Özmercan, Sivas’ta birinci basamak sağlık kuruluşlarında 2006’dan sonra muayene olan hasta sayısında bir artış olduğunu söyleyerek, ikinci basamakta ise 2006’dan sonra bir duraklama devrine girildiğini belirtti. Anne ve bebek ölüm hızında da büyük gelişmeler yaşadıklarını ifade eden Özmercan, “Anne ölüm hızımız 2007’de yüz binde 56’lardan şuan 9,4 ve 8,1’lere geriledi. Bebek ölüm hızı da aynı. Binde 50’lerden binde 16.5’a düştü. Mümkün olduğu kadar hedef nüfusumuzun hayatını kurtarmak içiN çalışıyoruz” diye konuştu.
HELİKOPTER AMBULANS İSTEDİK
Konuşmasında Sivas coğrafyasının genişliğinin kendilerini zorladığına değinen Özmercan, “Şubat ayında ilimize 4 tane ambulans gelmişti. 8 ay süren süreçte ambulansımız 100 bin kilometre yol katetti. Yani Sivas’ın geniş coğrafyasına ne araç dayanıyor nede maliyet dayanıyor yetişemiyorsunuz. İlimizi ziyaret eden müfettişimize rapor verdik bakanlığı da bu raporu verdik. İlimize 112 ambulans helikopter talep edilmesi konusunda teknik çalışmalarımızı yaptık ilerleyen günlerde bakanlığımız alım yaptığında Sivas’ı da değerlendirmeye alacaktır” şeklinde konuştu.
BÖLGE HASTENESİNDE ÖNEMLİ GELİŞMELER YAŞANDI
2010 yılı yatırımları hakkında da bilgiler veren Özmercan, herkesin merak ettiği 800 yataklı bölge hastanesi konusunda büyük gelişme yaşadıklarını kaydetti.
Özmercan, “Bölge hastanesi konusunda çok ciddi anlamda mesafe katettik. Özellikle arsa konusunda, inşallah onu da kısa süre içerisinde halledip bu süreci tamamlayacağız.
142 milyon TL’lik yatırımı da Sivas’a kazandıracağız” dedi.
Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinin de Sivas için önemli bir yatırım olduğuna dikkat çeken Özmercan, “Yaklaşık 10 trilyonluk bir yatırım. Şu anda arsa problemimiz yok. Kendimize ait 5 bin 700 metre karelik bir arsamız var. Bu arsanın içinde 112 ve sağlık ocağımız var onlarında yerlerini de ayarladık. Bakanlıktan uygun görüş aldıktan sonra 2010 yılında bu yatırımı yapacağıZ. Projesini bu yıl tamamlayacağız” diye konuştu.
SAĞLIK EVLERİ İÇİN MECLİSTEN DESTEK İSTEDİ
Vakkas Özmercan asıl önemli meselelerinin köylerde bulunan sağlık evleri olduğunu belirterek, “İlimizde mevcut olan sağlık evlerimiz prefabrik yapılar, ne kadar tadilat yaparsanız yapın bir sene sonra iklim şartlarına dayanmıyor. Bunları tek başımıza yapmamız mümkün değil, bu binaların onarılması ve vekil ebelerimizin barınma sorunun ortadan kalkması için sizlerden destek istiyorum” dedi.
KAYNAK : HÜRDOĞAN GAZETESİ
2010 yılında Sivas sağlık alanında da büyük bir hareketliliğe sahne olacak gibi. Öncelikle sağlık kampüsünün ilk aşaması olan bölge hastanesinin temeli atılacak ve daha sonra ki yıllarda ise diğer ihtisas hastaneleri bu kampüsün içine yapılacak.
|
 |
beratdemir
13 yıl önce - Prş 08 Ekm 2009, 20:05
Karayolları, hedefi tutturmaya çalışacak
973 kilometre devlet yolu ve 987 kilometre il yolu olmak üzere toplam bin 960 kilometre geniş bir karayolu ağına sahip olan Sivas’ta, Karayolları 16. Bölge Müdürlüğü, yılsonuna kadar hedefi tutturmaya çalışacak.
Kayseri Karayolları 6. Bölge Müdür Yardımcılığı görevinden Sivas Karayolları 16. Bölge Müdürlüğü görevine atanan Murat Erbil, yol yapım çalışmaları hakkında bilgi verdi. Murat Erbil, toplam bin 960 kilometre yol ağının 47 kilometresinin beton asfalt, bin 841 kilometresinin statik kaplama, 50 kilometresinin stabilize ve 20 kilometresinde diğer yolları ihtiva ettiğini kaydetti.
2009 yılı genel hedeflerini de açıklayan Karayolları 16. Bölge Müdürü Murat Erbil, ‘2009 yılı için 559 kilometre asfalt çalışması, 12 adet köprü çalışması ve 100 kilometre bölünmüş yol çalışmasını hedefledik. Şimdiye kadar 2 köprüyü tamamladık. 405 kilometre asfalt çalışmasını tamamladık. Bin 60 kilometre asfalt çizgisi tamamladık, yaklaşık 20 kilometrede bölünmüş yol tamamlayarak trafiğe açmış bulunmaktayız. Tabi yılsonuna kadar bu hedeflediğimiz rakamlara ulaşmayı düşünüyoruz’ dedi.
Yaz mevsiminin oldukça yağışlı geçmesinin karayollarında yapılan çalışmaları aksattığını dile getiren Erbil, ‘Bu yıl küresel ısınmanın da etkisiyle yaz mevsiminin yağışlı geçmesi çalışma programımızda bir miktar aksama yaşamamıza neden oldu. Hava şartları uygun olduğu sürece, mesai mefhumu gözetmeden 7 gün 24 saat çalışmalarımızı sürdürüyoruz’ dedi.
BÖLÜNMÜŞ YOL ÇALIŞMALARINI TAMAMLAMAK İSTİYORUZ
Sivas Karayolları 16. Bölge Müdürü Murat Erbil, Yıldızeli-Akdağmadeni arasında yaklaşık 50 kilometrelik bir bölünmüş yol projesi olduğunu belirterek, ‘Bölünmüş yol çalışmasında en önemli aksımız olan Yıldızeli-Akdağmadeni arasında yaklaşık 50 kilometrelik bir projemiz mevcut.Bu bölünmüş yolun geriye kalan 21 kilometrelik bölümünü tamamlayarak trafiğe açmayı hedefliyoruz. Ayrıca Şarkışla-Sivas arasında ki 29 kilometrelik tek yolu önümüzdeki sene bölünmüş yol haline getireceğiz. Kuzey-Güney koridoru olarak Mesudiye-Koyulhisar, Suşehri-Sivas ve Şarkışla-Kaynar güzergâhında da çalışma yapılacak. Bu bağlamda Zara-Geminbeli-Suşehri arasında ki tek yolu da bölünmüş yol haline getireceğiz. Şu anda 5 kilometrelik mesafeyi bölünmüş yol haline getirdik, 10 kilometrelik bölümde toprak işleri devam ediyor. Bunun devamında Koyulhisar-Mesudiye arasında ki yaklaşık 35 kilometrelik kesiminde projesi hazırlandı yatırım programına girdiği takdirde bunu da hayata geçireceğiz. Yine önemli bir güzergâhımız olan Kuzey Kesek’te bu yıl çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Reşadiye-Sivas il sınırından Gölova’ya kadar olan kesimde özellikle bu yıl Suşehri-Gölova aksında yaklaşık 35 kilometrelik yolu bölünmüş yol haline getirmeyi planlıyoruz. Önümüzde ki yılda bu yolun tamamını yani 94 kilometresini bölünmüş yol yaparak Sivas’ta ki acil eylem planında yer alan bölünmüş yol çalışmalarını tamamlamayı planlıyoruz’ diye konuştu.
Kaynak : Hürdoğan
İstanbul - Ankara - Sivas duble yolunda artık pek fazla eksik kalmadı. Bu güzergahda sıcak asfalt dökümüne başlanmış bile. Otoban kalitesinde oluyor.
Kayseri - Sivas arası da 2010 yılı sonuna kadar kesintiisiz duble yol olur. Çok az bir kısım kalmış.
Akdeniz Karadeniz duble yolu hızla devam ediyor. Koyulhisar dan Mesudiye ilçesine kadar duble yol bitmek üzere. Doğanşar Koyulhisar arasında da duble yol yapımı devam ediyor. Doğanşar Hafik arasında ki yolu da 2010 yılı programına alıp duble yol yaparlarsa Akdeniz Karadeniz yolunun Sivas sınırları içindeki bölümü tamamlanır.
|
 |
beratdemir
13 yıl önce - Cum 09 Ekm 2009, 20:07
SİVAS MERKEZ HAYVAN PAZARI AÇILIYOR
Yaklaşık 10 yıl önce ruhsatlandırılan ve resmiyette açık gözükmesine rağmen bugüne kadar kurban bayramları dışında hayvan satışının olmadığı Sivas Hayvan Pazarı'nın bir an önce açılması isteniyor.
Kaçak pazarların kurulmasının önlenememesi ve belediyenin ilgisizliği nedeniyle hayvan pazarının işlevini yerine getiremediğini savunan üreticiler, mağdur olduklarını dile getiriyor. Söz konusu pazar yerinde incelemede bulunan Sivas Belediyesi yetkilileri ise üreticilerin taleplerini yerinde bularak, pazarın açılması için çalışma başlatacaklarının sözünü verdi.
Alıcıyla satıcıyı buluşturması gereken Sivas Hayvan Pazarı, bugüne kadar bu işlevini bir türlü yerine getiremedi. Sivas Ahırlar Bölgesi'nde bulunan pazar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan ruhsatlı bölgenin tek pazarı olma özelliğini de taşıyor. Sadece kurban bayramlarından 15 gün önce açılan ve daha sonra sene boyunca kapalı kalan pazarın durumu, özellikle şehir dışından gelen alıcı ve satıcıları mağdur ediyor. Resmiyette pazartesi ve perşembe günleri açık gözüken pazara gelen vatandaşlar elleri boş dönüyor. Sivas ve ilçelerinde de çok sayıda besici, hayvanlarını satmak ya da sürüsünü değiştirmek için çevre il ve ilçelerdeki pazarlara gitmek zorunda kalıyor.
İlgisizlik ve kaçak pazarların önlenememesi, burasını köhne bir alan haline getirirken bu durumdan rahatsız olan hayvan üreticileri, Sivas Belediyesi'ne dilekçeyle müracaat ederek resmiyette açık gözüken pazarın fiiliyatta da açılmasını talep etti. Üreticiler, pazar yerinde sürekli görev yapacak zabıta görevlileri atanmasını, otobüs servis sayısının artırılmasını, kaçak pazarların engellenmesi ve şehir içinde bulunan ahırların bir an önce kaldırılmasını istedi. Su fiyatlarının düşürülmesini talep eden bölgede besicilik yapan hayvan üreticileri, çok sayıda kişinin ahırını kiraya çıkardığını, besiciliğin geçim kaynağı olmaktan çıkmakta olduğunu dile getirdi.
Talepleri dikkate alan Belediye Başkan Yardımcıları Mustafa Çimen ve Ömer Faruk Çınargil, bölgeye giderek incelemelerde bulundu. Burada vatandaşların sorunlarını dinleyen Çimen ve Çınargil, pazarın bir an önce açılması için belediye olarak üzerlerine düşeni yapacaklarını açıkladılar. Üreticilere bir an önce kooperatif kurmaları önerisinde bulunan Çimen, öncelikli sorunları belirleyerek kendilerine müracaatta bulunulmasını istedi. Çimen, "Belediye çözüm noktanızdır. Biz, belediye olarak pazarın açılması için üzerimize düşen görevi yapacağız." dedi. Sivas'ın bazı kenar mahallelerinde hala ahırlar olduğunu belirten Çınargil ise bunlara süre verdiklerini, önümüzdeki nisan ayından sonra hepsinin yıkılacağını açıkladı.
Bu arada belediye başkanları ve üreticiler, Sivas Hayvan Pazarı'nın her hafta salı ve perşembe günleri açılması konusunda sözlü mütabakata vardılar.
|
 |
beratdemir
13 yıl önce - Cum 09 Ekm 2009, 20:25
BOTANİK PARK YAPALIM
Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Osman Yıldırım, kent merkezinde TCDD Genel Müdürlüğü΄ne ait olan araziye ΄΄Botanik park΄΄ yapılmasını önerdi.
TSO΄dan yapılan yazılı açıklamada, TSO Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım΄ın, TCDD Genel Müdürlüğüne ait şehir merkezinde ΄΄enkaz görüntüsüyle kaderine terk edilen΄΄ araziye botanik park yapılması önerisinde bulunduğu bildirildi.
TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman΄a mektup gönderen Başkan Yıldırım΄ın, geçmişte fidanlık olarak Sivas΄a oksijen depolayan arazinin yeşil alan olması için işbirliği çağrısı yaptığı belirtildi.
Yıldırım, Karaman΄a gönderdiği mektupta şu ifadelere yer verdi:
΄΄Genel Müdürlüğünüze ait şehir merkezimizde adeta enkaz görüntüsüyle çevre kirliliği yaratan arazinin durumu kuruluşunuz kadar biz Sivas halkını da büyük ölçüde rahatsız etmektedir. Cumhuriyet döneminde kuruluşunuzun Sivas΄a verdiği önemi ve yatırımları iyi biliyoruz. 1939 yılında Sivas΄ta kurulan ilk vagon, lokomotif fabrikası ve Cer Atölyesi Sivaslıların umudu, iş kapısı olmuştur. Her aileden en az bir kişi geçimini buradan sağlamış ve sağlamaya da devam etmektedir. Sivas için demir yollarının önemi çok büyüktür. Söz konusu arazi de daha önceden fidanlık olarak Sivas΄ın akciğerleri konumundaydı. Yeniden burasının imara kapatılarak yeşil alana dönüştürülmesini talep etmekteyiz.΄΄
İnşaat enkazının da TSO tarafından kaldırılacağını ve mali yükün üstlenileceğini bildiren Yıldırım, mektubunu şöyle tamamladı:
΄΄Sivas halkı Devlet Demir Yolları΄na verdiği hizmetin karşılığı olarak, tarafınızdan yıllardır kaldırılamayan bu arazinin Sivas΄a fidanlık olarak hediye edilmesini talep ediyoruz. Kurumunuzun adıyla Sivas΄ımızın da ihtiyaç duyduğu botanik park yapılması konusunda tüm katkılarımızı ve desteğimizi vereceğimizi bildiririz. Ortak işbirliğiyle sorunun da kısa sürede kalıcı ve iyi bir hizmet olarak sürdürülebilmesi için teklifimizin olumlu olarak sonuçlandırılacağına inanıyoruz.

|
 |
beratdemir
13 yıl önce - Cum 09 Ekm 2009, 20:35
Bakan Eroğlu Sivas'ta
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Sivas'ın önemli problemlerinden olan su sorununu yaptıkları yatırımlarla çözdüklerini belirterek, "İstanbul'a yaptığımız gibi, Sivas'a da bir içme suyu arıtma tesisi kurduk. Böylece Sivas'ın su sorununun çözümüne katkı sağlamış olduk" dedi.
Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere karayolu ile Tokat'tan Sivas'a gelen Bakan Veysel Eroğlu, ilk olarak valiliği ziyaret etti. Valilik binası önünde tören mangasını selamladıktan sonra Vali Ali Kolat'ı makamında ziyaret eden Bakan Eroğlu, Sivas'a yatırımların devam ettiğini belirtti.
Tokat'a gelmişken Sivas'a uğramak istediğini belirten Bakan Eroğlu, "Sivas çok sevdiğim bir şehir. Sivas'ın önemli problemlerinden olan su sorununu yaptığımız yatırımlarla çözmüş bulunuyoruz. İstanbul'a yaptığımız gibi, Sivas'a da bir içme suyu arıtma tesisi kurduk. Böylece Sivas'ın su sorununun çözümüne katkı sağlamış olduk. Suşehri ve Kangal'daki su sorununu çözüme kavuşturduk. İmranlı ve 4 Eylül Barajı'nın onarımını tamamlandık" dedi.
Sivas ile ilgili projelerin devam ettiğini belirten Bakan Eroğlu, Sivas'ta su kanalı ve baraj gibi projeleri en kısa zamanda bitireceklerini söyledi. Sivas'ı hak ettiği yere getireceklerini ifade eden Bakan Veysel Eroğlu, "Sivas'ı ağaçlandırmaya devam ediyoruz. Şu ana kadar 10 bin hektar fidan dikildi ve dikmeye devam edeceğiz. İlçelerimizin büyük bir kısmına otomatik meteoroloji ölçüm sistemi kuruldu. Şarkışla, Gürün ve Yıldızeli'ne de bu sistemi kurarak projemizi tamamlamak istiyoruz. Sivas'taki yatırımları en kısa zamanda tamamlayıp kenti hak ettiği yere getireceğiz. Kanak Şarkışla Sulama Projesi'nin Sivas ve Şarkışlaiçin hayati önem taşıdığının farkındayız. Bu projemizi de tamamlayarak Sivas'ın su sorununu en kısa zamanda çözeceğiz" diye konuştu.
Bakan Veysel Eroğlu, valilikten sonra Belediye Başkanı Doğan Ürgüp'ü makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. Daha sonra AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Bakan Eroğlu, buradaki ziyaretini de tamamlayarak Türk Hava Yolları'na ait tarifeli uçakla İstanbul'a hareket etti.
|
 |
beratdemir
13 yıl önce - Cum 09 Ekm 2009, 23:15
236 KİLOMETRE YOL BÖLÜNDÜ (ANKARA YOZGAT SİVAS DUBLE YOLU BİTMEK ÜZERE)
Koordinasyon toplantısında konuşan Karayolları Yozgat 6. Bölge Müdürü Haşmet Ruşen Oğuzalp, acil eylem planında kentte programa alınan 353 kilometrelik bölünmüş yolun 236 kilometresinin tamamlandığını söyledi.
Oğuzalp, il hudutları dahilinde müdürlüklerine ait 442 kilometre devlet yolu, 529 kilometre il yolu olmak üzere toplam 971 kilometre yol ağının bulunduğunu söyledi. Oğuzalp, "Bunun 965'i asfalt kaplamalı, 3'ü stabilize, 3 kilometresi de diğer yollar statüsündedir. Yollarımızın yüzde 99'u asfalttır. Şu an itibariyle Yozgat il genelinde 17 adet proje ile çalışmaktayız. Bu projelerin bedelinin toplamı 431 milyon 859 bin TL'dir. 2008 yılı sonu itibariyle harcanan bedel 219 milyon 342 bin liradır. Bu projeler için 2009 yılı itibariyle ayrılan ödenek 7 milyon 740 bin liradır. Daha sonra buna 9 milyon 540 bin lira ek ödenek gelmiştir. Dönem sonu itibariyle 15 milyon 131 bin TL harcanmıştır. Faaliyetlerimiz hızlı bir şekilde devam etmekte. Yıl sonu itibariyle bu ödeneklerimizin tamamı harcanacaktır" dedi.
Acil eylem planında yapılan bölünmüş yol konusunda Yozgat'ta 353 kilometre bölünmüş yol programlandığını ifade eden Oğuzalp, "Şu ana kadar bunun 236 kilometresi tamamlanmıştır. Kalan 117 kilometre için de çalışmalar devam etmektedir. Bu yıl en büyük ağırlığı Ankara-Yozgat-Sivas karayoluna verdik. Şu an itibariyle Yozgat-Akdağmadeni arası bölünmüş yol olarak tamamlanmıştır. Bölge müdürlüğü olarak Yozgat-Ankara yolunda 20 kilometrelik bir eksiğimiz kaldı, bunu da önümüzdeki günlerde gerek satih kaplama gerekse sıcak karışımlı sene sonuna kadar açmayı hedefledik. Dolayısıyla D-200 karayolunu tamamen bölünmüş yol olarak trafiğe açılması bölge müdürlüğümüz olarak ilk hedefimizdir. Satih kaplama olarak bugüne kadar 6 milyon 865 bin 908 TL harcayarak, 403 kilometre satih kaplamalı asfalt yaptık" diye konuştu.
|
 |
beratdemir
13 yıl önce - Pts 12 Ekm 2009, 20:30
karşıyaka sağlık ocağında hafriyat çalışmaları başladı. Sivas merkez Karşıyaka mahallesi ve 40 köye hitap edecek olan sağlık ocağı 3 katlı olacaktır.
|
 |
sayfa 26  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|