Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ermeni Meselesi: Bütün Yönleriyle
« önceki   123 ... 303132 ... 606162   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
kilitli
sayfa 31
umutyolu
15 yıl önce - Pts 08 Ekm 2007, 16:44



umutyolu
15 yıl önce - Pts 08 Ekm 2007, 19:21

Alıntı:


GÖZLER ABD'YE ÇEVRİLDİ

08 Ekim 2007, Kaynak : Sabah

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Çarşamba günü öğleden sonra "Ermeni Soykırımı" tasarısını oylayacak. ..


Türkiye ve Bush Yönetimince sürdürülen girişimlere karşın Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Çarşamba günü yerel saatte 13.30'da "Ermeni Soykırımı" tasarını ele alacak.

Tasarıda ABD Başkanı, "ABD'nin dış politikasının, ABD'de Ermeni Soykırımı ile ilgili olarak belgelenen insan hakları, etnik temizlik ve soykırım konularına ilişkin uygun bir anlayış ve duyarlılık yansıtmasını sağlamaya çağrılıyor."
Bu arada, tasarının geçmesinin önlenmesi amacıyla Ankara, diplomatik ve diğer kanallardan çabalarını sürdürüyor.

Ankara'dan ABD'ye özellikle "İkili ilişkiler zor duruma girecek. ABD'nin çıkarlarına hizmet etmeyecek" uyarıları yapılıyor. Bunun yanı sıra "Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin daha ilerde normalleştirilmesi çabalarına sekte uğratılacağı"na da vurgu yapılıyor.

Tasarının Kongre tarafından benimsenmesi halinde Türkiye tarafından bazı yaptırımların uygulanabileceğini ima edilmekle birlikte bu konuda net olarak herhangi bir önlem telaffuz edilmedi. Buna karşın, Ankara'nın ABD'nin Irak ve Afganistan'daki operasyonlar açısından büyük önem taşıyan İncirlik Üssü'nün kullanımının kısıtlanabileceği belirtiliyor.



Alıntı:

SÖZDE TASARIYA ALTI MİSİLLEME

08 Ekim 2007, Kaynak : Sabah

ABD Temsilciler Meclisi Ermeni tasarısını kabul ederse Ankara altı misilleme yapacak..

1- ABD askerinin ihtiyaçları için İncirlik'ten geçiş izni verilmeyecek.

2- Irak'tan çekilirken Türkiye üzerinden geçişe izin yok.

3- NATO'da işbirliği ağırdan alınacak.

4- İran'la sıcak işbirliği yapılacak.

5- Savaş uçağı siparişi iptal edilecek.

6- Ortadoğu'da kilit rol üstlenen Türkiye buna son verecek.



Alıntı:


ERMENİ İDDİALARI TARİHÇİLERİN İŞİ

08 Ekim 2007, Kaynak : Yeni Şafak

Türkiye-ABD ilişkilerinde en kritik haftaya girilirken ABD Başkanı George W. Bush, Ermeni iddialarını soykırım olarak tanımlayan yasal düzenlemeye karşı olduğunu açıkladı. Bush, sözkonusu düzenlemeye destek vermediğini vurguladı. Fransız Basın Ajansı'nın haberine göre, Beyaz Saray sözcüsü Gordon Johndroe, Bush'un böylece Türkiye'nin konu hakkındaki tavrına destek verdiğini söyledi. Beyaz Saray sözcüsüne göre, Başkan Bush bu konunun yasamanın alanına girmediğini, tarihçilerce araştırılması gereken bir konu olduğunu belirtti. Sözcü, bu yönde bir kararın ABD'nin Türkiye ile olan ilişkilerini zedeleyebileceğini de söyledi. Bu açıklama, önceki gün Erdoğan'ın Bush'u arayarak bir telefon görüşmesi yapmasını takip ediyor. ABD Başkanı George Bush ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, telefonda Ermeni iddialarına ilişkin yasa tasarısı konusunu görüşmüştü. Erdoğan, görüşmede ABD Kongresinde ele alınması beklenen, Ermeni iddialarına ilişkin yasa tasarısının Türkiye-ABD arasındaki 'stratejik ortaklık ilişkisine zarar vereceğini' dile getirmişti.



Yukarıdaki haberlerde görüldüğü gibi ABD ile ilişkilerde kış başlamak üzere. Tabi kendisini demokrat olarak adlandıran ve tarihin ne olduğunu tam kavramamış bazı zihinler bizi ABD meclisinde yargılayacaklar. Bizi yargılayacak bu tipler nedense Irak ve Filistin içinde kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. Bu yıllardır önümüze konulan bir tehditti. Bu sefer kabul edilirse ABD'nin ve dolayısıyla Ermeni diasporasının elinde bize karşı artık kullanacağı birşey kalmayacak. Tabi kanıbozuk faşist diaspora bunu kullanarak diğer ülkelerinde bu yalanı kabul ettirmeye çalışacak. Ancak ortada bir gerçekler birde kuyruklu yalanlar var. Zaten bu yalan inanan ülkeler ile işimiz olmaz. En sonra Arjantin bu konuda tokatımızı yedi. İncirliğin kapanlaması ve ABD askerlerinin daha çok kayıba uğraması sanırım yeni yetme vekillerin akıllarını başlarına getirecektir. Tabi umarım bizde bunu yapacak siyasi kararlılık olur. Zaten bu karara rağmen en azından yukarıda yazılanların yapılması şarttır. Aksi takdirde kimliğimizden şüpheye düşeceğim artık.

Teşekkürler.


umutyolu
15 yıl önce - Sal 09 Ekm 2007, 15:03

Alıntı:
soykırımı zaten Türkler yapmadı ki!!! bunu herkes bilir... kürtler yaptı dedi"??? Ve Padişahın emriyle olmuş güya...


Bu konu gözümden kaçmış. Geçte olsa bilgim yettiğince ve dilim döndüğünce buna bir açıklık getirmek isterim.

Bu asılsız iddialar hep Hamidiye alaylarına yüklenir. Halbuki Hamidiye Alayları padişaha ve İslam'a saygılı ve devletin zor günlerde patlak veren Ermeni isyanlarını ve silahlı çeteleri bastırmak için kurulmuştu. Zira Ermeniler Doğu Anadolu'da Türk - Kürt - Arap ayrımı yapmadan bütün Müslümanları katlediyordu. Tabi Kaskaslarda katlettikleri onbinden fazla Yahudi'de var. Bilinen 532.000 Müslüman Ermeniler tarafından hunharca katledildi. Bu planlı ve programlı olduğu için asıl olarak bir soykırım girişimi olarak rahatlıkla görülebilir zira öldürülen insanlar silahsız, çocuk ve kadınlardı. Osmanlı'da Müslümanlar Türk - Kürt - Arap olarak ayrılmadıkları için bu 532.000 insanın içinde kaç bin tanesinin Kürt kökenli olduğu bilinmiyor. Ancak Ermenilerin Türklerle beraber Kürtleride hunharca katlettikleri büyük bir gerçektir. Bugün bazı dışarıda yaşayan Kürtler sırf bize karşı olmak ve zarar vermek için ve neyin ne olduğunu bilmeden soykırım olduğunu savunurlar. Oysa aynen Yahudilerde olduğu gibi Ermeniler Doğu Anadolu'da binlerce Kürt kökenli Müslümanı da katletti. Hem Türk hemde Kürt katledilenler cephede emperyalizme karşı savaşan askerlerin aileri idi. Sanırım bu bile bugün bir kısım Kürdün nasıl beyinlerinin yıkandığının açık bir kanıtıdır.

Şu Çılgın Türkler kitabından bakın bu alaydan nasıl bahsediliyor:

Alıntı:

Sultan Abdülhamid ise, kendi adını vererek kurduğu "Hamidiye Alayları" ile Kürtleri bölgede önemli bir askeri güç haline getirdi. Hamidiye Alayları özellikle Ermeni çetelerine karşı önemli başarılar sağladılar, I. Dünya Savaşı yıllarında ise — ki o zaman adları "Aşiret Alayları" olmuştu — Rus işgaline karşı direndiler.

Zaten genel olarak I. Dünya Savaşı'nda Kürtler imparatorluğa büyük bir sadakat gösterdiler. Doğu Anadolu'daki Osmanlı kuvvetlerinin büyük bölümü Kürtlerden oluşuyordu. Binlerce Kürt asker, Sarıkamış'taki Üçüncü Ordu'da, Çanakkale'de ve diğer cephelerde şehit düştü. Merkezi Elazığ'daki 11. Fırka (Tümen) ve merkezi Musul'da bulunan 12. Fırka Kürtlerden müteşekkildi.


Kısaca, Hamidiye alayları özellikle Ermeni çetecilere karşı büyük başarılar sağladılar. Düşmana karşı birlikte mücadele verdik. Bu anlamda biz yapmadık onlar yaptı demek hiç güzel bir durum değildir. Zaten söylenmesi gereken biz veya onlar değil, hiçkimse olmalıdır. Zira soykırım hiçbir zaman olmadı ki ne Türkler ne de Kürtler yapsın. Bazı insanlar bunun olduğunu sanmakta ve bu yönde fikirler üretmektedir. Önce gerçekleri kendimizin bulması, bilimsel ve tarihsel anlamda sonuçlara kendimizin ulaşması gerekir.

- Ortada soykırım veya niyeti var mıydı?
- İsyancı Ermeniler ne yapmaya çalışıyorlardı?
- Emperyalistler kimlere silah ve askeri malzeme dağıtıp kırdırma politikasını başlattılar?
- Yer değiştirme neden oldu ve sonuçları neden saptırıldı?
- Bugünkü Ermeni diasporasının amacı nedir? İddialarının ne kadarı bir temel dayanıyor?
- Bugün bunu bize karşı kullanmak isteyenlerin amacı nedir? Kendi arşivlerinde bu konu nasıl geçiyor?
- Ermeniler neden hiçbir zaman devlet olamadılar ve kimler onları kullandı?
- Fransa, Rusya' nın bu konudaki rolleri nedir?

İşte bu soruların cevapları oynanan oyunun ayrıntılarını çıkaracak. 1. dünya savaşında Ermeniler emperyalistler tarafından kullanıldılar ve sonra bir köşeye atıldılar. Rusya hemen Ermenistan'ı işgal etti ve 1991 yılına kadar sömürdü. 1991 yılnıda bağımsız kalan Ermenistan Azerbaycan'a saldırdı ve topraklarının %20 ni işgal etti. Bugün sahte Ermeniler çeşitli ülkelerde altın çağlarını yaşadıkları ve belkide varolmalarının en büyük nedeni olan Osmanlıya karşı ahlaksız, yalan ve çirkin iftiralar çıkarmak için uğraşıyorlar. Yıllardır aynı planı bazı karanlık eller Türkler ile Kürtler arasında da deniyorlar.

Varın gerisini siz düşünün... nasılsa hepimiz bu kirli oyunun içinde yaşıyoruz.

Teşekkürler.


Murat Kandemir
15 yıl önce - Pts 22 Ekm 2007, 18:58
Bizi kim anlayacak


Alıntı:
Ahmedinecad, iki günlük ziyareti kapsamında, Ermenistan Parlamentosu'na da hitap edecek. İran Cumhurbaşkanı'nın soykırım anıtını da ziyaret etmesi bekleniyor.


http://www.cnnturk.com/DUNYA/haber_detay.asp?PID= ...rID=399608


umutyolu
15 yıl önce - Pts 22 Ekm 2007, 19:26

Alıntı:
Bu meselede sesimizi duyuramadığımız ne kadar da kendini belli ediyor. İran'ın cumhurbaşkanı Ahmedinecad Ermenistan ziyareti sırasında soykırım anıtını da ziyaret edecekmiş. Hadi Ermenistanın Türkiye'ye düşman politikasına aldırmıyor ve işbirliği yapıyorsun, ama hiç mi Türk tezlerini dinleme ihtiyacı duymuyorsun dost ülkenin başkanı?


Bir Müslüman olarak ve dini kurallarla yönetildiğini iddia ettiği bir ülkenin başkanı olarak, eğer gidip Müslümanların ölülerine küfür - hakaret edilen o anıtı ziyaret etmeyi midesi kaldırıyorsa, kendisi bilir. O anıt suçsuz ve masum Ermenilerin temsil ettiği kadar Anadolu'da 532.000 Müslümanı katleden ve Kafkaslarda 2.5 milyon Azeriyi yokeden katilleride temsil etmektedir. Kısaca o anıtta müslümanlar değil sadece kendileri vardır ve bu haksızlık bugünkü yalan propagandaların ve iftiraların temelidir. Ahmedinijad'ın kuş beyni aldığı radyasyondan bunu algılamayabilir.

Tabi gelmişken birde Hocalı zaferininin(!) anıtını da ziyaret etmeyi unutmasın. 5 yaşındaki kız çocuğuna zorla tecavüz eden, hamile kadınların karınlarını deşen, silahsız masum insanları kurşuna dizen Ermenilerin resmine de doya doya baksın.

Teşekkürler.



nebi

15 yıl önce - Pts 22 Ekm 2007, 21:11



Murat Kandemir
15 yıl önce - Pts 22 Ekm 2007, 21:22

Alıntı:
nebi:

Yahudi soykirimini kabul etmeyen adam, bunu kabul ederse, artik soyleyecek soz kalmaz.Hersey ortaya çikar.


Demek ki İran soykırım iddialarına tamamıyla siyasi açıdan yaklaşıyor, ciddi bir samimiyet sorunu var. Yakında İran ile göreceli iyi giden ilişkilerimiz herhangi bir sebeple bozulursa İran gözünü kırpmadan demek ki Türkler soykırım yapmıştır diyebilir. Bizim diplomasimizede gerçekten alkış tutmak lazım.

Bizim hariciye beyefendilerden oluşuyor zannedersem, biraz köşklerinden çıkıp görev yaptıkları ülkelerin halkları ile irtibata geçip lobi faaliyetlerine başlasalar, ülkemin çıkarları için yerine göre hoşlarına gitmeyen işlere biraz daha girseler iyi olacak.


umutyolu
15 yıl önce - Pts 22 Ekm 2007, 23:46

Alıntı:
Demek ki İran soykırım iddialarına tamamıyla siyasi açıdan yaklaşıyor, ciddi bir samimiyet sorunu var. Yakında İran ile göreceli iyi giden ilişkilerimiz


Sevgili Murat Kandemir,

Sadece İran değil diğer bütün hepsi konuya siyasi rant ve potansiyel olarak ele alıyorlar.

Ahmedinijad'ın Türk dostu olması yada olmaması hiç önemli değil. Bir Müslüman olarak ilk önce Müslümanlara hergün lanetler edilen bir yere gitmesi tek kelimeyle aptallıktır. Herşeyi bırakın, İran'da 32 milyon Azeri Türkü yaşıyor. O anıt yıllarca Azerilere yapılan soykırımın ve katliamların Ermenilerce dikilmiş bir zafer işaretidir. Hiç kimseden utanmıyorsa kendi ülkesindeki Azeri kardeşlerinden utansın. Tabi kendisinden başkasının görebiliyorsa.

Teşekkürler.


Murat Kandemir
15 yıl önce - Sal 23 Ekm 2007, 10:29
Ermeni sorunlarına karşı politika ihtiyacımız




umutyolu
15 yıl önce - Sal 23 Ekm 2007, 13:11

Alıntı:
Her konuyu ben hem karşı taraftan hemde bizim taraftan değerlendirmeye çalışıyorum, böylece bizim yapabileceğimiz, ilerleyebileceğimiz bir alan var mı onu görmeye / göstermeye gayret ediyorum. Bu konu da siyasi bir konuysa, daha kolay çözülebilecek bir konudur (yani tarihi husumet tarihten hesap sorma vs gibi konuların yanında). Bir yandan Amerika soykırımı tanıyor diye ayağa kalkıyoruz haklı olarak, ama bir yandan bu tanınmaların ön adımı olan bu tür hareketlere (Ahmedinejat'ın Ermenistan'ı ve soykırım anıtını ziyareti) ses çıkartmıyoruz. Bu da bizim politikasızlığımızı gösteriyor gibime geliyor. Yani bizim açımızdan da konu epey bir tartışmalı durumda. Şunları söylüyor olabilmemiz lazım bu meseleler ile ilgili olarak:


Güzel bir noktaya değinmişsiniz. Bu knouda devlet yıllardır bir politika geliştiremedi. Daha doğrusu birkaç kişi haricinde hiçkimse bu konuya eğilmedi. 1970 öncesi ise konu çok daha vahimdi. Dönemin bazı yetkilileri buna tümden karşı çıktılar, böyle birşey olmadı dediler. Oysa Anadolu'da çok kanlı bir savaş oldu, insanlar öldü ve bu kanlı savaşın faturası olarak koskoca Osmanlı yıkıldı. Bu savaşta kimse ölmedi, böyle birşey olmadı demekle Osmanlı zamanındaki "bu şeytan işidir" demek arasında hiçbir fark yok. Zira ikiside bu milleti yanıltmış ve oldukça zaman kaybettirmiştir.

1915 ve öncesinde başlayan Ermeni hareketlerini neler olduğunu, ne gibi isyanlar olduğunu, Osmanlı padişahına bombalı saldırıyı kimlerin yaptığını, Osmanlı bankasını kimlerin bastığını (Osmanlı bankası devletin hazinesiydi) ve techirin neden zorunlu bir hale geldiğini şimdiye kadar herkeze anlatmamız gerekiyordu. Şimdi anlatmaya çalışıyoruz ancak bu sinek vızıltısı gibi kalıyor çünkü Ermeniler yıllardır bunun üzerinden kampanyalar işletmişler ve yalan - dolan, gerçekle alakası olmayan bir sürü hikayeyi insanlara inandırmışlar.

Bugün herhangibir forumda insanlara "soykırım olmamıştır, bu bir savaştı her iki taraftanda çok insan öldü, ama devletin niyeti veya politikası soykırım değildi" dediğiniz zaman kimse bunu inandırıcı bulmuyor. Ancak önlerine belgeler koyuyorsunuz ve konuyu tarih çercevesinde güçlü bir şekilde savunuyorsunuz, ancak böyle biraz yol alınabiliyor. Zira işin içinde din faktörüde mevcut.

Alıntı:
Bu olayların 1. dereceden tarafları kimlerdir? Sadece Ermenistan mı yoksa o yıllarda Ermenilere yardımda bulunmuş bulunan İngiltere, Fransa, ABD, Rusya'yı da 1. taraf olarak görecek miyiz? Bu 1. taraflar ile ilgili bizim politikamız nelerdir, ne şekilde davranacağız? Yakınlaştırıcı mı, yoksa hesaplaşma içersine girebileceğimiz bir şekilde mi?


Bu konu Türkiye ile Ermenistan arasındadır. Diğerlerinin bu konuya bulaşması ve kendilerin hakim ilan etmeleri abesle iştigaldir. Biz Ermenistan'a defalarca tarihçiler konseyi çağrısını yaptık, defalarca bunu dile getirdik.

Hatta Alpaslan Türkeş'in etkili olduğu zamanlarda ortaya çok güzel bir fikir atılmıştı. O sırada Ermenistan devlet başkanı Ter Petrosyandı. Bu kişi şimdiki Koçaryan gibi katil ve sapık ruhlu birisi değil, tam tersi komşuluğa ve uzlaşmaya yakın bir insandı. İşte bu plana göre Türkiye - Ermenistan sınırının tam 0 noktasına büyük bir anıt yapılacaktı. Bu anıtın Ermenistan'a bakan kısmında Ermenice ve Türkçe "Birinci dünya savaşında size verdiğimiz acılar için sizden özür diliyoruz" yazacaktı. Aynı şekilde Türkiye'ye bakan kısmında da Ermenilerin "Birinci dünya savaşında size verdiğimiz acılar için özür diliyoruz" yazacaktı. Bu konuda antlaşma sağlanmıştı ve konu kökünden, iki halkı yakınlaştıracak şekilde çözülecekti. Ama Rusya öyle bir oyun oynadı ki bırakın anıtı üstüne birde Hocalı soykırımının olmasına ve Azeri topraklarının %20'nin işgaline varan bir süreci başlattı. Tabi olarak ilk önce Ter Petrosyan'ı indirip yerine katil Koçeryan'ı çıkardı. O katil oraya çıkmadan önce Ermeni meclisini adamlarına bastırıp vekillerini öldürttü. Sonrada kin ve yalan politikasına daha çok ağırlık vererek Rusya'nın uydusu haline geldi. Bugün Ermenistan'da güvenlik işini, sınır kontrollerini, askeri birimleri hep Ruslar yönetiyor. Kısaca bu iş eğer gerçekten Türkiye - Ermenistan konusu olsa ve 3. devletler emperyal düşünceleri dolayısıyla uzaklaştırılsa konu köklübir şekilde çözülecek. Çünkü Ermenilerde bunun bir savaş olduğunu ve hem Anadolu'da hemde Kafkaslarda binlerce - milyonlar Müslümanının öldüğünü biliyorlar. Ancak Koçeryan gibi sapık ve Rus yanlısı tipler Ermenistan'ın başında olduğu sürece bu konunun böyle bir ortama oturması ve dolayısıyla çözülmesi imkansızdır.

Alıntı:
Bu olayların 2. derecede tarafları kimlerdir? Yani bugünlerde meclislerinden birer birer soykırım tasarıları geçiren ülkelere (hiçbir Ermeni diasporası olmayan ve insani açıdan yaklaştıklarını ileri süren ülkere) ne şekilde yaklaşacağız ki bu durumda İran bu ülkelerin arasında bulunuyor? Bunların hepsinin ötesinde diasporadaki Ermenilere ne şekilde yaklaşacağız?


Sevgili Murat,

Bu ülkelerin aldıkları kararlar ve politikalar kendilerini bağlar. Biz bu konunun diğer asıl tarafı olarak birşey kabul ediyor muyuz? Bu kararı alan ülkelerin yargıçlık yapacak bir ehemniyeti mevcut mudur? Kim onlara böyle bir görev vermiş yada 1915 yılında bunlar neredeymiş ve bu konunun neresindeler. Bir Venezuella, bir Arjantin bu konunun neresinde olabilirler? Bunlar tamamen din bazlı ve kandırma üzerine oturtulmuş politikalar.

Diğerlerine bakarsanız zaten Anadolu'yu işgal eden emperyalistler olduğunu görürsünüz. Bunların içinde yalnızca Almanya'nın aldığı karar Almanlar için çok utanç vericidir. Zira Almanya ile müttefiktik ve Osmanlı onun gönderdiği gemilerin Rusya'yı vurması sonucu savaş girdi. Kısaca Osmanlı'nın ipini Almanya çekti. Ama bu Almanlar utanmadan (ki yahudileri yokederkende utanmamışlardı) bizim hakkımızda böyle bir yasa çıkardılar. Bunun için Almanların yaptığı şey Almanların belki Yahudilere yaptıkları kadar utanılacak birşeydir. Siz içinizden Hitler gibi bir katil çıkarıyorsunuz, 6 milyon Yahudiyi fırınlarda yakıyorsunuz, öldürüyorsunuz sonra kalkıp bize "sizde Hitler gibisiniz" anlamında bir yasa çıkarıyorsunuz. Dünyada Almanlar hariç hiçbir milletten Hitler gibi birisi çıkamaz. Hitler Almanya'ya özeldir ve sonsuza kadar öyle kalacaktır. Başka bir emsali ve benzeri yoktur.

Alıntı:
Bunların hepsinin devlet katında bir cevabının olması lazım, bu cevabı oluşturmak içinse bence bizimde bu konularda biraz daha bilgili olmamız gerekiyor. Çünkü soykırım olmamıştır diye yola çıkıldığında karşı tarafı ikna imkânınız bir anda sıfırlanıyor (inkarcı oluyorsunuz). Bu konuda ılımlı bir yaklaşım sergilememiz gerekiyor. Çünkü haklı olanın, kendisine güveni olanın göstereceği tarzdan yaklaşım değil karşı tarafa (3. taraflara) birşeyleri anlatırken kızgınlık göstermek.


İnkarcı ama neyin inkarcısı? Ben bunu forumlarda çok duydum, bana bunu söyledikleri zaman "evet ben Ermeni yalanının inkarcısıyım" dedim. Bu konuda belki en doğru olan şey bu, Ermeni yalanının inkarcısı olmak. Bende inkarcıyım ve Ermeni yalanının asla kabul etmiyorum. Eğer bunun ismi deniest ile ben oyum.

Alıntı:
Bunları yazdıktan sonra, benim kişisel görüşüm, 1. taraflar ile diyaloğu sağlamak gerçekten çok zorlu. Kendilerine soykırım yapmış ve öncelikle karşı taraftan özür bekleyen ve o özrü duymadan hiçbir açılım göstermeyecek bir tarafla karşı karşıyayız. Kendilerine gidelim tarafsız araştırmacılara bırakalım bu işi demek sonuç alınacak bir yaklaşım değil. Böyle birşey yapacak karşı tarafta ne bir politikacı ne de lider bulabilirsiniz. Bu biraz bize, gidin pkk ile diyaloğa girin demek gibi algılanacak birşey. O yüzden, 1. taraflar ile bu meseleyi konuşmak biraz anlamsız enerji kaybı gibime geliyor.

2. taraflara gelince. Bu ülkelerde bu konuya Ermenilerin kendi tezlerini anlatmaları sonucu ister istemez bir ilgi oluşmuş durumdadır. Bu ilgi varken, bizimde kendilerinden toplantı talep edip, bire bir konuları konuşarak, sorulara anlamlı anlaşılacak cevaplar vererek iknaya girişmemiz gerekiyor. Tek taraflı ikna hareketleri yeterli gelmiyorsa, başka yollar denememiz ama mutlaka bu konuya konsantrasyon ve enerji harcamamız gerekiyor. Gerekiyorsa, yerel dernekler, araştırma kurumları, think-tanklar ile bu konuları ikna edici yaklaşımlarla hareket etmemiz gerekiyor. Bu noktalarda zaten ister istemez olayın 1. tarafları ile karşı karşıya kalınacaktır ve orada bu sefer dinlemeyen, kabul et yoksa inkarcı olursun politikasında olanlar ile gerçek diyalog şansı doğabilir. Değilse de mutlakal gene başka yollar denenmelidir.


Ter Petrosyan devrinde yukarıda bahsettiğim proje bile iki halkın tekrar birleşmesini ve tarihsel bu acıları bir kenara bırakmasını sağlayacaktı. Ama emperyalistler bugün olduğu gibi dünde bunu bozdular. Şimdi Ermenilerin rüyalarını büyük tazminatlar süslüyor. Zaten baştan beri fanatiklerin e diasporanın amcı buydu. Para ile bir millet ölülerini ne kadar satarsa işte diaspora Ermenilerinide bunu böyle yapacaktır. Bugün bile bu yalan ve temelsiz iddialar üzerinde çok büyük paralar kazanan bir kesim var. Ermenileri bir yana bu yalanın üzerine kitaplar yazan ve kendisi tarihçi diye gösteren bir sürü züppe dolaşıyor.Bu işten büyük paralar kazanıyorlar ve hatta kimisi tarihçi bile olacak zekaya sahip olmadığı halde tarihçi diye ortalıkta geziniyor. Tabi işin cd, rozet, kitap gibi kısmıya hatırı sayılır servete sahip olanlar yine az değil.


Alıntı:
Tüm bunlar zaten yapılıyor deniyorsa, o zaman sonuç nerede denebilir. Ya da yapılanların demek ki gözden geçirilmesi ve güncel politikalar ile desteklenmesi gerekiyor. Yapılmıyorsa, bugünden tezi yok bunlara kaynak ayrılması ve irade gösterilmesi gerekiyor.

En kötü politika bile politikasızlıktan iyidir, ama bu konuda özellikle başarılı bir politika yürütmek zorundayız. Bu çünkü anlımıza bir yapışınca kolay kolay çıkmayacak ve sonrasında da maddi açıdan altından kolay kolay kalkamayacağımız bir külfet getirecek bir mesele. Durum yani ciddi.


Bu işin çözümü bilimdedir. Bilimsellik ve tarih olmadan bu konuda yapılan şeylerin bir geçerliği yoktur. Ermeniler şu anda bunu yaymaya ve kandırmaya çalışıyorlar ancak resmi olarak böyle birşey yok ve olması içinde mutlaka bilimin olması şart. Suçlanan bir kişinin suçu ispat edilinceye kadar suçsuzdur. Ermeni neyi ispat edebiliyor bize karşı? Hiçbirşey! İşte gerek adalet için ve gerçeklerin ortaya çıkması için daha çok bastırılması ve konunun bilimselliğe dökülmesi şarttır. Bugün böyle bir kurul toplansa kesinlikle Ermenilerin haksız iftira ve yalan söylediğini ortaya çıkardı. İşte iş konuyu bu pozisyona çekebilmekte.

Teşekkürler.



sayfa 31
« önceki   123 ... 303132 ... 606162   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET