1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
adnann02
14 yıl önce - Pzr 10 May 2009, 20:20
Ahmet Bey'den
| Alıntı: |
| Dediginiz genel manada dogrudur, ancak unutmayin ki milliyetçilik akimi buralara ugramasaydi, buyuk ihtimalle biz Milli Mucadele'yi baslatmamis ve su anda Yunanistan'in bir bolgesi konumunda olacaktik, bunu da hatirlamak gerekir. |
Aslında bu, başlıktaki konunun dağılmaması için başka bir başlıkta tartışılabilir ancak kısa bir cevap vermek istedim. Bizim milli mücadelemizin temelinde ırki bir milliyetçilik yatmamaktadır. Öyle olsa idi Güneydoğu'da Fransızlara ve İtalyanlara karşı Kürtlerle birlikte savaşmamız söz konusu olmazdı. Yine Türk ırkına özgün bir mücadele olsa idi Pakistanlı kadınlar kollarındaki bilezikleri çıkarıp vermezlerdi. Bizim mücadelemiz temelde Osmanlı ve müslümanlık kavramlarına dayanıyordu. Milliyetçilik akımı özellikle Türkçülük, Osmanlının son zamanlarında çok tartışılmış, ancak uygulama alanı bulamamıştır. Ancak cumhuriyetle birlikte bu anlayış yavaş yavaş gelişmiş ve bugüne kadar değişik gruplarca da desteklenmiştir.
Özetle tekrar belirteyim kavramlara ve kelimelere takıldıkça ilerleyeceğimiz yerde her zaman geriye gideriz. Kelime ve kavramların tartışılması değil takıntı yapılıp dayatılması yanlıştır. Bu yüzden daha özgürlükçü ve demokratik açılımlara çok ihtiyacımız var. İnşallah zamanla bunlar gerçekleşecektir. İşte o zaman anlayacağız ki biz bunları tam 100 yıldır boş yere tartışmış, boş yere uygulamışız. Söylediğim gibi milliyetçiliğin aşırı olanları, yani takıntı derecesinde olanları ki her iki taraf için de geçerli bu, ülkemize yarardan çok zarar veriyor. Ben bu yüzden itidal kelimesini çok seviyorum.
Etyen Mahçupyan'ın şu yazısından bir alıntıyla noktalamakta fayda var.
| Alıntı: |
Dolayısıyla toplumsal yapı açısından bakıldığında da Osmanlı, Müslüman, Türk sırası doğal bir arayış sürecini yansıtır. Bu sıralama aynı zamanda imparatorluğun yok olmasının, daha doğrusu var olamamasının sembolik hikayesidir. Nitekim Birinci Dünya Harbi sırasında yürütülen kimliksel homojenizasyon siyaseti de, toplumun mümkün olduğunca Türkleştirilmesi hedefiyle hayata geçirilmişti. Ne var ki buradaki 'Türk' etnik nitelikten ziyade dinsel konumu yansıtmaktaydı. Diğer bir deyişle Anadolu'nun 'Türkleştirilmesi' gayrimüslimlerin sayısının azaltılmasını ifade etti; ve Müslüman'la Türk'ü eşitleyen bir bakışa sığınıldı. Böylece Kürtlerin de kendilerini 'kurucu unsur' addettikleri bir dönüşüm süreci söz konusu olurken; onları kaybetmek istemeyen liderlik kadroları 'Türk' kavramını değil, 'Türkiyeli'liği bolca kullandılar...
Nitekim Büyük Millet Meclisi kurulduğu zaman da başına 'Türkiye' kelimesi kondu. Bizlere pek anlatılmayan o ilk Meclis günlerinde gündemin en önemli maddelerinden biri ise 'Türk'ün nasıl tanımlanacağıydı. Diğer bir deyişle kendine 'Türkiye' adını veren Meclis, 'Türk'ün ne olduğunu bilmediği gibi, bundan hiç de gocunmadan normatif bir tanım peşindeydi. Soru apaçık bir biçimde Cumhuriyet rejimine yönelmiş bir devletin vatandaş tanımını nasıl yapacağıydı... Ama liderlik kadrosu bu tartışmayı kuşatıcı bir kavramsallaştırmaya yöneltmektense; özel tarih tezleriyle, Güneş dil teorisiyle ve hamasi bir siyaset diliyle beslenen bir 'Türk'te karar kıldı. Asıl önemlisi, bir dizi devletçi, milliyetçi, otoriter siyasi tasarrufunu söz konusu kimliğe dayandırdı ve bu tutumunu hükümetleri aşan bir biçimde devlet politikası haline getirdi.
Yaşananlardan sonra bugün Türkiyelilik kavramı, Osmanlı-Müslüman-Türk üçlemesinin doğal uzantısı gibi duruyor ve topluma bu kez demokrat zihniyet içinde 'millet' olma fırsatı sunuyor. |
|
 |
emrullaherdogan
14 yıl önce - Pzr 10 May 2009, 20:30
Türk milleti elbette.
|
 |
inanç ahmet
14 yıl önce - Pzr 10 May 2009, 20:40
Sayin Adnan bey, aceleyle cevap verecegim. Demissiniz ki :
| Alıntı: |
| Bizim milli mücadelemizin temelinde ırki bir milliyetçilik yatmamaktadır. Öyle olsa idi Güneydoğu'da Fransızlara ve İtalyanlara karşı Kürtlerle birlikte savaşmamız söz konusu olmazdı. |
Evet, ama bunu demeniz zaten gereksiz çunku biz burada Turk ulusunu yani içindeki butun etnileriyle (yani btun irklariyla) konusyoruz. Yani Turk milleti diyince butun bu etniler (yani sizin deyiminizle "irklar") da bu kavramin içine giriyor.
| Alıntı: |
| Yine Türk ırkına özgün bir mücadele olsa idi Pakistanlı kadınlar kollarındaki bilezikleri çıkarıp vermezlerdi. |
Turk irkini Turk ulusuyla karistirmamak gerek. Kaldi ki eger meseleyi illa "irk"lara getirmek isterseniz sonuçta iki irk birbirine yardimci olabilir yani bu cumleniz bastan sona iskalama bir cumle olmus.
| Alıntı: |
Bizim mücadelemiz temelde Osmanlı ve müslümanlık kavramlarına dayanıyordu. Milliyetçilik akımı özellikle Türkçülük, Osmanlının son zamanlarında çok tartışılmış, ancak uygulama alanı bulamamıştır. Ancak cumhuriyetle birlikte bu anlayış yavaş yavaş gelişmiş ve bugüne kadar değişik gruplarca da desteklenmiştir.
|
Dediginiz harfiyen dogru mudur bilmem ama genel manada dogrudur : Osmanli fiilen yikildiginda artik "milliyetçilik" dedigimiz sey bizim için gerçekten bir anlam ifade etmeye basadi, zaten baska bir sey de dusunulemezdi. Kurtulus savasindaki amaç dogal olarak artik Osmanli ve muslumanlik olmayacakti, milli mucadele olacakti, sonuç olarak da ozgur bir millet-ulus kendi toraginda hukum surmeye basladi.
Yani benim anlatmaya çalistigim sey, Osmanli'nin dusunsel sartlariyla bu gunu degerlendirmenin yanlis olacagi.
Nitekim ETyen Mahçupyan'in yazisinin son bolumundeki "Turkiyelilik" onerisine katilmiyorum :
| Alıntı: |
| Yaşananlardan sonra bugün Türkiyelilik kavramı, Osmanlı-Müslüman-Türk üçlemesinin doğal uzantısı gibi duruyor ve topluma bu kez demokrat zihniyet içinde 'millet' olma fırsatı sunuyor. |
Osmanli-Musluman-Turk uçlemesinin dogal uzantisi oldugumuza bir sey dedigim yok elbette. Lakin, bunun Turkiyelilik tanimiyla milletlestirme fikri bence yanlis : "Turk vatandasligi" kimligi bence gayet uygun ve isabetli bir tanimdir.
Dunya'da hiçbir ulus irki temellere dayanmaz, bizim de oyle. Simdi hiç kimse gelip de ismini degistirmeye kalkmiyor. Boyle bir talep baska ulkelerde skandal olmaktan evvel, trajikomik bir saflik olarak algilanir çunku bu, o insanin ne antropolojiden, ne anayasal hukuktan haberi olmadigina yorulur.
Uzun soze gerek yok.
Bakin ben hem Turk'um, hem Turk'um, arkadasimsa hem Kurt hem Turk, bir digeri hem Laz hem Turk, bunlariun birisi etnik kimlik, digeri anayasal kimlik.
En son inanç ahmet tarafından Pzr 10 May 2009, 20:45 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
ballika74
14 yıl önce - Pzr 10 May 2009, 20:44
BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM...bu söz boşuna söylenmemiş bunu anlayamayan ve bu topraklar üzerinde yaşam sürerken araya nifak tohumları ekmeye çelışanlara söylenebilecek en anlamlı kelime...NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
|
 |
adnann02
14 yıl önce - Pzr 10 May 2009, 23:53
Ahmet Bey, sizin ifade ettiğiniz anayasal kimlik olarak Türk kavramını gayet iyi anlıyorum. Temeli bir milliyetçiliğe dayanmasa da bu ifade de yerine tam oturmuyor, çünkü yakın geçmişimizin Türk kelimesine yüklediği ırki anlamlar bu anayasal Türklük kavramının birleştirici rolünde eğreti duruyor, uymuyor.
Sizin anayasal kimlik olarak sunduğunuz Türk kavramı şu an Güneydoğu'da ne kadar kabul gördüğünü irdelersek sanırım daha iyi olacak. Eğer bu kavram, gerçekten kabul görüyor olsaydı, biz 1984'ten beri binlerce vatan evladını kaybetme sebebini açıklamakta çok zorlanırdık. Sizin belirttiğiniz anayasal kimlik olarak Türk kavramı cumhuriyetle birlikte etkili olmaya başlamış ve tam 80 yıldır devlet üzerinde egemen anlayış olmasına rağmen bölge sorunları için bir ilaç niteliği taşımamaktadır. Oysa hemen cumhuriyet kurulmadan evvel omuz omuza mücadele veren iki ırktan oluşan halk bugün neden bu ayrışma durumunda? Çünkü devletimizin kurulurken dayandığı anayasal Türklük kavramı birleştiricilikten ziyade ayrıştırıcı bir unsur oluşturmuştur. Şimdi biz milli duygularımızla hareket edip illaki bir Kürt vatandaşa hangi manada olursa olsun ister ırki olarak, isterse devletin ona hitap ettiği Anayasal şekliyle "Sen Türksün" diye dayatmamız doğru olur mu?
Ayrıca "Türk vatandaşlığı" kelimesi ve kavramının tartışılmasına bence hiç gerek yok. Çünkü zaten Türk veya Türkiye Cumhuriyeti vatadaşı olmak devleti belirten bir durum, birleştirici bir unsur olarak da çok zayıf kalmakta ve bir aidiyet ifade etmemektedir. Ülke politikaları gereği din de birleştirici bir unsur olamayacağı için, geriye bence bütün bu birleştirici unsurları içerisine alan, din, vatan ve bayrak kavramlarını akla getiren, ırki dayanaklardan uzak Türkiyelilik kavramı kalıyor.
|
 |
salimabi
14 yıl önce - Pts 11 May 2009, 00:08
turkkiye halki
türküz ve bununlada mutliyuz. bu ülkede yasayan farkli etnik kimliklerin hepsine saygimiz olmakla beraber,ana kimligimiz turkdur.. turkiyede bir arada yasaya bilmemizin olmazsa olmazi budur.farkli etnik zenginlikler rahatsiz etmez tadinda kaldigi surece.. ne mutlu turkum diyene.
|
 |
engişdene
14 yıl önce - Pts 11 May 2009, 00:14
Türkiye halkımı Türk milletimi? böyle bir soru olurmu ha hasan kel ha kel hasan
|
 |
Mehmet Türkyılmaz
14 yıl önce - Pts 11 May 2009, 00:45
Türkiye'de topu topu bir kaç tane etnik sınıf yaşıyor.Zaten bunların büyük bir kısmı da "Türk'üm" demekten gocunmuyor ki.Bir TC Vatandaşı Türk'üm demekten niçin gocunur onu da anlayabilmiş değilim.
Tabi ki kafatası milliyetçiliğini tasvip etmiyoruz.Ayrıca kim safkan bir ırktan geldiğini kanıtlayabilir ki? Hele hele medeniyetlere beşiklik yapmış Anadolu Coğrafyası'nda yaşıyorsak bir takım ırksal karışımların olması da kaçınılmaz.
Son olarak
Türk = Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse
"Hepimiz Türk'üz" .
|
 |
inanç ahmet
14 yıl önce - Pts 11 May 2009, 19:05
Sayin Adnan bey,
| Alıntı: |
Ahmet Bey, sizin ifade ettiğiniz anayasal kimlik olarak Türk kavramını gayet iyi anlıyorum. Temeli bir milliyetçiliğe dayanmasa da bu ifade de yerine tam oturmuyor, çünkü yakın geçmişimizin Türk kelimesine yüklediği ırki anlamlar bu anayasal Türklük kavramının birleştirici rolünde eğreti duruyor, uymuyor.
|
| Alıntı: |
| Sizin anayasal kimlik olarak sunduğunuz Türk kavramı şu an Güneydoğu'da ne kadar kabul gördüğünü irdelersek sanırım daha iyi olacak |
Guzel bir konu açmissiniz. Bendeniz de bu "egreti"ligin asilmasi için ugrasiyorum.
| Alıntı: |
| Eğer bu kavram, gerçekten kabul görüyor olsaydı, biz 1984'ten beri binlerce vatan evladını kaybetme sebebini açıklamakta çok zorlanırdık |
Bakin Adnan bey, bu aci kayiplarin sebebini bu kavrama indirgemek çok yanlis olur. Neden peki?
Su sorulari kendinize sormakta fayada var :
-eger sizin dediginiz "Turkiyelilik" kavrami anayasal Turk kimligi yerine kullanilmis olsaydi, biz bu kayiplari kesin olarak onlemis mi olacaktik ? Benim gorusum, ne yazik ki, anayasal olarak ister "Turk"lugu ister "Turkiyeli"ligi kullanmis olalim, yine de benzer bir durumla karsi karisya gelme ihtimalimizin yuksek oldugudur.
-Guneydogu bolgemizdeki teror faaliyetlerinin beslendigi olgular nelerdir ? Banal bir konusma gibi gelebilir lakin dis "kiskirtma"lar isin çok onemli bir parçasi. Kiskirtmalarin disinda da bilimum siyasi destek, orgute silah temini seklinde destek gibi itici kuvvetler, konumuz olan "ayrimciligi" ve "ayrilikçiligi" guçlendiren unsurlar.
Bakiniz tarih tekerrurden ibarettir, kiskirtma yani dusmana dusman yaratmak (veya dusmanin birligini bozmak) insanlik kadar eski bir politika.
Bundan 90 yil evvel yasadigimiz Yunan isgali, Ingilizler 1inci Dunya Savasi sonrasinda Yunanlilari bize karsi kiskirtmasinin bir eseri (elbette Yunanlilarin "gaza gelmesi" için belli bir altyapi gerekiyordu, o da "Megalo Idea"ydi), ve bu sayede 3-4 asir boyunca bizim altimizda kalmis Yunanlilar, 1800lerde kazandiklari bagimsizlikla yetinecekken, yaklasik bir asir sonra Ingilizlerin kiskirtmasiyla Anadolu'yu fethe çikti, kafalarinda Iran'a kadar ulasma hatta daha ilerilere varma fikri vardi.
Insan duygusal bir varliktir. Kurnaz guçler duygulara hitap eder, daha kurnaz guçler ise olmayan duygulari yaratir, ve kendileri yarattiklari o duygulara hitap eder, ve bir toplulugu yonlendirir.
Butun bunlari neden anlatiyorum ? Bunlari anlatmamin nedeni sizin Guneydogu'daki ayrilikçi teror meselesine daha derin bakabilmenizi istememdir.
Ideolojik gudumu yarattiktan sonra, maddi, pratik ve siyasi destek ile Dunya'daki her topluluga her istediginizi yaptirabilirsiniz. Insan zannettiginiz kadar zeki, mantikli, hakka duskun bir varlik degildir. Halen "ilkel" bir varliktir, ve zannedilenin aksine asirlar boyu pek az zihinsel-sosyal gelisme saglayabilmistir.
Isteyen bir dis guç, Turkiye'deki etnik farliliklari kendi leyhinde kullanabilir. Ustune ustuk, eger ev sahibi ulkenin, yani burada Turkiye'nin, geçmiste bir iki yanlis politikasi olduysa, bu o guç için suistimal edilecek çok degerli bir imkandir, isi yari yariya kisaltir.
Gidersiniz Kurt etnisitesinin baskin oldugu koylere, dersiniz "Turkiye size ayrimcilik yapiyor", dersiniz "siz hakettiginizi alamiyorsunuz", dersiniz "siz çok degerli, çok âlâ bir 'ulussunuz', bu topraklar sizin hakkiniz", uydurusunuz bir tarih, dersiniz "Turkiye buralari sizden çaldi", sonra tekrar soylersiniz "siz çok âlâ bir milletsiniz ama hakketiginizi alamiyorsunuz", ve sonuç bastan bellidir : butunden ayrilmak isteyen bir toplumsal kesim, bu isteginde de kendini yuzde yuz hakli zanneden bir toplumsal kesim.
Ha ne demistim : hele Turkiye'nin geçmiste bir iki hatasi olduysa, dis bir gucun bu hedefe ulasmasi çok daha çabuk olacaktir.
Nitekim, malesef, Turkiye'nin Guneydogu bolgesiyle ilgili hatalari olmustur.
Birincisi ekonomik ve sosyal bakimdan, Dogu bolgemiz Soguk savas sirasinda muhtemel bir Sovyet isgali dusunulerek "kaybetme ihtimalimiz olan bu bolgeye fazla yatirim yapmayalim" tarzinda bir anlayisa yol açmis (yani bazilarinin iddia ettigi gibi Turkiye Cumhuriyeti Devletinin derdi oradaki vatandaslara zulmetmek degil. Ayrica sosyoekonomik olarak Guneydogu'daki koylerden bile beter durumda olan Iç Anadolu, Karadeniz, ve hatta Ege koyleri bulabilrsiniz). Ancak yine de bu durum bazi çevreler tarafindan ekonomik ayrimcilik gibi sunulmus, ve deyim yerindeyse Turkiye'nin bolunmesine ugrasan dis guçlerin ekmegine yag surulmustur.
Simdi ayni pencereden, bir de kimlik meselesine gelelim.
Melesef geçmis onyillarda anayasal "Turk" kimligi, "etnik" hatta "irki" bir kimlik olarak algilandi. Bu akima sivil toplum kadar devlet de kapildi. Sonuç olarak da ne TC'nin kurulus felsefesiyle ne de sosyal gerçeklerle uyan bir "Turk" kavrami, ve Tukriye'de yasayan etnisiteleri anayasal olarak degil de, "etnik" olarak "Turk" yapmak gibi yanlis bir anlayis olustu. [Bu arada Turkiye'de anayasal kimlik disinda etnik olarak da "Turk" kimliginde bir kesim yasiyor, meselemiz diger etnilerdir.]
Oysa mesele basitti. Anayasal kimlik ve etnik kimligin ayri iki sey oldugunu gormek gerekiyordu. Yani anayasal kimlik olarak "Turk vatandasliginin" yaninda her bireyin bir de etnik kimligi var.
Yani sizin su cumlenize bir tek cevap uygundur :
| Alıntı: |
| Sizin belirttiğiniz anayasal kimlik olarak Türk kavramı cumhuriyetle birlikte etkili olmaya başlamış ve tam 80 yıldır devlet üzerinde egemen anlayış olmasına rağmen bölge sorunları için bir ilaç niteliği taşımamaktadır. |
Sorun Turk kelimesinde degildir, mesele Turk kelimesinin farkli anlamlari olacagini kabul edip etmemek meselesindedir.
Sorun, geçmis onyillarda anayasal Turk kimligini irki bir alana yayma istegi olmustur, ve dogal olarak da bu durum degisik etnilerde kabul gormeyecekti.
Oysa ki ayni benim dedigim gibi, farkli etnileri de içinde barindirabilen, kapsayabilen bir anayasal kimlik, ve bunun yaninda etnik kimlik ayri ayri seylerdir. Cozum de bunu anlamaktan geçer.
Bugun her ulkede fakli etnik topluluklar yasar. Ama hiç birinde ".....lilik" gibi bir anayasal kimlik arayisi yoktur. Bunun nedeni egitim seviyesiyle gelen "anayasal kimlik" kavramini çozmus olma durumu, bunun etnik kimlikten ayri oldugunu anlamak, ve ayrica ulkelerin sosyoekonomik durumlarinin bizden daha iyi-rahat olmasi diyebiliriz (herseyin gulluk gulistanik oldugu bir ulkeden ayrilip yei bir devlet kurmak kimsenin ihtiyaç duymayacagi bir seydir ).
Yani;
| Alıntı: |
| Oysa hemen cumhuriyet kurulmadan evvel omuz omuza mücadele veren iki ırktan oluşan halk bugün neden bu ayrışma durumunda? |
Bunun nedeni yukariuda yazdiklarimdan çikiyor :
-Turkiye'nin bolunmesini isteyen ve bunu tesvik eden dis guçlerin faaliyetmeri,
-hatali bazi devlet politikalarinin (hem hatali ekonomik hem de hatali kimlik politikalarinin) bu guçlerin ekmegine yag surmesi,
-ulkemizin genel sosyoekonomik durumunun (ve ayrica egitim seviyesinin) kotu olmasi.
Kisacasi, su dediginiz bir yanilgi Adnan bey :
| Alıntı: |
| Çünkü devletimizin kurulurken dayandığı anayasal Türklük kavramı birleştiricilikten ziyade ayrıştırıcı bir unsur oluşturmuştur. |
Ayristirici olan Turkluk kavraminin kendisi degildir, ayristirci olan anayasal kimlik olarak kalmasi gereken Turkluk kavraminin hatali bir sekilde etnik zemine tasima istegidir.
Yani hata kisilerdedir, devlettedir, toplumdadir; kavramda degildir.
Hata, bu kavrami dogru kullanmaktan aciz olanlarindir.
| Alıntı: |
| Şimdi biz milli duygularımızla hareket edip illaki bir Kürt vatandaşa hangi manada olursa olsun ister ırki olarak, isterse devletin ona hitap ettiği Anayasal şekliyle "Sen Türksün" diye dayatmamız doğru olur mu? |
Buradaki "ister...ister" tanimi zaten bastan yanlis. Cunku biz Kurt kardeslerimize anayasal olarak Turk diyebiliriz, ama etnik olarak Turk diyemeyiz.
Ilk dediginiz Turkiye'yi kurtarir. Ikinci dediginiz Turkiye'yi batirir.
Bizim yani Turk ulusunun (etnik Turkler + etnik Kurtler + etnik Lazlar...) yapmamiz gereken sey anayasal kimligin ne demek oldugunu anlamak ve bunu benimsemektir.
|
 |
farsak
14 yıl önce - Pts 11 May 2009, 19:30
kargaşa
kargaşa kargaşa tek kelimeyle kargaşa ve bu kargaşanın en büyük tarafı
1- tarihçiler dilim tarihçi demeye dahi varmıyor
2 siyasetçiler sistem gereği bilgili değil paralılardan seçersen olacağı bu
3 halk
şimdi gelelim konuya bu memlekettte yaşayan tüm farklı etnik kimliklere zor kullanan bir yasaylamı türk adı kondu sanıyorsunuz ve bunu da Atatürk yaptı öylemi. anadolu halklarına türk adını veren avrupadır ve haçlı seferlerine başlarken bu ad verilmiştir o dönemden jön türklere kadar türk adını yani avrupalıların anadolu halklarına taktıkları bu adı namı adına her derseniz deyin devrin aydınları ve avrupalılar kullanıyordu. özbe öz türk olan avşar farsak teke çepni gibi hiç bir türk boyu mensubu kendini türk olarak tanımlamıyordu cumhuriiiyetle birlikte Atatürk türkiye cumhuriyetini kuran türkiye halkına türk milleti denir diyerek haçlı seferleri zmanından bu yana avrupalıların ve dünyanın bu cografya halkını nasıl tanımladıysa o tanımı yasalaştırmıştır bu türk kavramından ırk anlaşılmaz kürt laz avşar ermeni rum hepsi anlaşılır.
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|