Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Kemal Tahir Mutlu
14 yıl önce - Sal 19 May 2009, 01:54
Ankara'nın İçinden Geçen Dere ve Çaylar


Alıntı:
İmrahor - Kalan Son Vadi


Ben dün Ankara sayfalarında bulunan üstteki başlığa yazı yazarken birazda araştırma yaptım yanlış bilgi vermeyeyim, insanları yanıltmayayım diye. Bir de baktım ki Ankara'da bir çok dere ve çay geçmektedir. Hem de tam ortasından. Onlar Avrupa'daki ırmaklar kadar büyük olmasa da yine de sularını Ankara'nın ortasından sessiz sedasız ve gizliden gizliye taşımaktadırlar. Gizliden gizliye çünkü hepsinin üzeri kapalıdır.

Eskiden bu dere ve çayların üzerlerinde köprüler varmış örneğin; Kolej köprüsü, Tuna Köprüsü, Harbiye köprüsü, vb. Acaba bunların üzerinden geçen ya da bunları bilen bir Ankaralı var mı?

Bu dere ve çayların Ankara'nın ortasından aktığını düşünün Avrupa'daki kanallar gibi, Eskişehir'deki Porsuk Çayı gibi. Çok güzel olmaz mıydı? Vallahi 40 yıllık Ankara'lı olarak bunu görmeyi çok isterdim. Burada, Avrupa'da bu ırmak ve kanallarda (ulaşım için kullanılmayanlarında) ördekler, kuğular, adını bilmediğim bir çok kuş yaşıyor. Hatta ben bunların birkaçında samur ya da kunduza benzer bir hayvan da gördüm.

Peki Ankara'dan geçen dere ve çayların adlarını biliyor muyuz? Ben eski bildiklerimle birlikte bu başlığı açarken araştırmam sonucunda öğrendiklerimi size yazayım.

İncesu Deresi, Çubuk Çayı, Hatip Çayı, Ankara Çayı (Çubuk ve Hatip Çaylarının Etlikte birleştikten sonra aldığı isim) Kirazlı Dere, Dikmen Deresi, Bayındır Deresi. Benim bildiklerim. Bir de yeni duyduklarım;

Kutlugün, Kepir, İğdeli, Macun, Ergazi, Söğütlü, Büyük Esat dereleri.


mhkose
14 yıl önce - Pts 06 Tem 2009, 05:26



Kemal Tahir Mutlu
13 yıl önce - Sal 01 Eyl 2009, 06:52

Alıntı:
Hatip çayı, yüzyıllarca Ankara Kalesi ile Hıdırlık Tepesi arasındaki vadiden kıvrılarak Dışkapı'dan ovaya açılmıştır. Yağmurun bol olduğu mevsimlerde bendine sığmayan Hatip Çayı çevresine zarar verse de, şehrin sayılı yeşil alanlarından ve ağaçlıklı semtlerinden biri olması nedeniyle burası geçen yüzyıl mesire yeri olarak kullanılmaktaydı. Ayrıca eski Roma bendinin yeniden kazanımı düşünülerek Hatip Çayı üzerine beton takviyeli mini bir baraj yapılması planlanarak yapılmıştır. Daha sonra bu baraj kaldırılmış, Hatip Çayı'nın üzeri tümden kapatılarak, Dışkapı'yı Cebeci'ye bağlayan günümüzdeki yol yapılmıştır.


Düşünebiliyor musunuz Ankara'nın sayılı mesire yeri Bentderesi'ymiş. Bentderesi yeşil ve ağacı bol ve suyu olan bir yermiş. Hafta sonu tatillerinde Ankara'lılar dere boyunca mesireye çıkarlarmış. Bentderesi'nde iki kıyıyı birleştiren bir tahta köprü ile birkaç taş köprü de varmış.


Kemal Tahir Mutlu
13 yıl önce - Sal 01 Eyl 2009, 07:01



fatihdemirel

13 yıl önce - Sal 01 Eyl 2009, 09:31



Kemal Tahir Mutlu
13 yıl önce - Sal 01 Eyl 2009, 22:18



fatihdemirel

13 yıl önce - Prş 03 Eyl 2009, 00:40



Rauf
13 yıl önce - Prş 03 Eyl 2009, 01:27



Kemal Tahir Mutlu
13 yıl önce - Prş 03 Eyl 2009, 01:50

Alıntı:
Ben de halkımızın her geçen daha bilinçli olduğu kanısındayım.

Sayın Demirel,
ben size teşekkür ederim düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için. Barikayı hakikat müsademeyi efkardan doğar.
Yukarıdaki tespitinize katılıyorum halkımız çevre konusunda gittikçe bilinçleniyor. En güzel örneklerinin ise; Bergama Köylüleri ve Uşak'ın Eşme İlçesi'ne bağlı İnay Köyü ve çevre köylerinin altın madencilerine karşı verdikleri mücadeleler, son günlerde Doğu Karadeniz Halkının Fırtına Deresi üzerinde yapılmaya çalışılan hidroelektrik santrallarına karşı başlattıkları eylemler olduğunu düşünüyorum.
İnanıyorum ki bizim halkımız da daha güzel bir çevrede, insanca ve doğayla barışık olarak yaşamayı hak ediyor.


Hakan_ank89
13 yıl önce - Prş 03 Eyl 2009, 02:01

Alıntı:
Bergama Köylüleri ve Uşak'ın Eşme İlçesi'ne bağlı İnay Köyü ve çevre köylerinin altın madencilerine karşı verdikleri mücadeleler, son günlerde Doğu Karadeniz Halkının Fırtına Deresi üzerinde yapılmaya çalışılan hidroelektrik santrallarına karşı başlattıkları eylemler olduğunu düşünüyorum.


Yanlış anlamayın ancak bence bunlar ile çevre bilincinin pek bir alakası yok, bana kalırsa çevre bilinci bir pikniğe gidince çöpünü orada bırakmamak ya da vapurdayken elindeki mısır koçanını denize atmamak olabilir. Bu sebeple ben halkımızın çevre bilincinin arttığını kesinlikle düşünmüyorum. Aksine toplumumuz daha da kötüye gidiyor. Buradaki halkın tepkisi başka birşey ile açıklanmalı.

Bu arada hidroelektrik santrale karşı çıkılıyor, Hasankeyf'te büyük bir tarih mirası var, doğu anadolu'da yeşillik var, güney doğuda DTP'liler karşı çıkıyor, Nükleer Enerji'ye de karşı çıkılıyor. Bu ülke nasıl enerji üretecek biri bunu açıklayabilir mi?

Bergama'daki altın aramalarında da özellikle Almanya'nın parmağı olduğunu düşünüyorum. Malum Almanya dünyadaki en büyük altın üreticilerinden biri ve bu pazarı başka ülkelere kaptırmak istemiyor.

Ankara içinden geçen derelere gelince, maalesef pek çok derenin üstü kapatılmış, şu an sanırım en aktif akarsuyumuz Ankara Çayı, onda da geç kalınmış da olsa temizlik çalışmaları sürüyor. Umarım birkaç yıl sonra Ankara Çayı da Porsuk Çayı güzel bir görünüme kavuşur.



sayfa 1
ANA SAYFA -> ANKARA - Haberler ve Sohbet