Ana Sayfa 930 bin Türkiye Fotoğrafı
kemalsoylemez

5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 09:56
Toprağı Bol Olsun Ne Demektir?


"Türkan Saylan Vefat Etti" başlığında dikkatimi çeken birşey oldu.
Her zamanki taziye mesajlarında Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın,
mekanı cennet olsun gibi dilekler olurken Türkan Saylan için genellikle
"toprağı bol olsun" dileğinde bulunulmuş.

Toprağı bol olsun ne demektir? Diğerlerinden farkı nedir?
Bilenler paylaşır mı?


Hüseyin C

5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 09:58

Vefat eden kişi müslüman ise "Allah rahmet eylesin" denilir. Müslüman olmayan ölüye Allahtan rahmet dilemek caiz olmadığı için "toprağı bol olsun" denilir.


atahan
5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 10:03

Toprağı bol olsun deyimi Osmanlı döneminde gayri müslimler için kullanılırdı. Günümüzde de bazı din alimleri müslümanlar için kullanılamayacağını savunsa da artık halkımız arasında benimsenmiş bir şekilde "başımız sağolsun" ile birlikte söylenir oldu.

Bir başka iddiaya göreyse şamanizmde insanlar öldükleri zaman değerli eşyaları ile gömülür ve yakınları bu değerli eşyalar çalınmasın diye mezarı bol toprak ile kapatılırmış. Bizler şimdi kabir ziyaretine gittiğimizde fatiha okuruz ya onlar da mezarlığa giderken bir kova toprak götürürlermiş ölülerine. Bu yüzden ölen kişi için toprağı bol olsun denirmiş. Günümüze kadar gelen toprağı bol olsun kelimesinin anlamı buymuş.


ERHAN DEMİR
5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 10:04

Alıntı:
Bir Müslümana "Toprağı bol olsun" deyimi kullanılmaz, bu deyim, gayr-i müslimler içindir. Bir gayr-i müslime "Allâh rahmet etsin..." değil, "Toprağı bol olsun" denilir. Zira Rahmân sıfatının icabı dünyaya mahsustur, ölümle birlikte nihayete erer. Ahiret içinse, Rahîm sıfatının iktizası devreye girer. Orada rahmet sadece mü'minleredir.


Kaynak : sadakat.net


Berat Öz
5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 10:08

Osmanlı İmparatorluğu döneminde taziyelerde kullanılan bu sözle, ölenin müslüman veya gayrimüslim olduğu anlaşılıyormuş.

Ayrıca geçtiğimiz yıllarda TBMM'de bu sözle ilgili bir tartşma çıkmıştı.İsmet İnönü için "toprağı bol olsun" diyen Chp'li milletvekiline Ak Partili bir vekil sözün Osmanlı'da gayrimüslimler için kullanıldığını hatırlatmıştı.


En son Berat Öz tarafından Pts 18 May 2009, 10:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Korkut Varol

5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 10:09

Bence gereksiz bir ayrım.. Müslüman olsun veya olmasın; kimin Allah nezdinde daha iyi bir kul olduğuna biz karar verip ona göre dilekte bulunamayız diye düşünüyorum.
Bunu bilen sadece Allah'tır, o yüzden ben herkes için "Allah rahmet eylesin" derim. Dilek kısmı benden, gerekli icraat Allah'tan. Yoksa "şuna rahmet eyle, buna eyleme" gibi yönlendirici bir dilekte bulunmak tövbe ne benim, ne başkasının haddine düşmez.


A.A.ZORLU
5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 10:11

Ölen gayrımüslümler için Osmanlı dan kalma bir bir söz
İnanmayan insan için Rahmet dilemek caiz değildir


erkan
5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 10:15

Alıntı:
Bence gereksiz bir ayrım.. Müslüman olsun veya olmasın; kimin Allah nezdinde daha iyi bir kul olduğuna biz karar verip ona göre dilekte bulunamayız diye düşünüyorum.
Bunu bilen sadece Allah'tır

Ne demek bunu yalnızca Allah bilir? Çok klişe, tekrar edilegelen bir söylem. Birazda biz bilelim. Nedense dini konularda topu taca atmak için kullanılan "Allahla kul arasında" türü tabirlere sıkça rastlıyoruz. Eğer sözkonusu olan İslamsa bu dinin toplumsal tarafının ağır bastığını hatırlatayım. Ne demektir bu? Bilhassa dini ritüellerde müslüman cemaatin müslüman kişi hakkındaki zannı önem arz ediyor. Eğer sadece Allah bilseydi "Merhumu nasıl bilirdiniz?" sorusu havada kalırdı.


En son erkan tarafından Pts 18 May 2009, 10:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Hüseyin C

5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 10:17

Alıntı:
Bence gereksiz bir ayrım.. Müslüman olsun veya olmasın; kimin Allah nezdinde daha iyi bir kul olduğuna biz karar verip ona göre dilekte bulunamayız diye düşünüyorum.
Bunu bilen sadece Allah'tır, o yüzden ben herkes için "Allah rahmet eylesin" derim. Dilek kısmı benden, gerekli icraat Allah'tan. Yoksa "şuna rahmet eyle, buna eyleme" gibi yönlendirici bir dilekte bulunmak tövbe ne benim, ne başkasının haddine düşmez.


Rasulullah Efendimiz küfür üzere ölen bir yakını için "Eğer Allah yasaklamazsa ona mağfiret dileyecegim"(bk. Kurtubî, VNI/272) deyince şu âyet-i kerime nazil oldu: "Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra akraba dahi olsalar, müşrikler için mağfiret dilemek Peygambere ve mü'minlere yaraşmaz" (Tevbe (9) 113).

Münafıklardan Abdullah b. Ubey b. Selül'ün cenaze namazını Rasulüllah Efendimiz kıldırmıştı. (Kurtubî, VNI/218) (O münafıkları tanıdığı halde, siyaseten davranışta onları mü'minlerden ayırmıyordu). Bu konuda da şu âyeti kerime geldi: "Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma! Mezarı başında da durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Rasulünü inkâr ettiler, fasık olarak öldüler" (Tevbe (9) 84)

Bir müslüman ben böyle ayrım yapmam, müslüman olmayana da rahmet dilerim diyemez, Kuranda açık ayet var. Dileklerimiz "yönlendirici" değilki, haşa Allahı yönlendirmek kimin haddine.


Korkut Varol

5 yıl önce - Pts 18 May 2009, 10:23

Alıntı:
Eğer sadece Allah bilseydi "Merhumu nasıl bilirdiniz?" sorusu havada kalırdı.

Burada kavram çelişmesi var. Cemaate sorulan soru "Allah merhumu nasıl bilir?" diye bir soru olsa, işte o zaman havada kalırdı. Soru bizzat cemaate soruluyor, "nasıl bilirdiniz?" diye. Bizim bildiğimiz doğru olmayabilir. Biz, bildiğimizi beyan ile yükümlüyüz. Nasıl bildiğini beyan etmek cemaatten, yorumlayıp gereğini yapmak Allah'tan.

Alıntı:
Bir müslüman ben böyle ayrım yapmam, müslüman olmayana da rahmet dilerim diyemez, Kuranda açık ayet var.

Ben dilerim. Rahmet dilemenin günahı varsa da benim boynuma. Buna da sadece Allah karar verir.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET