Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
hüseyin_

11 yıl önce - Pts 18 May 2009, 23:18
Karadenizin Tarihinde Çepniler


Oğuz boylarından biri olan Çepnililerin Anadoluya İlk gelişleri, Kurtuluş savaşındaki ve günümüzdeki yerleşimleri hakkında bilgiler

Çepni boyu, Üçoklar kolundan (sol kolundan) Oğuz Kağan'ın oğlu Gök Han'ın soyundan geldikleri kabul edilir. Çepniler, Doğu Karadeniz'in Türkleşmesinde önemli bir rol oynamışlardır. Çepniler; 1071'de Anadolu'nun, 1277 yılından itibaren de Sinop'tan Trabzon'a kadar olan Karadeniz Bölgesi'nin fethedilmesinde çok aktif görevler üstlendiler. 1277 yılında Sinop'a saldıran Rum Pontus İmparatorluğu'nun ordusunu bozguna uğrattılar.

"Çepni" kelimesi düşmanla savaşan anlamında kullanılmıştır. Çepni boyunun özelliği "nerde yağu görse orda savaşır" olarak anlatılmaktadır. Onların savaşçı karakterleri, önemlerini günümüze yansıtacak kalıcı ürünler meydana getirmelerini engellemiş. Çepniler'e ait kabileler, değişik tarihlerde farklı cephelerde savaşmışlar ve ordu ile gittikleri bölgelere yerleşmişler. Savaşlarda nüfusları azalmıştır. Belli ve kalıcı bir kültür oluşturamamışlardır. Çepniler; 1071'de Anadolu'nun, 1277 yılından itibaren de Sinop'tan Trabzon'a kadar olan Karadeniz Bölgesi'nin fethedilmesinde çok aktif görevler üstlendiler. 1277 yılında Sinop'a saldıran Rum Pontus İmparatorluğu'nun ordusunu bozguna uğratmışlardır. Doğu Karadeniz bölgesindeki Çepnilerin önemli bir bölümü yakın zamanda sünnileşmiştir.

Çepniler genetik olarak daima mazlumun yanında,güvenilir,cesur savaşcılardır. Bu özelliklerinden dolayı her dönemde olduğu gibi Kurtuluş savaşının başlangıcı esnasındaki hassas dönemde de yine öne plana çıkmışlardır. Rum Çetecilere karşı savaşıp doğu Karadenizde asayişi sağlamışlardır. Atatürk 19 Mayıs 1919 da Samsun'a çıktığında Giresun Çepnilerinden olan Topal Osman Ağa ve arkadaşlarını milli mücadeleye davet etmiş ve Kazım Karabekir'in de tavsiyesiyle de kendisine Giresun Çepnilerinden oluşan bir muhafız kıtası seçmiştir. Topal Osman ve Giresun Çepnileri bu şerefli görevi başarıyla yerine getirmiş ve Cumhuriyetin ilanına kadar Atatürk'ün en yakın silahlı unsurları olmuşlardır.

Sivas kongresinden sonra Atatürk'e karşı Padişah yanlısı muhalefet artınca Kazım Karabekir Topal Osman ve arkadaşlarından oluşan Muhafız kıtasının sayısının artırılmasını ve Atatürk'e karşı olan muhalefetin kuvvetle bastırılmasını emretmiştir. Şöhreti belli Çepni muhafızları gören muhalefet sinmek zorunda kalmıştır. Giresun'lu Çepnilerden oluşan M.Kemal Atatürk'ün muhafız kıtası bugunkü TBMM deki muhafız bölügünün ve Cumhurbaşkanlığı muhafız alayının temelini oluşturur.

Giresun ili ve yöresi Vilayet-i Çepni olarak tarihte anılmaktadır. Ordu, Mesudiye, Gürgentepe, Koyulhisar,Canik,Giresun,Şalpazarı, Trabzon Merkeze kadar olan bölgede yoğun olarak Çepni boyları yaşamaktadır.

Günümüzde de özellikle Şalpazarı, Samsun, Sinop, Giresun, Ordu ve Kastamonu gibi Karadeniz illerine yerleşiktirler ve Bu bölgedeki çepnilerin bir bölümü Sünnileşmişlerdir. Bugün bile Rize ve Trabzon'da Çebi, Çep soyadı ile anılan kalabalık sülaleler vardır ve bunlar Çepni Oğuzları ilişkili olduğu ileri sürülmektedir. Öte yandan; Gümüşhane, Giresun, Dereli, Espiye, Görele, başta olmak üzere bir çok merkezde yaşamaktadırlar.
Çepniler ayrıca; Ege bölgesinde Çanakkale, Manisa, İzmir; Marmara'da Balıkesir'de yaşarlar. Ayrıca Gaziantep'te de Çepni köyleri vardır. Orta Anadolu'da Amasya, Çorum, Tokat gibi bölgelerde de çepni grupları vardır.


Hüseyin C
11 yıl önce - Pts 18 May 2009, 23:26

Alıntı:
Doğu Karadeniz bölgesindeki Çepnilerin önemli bir bölümü yakın zamanda sünnileşmiştir.

Yakın zaman hangi tarih oluyor ve daha önce ne idiler.



adem hrd

11 yıl önce - Pts 18 May 2009, 23:29

çepniler özellikle rize çayelinde mevcuttur bütün karadenize yayılmıştır.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=63940


Hasan Yüksel

11 yıl önce - Sal 19 May 2009, 04:32

Alıntı:
Yakın zaman hangi tarih oluyor ve daha önce ne idiler.


Fatih Sultan Mehmet zamanından bahsedilmektedir. Anadoluya yerleşmeden belli bir süre önce İranda yerleşik bulunan Çepnilerin bir kısmı Kızılbaşlığı tercih etmişlerdir. Anadoluya yerleştirildikten sonra ise Sünniliği tercih etmişlerdir.

Bu gün Çepnilerin bir kısmı Sivas'ta da yerleşik haldedirler. Burada Çepni adında kasabaları mevcuttur.


Giray26
11 yıl önce - Sal 19 May 2009, 06:19

bütün karadenizi laz zanneden zihniyete sahip kişilerin bu yazıyı okumalarını çok isterim



hüseyin_

11 yıl önce - Sal 19 May 2009, 14:03

Alıntı:
Doğu Karadeniz bölgesindeki Çepnilerin önemli bir bölümü yakın zamanda sünnileşmiştir.

Çepniler'den bir grup, Ak-Koyunlu ve onun halefi olan Safevî Devleti'nin hizmetinde bulundular. Ak-Koyunlu ve Safevî ordularında görev alan Çepniler'in bir bölümü Anadolu'ya dönmedi. İran'a yerleşti. Bir bölümü de Urfa ve Hacıbektaş'a yerleşti.

Hacı Bektaş-ı Velî'nin ilk müritleri Çepniler'di. Ancak, Hacı Bektaş-ı Veli, hayatta iken kendisi ve müritleri Sünnî Müslüman idiler. Ölümünden sonra Bektaşilik öğretilerinde sapmalar meydana geldi. Bektaşî tarikatına mensup olanlar, Alevîlik ile özdeşleştirildi.

İran'a yerleşen Çepniler'in ise Şiî Mezhebine geçmiş olmaları tabiî ve kaçınılmazdır.

Balıkesir ilindeki Çepniler'in hangi etkenlerle Alevîlik kültürünü benimsedikleri bilinmiyor. Büyük bir olasılıkla onlar, Safevî Devleti'nin hizmetinde bulunanların torunlarıdır.

Balıkesir'de Çepni kelimesi, bazı kişiler tarafından aşağılayıcı amaçla kullanılır. Bu olgunun, onların Alevî'liğinden kaynaklandığı söylenemez. Alevî kültürüne saygılı olan Balıkesir'lilerde de aynı kullanım görülmektedir.

Balıkesir köylerindeki Çepniler arasında yüz kızartıcı olaylar, herhangi bir yerdeki, herhangi bir toplumda yaşananlardan fazla değildir. Bu yanlış tutumdan vazgeçilmesi arzu ve temennî edilir.

Çepniler'in Alevîlik ile ilgileri yukarıda anlatılanlardan ibarettir.


hüseyin_

11 yıl önce - Sal 19 May 2009, 14:12
Bir Başka kaynaktan Çepniler


Günümüze intikal eden kaynaklarda yer alan bilgiler, Çepniler'in, Osmanlı Hânedânı'nın mensup olduğu ve en önemli, en şerefli, en büyük Oğuz Boyu olan Kayılar'a yakın önemde bir boy olduğu kanaatini uyandırıyor. Ne var ki onların savaşçı karakterleri, önemlerini günümüze yansıtacak kalıcı ürünler meydana getirmelerini engellemiş. Çepniler'e ait kabileler, değişik tarihlerde farklı cephelerde savaşmışlar ve ordu ile gittikleri bölgelere yerleşmişler. Savaşlarda nüfusları azalmış. Belli ve kalıcı bir kültür oluşturamamışlar.

Çepniler; 1071'de Anadolu'nun, 1277 yılından itibaren de Sinop'tan Trabzon'a kadar olan Karadeniz Bölgesi'nin fethedilmesinde çok aktif görevler üstlendiler. 1277 yılında Sinop'a saldıran Rum Pontus İmparatorluğu'nun ordusunu bozguna uğrattılar.

Daha sonra da Samsun'dan Giresun'a kadar olan bölgeyi ele geçirdiler. Hacı Emir adlı güçlü bir Çepni, derebeyi gibi bir unvanla bölgeyi yönetiyordu. Bir grup Çepni de 1461'de Fatih Sultan Mehmed Han, Trabzon'u fethetmeye gelmeden önce, şehri kendilerine yurt edinmişti.

Onlar, Fatih'in Ordusu'na yardımcı oldular. Elde edilen zaferde büyük payları vardır.

Trabzon'un fethinden sonraki tarihlerde Çepniler, konar - göçer hayatı bırakıp, yerleşik düzene geçtiler. 16. yüzyıla gelindiğinde, Zonguldak'ın sahil şehri olan Amasra'dan Rize'ye kadar uzanan kıyı şeridinde nüfusun çoğunluğunu Çepniler oluşturuyordu. Ne sebepledir bilinmez, Sinop'taki Çepniler'den günümüze insan ve iz kalmamıştır. Ordu ve Giresun'un bazı ilçeleri hariç, diğer bölgelerdeki Çepni nüfusu azalmıştır.

Çepniler, 'nerede düşman görürse hemen savaşa tutuşan insanlar' olarak bilinirler. Onlar, bu özellikleri sebebiyle 1690 yılında, Avusturya Seferi'ne çağrıldılar. Savaşa katılarak başarının sağlanmasında etkili oldular.

Çepniler, ilk Müslüman Türk'lerdendirler. Bazı güvenilir kaynaklarda, Alevîler'in bir kolu olarak tanımlanmaktadırlar. 'Çepniler'in küçük bir bölümünün Alevî olduğu' şeklindeki bir söylemin daha doğru olacağı şüphesizdir.

Bu gün, çoğunluğu Karadeniz Bölgesi'nde yaşayan Çepniler'in Alevîlik'le ilgileri yoktur. Onlar Hanefî mezhebine mensupturlar.


Ahmet Çelik

11 yıl önce - Sal 19 May 2009, 14:15

2004 Milliyet Örsan Öymen Anısına Yılın Kentler Tarihi Ödülü'nü de alan Hocam Yard. Doç. Dr. Bostan'ın yazdığı "15.-16. Asırlarda Trabzon Sancağında Sosyal ve İktisadi Hayat" adlı eserde Karadeniz'în tarih konusunda sizleri fazlasıyla bilgilendirecektir.



Kaynak:www.ttk.org.tr


Kaynak: www.turkegitimsen.org.tr


hüseyin_

11 yıl önce - Sal 19 May 2009, 14:20
Anadolu Çepnileri, yedi grupta toplanır:


Karadeniz Çepnileri: Rum Pontus İmparatorluğu yönetimindeki Trabzon, Osmanlılar tarafından fethedilmeden önce şehre gelip yerleşen ve fetih ordusunda bulunup Trabzon'da kalan Çepniler'den oluşmaktadır. Karadeniz Çepnileri , Giresun'dan Rize'ye kadar geniş bir alana yayılmışlardır. Yoğunlukla Şebinkarahisar ve Alucra ilçelerinde ve köylerinde otururlar. Bu bölgelerdeki topraklar, günümüz Çepnileri'nin ataları tarafından kan ve can vererek alınmıştır. 'Çepni' denildiğinde, Karadeniz Çepnileri akla gelir. Çepni kelimesine, 'yiğit - gözü pek ve cesur' anlamı kazandıran Çepni'ler bunlardır.

Ulu Yörükler: Sivas, Tokat ve Kırşehir illeri ile ilçe ve köylerinde yaşayan Çepniler'dir. Gümüşhâne'nin Kelkit ilçesinden 1520 yılında göç ettikleri biliniyor. İkinci kalabalık grubu oluştururlar.

Bozoklar: Yozgat ili ve ilçelerine bağlı köylerde yaşayan Çepniler'dir. Bozok, esasen Yozgat'ın eski adıdır.

Başım Kızdulu Çepnileri: Aydın ve Saruhan bölgesinde yerleşmişlerdir. 'Kızdulu' kelimesinin yazılışında bir yanlışlık yoktur. Bu tür isimlere, Anadolu'muzun başka bölgelerinde de rastlanmaktadır. Bu yöredeki Çepniler'in eski beylerinin adı Kantemir olduğundan, bunlar, 'Kantemirli' olarak da adlandırılırlar.

Dulkadirli Çepnileri: Maraş Bölgesine yerleşmişlerdir. Sayıca azdırlar.

Adana Çepnileri: 1519 yılında bölgeye geldiler. Çok az bir nüfusa sahiptirler.

Halep Türkmenleri: Kanuni Sultan Süleyman Han döneminde Suriye'ye yerleştirildiler. Avusturya Seferi'ne dâvet edilen Çepniler bunlardır. Bir kısmı sonradan Antakya'nın kuzeyindeki Gündüzlü ilçesine yerleştiler. Bir kısmı da 1728 yılında Bergama ve Turgutlu'ya geldi.

Çepniler, Türkçe'den başka bir dille konuşmazlar.


hüseyin_

11 yıl önce - Çrş 20 May 2009, 00:05

Görüldüğü gibi Çepniler, Türkiye içinde ve dışında, çok geniş bir coğrafyaya yayılmışlardır. Bu olgunun sebepleri şöyle açıklanabilir:
1- Moğol istilâları,
2- Baba İshak Türkmenleri'nin ayaklanmaları,
3- Savaşçı karakterlerinin gereği olarak savaşlara katılmaları ve savaş amacıyla gittikleri yerler fethedildikten sonra oralara yerleşmeleri.



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET