Benim çıkardığım sonuç herkes acı çekmiş, zulüm görmüş, katledilmiş kimse kendini masum ilan edemez.
Sorunda burada Ermeniler bir kuzu misali masumları oynamaktalar,
diyorlarki Türklerin inkarcı tavrı bizi çileden çıkarıyor.
Biz Türkler de diyoruz ki Ermenilerin Türklere yaptıklarını inkar etmelerini kabullenmemiz mümkün değil.
Şimdilik kuyunun etrafında dolanıyoruz, bakalım kuyuya dalmaya kim cesaret edecek.
Bizim milletimiz böyledir. 100 önce Ermeni mallarına ne olduğu merak ederler. Ama aynı 100 yıl önceki Balkanlarda, Kafkaslarda Türklerin mallarına ne olduğunu nedense merak etmezler. Çünkü onların ilgi alanı Ermeni mallarıdır. Bu konuda meclisin yasa çıkardığını, malların korunduğunu ve bir kısmının varlıklarını geri aldıklarını, hatta geriye dönüp yerleştiklerini kendi milletimize bile anlatamıyoruz. Üstelik bu uygulama Balkanlarda ve Kafkaslarda bizim için yapılmamış birşey olmasına rağmen. Axe şirketine neden Ermenilerin dava açtığı ve bu davalar ile paralar kazandıklarınıda sormuyoruz. Sadece Ermeni mallarına ne oldu acep diyerek kendi mallarımıza ne olduğunu merak bile etmiyoruz. Onca insanımız ve şehitimiz bir tarafa.
İnsanlar, kendilerine acı veren şeyler karşısında ağlayabilir. Bunun için kimseye hesap vermek zorunda değillerdir.Kimse kimseye şuna ağla, buna ağlama, şunu sorgula, bunu sorgulama diyemez. Benim için, merhamet duygusu nefret duygusundan çok daha saygındır ve her insan tercihine göre merhamet duymakta, duygulanmakta sonuna kadar özgürdür. Nefret için ise, aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Vay onlara ki merhamet yanlarından geçmemiştir.
Benim en çok merak ettiğim konulardan birisi Ermenilerden kalan mal ve mülklere kimlerin sahiip olduğudur.
Arşivlerimizi açtık diyenler neden bu konudan hiç bahsetmezler, yoksa açıldığını iddia ettikleri arşivler sadece bizim lehimize olan kısımlar mıdır?
Ermenistan hükumeti lütfedip de arşiv incelemesini kabul ederse bu konuda aydınlanmamıza yardımcı olacaktır.
Alıntı:
İkinci merak ettiğim konu Edirne, Kütahya , Konya gibi Batı ve iç bölgelerde kalan yerlerde hiç bir Ermeni İsyancı olmadığı halde bu bölgede yaşayan Ermeniler neden tehcire tabi tutulmuştur?
Tehcirin amacı milli olmayan unsurların toplu halde bulunmalarını önlemektir. O günkü şartlar içerisinde gerçekleşen olaylara bakıldığında bu savın geçerliliği açıktır.
Alıntı:
Üçüncü bir konu suçlrın şahsiliği ilkesidir. Suça karışmayan insanları cezalandırmak hangi hukuk anlayışına sığar. Kitapta bunun yeri var mıdır?
Kitapta yoktur tabi de savaşta vardır maalesef. Trakyadaki, kırımdaki, balkanlardaki türklerin topraklarını terketmek zorunda kalmaları gibi. "İnsanlık adına" üzüleceksek bunların hepsine birden üzülmemiz gerekir.
Bir savaş sona erdiğinde çekilen acılar bir bütündür. Sadece tek tarafın acısı diye birşey olmaz.
Ermenistan hükumeti lütfedip de arşiv incelemesini kabul ederse bu konuda aydınlanmamıza yardımcı olacaktır.
Bunun Ermenistan hükümetiyle ilgisi yok. Biz kendi tapu kayıtlarımızı inceleyerekj, anayurdunu terketmek zorunda kalan Ermeni kökenli Osmanlı vatandaşlarının mülklerine kimlerin sahip olduğunu bir liste halinde yayınlayarak kendi kendimizle yüzleşebiliriz.
Alıntı:
Kitapta yoktur tabi de savaşta vardır maalesef.
Savaş suçları diye bir şey duydunuz mu hiç? Duymadınızsa, bu konuda bir başlık açabilirsiniz. Bilgilendiririz.
Alıntı:
"İnsanlık adına" üzüleceksek bunların hepsine birden üzülmemiz gerekir.
İnsanlığın ilkeleri, kişilere neye üzülüp neye üzülmeyeceğini belirlemek hakkını kimseye vermiyor. Bu, kişinin kendi tasarrufunda olan bir şeydir. Kimse kimsenin vicdanına hükmedemez.
Bunun Ermenistan hükümetiyle ilgisi yok. Biz kendi tapu kayıtlarımızı inceleyerekj, anayurdunu terketmek zorunda kalan Ermeni kökenli Osmanlı vatandaşlarının mülklerine kimlerin sahip olduğunu bir liste halinde yayınlayarak kendi kendimizle yüzleşebiliriz.
Ermenistan hükumeti, varsa eğer hakları gasbedilmiş Osmanlı devleti vatandaşı Ermenilerin haklarını, bizim “yanlı” araştırmacılarımızdan daha iyi korur, ayrıca arşiv ifadesi tapu kayıtlarını da kapsar. Belki farkında değilsiniz, burada yazdıklarım hak kaybına uğramış Ermenilerin lehine şeyler.
Demişim ki;
Alıntı:
"İnsanlık adına" üzüleceksek bunların hepsine birden üzülmemiz gerekir.
ve gelen cevap;
Alıntı:
İnsanlığın ilkeleri, kişilere neye üzülüp neye üzülmeyeceğini belirlemek hakkını kimseye vermiyor. Bu, kişinin kendi tasarrufunda olan bir şeydir. Kimse kimsenin vicdanına hükmedemez.
Alıntıma konu olan yazı nasıl ki kime “üzüldüğünü” belirtiyor, ben de aynı şekilde kime “üzüldüğümü” ifade ediyorum, fark nedir ki birincisi hakkında yapmadığınız bu yorum ikincisi için geçerli olsun?
Acı çeken iki tarafsa, ve bunun sadece bir tarafı ele alınıyorsa en azından adil değildir. Burada da “kendi tasarrufumla” bu acıların ortak üzüntü olduğu ifade ettim. Vicdanlara nasıl hükmettiğini anlamadığım ve hiçbir emir kipi içermeyen bu ifadeye
Belki farkında değilsiniz, burada yazdıklarım hak kaybına uğramış Ermenilerin lehine şeyler.
Söz konusu kişiler Ermenistan vatandaşı değil Osmanlı vatandaşıydı. Bu nasıl ırkçı bir anlayıştır k Ermeni kökenli oluşları onların haklarının savunulmasını hiç ilgileri olmayan Ermenistan devletinden bekliyoruz? Burada söz konusu edilen kendi vatandaşlarımızın malı mülküdür, 19l5'de ne olmuştu sorusu değil.
Alıntı:
Alıntıma konu olan yazı nasıl ki kime “üzüldüğünü” belirtiyor, ben de aynı şekilde kime “üzüldüğümü” ifade ediyorum, fark nedir ki birincisi hakkında yapmadığınız bu yorum ikincisi için geçerli olsun?
Fark şu ki, ben sizin üzüldüğünüz konularda tek bir kelime etmedim. Bunu aklıma bile getirmem. Herkes kayfine göre neye üzüleceğini seçmekte özgürdür.
Alıntı:
Kimse kimsenin vicdanına hükmedemez. diyerek savunmaya geçmek enteresan.
Niçin mi "kimse kimsenin vicdanına hükmedemez" diyorum?
Sürekli, şuna niçin üzülmüyorsun, buna niçin üzülmüyorsun dendiği için. Keyfim şuna değil de buna üzülmek istiyor, ne çare?
Söz konusu kişiler Ermenistan vatandaşı değil Osmanlı vatandaşıydı. Bu nasıl ırkçı bir anlayıştır k Ermeni kökenli oluşları onların haklarının savunulmasını hiç ilgileri olmayan Ermenistan devletinden bekliyoruz?
Bu öylesine “ırkçı” bir anlayış ki, Ermenistan devletinin ve ilgililerinin sürekli kaçındığının aksine burada araştırma yapılmasını, sonuçların değerlendirilmesini, varsa eğer hakları gasbedilen Ermenilerin (her ne devletin vatandaşı iseler fark etmez) tazminini teklif ediyor: )
Benim önerimle sizin habire cevap diye verdiğiniz şeylerin uzaktan yakından alakası yok, “ırkçı” sıfatı dahil.
Alıntı:
Sürekli, şuna niçin üzülmüyorsun, buna niçin üzülmüyorsun dendiği için. Keyfim şuna değil de buna üzülmek istiyor, ne çare?
Bunu doğrudan benim yazımdan yapılan alıntıya cevaben yazmışsınız, sürekli bunu diyenlere söylersiniz onu bir zahmet.
Kaldı ki sürekli bunu demiş de olabilirdim, bu da benim keyfim olurdu değil mi?
Bu öylesine “ırkçı” bir anlayış ki, Ermenistan devletinin ve ilgililerinin sürekli kaçındığının aksine burada araştırma yapılmasını, sonuçların değerlendirilmesini, varsa eğer hakları gasbedilen Ermenilerin (her ne devletin vatandaşı iseler fark etmez) tazminini teklif ediyor: )
Bizim tapu kayıtlarımızla Ermenistan'ın ne ilgisi var? Tapular bizim elimizde. Ermenistan'dan izin mi alacağız? İncelensin tapular, bir liste yapılsın. Tachir edilen vatandaşların malına kim konmuş görelim. Bu ayrı bir konu. Ermenistan bunda taraf olamaz.
Evet, tekrar ediyorum. Kimse kimsenin neye üzülüp neye üzülmeyeceğine karışamaz. Techir'den söz edilirken, Bulgaristan'dan göç edilenlerin de malı orada kaldı. Ona niye üzülmüyorsun, demek hem konuyu saptırmak hem de başkalarının duygularına karışmaktır. Bu keyfi olarak yapılamaz. İnsanlar ancak kendi duyguları konusunda keyfi davranabilirler.
Bunun Ermenistan hükümetiyle ilgisi yok. Biz kendi tapu kayıtlarımızı inceleyerekj, anayurdunu terketmek zorunda kalan Ermeni kökenli Osmanlı vatandaşlarının mülklerine kimlerin sahip olduğunu bir liste halinde yayınlayarak kendi kendimizle yüzleşebiliriz.
Bu mantıkla Balkanlardan, Kırım'dan Anadolu'ya göç etmek zorunda kalan (muhacir) adını verdiğimiz milyonlarca insanın tapu kayıtlarını da Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan vs... çıkarsın bu insanlara iade etsin.. Niye geçmiş yüzyılın hesabı sadece Türkiye'den soruluyor?! Dünyada herkes geçmişiyle yüzleşti de sıra Türkiye'ye mi geldi?
En son Turgay34 tarafından Cum 19 Mar 2010, 19:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi