Ana Sayfa 930 bin Türkiye Fotoğrafı
Burç

10 yıl önce - Cum 23 Tem 2004, 23:21
Tarihi eser fotoğrafları patlaması


Arkadaşlar, bir üyemizin haklı uyarısı ile bu konuyu gündeme getirmeye karar verdim.

Amacımız başlıklı yazıdan
Alıntı:
Türkiye'nin modern ve güncel yüzünü gösteren fotoğraflar ile,
ülkemizin sadece cami ve tarihî eserlerden ibaret olmadığını anlatmak


Oysa son zamanlarda koyulan fotoğraflar bizim gene aynı tuzağa düştüğümüzü gösteriyor.
"Tarihi eser fotoğrafı koyulmasın" demiyorum, sadece
"50 fotoğraftan 40'ı tarihi eser olmasın" diyorum.
Sitemizdeki bazı arkadaşların tarihi eserlere düşkünlüğünü biliyoruz.
Ama şimdiye kadar hep bu tarihi eserlerimiz ile tanıtım yapmışız, ve sonuç ortada.
Tarihi eserlerle ilgilenen ziyaretçiler, zaten bu fotoğrafların çoğunu internette bulabiliyor.
Biz gene modern Türkiye'ye konsantre olalım.
Arada bir tarihi eser fotoğrafı koymak da tadı tuzu olsun.


M.Ali
10 yıl önce - Cum 23 Tem 2004, 23:27

Sana katılmakla birlikte Sitenin kurucusu olarak şu modern Türkiye'nin bir tanımını yapmanı isterim.

Hatırlarsanız geçenlerde birkaç arkadaş, ki bana göre en önemli göstergelerden birisi olan gökdelenler hakkında atıp tutmuştu.

Tabii ki eleştirmek hakları ama, (Türkiye'deki) gökdelenleri eleştirmek(Daha doğrusu siteye koyulan gökdelen fotoğraflarını eleştirmek)* için kullanılması gereken son adres burası olmalı.


* Bundan "siteye iki gökdelen fotografı koymakla modern mi olunur" sözünü kastediyorum.


Burç

TolgaTek
10 yıl önce - Sal 05 Ekm 2004, 13:36

Az önce http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=87499#87499 başlığında yeni bir üyemiz olan Salih Demir'in Patara fotoğraflarına ve altında Burç'un haklı bazı eleştirilerine baktım. Bu tarz, sitemize "tarihi eser fotoğrafı yüklenmeli mi, yüklenmemeli mi?" tartışmaları pek çok kere şahit olduğumuz bir şey haline geldiği için, bence hep beraber, bu konuyu tartışmalıyız, tarihi eser fotoğraflarını analiz etmeliyiz, ve bunları yükleyecek kişilere de yardımcı olması açısından bazı normlar saptamalıyız diye düşünmeye başladım...

Önce genel 3 soruna bakalım, ki konu daha da açıklığa kavuşsun:

Sorun 1: Tarihi Eserler Kimindir?

Ülkemizdeki ve başka ülkelerdeki tarihi eserler, evrensel değerler olduklarından, zaten bütün dünyanın ve üzerinde yaşayanların ortak kültürel birikiminin bir sonucudur, mirasıdır. Bu durum UNESCO kurulurken Birleşmiş Milletler'de dünyanın hemen hemen bütün ülkeleri tarafından imzalanarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla, örneğin Ephesus üzerinde, Türk vatandaşı olmayan bir yabancı, kültürel açıdan hak iddia edebilir, çünkü yasal olarak bizlerle aynı haklara sahiptir; aynı şey örneğin Mısır Piramitleri veya Aztek yapıları için T.C. vatandaşları için de geçerlidir. Evrensel değer demek budur, ortak geçmişe herkez tarafından sahip çıkılmalıdır. Dolayısıyla, eski eserlere "gavur işi, atalım, satalım, kıralım" mantığıyla yaklaşmamıza yasalar, ama daha önemlisi evrensel ahlak ve etik kuralları engeldir!!!! Gene UNESCO kurulurken her ülke kendi topraklarındaki tarihi eserlerin himayecisi ilan edilmiştir. Yani ülkemizin tarihi eserlerini korumak konusunda devletimiz ve bireyler yasal yükümlülük altındadır. Ayrıca gene, tarihi eserlerin nerede muhafaza edileceği (yani hangi ülkede) konusunda söz hakkı ait oldukları, bulundukları ülkelerdedir. Bu yüzden yurtdışına kaçırılan tarihi eserlerimizi geri alma konusunda da yasal haklara sahibiz...

Sorun 2: Tarihi Eserler Modern Türkiye'yi Temsil Ederler Mi?

Bence ederler. Çünkü bizler taliban rejimindeki Afganistan'da yaşamıyoruz, tarihi eserlerimizi dinsel nedenler göstererek devlet eliyle havaya uçurmadık. İran'da yaşamıyoruz, devlet eliyle müzelerde sergilenen geçmişi depolara kaldırmadık. Çin veya SSCB'de değiliz, devlet eliyle onları değiştirmedik, politik olarak işimize geleni sergileyip, işimize gelmeyeni yok etmedik (Mao'nun ünlü kültür devrimini hatırlayınız, milyonlarca tarihi eser sistematik bir şekilde yok edilmiştir.) Tarihi olduğundan faklı gösterip tekrar yazmaya da kalkmadık devlet eliyle. Liselerimizde tarihte kazandığımız savaşlar kadar kaybettiklerimiz de öğretilmiyor mu? I. Balkan Savaşlarını düşünün mesela...

Ayrıca ülkemizde modern anlamda arkeolojik çalışmalar ve tarih araştırmaları Atatürk'ün emriyle başlamıştır, onun zamanında pek çok müzemiz kurulmuştur. Atamız, ölüme yaklaşırken bile, son günlerinde Prof. Dr. Arif Müfit Mansel'i (İstanbul Üniversitesi, Klasik Arkeoloji Bölümü'nün kurucularından) yanına çağırtarak Trakya'daki kazıları hakkında bilgi almış, çıkan eserleri görmek istemiştir. Arif Müfit Mansel, Roma dönemine ait tümülüsler kazmaktaydı, bu Atatürk'ün evrensel değerlere duyduğu saygıyı göstermez mi?

Gururla söyleyebilirim ki, Türkiye'de yapılan arkeoloji bilmi dünya çapında saygıyla anılmaktadır; tıp bilminden sonra Türkler tarafından en fazla yurt dışı yayın yapılan bilim dalı arkeolojidir. Ne kadar çok tıp doktoru ve ne kadar az arkeolog olduğunu düşünürseniz, aslında tablo daha belirgin olmakta. Şu an hala Türkiye'deki antik kent sayısı kadar bile adet arkeoloğa sahip değiliz!!!!

Arkeolojik kazılar, restorasyon çalışmaları ve güzel müzelerimiz modern Türkiye'nin eserleridir!

Sorun 3: Tarihi Geçmişimizi Tanıyor Muyuz?

Kesinlikle hayır... Çoğumuz ilkokuldayken götürüldüğümüz müze ve ören yerleri dışında tarihi eserleri bilmiyoruz.... görmedik!!! Ama görenler de var:

http://www.antalya.gov.tr/index.php?Sayfa=oren_yerleri ve http://www.antalya.gov.tr/index.php?Sayfa=muzeler adreslerinden istatistiklere bakarsak:

Antalya ilinde:
Yıllara Göre Örenyerleri Ziyaretçi ve Gelir Durumu
2002 2003
ZİYARETÇİ SAYISI 1.768.965 1.776.444
GELİR DURUMU (Milyar TL.) 7.311,8 6.487,6

Müzelerin Yıllara Göre Ziyaretçi Sayıları Ve Gelirleri
2002 2003
MÜZE SAYISI 3 3
ZİYARETÇİ SAYISI 297.073 181,508
GELİR DURUMU (Milyar TL.) 765,7 550,4


bunlar sadece kesilen biletlerin istatistikleri. 2002-2003'de sadece Antalya ilindeki 17 ören yeri ve 3 müze, 3.5 milyonun üzerinde kişi tarafından gezilmiş. 15 trilyon TL üzerinde devlete gelir bırakmışlar. Bu durum ne yazık ki turizm merkezi olmayan illerimizde geçerli değil. Afyon ve Uşak Arkeoloji Müzeleri örneğin, çok güzel eserlere sahip olmaları, o kadar ana yollar üzerinde olmalarına rağmen kaç kişi tarafından gezilmiştir ve bilet gelirleri nedir acaba? Buraları gezmemeyi tercih edenler ne yazık ki biz T.C. vatandaşlarıyız.

Bu arada devlete gelen gelire de dikkatinizi çekerim... İşte size bacasız fabrika. Döviz açığımız, bütçe açığımız en başta bu kaynakla kapanıyor unutmayın. Çünkü bu turistlerin konaklamaları, yemek yemeleri, alışverişleri hesaplanması zor da olsa, ülkemize ciddi miktarda döviz girdisi sağlıyor.

SİTEMİZ:

Burç, yukarıda siteyi kurma ve yönetme kıstaslarını açıklarken haklı olarak bir noktaya dikkat çekiyor. Türkiye'yi tanıtan fotoğrafları internette taradığımızda tarihi eserler çok yoğun olarak karşımıza çıkmakta. O da bu sitede ülkemizin biraz da diğer modern yüzünün yansıtılmasını amaçlamakta. Gene dikkat ederseniz tarihi eser fotoğraflarına karşı değil, sadece çoğunluk bu fotoğraflarda olmasın diyor. Haklı da.

İnternette özellikle turizm şirketlerinin sitelerinde, ülkemizin muhtelif tarihi mekanlarının fotoğraflarını görmektesiniz. Örneğin Antalya'ya gelen bir turist havalanına indikten sonra önce otelini, sonra da Perge, Aspendos, Side'yi görüyor. Denize giriyor, çoğunlukla otelinde olan dükkanlardan alışveriş yapıyor, sonra da ülkesine dönüyor. Sonuçta bu kişilere pazarlanan ve örneğin Türkiye'yi gene deniz ve güneşe sahip diğer ülkelerden farklı yapan tarihi eserler oluyor. Dolayısıyla internetteki bu siteler bu tarz "müşteriler" amaçlanarak hazırlanıyor. Yani bu sitenin üyeleri amaçlanarak değil! Dolayısıyla bu yerler hakkında fotoğraf bulabilirsiniz, ama yabancı dil bilmiyorsanız işinize yarayacak bilgi bulma olasılığınız zayıf... Üstüne üstlük, turist rehberleri de gezdirdikleri yerleri çok iyi bilmediklerinden hatalı bilgi bulma olasılığı oldukça mümkün! Aynı şey basılan ve arkeologlar tarafından yazılmamış olan rehber kitapların bir kısmı için de geçerli!!!

Diyebiliriz ki turistler çoğu zaman tarihi eserlerimizi burada yaşayan bizlerden daha fazla tanıyabiliyorlar. Çünkü turizmin gelişmediği illerde müzeleri ziyaret edenler genellikle ve sadece oraya zorla getirilen ilk okul öğrencileridir. Bu genel ilgiyle alakalı olduğu kadar, evrensel kültüre bireyler anlamında ne kadar önem verdiğimizle de alakalı. Çünkü aynı durumu bırakın tarihi eserleri, modern sanat ürünlerinin sergilendiği mekanlar da da görebilirsiniz. Modern bir resim, fotoğraf, heykel sanat eserinden tat almayan bir insanın tarihi eserden de tat almasını beklemek biraz zor. Wowturkey, bu anlamda bir misyonu yerine getirebilir mi? Bence evet, Burc'un saptadığı normlar seviyesinde tutularak tarihi eserlerimiz Türkçe kullanan internet gezginlerine tanıtılabilir... Ayrıca bunu yaparken sitemizdeki diğer başlıklarla yabancıların yanlış veya hiç tanımadıkları gerçek hayatlarımız da beraber sunulabilir. Antalya'ya gelip 5 yıldızlı otelinden hiç çıkmayan bir turist, benim nasıl yaşadığım hakkında ne bilebilir ki? Bu durumda iki konu da dengeli gitmeli...

FOTOĞRAFLAR:

Bir yeri tanıtmanın en iyi yolu fotoğrafını çekip yayınlamaktır. Ama bunu sitede yaparken biraz da açıklama yapmak lazım.

Mesela http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=9059 Kemal Bereket'in Boğaziçi Yalıları başlığı çok güzel bir örnek.

Fotoğrafın kaliteli ve bilgi verici olması şart. Kötü fotoğraf kötü imaj bırakır, kötü bilgi verir:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=87499#87499

başlığındaki kıyaslama ile






aradaki farkı açıkça görebiliyorsunuz sanırım.

Fotoğrafın kendisi de sanat eseri olabilir:

daywalker'ın çektiği

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=9059
başlığındaki



gibi. Yani fotoğraflarda estetik bir kaygı da güdülmeli.


BAŞLIKLAR:

Bence bu sitede tanıtılacak tarihi mekanlar

1- az bilinen yerler olmalı:

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=8672&highlight=

Erengin'in Trebenna başlığı gibi.

2- Her gün önünden geçilen ama tanınmayan yerler olabilir:

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=6608&highlight= benim bu başlıkta Beyazıt'a eklediğim mesajlar gibi.

Yani çok tanınan Ephesus gibi bir yerin zaten bulunabilecek fotoğrafları ve bilgilerine değil de, az bilinen yerlere ağırlık vermekte fayda var. Ama Ephesus'da da çok başarılı ve sitede varolandan daha iyi fotoğraflar çekiyorsak bunları siteye eklemekte zarar yok.

BİLGİLER:

Tarihi eser fotoğrafını koyalım da, neresi olduğunu ne olduğunu anlatmadan bunu yapmak anlamsız. Birazcık çalışmayla bunu kolayca yapabiliriz. Bazı arkadaşlar en basitinden, gezdikleri yerlerdeki bilgi panolarını da fotoğraflayıp ekliyorlar. Ama Burç, Kerem, MeReK (hala soruyorum ikisi de aynı kişi mi), Kazandibi, Kemal Bereket, Yüzbaşı Volkan Yüksel, Okhan de Lan gibi pek çok arkadaşımız hem netten hem kitaplardan arayıp gerçekten iyi bilgiler hazırlıyorlar. Tarihsel mekanlar ve eserler konusunda bu sitenin diğer üyelerinden de yardım isteyebiliriz. Sadece belirtmek yeterli.

Şu basit bilgiler mutlaka olmalı: Neresi olduğu, Hangi döneme, uygarlığa ait olduğu, Nasıl gidilebileceği...

Bu konuda sizler de görüşlerinizi bildirirseniz, bu tarihi eser konusundan bazı kurallar oluşturabiliriz. Bizler de bu basit kurallara uyar ve daha işe yarar şeyler üretebiliriz...


En son TolgaTek tarafından Çrş 06 Ekm 2004, 11:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


erengin
10 yıl önce - Sal 05 Ekm 2004, 14:37

Öncelikle Tolga arkadaşa konuyu ayrıntılı olarak ele alan iletisi için teşekkürler.
(Bir bilim adamı titizliği?)
Ben de zaman zaman siteye fotoğraf yüklerken bunun sıkıntısını çeken biriyim.
Hatta kendimi frenlediğimi de ifade etmeliyim.
Bir kaç noktaya değinmek isterim.
İlki Burç arkadaşın "Tarihi eserlerle ilgilenen ziyaretçiler, zaten bu fotoğrafların çoğunu internette bulabiliyor" cümlesi.
Buna katılamayacağım.
Yıllardır fotoğraf topluyorum.
Birbirinin benzeri, kalitesiz, küçük boyutlu, hatta keşke olmasa daha iyi olacak fotoğraflar internette çok.
Varolanlar ise ülkemizi Aspendos, Side, Perge, Efes gibi çok bilinen yerlerle sınırlıyor.
Arkeologlarımızın başarısı ise topraklarımızın zenginliğinden geliyor.
İkinci boyut meraksızlığımız ve ilgisizliğimiz.
Side'ye gittiniz mi sorusunun yanıtı "evet"tir ama müzesini gezdiniz mi'nin yanıtı "müze mi var"dır.
Nitekim açtığım Side Müzesi başlığı üç ay boyunca 89 kez görüntülendi. Yakın zamana kadar Antalya bölümünün en az bakılan başlığı idi.
Neden böyleyizin yanıtı ise uzun.
Belki burada yanlışlıkla da olsa gören bir kaç kişinin ilgisini çeker, merak uyandırız diye düşünüyorum.
Yolda gördüğü sarı tabelaları okumayan, o yola sapma isteği duymayan bir arkadaşın
çekeceği fotoğrafların niteliğinin çok yüksek olmayacağını da düşünüyorum.
Bu toprakların her şeyi bizim, hatta sandığımızdan daha fazla bizim.
(Sagalossos'da yapılan DNA çözümlemeleri Ağlasun'lularla çok benzer çıkmıştı)
Hepsine sahip çıkmaya devam edelim.
Aslında bana kalsa www.arkeoturkey.com yapsak da olur ya...
Denge konusunda hemfikirim.
Kendimi frenlemeye devam edeceğim.
Ama "yine mi tarihi eser fotoğrafı koydun" denilecek diye de çok korkmak istemiyorum.


Kerem K
10 yıl önce - Sal 05 Ekm 2004, 14:46

turizm, tanıtım, ülke imajı düzeltme... bunların hepsi ayrı şeyler. turizm'den para kazanırsın, cari açığını kapatırsın. tanıtım veya ülke imajını düzeltmeye çalışarak ise ancak kendini tatmin edersin. çünkü herkes görmek istediğini görür, okumak istediğini okur.

yurtdışından kimse gökdelenlerle ilgilenmez, modern binalar, caddeler, restaurant'lar pek umrunda değildir. çünkü zaten bunlarla 330 gün beraber yaşar. ama farklı kültürler tanımak, o kültürlerin oluşturduğu yapıları incelemek, otantik mekanlarda değişik türk yemekleri tatmak ilginç gelir.

o yüzden bu tür "modern" fotoğraflar "gizli reklam" tarzında yapılsa daha etkili olur diye düşünürüm. süleymaniye camii'nin minareleri arkasında yükselen levent silüeti gibi.

malezya'yı petronas kuleleriyle tanıyoruz da ne değişiyor ki?


Yusuf
10 yıl önce - Sal 05 Ekm 2004, 15:47

Eger istek varsa www.archeoturkey.com 'u kayit edeyim. Yarin
acilir ve isteyen oraya tarihi eser fotograflari yukler. Burdan
oraya bir link veririz. wowTURKEY'e giren ve tarihi eserleri
gormek isteyen kisi ArcheoTurkey'e girip bakar. Elimde
www.viewturkey.com ismide var, bunu hemen acabilirim ama
sadece arkeoloji icin iyi olmaz galiba. Guzel fikri olan varsa
yazsin, sunucularda yeterli yer var.


Aydinsert
10 yıl önce - Sal 05 Ekm 2004, 15:50

arkeo değilde history olsa daha iyi olmazmı

Yusuf
10 yıl önce - Sal 05 Ekm 2004, 16:06

Aslinda siteleri bolmemek lazim. Mesela Uyelere Ozel gibi bir
Tarihi Eser bolumu acilabilir. Uye olmayanlara gozukmez. Tarihi
eser fotograflari yuklemek isteyenler oraya yukler.


TolgaTek
10 yıl önce - Sal 05 Ekm 2004, 16:09

Bence www.archeoturkey.com diye ayrılmak doğru değil... Mesela Kaş başlıklarında http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=3174&s ...b48a5a962, 12 mesajdan oluşan Mitch'in Kaş resimleri http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=3535 ve öncesi) burasının hem doğal güzellikleri, hem otelleri/modern binaları, hem de tarihi eserleri görünüyor... Bunları birbirinden nasıl ayırabiliriz ki? Kaş'a giden birisi sonuçta bunların hepsini beraber görecek. İstanbul'da Beyazıt'a bakın, Theodosius takı, sütunu var, Beyazıt Hamamı var, Simkeş Hanı var sütunu var ama ortasında da modern raylı taşıma var, İstanbul Üniversitesi'nin fakülteleri var (bkz. http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=8672&highlight=), bunları bölmek yanlış olur...

Ayrıca arkeoloji fotoğrafları ve bilgileri sitesi açarsak bunun kontrolü nasıl olacak? Hatalı bilgiler mesela nasıl düzelecek, moderatör/denetçi nasıl sağlanacak? Arkeolog bir arkadaşımız olan Faruk Demirci, kendi kişisel sayfasına (http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=8959) Türkçe arkeoloji sitelerinin adreslerini yüklüyor. Bu siteleri gezin, ortak hatayı görürsünüz: genel amaçlı kullanıcı için fazla spesifikler...

Arkeolojik ve tarihi bina fotoğraflarımı buradan alıp başka yere taşıyacaksanız, silin daha iyi!!! Ben de arkeologum, doğru, ama o tarz bir siteye bunları koymak isteseydim zaten koyardım... Bu siteye arkeologluk yapmak için üye olmadım. O zaten işim, zaten yapıyorum istemediğim kadar!!! O fotoğrafları ve bilgileri arkeoloji dozajını az tutarak, sadece bilinmeyen bir kaç yeri tanıtmak veya çok önünden geçilip de farkedilmeyen yerler konusunda bilgi vermek için buraya yükledim. Eğer gerçekten wowturkey.com'a arkeoloji dosajı vermek isteseydim, elimde binlerce fotoğraf var, yüklerdim... siz de ben de baygınlıktan ölürdük sonra!!!!

Tarihi mekanlara sahip ama yaşamın sürdüğü yerler bölünemez bölünmemelidir de. Sultanahmet'i İstanbul'dan söküp attığınızı hayal edin mesela. Bu böyle bir şey.... İstanbul tek başına Sultanahmet değil, ama Levent, Nişantaşı'da değil, Boğaz Köprüsü, İnönü Stadyumu da değil. Bunların hepsi bir bütün... Bölünmeyelim...!!!


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET