Sizde bu yazınızla o sözünü ettiğiniz çelişenler gurubuna dahil oldunuz, hoşgeldiniz aramıza. Çelişkilerin ortaya çıkmasındaki en büyük neden aldığımız pozisyonumuz aslında. Yani insanlığın her türlü durumunu bu güne göre değerlendiriyoruz.
Dikkat ederseniz benim mesajımda Kur',an-ı Kerim'in indirildiği dönemde başörtüsünün zaten geleneksel bir kıyafet olduğu belirtiliyor. Benim söylediklerimde kendi kendiyle çelişen bir nokta yok - en azından bugün artık asıl hali korunamamış bir dinden örnek vermiyorum düşüncelerimi doğrulamak için.
Alıntı:
İkincisi Kur'an-ı Kerim'de "kadınlar başını örtmeli" diyen bir ayet yok. Israrla Nur Suresi'nin 31. ayetinin örnek olarak gösterilmesini anlamıyorum. O dönemde insanların geleneksel başörtüleri vardı zaten - Nur Suresi'nin 31. ayetinde ise bu örtülerin göğüs kısmına doğru uzatılması, yani göğüs kısmının örtülmesi vurgulanıyor.
Cuma namazı kılın diye de bir ayet yok, cuma namazı vakti alışveriş yapmayın diye bir ayet var, buna bakarak cuma namazı farz değildir emredilmemiştir diyemeyiz.
Namaz İslam'ın 5 şartından birisidir - namazla örtünmeyi aynı şekilde kıyaslayamazsınız. O ayette belki de o dönemde geleneksel olarak kullanılan başörtüsünün, göğüsleri örtmesi için kullanılmasına dair bir yönlendirme yapılıyor olamaz mı?
Alıntı:
Günde beş vakit abdest almak zorunda olan bir bayanın saçlarını ve de dirseklere kadar kollarını açması gerekiyor. Şimdi bu bayan halka açık bir yerde abdest alırsa saçını ve kollarını açınca günaha mı girecek?
Sadece bayanların olduğu bir yerde açarsa günaha girmez, abdest zaten ulu orta alınmaz, lavabolar var.
Neden namaz abdesti ulu orta alınmasın? Olsa olsa ancak gusül abdesti ulu orta alınmaz. Ama namaz abdestinin ulu orta alınması için nasıl bir engel olabilir ki? Bu sadece sizin şahsi görüşünüz ve bir dayanağı yok. Bugün birçok kişi ulu orta namaz da kılıyor, ayrıca birçok camide abdest alma yerleri dışarda da var. Sonra farz edin ki eskiden böyle çeşmeler bu kadar yaygın değildi ve insanlar dere kenarında falan da abdest almak zorunda kalabiliyorlardı. Bu durumda başını, dirseğe kadar kollarını açmak isteyen kadın abdest alırken günaha mı girecek?
Tekrar söylüyorum: ben başörtüsü farzdır ya da değildir diyecek altyapıya sahip değilim. Fakat Kur'an-ı Kerim'i okuyan sıradan bir insan olarak aklımdaki sorulara cevap arıyorum. Maalesef tatmin edici bir cevap da alamadım - çünkü başörtüsü farzdır diyen taraf, karşı görüşte olanların "kendi düşünceleri" ile sınırlı kaldıklarını belirtirken, kendileri de aynı yaklaşımı gösteriyorlar ve kendileri ile çelişen yorumlarda bulunuyorlar.
Bugün hiçbir Hıristiyan baba-oğul-kutsal ruh üçlemesinin Hıristiyanlığa sonradan eklendiğine kolay kolay inanmaz - ya başörtüsü de geleneksel ya da sünnetle ilgili bir uygulama iken, zamanla farz olduğu anlamında yanlış bir anlaşılma geliişmiş ve yayılmışsa? Bir de bu açıdan düşünmeniz lazım.
Namaz İslam'ın 5 şartından birisidir - namazla örtünmeyi aynı şekilde kıyaslayamazsınız
Namaz İslamın şartı değildir, İslama girmek için, müslüman olarak kalabilmek için iman tek gerek ve yeter şarttır.
Namaz nasıl bir emirse başörtüsü de aynı öyle bir emirdir.
Alıntı:
Tekrar söylüyorum: ben başörtüsü farzdır ya da değildir diyecek altyapıya sahip değilim. Fakat Kur'an-ı Kerim'i okuyan sıradan bir insan olarak aklımdaki sorulara cevap arıyorum. Maalesef tatmin edici bir cevap da alamadım - çünkü başörtüsü farzdır diyen taraf, karşı görüşte olanların "kendi düşünceleri" ile sınırlı kaldıklarını belirtirken, kendileri de aynı yaklaşımı gösteriyorlar ve kendileri ile çelişen yorumlarda bulunuyorlar.
Burada yazan hiç bir üye hatta dünya üzerindeki bir çok insan da böyle bir alt yapıya sahip değildir, bu altyapıya sahip olan müçtehit derecesindeki alimler başörtüsünün farz olduğunu bildirmişlerdir.
Alıntı:
ya başörtüsü de geleneksel ya da sünnetle ilgili bir uygulama iken, zamanla farz olduğu anlamında yanlış bir anlaşılma geliişmiş ve yayılmışsa? Bir de bu açıdan düşünmeniz lazım.
İslami kaynaklar ve İslam tarihi çok açıktır, başörtüsünün farz olduğu Kuran ve Hadislerle sabittir, gerisi hikaye. Ama isteyen başörtüsünün farz olmadığına inanabilir, kimse onu farklı inanmaya zorlayamaz. Aynı zorlamayı başörtüsünün farz olduğunu söyleyenlere farz olmadığına inandırmaya çalışma şeklinde de yapılmalmalıdır.
Sonuçta inançları tartışmak anlamsız.
Önemli olan başörtüsünün öğrenim ve kamuda hizmet alma/verme hakkından mahrum edilmeye neden olarak sayılmamasıdır.
Bugün hiçbir Hıristiyan baba-oğul-kutsal ruh üçlemesinin Hıristiyanlığa sonradan eklendiğine kolay kolay inanmaz - ya başörtüsü de geleneksel ya da sünnetle ilgili bir uygulama iken, zamanla farz olduğu anlamında yanlış bir anlaşılma geliişmiş ve yayılmışsa? Bir de bu açıdan düşünmeniz lazım.
Peygamberimizin kur'an'ı yaşantısı sünneti ve hadisleri değerli bir hazine gibi,bir bayrak yarışı misali diğer nesillere aktarılmıştır.Bu nesiller arasın fıkıh alimleri,müfessirler,mücedditler,hadis alimleri,tasavvuf alimleri yetişmiş bu yaşam şeklini itikadi olarak kesinlikle hiçbir değişiklik olmadan kitaplarına,eserlerine dökmüşlerdir.
Geçmişten günümüze gelen bu eserler yüzyıllardır değişmeden günümüze gelmiş bize ulaşmıştır.
Düşünsenize ilahi bir vahiy olan kuran ve sünnet(peygamber kendi nefsinden konuşmaz ayetle sabittir.) değişmiş olsa Yüce Yaratan kullarını ne ile sınamış kimin daha iyi kulluk yaptığını ve neye göre yaptığının hesabını biz kullarına nasıl soracaktır.
En son MeteHan! tarafından Cmt 18 Nis 2009, 23:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Arkadaslar butun ilahi dinlerde kadinlarin ortunmesi ve kendilerini erkeklerin kem gozlerinden sakinmasi kurali vardir.
Vay seytan erkekler vay. Onlar iflah olmadiklarindan (ya da olmalari gerekmediginden ) "sakinmak" yukumlulugu kadina verilmis anlasilan.
Alıntı:
Kadınların örtünmesi günümüzde daha emniyetli oluyor,çünkü bütün güzelliklerini gizleyerek insanların ok gibi bakışlarından kendilerini koruyorlar
"Ok" gibi bakis...
Alıntı:
Günümüzde Japonya gibi teknoloji ülkesinde kadınlar için ayrı metro setleri var
Merak etmeyin aynisindan Turkiye'ye de gerekiyor...
Alıntı:
aynı zamanda kız ve erkek okulları ayrı ayrı yapılıyor
Oleeeyyyy, o zaman biz de kiz çocuklarala erkek çocuklarin birbirlerini gormedikleri, ve asıl sapikligi doguran egitim sistemine geçeliiiiiim. Daha anlamli ve yanlis anlasilma çikartmayacak ornekler seçelim lutfen.
Alıntı:
Kolombiyanın Bogota şehrinde kadınlar akşamları gün batımından sonra sokağa çıkamıyorlar
Ama ne hikmetse "ahlaksiz bati" ulkelerinde her saatte çikabiliyor, ve ne baslarina bir sey geliyor, ne de "bir sey yapiyor" kadinlar. Dusundurucu degil mi ?
Venezuela gibi gelismekte olan ulkelerin, favelas(gecekondu) mahallelerindeki tehlikeyi siz istediginiz her tarafa çekebilirsiniz.
Alıntı:
Kadınlar cazibe ve çekim merkezleridir,onların iyi korunmaları gerekir.
Buradaki "iyi korunmalari gerekir" cumlesi açiklanmali. Su sekliyle hiç bir anlam ifade etmeyen bir cumle.
Bakin ne demistim :
Alıntı:
Butun burada erkegin iradesi bastan çok zayif olarak kabul edilmis. Ne bu erkek, hayvan filan mi da kendine sahip olmasi bu kadar zor.
Bir erkek ne kadar testosteron küpü olursa olsun, karsidaki kadin ne kadar "çekici" olursa olsun, eger erkek kendine hakim olursa ortaya evlilik disi bir iliski ortaya çikmayacaktir.
Ben, erkegi gücün, sertligin, yani bir nevi kendine hakimiyet ve disiplinin sembolu olarak goruyorum.
Bence bir erkegin kendine hakim olmasi bir kadininkinden (her ne kadar kadinlar erkeklere gore genelde daha yumusak arzulara sahip olsalar da), daha kolay diye dusunuyorum. Mesele sadece bu potansiyeli kullamakta...
Bence genelde kadinlar duygularina erkeklerden daha çok kapiliyorlar. Yani kendine hakim olmasi zor olan cins erkekler demek pek (hatta hiç) dogru degil.
Erkek daha dayanikli, daha mantikçi-mantikli dusunebiliyorsa doğada; insanlarin "kadinin guzelligi erkegi tahrik eder, o yuzden kadin bu guzelligini gizlesin" demek bence erkek cinsinin asıl kalitelerinin (yani disiplin, guç, dayaniklilik ve kendine hakimiyetin) kullanilmamasi ve köreltilmesi demek.
Bence erkegin buyuk bir dayaniklilik-guç-irade potansiyeli var. Yaratilişa bir de bu açidan bakalim bence. Bardagin dolu tarafinda bakalim.
Genelde çoğu erkegin nefsine hakim olmamasi ozur olamaz. Bence "kendine hakim olamamak" degil kendine hakim olmamak bu".
Kadin tahrik etmistir diyip isin içinden çikamayiz.
Erkegin duygularina hakim olmasi kadininikinden kolaysa, bence ipler asil erkegin elinde. Zaten din de erkek cinsini guçlu ve hakim cins olarak belirliyor diyebilirsek, bu zinadaki asil sorumlulugun erkekte oldugu anlamina gelir, kadinda degil.
Soyle dusunun : dine gore erkek hem ruhen hem de bedenen guçlu cins olduguna gore, eger ki isterse, kadinin istememesine ragmen kadina yaklasabilecek veya tecavuz edebilecek guce sahip.
Oysaki ote yandan, erkek guçlu cins olduguna gore, kadin ne kadar ugrasira ugrassin, eger erkek "yapmayacagim" dediyse, ortaya zina çikmayacaktir.
Kadin erkegi cinsel iliskiye zorlayacak ruhsal ve fiziksel guçten mahrum.
Erkek de eger isterse kadina herseyi yaptirabilecek ruhsal ve fiziksel guce sahip.
E o zaman ipler kimin elinde ? Zina kimin suçu ?
Hala gelip de "kadin tahrik etmemeli" edebiyatini savunacak olan var mi ?
Erkegi iradesiz kilan bu anlayisi tutarsiz buluyorum.
Erkeklerin tembel davranmasi ve kendilerine hakim olmamalari yuzunden zinanin yukumlulugunu kadina ve kadinin çekiciligine yuklemek, bence Islamdaki "hakim erkek" ve "erkegin eşi kadin" anlayisina zit bir dusunce tarzidir bence.
Alıntı:
(-1) bu mesajdaki bilgiler yanlış
diyen arkadasim. Fikrini paylas da tartisalim. Ancak tartisarak hatalarimizi goruruz.
Cevabini bekliyorum.
En son inanç ahmet tarafından Pzr 19 Nis 2009, 04:24 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
Gözden kaçırdığımız bir hususmu var yoksa bilerekmi öyle yapılıyor.Bu memleketin dini konularda fetva emini ne yazıkki diyanettir.Diyanet bu konuda ne fetva vermiş açıp ona bakmak lazımdır.
Yalnız bir şeyi anlamadım kitabı kelamın hiç bir yerinde namaz şöyle kılınır şu rekatta bu okunur bu rekatta şu okunur diye yazmaz.Bu gibi kaideler sünnetten yola çıkılır ve peygamberimiz mübarek örtünme hususunda hanımlarına evletlarına ne emrettiyse müslümanlık için o geçerlidir.
Yorum meselesine gelince zannedersem safahat tekrar okunursa mehmet akifin kuran tefsirini neden yapmakya yanaşmadığını şimdi daha iyi anlamak lazım.Kendi dahi tefsir deyince ikna olmamış meal deyince bir nebze yumuşamış fakat yinede bu tip tartışmaların olacağını bildiği için vasıyeti üzre yazdığı yorumu imha ettirmiştir..
Bir başka husus ta namaz islamın şartı değil diyenlere
1-NAMAZ KILMAK.2-ORUÇ TUTMAK.3-HACCA GİTMEK.4-ZEKAT VERMEK.5-KELİME'İ ŞAHADET
BUNLAR İSLAMIN ŞARTIDIR....
Namaz dinin direği islamın şartıdır......................
keske bir sürü yorum yazacaginiza su mübarek kitabin mübarek Nur suresini bastan sona bir okusaydiniz...
Nur Suresi:
30-Mü'min erkeklere söyle, gözlerini sakınsınlar ve ırzlarını (apışlarını) korusunlar. Bu, onlar için daha temizdir. Muhakkak Allah, bütün yaptıklarından haberdardır.
31-Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, ırzlarını korusunlar: görünmesi zaruri olanların dışında zinetlerini açmasınlar ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar; zinetlerini, kocalarından veya babalarından yahut kayın babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut kardeşlerinden yahut kardeş oğullarından yahut kız kardeş oğullarından yahut kendi kadınlarından yahut sahibi bulundukları cariyelerden veya uyuntu (şehvetten yoksun) erkek hizmetçilerden veya henüz kadınların şehvet uyarıcı taraflarından habersiz çocuklardan başkasına göstermesinler; gizledikleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey mü'minler, hepiniz Allah'a tevbe edin ki, mutluluğu bulabilesiniz.
görüldügü gibi, Allahu Teala (c.c.) ILK önce ERKEKLERI uyarmistir, kadinlara kem gözlerle bakmayin, bakislarinizi kacirin (daha dogrusu sakindirin) ve irzlarinizi yani apisaranizi koruyun... ZINAYA YELTENMEYIN, Tecavüze kalkismayin, taciz etmeyin vs.vs. Her türlü fuhsiyattan uzak durun diye ILK olarak erkegi uyariyor...
SONRA kadinlara da diyor ki, siz de basörtünüzü teee dekoltelerinize kadar indirin ve gögüs dekoltenizi kapatin diyor... ki böylece erkeklere firsat vermemis olursunuz...
herkesten binbir ses cikiyor da, birisi adamakilli okumuyor su güzelim ayetleri... soru sormaya lüzum bile kalmaz, Kur´an-i Kerim´de hersey cok net ve acik sekilde aciklanmis...
Dipnot: Ayetleri kuranikerim.gen.tr´den Elmalili Hamdi Yazir´in mealinden kopyaliyip yapistirdim... en güvenebildigim meal ancak onunkidir... (simdilik)
----------------------
Ek:
Zina kimin sucu? Her iki tarafin!! Hem erkegin, hem kadinin... kadin izin vermese tecavüz olur, tüm suc erkegin olur... kadin izin veriyor, bu yüzden her ikisine suc yazilir...
erkek istemese kadin zorla zina edemez erkege, erkek fiziken daha güclüdür ve hakikaten istemese icabinda döve döve uzaklastirir kadini ve zinaya engel olabilir...
ama NESLIN devami icin her iki cinsiyete de sehvet kuvveti verilmistir, fakat erkekteki daha baskindir... bunu 15-16 yasindaki erkek cocuklarinda da görürsünüz, kizlarin etrafinda firil firil gezerler, "bi tavlasam" diye... kizlar bi nebze daha bir kendilerine sahip cikabiliyor (isterlerse tabii, cünkü artik o da kalmadi, kizlar erkeklerin üzerine zipliyor)...
Konuya dönecek olursam, bu Sehvet kuvvetini kontrol etmede erkekler daha fazla sıkıntı cekiyor, dolayisiyla kadinlar da giyim kusamlariyla yardimci olmalari gerekir topluma... herkesin üzerinde belirli görevler vardir ve birileri görevlerini aksatirsa, böyle sıkıntılı durumlar olur...
kisacasi, zinaya erkek yeltenmemeli, kadin da patika kadar dar dahi olsa YOL acmamalidir... her iki tarafin sorumluluklari vardir... tek tarafli bir günah degildir cünkü zina... cift taraflidir....
keske bir sürü yorum yazacaginiza su mübarek kitabin mübarek Nur suresini bastan sona bir okusaydiniz...
sonra da
Alıntı:
örüldügü gibi, Allahu Teala (c.c.) ILK önce ERKEKLERI uyarmistir
Ben zaten "Kuran'da erkeklerin sorumlulugu yok" demedim ki.
Ne dedim : "dine gore erkek hem ruhen hem de bedenen guçlu cins olduguna gore, eger ki isterse, kadinin istememesine ragmen kadina yaklasabilecek veya tecavuz edebilecek guce sahip.
Oysaki ote yandan, erkek guçlu cins olduguna gore, kadin ne kadar ugrasira ugrassin, eger erkek "yapmayacagim" dediyse, ortaya zina çikmayacaktir."
Yani dine gore erkegin zina konusunda sorumlulugu olmasi gerektigini; ve dinin iki cinse bakisindan yola çikip mantik yuruterek, zinada erkegin sorumlulugunun kadininkinden fazla olmasi gerektigini soyledim.
"Erkeklerin tembel davranmasi ve kendilerine hakim olmamalari yuzunden zinanin yukumlulugunu kadina ve kadinin çekiciligine yuklemek, bence Islam'daki "hakim erkek" ve "erkegin eşi kadin" anlayisina zit bir dusunce tarzidir bence."
ve "Erkegi iradesiz kilan bu anlayisi tutarsiz buluyorum. " Burada elestirdigim anlayis dindeki anlayis degil dikkat ederseniz.
Butun mesajim boyunca anlatmaya çalistigim sey, zinadaki sorumlulugun erkekten alinmasi, ve boylece din disi bir anlayis turetilmesi.
En son inanç ahmet tarafından Pzr 19 Nis 2009, 05:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Evet ek olarak yazdiginiza genel olarak katiliyorum.
Hele :
Alıntı:
erkek istemese kadin zorla zina edemez erkege, erkek fiziken daha güclüdür ve hakikaten istemese icabinda döve döve uzaklastirir kadini ve zinaya engel olabilir...
dediginizde tam benim dikkat çektigim seyden bahsetmissiniz. Her seyin en son belirlendigi yer erkegin iradesi oluyor yani.
Yani "edebin sembolu (ve aktörü), kadinin bedeni degildir; erkegin zihnidir-yuregidir" seklinde de soylenebilir.
Alıntı:
kizlar bi nebze daha bir kendilerine sahip cikabiliyor
Ben kizlarin daha "yumusak" arzulari oldugunu dusunuyorum.
Bunun yaninda kiz cinsinin hislerine-duygularina daha kolay kapilacak bir mizacinin oldugunu dusunuyorum.
Bence asıl kendine sahip çikma kapasitesine sahip cins erkek cinsi. Ama bu kapasiteyi kullanmaya useniliyor. Bence doga, erkek cinsini sertlik, dayaniklilik, kendine hakimlik kapasiteleri ile donatmis. Bu kalitelerin ortaya çikmasi için biraz ugrasmak lazim.
Alıntı:
Konuya dönecek olursam, bu Sehvet kuvvetini kontrol etmede erkekler daha fazla sıkıntı cekiyor, dolayisiyla kadinlar da giyim kusamlariyla yardimci olmalari gerekir topluma... herkesin üzerinde belirli görevler vardir ve birileri görevlerini aksatirsa, böyle sıkıntılı durumlar olur...
PRATIKTE bu dediginiz geçerli.
Bense daha soyut bir duzlemde, erkegin mutlak manada ipleri elinde tutan cins oldugunu soyledim.
Yani siz soyle diyorsunuz ve bu pratikte dogru :
Alıntı:
kisacasi, zinaya erkek yeltenmemeli, kadin da patika kadar dar dahi olsa YOL acmamalidir...
Oysa ben diyorum ki : Kadin degil patika, otoban kadar yol dahi açsa; erkegin seçimi herseyi belirleyecektir.
Neyse, zaten saat geç oldu... Iyi geceler, gorusmek uzere.
Kuran´da basörtüsü kelimesi yok dedigimde bana öyle geliyor ki, kadini mümkün oldugu kadar kapali tutup, erkegin egemenliginden ödün vermeyi önlemek adina, ataerkil toplumun ayakta tutulmasi adina hala inat ediliyor tartismaya gerek yok diye.
Kuran´da ne yaziyorsa o diyoruz. Kuran´da örtü yaziyor. Peki neden diretiyoruz böyle? Cünkü isimize geliyor. Kadinimizi cinsel obje olarak görmemek, onun da bizim ile ayni degerde bir varlik oldugunu görmek isimize gelmiyor. Kadin cinsel objeyse, erkekler degilmi? Kadin güzelse, erkek de güzel degilmi? Edepli giyinmek baska, kadinin bastan asaga sarinmasi gerektigi pisikolojisini yaratmak baska.