1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2 |
 |
şükrü ince
12 yıl önce - Pzr 16 Oca 2011, 23:23
Mustafa arkadaşımın Gökgölü ile ilgili yazısı kısmen doğru.Bu gölün 30- 40 sene evvelki doğal hali tabiiki daha güzeldi.Ama daha sonra etrafına mülk sahipleri kavak ağaçları diktiler bu ağaçlarda gölü biraz daralttı ve kirletti.Sonra belediye burayı istimlak etti ve yeniden düzenledi.
Bu gölün suyu alttan kaynamakta ve sodalıdır.balık yaşamaz.Buradan çıkan suyla alt tarafta bir adet su değirmeni dönmektedir.Yani suyu boldur.
Ordu doğasıyla ilgili fındık ekimi dolayısıyla yapılan eleştiriye hiç katılmıyorum.Ordu arazisi genellikle engebeli arazidir ve bu arazi fındık olmasa her yağmurda heyelanla derelere ve denizlere inerdi.Fındık burada sadece ekonomiye katkı sağlamıyor nurada araziyide koruyor.Ben küçükken bizim oralarda fındık pek yoktu arazilere mısır ekilirdi haliylede her yağmurda arazi çoğu yerlerde göçerdi.Şimdi her yer fındık ve ormanlarla dolduğu için heyelanlarda çok azaldı.
|
 |
mustafagol
12 yıl önce - Pts 17 Oca 2011, 00:56
teşekkür ederim Şükrü abi bilgilendirdiğiniz için. Fındık hakkında söylediklerinize de katılıyorum, kabulümdür. Hatta Ordu ve Giresun için en ekolojik üründür fındık ve hiçbir ürünle kıyası da mümkün olamaz. Ormandan devşirilen arazi, fındık plantasyon ormanına dönüşmüştür. Heyelana etkisi olmaz, ancak yüzeysel erozyonu azaltmıştır. Hiçbirşeyi israf olmaz, yaprağından kabuğuna kadar heryeri kullanılır..Yıllarca Türkiye'nin tek ihracat gelir kaynağı fındık olmuştur.Yani fındığın bir suçu yok.
ANCAK : Fındığın bu özelliği devletin daima bir korumacılık olan taban fiyatı uygulamasına yol açmış, sonucunda ise alçaklardaki taban arazilerden tutun, Çarşamba delta ovasına kadar yatay, 1200 metrelerdeki Gürgentepe'ye, 1300 metrelerdeki Perşembe ve Çambaşı yaylalarının dibine kadar dikey yayılış göstermesine yol açmıştır maalesef. Bu yükseltiler fındığın doğal yetişme üst sınırlarının çok üstündedir ve üzerinde 5 cm toprak bulunmayan ama kendi halinde çalı çırpıyla, çimenle kaplı iken dengede olan bu yamaçlara bile fındık dikilmiş, yamaçların dengesi bozulmuş durumda.Bakın benim soyadım da göl. Fakat soyadımı aldığım göl bile 1950'lerde devlet destekli işgüzarlar tarafından önüne kanallar kazılıp boşaltılmış, yerine fındık dikilmiş. Hatta geçmişte orayı katledenler şimdilerde 20 yıldır göç edip gitmişler ama doğanın yerinde yeller esiyor. Benim içimi en acıtan ise, çevredekilerde hiç bu üzüntüyü görmemiş olmam. Yaşlı bir amcaya bile sordum geçmişte nasıldı diye. Nasıl yönlendirirsen öyle cevap veriyorlar. İlk sorduğumda "burda büyük bir göl vardı, geceleri kurbağa sesinden uyuyamazdık, hele sivriler parmak gibiydi Allah razı olsun, ismet paşa bir kanun çıkardı:Bataklıkları kurutma kanunu. Kurutana hem para verdi, hem kuruttuğu gölün arazisini.Burayı da mahmut kuruttu da rahata erdi köyümüz" dedi inanın. Maalesef, dünyevi çıkarmış, değerleri sıkarmış ! Sonra yönlendirdim, herşey değişti. "Çocukluğunda yüzermiydin orda" dedim. Gözleri gülümsedi, güldü, "yüzmem mi, manda güderdik, mandalarla birlikte yüzerdik, balık tutardık" dedi. "Keşke dursaydı, biz de görseydik, içinde yüzseydik" dedim, çok şaşırdı, "böyle daha iyi değil mi, bataklık yok, sivri yok, kurbağa sesi yok, çamur yok ! dedi. İşte böyle hikaye...Halk memnun ! (uzun yazdım, özür dilerim)
|
 |
şükrü ince
12 yıl önce - Prş 09 Hzr 2011, 23:28
(+)
|
 |
şükrü ince
12 yıl önce - Çrş 06 Tem 2011, 21:04
(+)
|
 |
Misafir 66f
7 yıl önce - Pts 05 Ekm 2015, 00:51
Bu gölün eski halinin fotografı yok mudur
|
 |
sayfa 2 |
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
|