Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İslamda kadının örtünmesi...
« önceki   123 ... 212223 ... 818283   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 22
Yusuf Esengül
14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 18:03



sinan84
14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 18:34

Alıntı:
Selamlar,

öncelikle tüm konuyu okumadim, belki anlatacaklarimi önceden anlatanlar olmustur, ama tekrar etmede belki fayda olabilir...

Islam alimi degilim, cok derin bilgi sahibiyim diyemem... fakat tesettür (örtünme) kavrami hakkinda oldukca fazla arastirdim, sorusturdum... akademik calisma tarzinda sunamayacagim, cünkü Islam konusunda Akademik kariyer!! yapmis biri degilim, fakat anlatabileceklerim var:

Örtünme arapcadaki karsiligi Setr´dir... Zaten namazin disindaki farzlar dedigimiz farzlarda "Setr-i avret" vardir... Avret mahal (bölgesi) denilen yerleri ÖRTME (setretme) olarak tercüme edilir...

Nur Suresindeki "Örtme" (setretme) hadisesini Allah Teala bizlere Setr, Tesettür gibi kelime kökü ile degil, "Humur" kelimesi ile acikliyor... Allah abes is yapmaz, Kur´an´da da abes lafiz yoktur (inananlar icin)...

Burada (almanya) cokca arap kökenli arkadasim oldu, onlara bazi arapca kelimelerin direk manalarini, anlamlarini sordum...
mesela bir zamanlar icki konusu tartisildi arkadaslar arasinda ve ben arastirmaya koyuldum... Arastirmalarim arasinda bir Hadis-i Serif´e rast geldim, aynen su sekil:

"Her sarhosluk veren sey hamr´dir (akli örten icki), her hamr haramdir" (Müslim, Eşribe, 73-75; Buhari, Edeb, 80)

buradaki hamr kelimesi dikkatimi cekti cünkü humur kelimesine de cok benziyor... burada hamr, akli örten, yani insan vücudunun kafa dedigimiz organindan bahsediyor... arap arkadaslara dedim ki "arapca dilindeki kelime manasi ve dil bilgisi ile ilgili birkac sey soracagim, ona göre cevap verin. Sizden fetva sormuyorum." onlar da "Tamam" dediler ve sordum: hamr ile humur kelime kökü itibari ile ayni mi... yani ayni kökten türetilmis iki farkli kelime (ama kökteki anlami ayni) midir? Cevap: evet... Peki dedim, ikisi de kafanin bir sekilde örtülmesi, engellenmesi tarzinda bir anlami mi var? cevap yine evet... hatta sasirdilar, sen arapca bilmiyorsun nasil böyle cikarim yapabiliyorsun ? diye...
aslinda cok kolaydir böyle cikarim yapmak, mesela:
kelime kökü : ilim
türetim: muallim, Alim, Alem, Alleme

kelime kökü: amel
türetim: muamele

KK: Irsad
Tü: Mürsid, Rasid, Rüsd, Hulefa-i Rasidin (Resid olmus Halifeler, ilk 4 halife)

KK: Abd (kul)
Tü: Ibadet, Abid, Abdullah

KK: Subhan
Tü: Tesbih, Tesbihat, Subhanallah

KK: Kerim
Tü: Abdulkerim, Ekram, Ikram, Mükerrem, Mükremin, Mekke-i Mükerreme

KK: Azim
Tü: Azamet, Imam-i Azam, Muazzam, Kabe-i Muazzam,

KK: ´Ala
Tü: ´Ali, Te´ala, ´ala´yi illiyine

KK: Sefil
Tü: Süfli, Esfele Safilin (sefillerin sefili, Ebu Cehiller, Ebu Lehebler gibi)

KK: Iflas
Tü: Müflis

bu kadar örnek kafi sanirim..
tabii Sarf ve Nahiv ilmini yani arapca dil bilgisi kurallarini bilmedigim icin, kelime kökü olarak tanittiklarim HAKIKI kökten ziyade, türetilmis bir kelime olabilir elbette ki, fakat birbirine benzer kelime ve anlamlardaki uyumlulugu göstermek icin böyle örnekledim...


bu baglamda humur ve hamr kelime kökleri ayni, fakat farkli noktalari ele aliyor anlamlari...

birisi (hamr) demek ki akli örtmeyi, yani kafayi kullanmayi engellemeyi yani Beyni ve Kafayi engellemeyi kastederken,

öteki (humur) kafayi yani basi örtme, eger ki Hadis-i Serif´ler isiginda ele aldigimizda, yüz yani surat disindaki kafanin tamaminin örtülmesi, setredilmesi manasini tasiyor... fakat Vehhabi gibi ya da Vehhabiler gibi Sünnet-i Seniyye´yi ve dolayisiyla Hadis-i Serifleri REDDEDEN sapik mezheblere bakacak olursaniz, kafanin tamamini (surat, yüz hersey dahil) örtülmesi oluyor...

Bazi "MODERN" arkadaslar hem "Türkiye Arabistan olmasin" diye haykirir, ama öte yandan Hadis-i Serif´leri Reddeder... eger Hadis-i Serif´leri reddedersen, Nur suresine göre hanimlar BURKA giymek zorunda, gözlerinde de ince ince delikleri olan (önünü görüp düsmemesi icin) pece takmak zorunda... fakat Peygamber Efendimiz´in (s.a.v.) TEFSIRINI (yorumlayisini) dinlerseniz (yani Hadis-i Serif), Kadinlar yüzlerini kapamak zorunda degil...

hangisi daha saglikli TEFSIR (yani yorum) ??? Bizim noksan bilgiler isigindaki NEFSANI yorum mu? yoksa bu dini hem Teblig etmekle hem de Tefsir (aciklama, yorumlama) ile GÖREVLI olanin, yanin Peygamber Efendimiz´in (s.a.v.) yorumlamasi mi daha saglikli?

Tabii ki Efendiler Efendisinin (s.a.v.) yorumu yani tefsiri yani ACIKLAMASI en DOGRUSU olacaktir... zaten günümüze kadar yetismis TÜM müfessirler (tefsir eden, yorumlayanlar, aciklayanlar), kesinlikle ve kesinlikle Hadis-i Serif´leri gözönünde bulundurmak zorunda ve bulundurdular zaten... yoksa paramparca etmis olurlardi dini... nitekim bugün Iran ve SUUDI Arabistan´da nasil YANLIS uygulandigini görüyoruz...




bu arada arap arkadaslara son soruyu sordum: "o zaman Nur suresinde "Bihumurihinne" diye gecen ifade, şeksiz ve şüphesiz, baska IHTIMALE dahi acik vermeyecek sekilde, KAFA ÖRTEN, KAFA ÖRTÜSÜ, BASÖRTÜSÜNÜ kastediyor degil mi??" diye sordum... onlar da "cevabi zaten kendin söyledin, bizim söyleyecek baska biseyimiz kalmiyor" dediler...

kisacasi Tesettür, Setr genel manada bir örtünmeyi kast ederken, Humur kelimesi vücudumuzun belirli, spesifik bir organini kast ediyor... yani kafayi, basi...



bu arada Meal ile Tefsir arasinda büyük farklar vardir arkadaslar

Meal: Tercüme olarak ele alinabilir
Tefsir: daha cok ACIKLAMA ve YORUMLAMA olarak ele alinabilir... bazi arkadaslarin yanlis bilgileri var, saniyorlar ki Meal yorum iceriyor, bu yanlis bir fikir... eger hem meal hem tefsir "YORUMLAMA" olsaydi, o vakit hicbir zaman tercüme okuyamazdik... ve Meal ile Tefsir BIREBIR ayni manada olsaydi, milletin ayri ayri Meal ve Tefsir yazmasi abes olurdu...


VEEE burada tekrar büyük bir Nokta var ki temas etmem gerekir... Kur´an´daki AHKAM, yani HÜKÜMLERIN (emirler, yasaklar vs.vs.) tam olarak anlasilabilmesi icin, kesinlikle ve kesinlikle orjinalinden yani Arapcasindan bakmamiz lazim...

Yoksa tercümeyi baz alirsak bugünkü Hristiyanlarin durumuna düseriz... onlar sadece kendi dillerindeki tercümeyi esas aldilar ve böylece tercüme eden kisinin eksik cevirilerine göre, hatta belki art niyetli YANLIS cevirmelerine göre davrandilar ve hataya düstüler, dinlerini anlayamadilar, ihtilafa düstüler, yoldan saptilar vs.vs..
Fakat bize hicbir zaman bozulamayacak Arapca orjinali verildi ve biz istesek dahi orjinalini bozamayiz, ilahi korumasi var... Edebiyati zaten yeter, Nazil oldugu devirde (indirildigi zaman), Arap edebiyati en zirve noktadaydi, araplar siirde, sairlikte birbiriyle yarisirmis ve en güzel siirler Kabe´ye asilirmis her hafta (belki her gün, emin degilim)... o devirde Kur´an´in bu mucizevi beyanati ve edebiyati ve hitabeti tüm sairleri ve siir hayranlarini kökünden salladi, cünkü kimse buna benzer bir ayet dahi getiremiyor ve bir benzer lafiz dahi edemiyor ve getiremiyorlardi biraraya... aciz kaliyordu tüm ünlü sairlar... ilahi koruma bu olsa gerek diyorum zaman zaman... ama elbette baska korumalari vardir da biz bilmiyoruz...

Bu yüzden tercümeyle gidip ahkam kesmeyelim abiler, ablalar, arkadaslar yoksa cok büyük yanilgiya düseriz...


-------------------------------------------

bu arada bir yandan yazarken öte yandan son sayfalari okuyordum, ve gördüm kü yine siyasete dönüstürmüssünüz bravo yani, ne diyeyim... konu, dinin bir hükmünü acikliga kavusturmak iken, bizler yine siyasete dönüstürmüsüz... konuya sadik kalamaz miydiniz... illa mi siyaset?! pfff


KORAY3434
14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 20:20

Alıntı:
Başörtüsü kısmı tamamen saçmalık bence .. Ben senin saçını görsem nolur görmesem nolur ? Saç yaa saç , kıl yumağından başka bişey değil .. Sembolik bişeydir bence inanlarla inanmayanları kendi akıllarınca ayırt etme yöntemidir ..

İMANLA PARANIN KİMDE OLDUĞU BELLİ OLMAZ ! SEN KARA ÇARŞAFA GİRMEYE DEVAM ET !


O zaman sen bilmem neyini de aç, onu da görsek nolur görmesek nolur.Çok mu meraklıyız senin şeyine.. Bu kafayla giderseniz, sizden ne bu dünyaya ne de ahirete adam çıkar.
Sizler de mini etek giymeye devam edin,sonra vay bana tecavüz ettiler,yok beni taciz ettiler diye bağırıp durun...!
Kara çarşafı ben de çok tasnif etmiyorum.En azından günümüz koşullarında.(kamuflaj için çok uygun). Ancak başörtüsü kısmına karışırım.
Bak, o her zaman saygıyla okuduğumuz İstiklal Marşı'mızın yazarı, üstad M.Akif ne diyor:

"Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne,
Acırım tükürüğe vallahi,tükürsem yüzüne,
Medeniyet dedikleri açmaksa bedeni,
Desenize hayvanlar bizden daha medeni..."


K Avril
14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 20:21



Hüseyin C
14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 20:32

Alıntı:
Birkaç sayfa önce değişik dinlerdeki insanların (örneğin Katoliklerin) başörtülü fotoğrafları konulmuş örnek olarak. Fakat Hıristiyanlığın günümüze gelene kadar ne kadar yozlaştırıldığını biliyorsunuz: o halde Katoliklerin, Ortodoksların, vs... taktığı başörtüsünün Hıristiyanlığa sonradan eklenen bir kural olma ihtimali de var. Ayrıca o resimlerin birkaçı haricinde hiçbir resimde bayanlar, saçlarının tek teli görünmeyecek şekilde takmıyor başörtüsünü. Bazılarınınki ise başörtüsünden çok geleneksel şapkalara benziyor.

Bozulmuş hristiyanlıktadaki bozulmamış ögelerin tespiti ancak İslamla paralelliğine bakılarak anlaşılabilir, İslamda başörtüsü olduğuna göre, hristiyanlıktaki başörtüsü de bozulmadan önceki dönemden gelen bir olgu olarak düşünülebilir.
Alıntı:
İkincisi Kur'an-ı Kerim'de "kadınlar başını örtmeli" diyen bir ayet yok. Israrla Nur Suresi'nin 31. ayetinin örnek olarak gösterilmesini anlamıyorum. O dönemde insanların geleneksel başörtüleri vardı zaten - Nur Suresi'nin 31. ayetinde ise bu örtülerin göğüs kısmına doğru uzatılması, yani göğüs kısmının örtülmesi vurgulanıyor.

Cuma namazı kılın diye de bir ayet yok, cuma namazı vakti alışveriş yapmayın diye bir ayet var, buna bakarak cuma namazı farz değildir emredilmemiştir diyemeyiz.
Alıntı:
Günde beş vakit abdest almak zorunda olan bir bayanın saçlarını ve de dirseklere kadar kollarını açması gerekiyor. Şimdi bu bayan halka açık bir yerde abdest alırsa saçını ve kollarını açınca günaha mı girecek?

Sadece bayanların olduğu bir yerde açarsa günaha girmez, abdest zaten ulu orta alınmaz, lavabolar var.
Alıntı:
Bazı din bilginleri de abdest uzuvlarının örtünmesinin farz olmadığını belirtiyor - belki başın örtülmesi sünnet olabilir, bilemiyorum, ama ortada gerçekten kesin bir kanıt olmadan başörtüsü farzdır diye kesin konuşmak, tek tanrı inancının bile korunamadığı Katoliklikten veya Ortodoksluktan başörtülü rahibeleri örnek olarak göstermek, bence insanların kendi kendileriyle çelişen yorumlar yapmasına neden oluyor.

Onlar din bilginleri değil din bozucuları. Başörtüsü sünnet değil farzdır. Kesin kanıt Kurandır, peygamberdir ve günümüze kadar yaşayan müslümanlardır.



Kemal Yılmam
14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 20:35



neşetyıldız

14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 20:45



K.Oktar ARKIN
14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 20:50



neşetyıldız

14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 20:56



Hüseyin Cumhur

14 yıl önce - Cmt 18 Nis 2009, 21:13

Alıntı:
Birkaç sayfa önce değişik dinlerdeki insanların (örneğin Katoliklerin) başörtülü fotoğrafları konulmuş örnek olarak. Fakat Hıristiyanlığın günümüze gelene kadar ne kadar yozlaştırıldığını biliyorsunuz: o halde Katoliklerin, Ortodoksların, vs... taktığı başörtüsünün Hıristiyanlığa sonradan eklenen bir kural olma ihtimali de var.
..... belki başın örtülmesi sünnet olabilir, bilemiyorum, ama ortada gerçekten kesin bir kanıt olmadan başörtüsü farzdır diye kesin konuşmak, tek tanrı inancının bile korunamadığı Katoliklikten veya Ortodoksluktan başörtülü rahibeleri örnek olarak göstermek, bence insanların kendi kendileriyle çelişen yorumlar yapmasına neden oluyor.

Sizde bu yazınızla o sözünü ettiğiniz çelişenler gurubuna dahil oldunuz, hoşgeldiniz aramıza. Çelişkilerin ortaya çıkmasındaki en büyük neden aldığımız pozisyonumuz aslında. Yani insanlığın her türlü durumunu bu güne göre değerlendiriyoruz. Kuran-ı Kerim ayetleri ile ilgili yazılan bir mesaja verilen cevapta günümüz mini eteğinden bahsediliyor. Siz bile, 1300 sene önceki durum için farz mı sünnet mi bilemiyorum derken 2000 sene önceki Hz. İsa Hıristiyanlığına değil, bozulmuş bugünkü görüntüsüne bakarak yazıyorsunuz.
İslam'da örtünme derken elbette bugünkü halini tartışabiliriz, fakat yönümüzü çıkış noktasına döndüğümüzde bu safer 1300, 2000, belki 10000 yıl evvelki insanın gözüyle bakmalıyız.
Demek ki kafamızda daha önce kurduğumuz ya da etrafımızda kurulmuş cümlelerden başkasını algılayamıyoruz. Kim ne yazarsa yazsın kendi kalıbımıza veya kendi mealimize uymuyorsa kabul etmiyoruz.



sayfa 22
« önceki   123 ... 212223 ... 818283   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET