ALPEREN Burada yazıyor Arapkir tarihinden bir kesit.Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
Fırat University Journal of Social Science
Cilt: 15, Sayı: 2, Sayfa: 385-412, ELAZIĞ-2005
17. YÜZYILIN ORTALARINDA ARAPGİR SANCAĞINDA
İSKÂN VE NÜFUS (1643 TARİHLİ AVÂRIZ-HANE
DEFTERİNE GÖRE) F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi 2005 15 (2)
388
I. ARAPGİR SANCAĞININ İDARÎ YAPISI VE COĞRAFÎ SINIRLARI
Arapgir bölgesi, İran ve Bizans hakimiyetlerinden sonra, 11. yüzyıl sonlarında
Selçuklular’ın ve 15. yüzyıl başlarında da Timurlular’ın hakimiyetine geçmiş, Yavuz
Sultan Selim’in İran seferi sırasında 1515 yılında ise Osmanlı topraklarına katılmış
5
ve
Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne dahil edilmiştir6
. Nitekim, 1522 yılında Arapgir sancağı
idarî bakımdan Diyarbekir Beylerbeyiliğine tabi olup, bu zamanda Kara Mustafa Bey adlı
bir sancakbeyinin yönetiminde bulunuyordu7
. Aynı idarî yapı 1527 yılında da devam
etmekteydi8
.
Arapgir sancağını 1548 yılında bu defa Rum (Sivas) eyaleti sancakları arasında
görmekteyiz9
. 1631 yılında Ahmed Bey’in idaresinde bulunan Arapgir sancağı yine Sivas
adıyla da bilinen Rum eyaletine tabi idi10. 1653 yılında Sofyalı Ali Çavuş tarafından
hazırlanan Kanunnâmede de Arapgir, Sivas eyaleti sancakları arasında yer almaktadır
11.
1846 yılında Harput eyaletinin kurulmasına kadar bu idarî statüsü devam eden Arapgir12,
bu zamanda Eğin kazası ile birlikte, Harput sancağına dahil edilmiştir13. 1876 yılında
Ma‘muratü’l-Aziz Mutasarrıflığı’nın kurulmasıyla Ma‘muratü’l-Aziz sancağına, 1878
yılında Ma‘muratü’l-Aziz Vilayeti’nin kurulmasıyla da bu yeni vilayetin sınırları
içerisinde yer almıştır
14.
Arapgir’in Osmanlı döneminde hazırlanan ilk tahrir defterinden anlaşıldığına göre,
1518 yılında sancağın Dağ-ili15, Eğin16, Ak17, Söğüt-Abad18, Ağın
19 ve Meşkir20 olmak üzere 6 nahiyesi vardı. Fakat, söz konusu defterde çoğu köylerin hangi nahiyelere tabi
oldukları zikredilmediği için, bu konuda kesin bir tespitte bulunmak pek mümkün
olmamaktadır. Arapgir sancağında bu zamanda toplam olarak 1 şehir (nefs-i Arapgir) ile
118 köy ve 13 mezraa yer almaktaydı
21.
1530’da ise Arapgir sancağında 1 kaza (Arapgir kazası) ve 1 şehir (nefs-i Arapgir)
ile kaza dahilinde toplam olarak 153 köy ve 61 mezraa yer alıyordu22. Fakat, bu defterde
köylerin nüfusunu teşkil eden fertler ismen yazılmayıp sadece toplam sayıları hane ve
mücerred olarak verildiği için, hangi köylerin Müslüman ve hangilerinin gayr-i Müslim
olduğunu tespit etmek mümkün değildir. Ayrıca, köylerin tabi olduğu nahiyeler de
zikredilmemiştir.
1643 yılında Arapgir sancağı Arapgir ve Eğin olmak üzere iki kazadan meydana
geliyordu. 1518 tarihli Tahrir Defteri’nde yer alan Dağ-ili, Ak, Söğüt-Abad, Meşkir ve
Ağın adlı nahiyeler bu zamanda artık mevcut olmayıp, bunlardan Ağın ve Meşkir Arapgir
nahiyesinin iki ayrı köyünü teşkil etmekte idiler23. Sancağın kazaları olan Arapgir ve
Eğin’in her biri kaza merkezi olan bir kasaba ile onun çevresinde yer alan ve aynı ismi
taşıyan bir nahiyenin teşkil ettiği muhtelif sayıdaki köylerden müteşekkildi. Dolayısıyla,
sancak merkezi olan Arapgir kazası Arapgir kasabası ile Arapgir nahiyesinden, Eğin
kazası da Eğin kasabası ile Eğin nahiyesinden meydana geliyordu24.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasından sonra Arapgir ve Eğin’in yer
aldığı bölgenin idarî yapılanmasında önemli değişiklikler meydana geldi. Eğin’in adı
kasaba halkının isteği üzerine 21 Ekim 1922’de Bakanlar Kurulu’nun kararıyla Kemaliye
olarak değiştirildikten sonra, 1926’da Malatya iline, 11 Mayıs 1938 tarihli kanunla da
Erzincan iline bağlandı
25. Arapgir kazası 1928’de Malatya iline bağlandıktan26 sonra 16.
ve 17. yüzyıllarda Arapgir kazası köylerinden olan Ağın
27 da 1954 yılında müstakil ilçe
yapılarak Elazığ iline bağlandı
28. Yine, 17. yüzyılda Eğin kazası köylerinden olan İliç29,
1938’e kadar Kemaliye’ye bağlı bir bucak merkezi iken, bu tarihte demiryolunun İliç’den F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi 2005 15 (2)
390
geçmesi üzerine, Kuruçay kaza merkezi İliç’e taşınarak burası yeni kurulan ilçenin
merkezi olmuştur30.
Bu gelişmelerden sonra bölgenin köy dağılımı da yeniden düzenlenmiş, 17.
yüzyılda Arapgir kazasını teşkil eden köylerin önemli bir kısmı Elazığ’ın bir ilçesi olan
Ağın’a, bir kısmı da Malatya’nın bir ilçesi olan Arguvan ile yine Elazığ’ın ilçelerinden
olan Keban’a dahil edilirken, bazı köyler de 1974 yılında hizmete girmiş olan Keban
Baraj Gölü’nün altında kalmıştır
31. Eğin’in bir kısım köyleri ise yine Erzincan’a tabi bir
ilçe olan İliç’e bağlanmıştır.
Öte taraftan, 17. yüzyılda Arapgir sancağını teşkil eden kazaların ve sancak
sınırlarının belirlenmesi de tarihi coğrafyamız açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bu
cümleden olarak, 1643 yılında Eğin kazasının sınırları kuzeyde bugünkü İliç ilçe
merkezini de içine alarak Karasu nehrine dayanıyordu. Bu nehrin öte tarafında ise Kemah
sancağı arazisi yer alıyordu. Bugünkü Kemaliye’nin Başpınar bucağı ve köyleri 1643’de
Eğin kazasına tabi değildi. Eğin’in doğusundaki Halmüge ve Sarı adlarını taşıyan çaylarla
Eğin kazası ve Arapgir sancağından ayrılan bu bölge Çemişgezek sancağı arazisi
içerisinde yer alıyordu32.
Arapgir kazası ise Malatya’nın bugünkü Arapgir ilçesinin tamamı ile Arguvan
ilçesinin bir kaç köyünü ve Elazığ’ın bugünkü Ağın ilçesinin tamamı ile Keban ilçesinin
birkaç köyünü içine aldığı gibi, kuzey sınırı da bugünkü Kemaliye ilçesinin Dutluca
bucağını tamamen içine alarak kuzey-doğu istikametinde Karasu nehri ile buraya akan
Olukman çayına kadar uzanıyordu.
1643 yılında Arapgir sancağının doğu sınırı Karasu (Fırat) nehrine dayanıyordu ve
nehrin öteki yakasında Çemişgezek sancağı arazisi yer almaktaydı
33. Fırat nehri Keban’ın
kuzeyinde bir yay çizdikten sonra güneye doğru akmaya devam ettiği için, bu arada,
bugün Keban ilçesine tabi olan Denizlü (Denizli) ve Nimri (Pınarlar) adlı köyleri de içine
alarak sancağın kısmen güney sınırını belirliyordu34. Bundan sonra, sancak sınırı kuzeye
Çk uzun yazıyorda en belirg,n bölümünü paylaşıyorum...
Arapgir Standı Büyük İlgi Gördü
Arapgir Standı Büyük İlgi Gördü
13.10.20190
Malatya Dernekler Federasyonu tarafından İstanbul’da düzenlenen 3. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri etkinliğine Arapgir damgasını vurdu.
İstanbul Yenikapı’da devam eden 3. Malatya Tanıtım Günleri’nde yer alan Arapgir Belediyesinin standı büyük ilgi gördü.
Malatya’nın tarihi ve turistik yerleri ile yemek kültürü tanıtıldığı etkinliğe Arapgir Belediyesi’de katılarak ilçenin zengin mutfak kültürü ve yöresel yemeklerinin de tanıtımını yaptı.İstanbul’dan ve çevre illerden Yenikayı’ya gelerek Arapgir standını ziyaret eden katılımcılar Arapgirli mahalli sanatçıların cümbüş eşliğinde seslendirdiği yöreye ait türküler eşliğinde mor reyhan çayı içerek unutulmaz anlar yaşadı.
Etkinliği değerlendiren Arapgir Belediye Başkanı Cömertoğlu, “Arapgir olarak biz Malatya’nın tarih ve kültür mirasında önemli bir şehiriz. Biz buraya ürünlerimizle, kültürlerimizle geldik. Görevimiz yönetmeye çalıştığımız toprağımızın, insanımızın ortaya çıkardığı bütün değerleri gurbette yaşayan hemşehrilerime tanıtmak. Bizler gurbetten sılaya olan özlemimizi İstanbul’da ki hemşehrilerimizle paylaşıyoruz. Arapgir hasreti çeken hemşehrilerimizle de bir araya gelerek kısa bir sürede olsa onları evlerinde hissetmelerini sağlamış oluyoruz.Başta Köhnü üzümü ve reyhan çayı olmak yaptığımız yöresel ikramlarla ilgi odağı haline gelen standımızda, etkinlik boyunca Arapgir musiki ekibi de olağan üstü gayret göstererek misafirlerimize yöresel müzik ziyafeti sundular.Programın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Arapgir Belediyesi
16 saat ·
İstanbul'daki Tanıtım Günlerine Arapgir damgası
Malatya Dernekler Federasyonu tarafından İstanbul'da düzenlenen 3. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri etkinliğine Arapgir damgasını vurdu.
İstanbul Yenikapı'da devam eden 3. Malatya Tanıtım Günleri'nde yer alan Arapgir Belediyesinin standı büyük ilgi gördü.
Malatya'nın tarihi ve turistik yerleri ile yemek kültürü tanıtıldığı etkinliğe Arapgir Belediyesi'de katılarak ilçenin zengin mutfak kültürü ve yöresel yemeklerinin de tanıtımını yaptı. İstanbul'dan ve çevre illerden Yenikapı'ya gelerek Arapgir standını ziyaret eden katılımcılar Arapgirli mahalli sanatçıların cümbüş eşliğinde seslendirdiği yöreye ait türküler eşliğinde Köhnü Üzümü ve Mor Reyhan Çayı içerek unutulmaz anlar yaşadı.
Etkinliği değerlendiren Arapgir Belediye Başkanı Cömertoğlu, "Arapgir olarak biz Malatya'nın tarih ve kültür mirasında önemli bir şehiriz. Biz buraya ürünlerimizle, kültürlerimizle geldik. Görevimiz yönetmeye çalıştığımız toprağımızın, insanımızın ortaya çıkardığı bütün değerleri gurbette yaşayan hemşehrilerime tanıtmak. Bizler gurbetten sılaya olan özlemimizi İstanbul'da ki hemşehrilerimizle paylaşıyoruz. Arapgir hasreti çeken hemşehrilerimizle de bir araya gelerek kısa bir sürede olsa onları evlerinde hissetmelerini sağlamış oluyoruz. Başta Köhnü üzümü ve reyhan çayı olmak yaptığımız yöresel ikramlarla ilgi odağı haline gelen standımızda, etkinlik boyunca Arapgir musiki ekibi de olağan üstü gayret göstererek misafirlerimize yöresel müzik ziyafeti sundular. Programın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.