HÜSEYİN ADIBELLİ ONLAR KOŞULLARDAN ÖRTÜNÜYOR.AMA İSLAM EMREDİYOR DİYE ÖRTÜNENLERLE ONLARI NASIL BİR ARADA AYNI KATAGORİYE KOYDUĞUNU ANLAMIŞ DEĞİLİM.
Şartlanarak okunursa elbette yanlış anlaşılır. Koşullar gereği örtünme diye bir şey demedim. Din emrettiği için örtünülmekte ancak koşullar içinde şeklinin değişiklik gösterdiğini söylüyorum. Ve bunun zamanla kadınımızın fıtratının bir parçası olduğunu söylüyorum. Tarlada, güneşin altında şalvarı ve dolamasıyla kan ter içinde çalışan ninemin inanmaktan başka derdi ne olabilir ki? Yoksa daha az giysiyle herhalde daha rahat iş yapabilirdi... Ama inancı, itikatı ve fıtratı onun tarlada kapalı çalışmasını, ibadetini öyle yapmasını emrediyor...!
Oyleyse neden Dunya'daki bazi toplumlar halen "geleneksel" olmalarina ragmen bu tip ortunme onlarda yok. Bence geleneksel toplumlar dinlerini muhafazada basarili olduklari için "dinin unutulmasi" gibi bir sey dusuk bir ihtimal. Dolayisiyla ya her millete tipatip ayni sekilde ayetler inmedi, ya yorum farkliliklari filan var...
Bu arada, Peygamberimizden önce her millete peygamber gönderilmis olmasi inandigim birsey, sakın yanlis anlasilmasin.
Selamlar.
Örtünme İslam'a mahsus değil.
Ortadoğu'da Musevi, Hıristiyan ve İslam toplumlarının dindar kesimlerinin ittifak ettikleri tek konu tesettür. Dış görünüşlerine bakıldığında bu coğrafyada kadınların çoğu başlarını örtüyor...
Semavi din olarak tanımladığımız Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam inanışının yaratılışa ilişkin kabulleri ortak: Allah insan neslinin ataları olan Adem ve Havva'yı yaratıp onları cennetten çıkardığında yaptıkları ilk iş, buldukları bir yaprakla çıplaklıklarını örtmeleri oldu...
Sonrası malum... Hz. İbrahim'e ve daha sonra Hz. Musa'ya kadar pagan inançları da dahil her din, şekil ve kapsamı değişse de, gerek erkek gerekse kadınlar için ilke olarak kılık kıyafet konusunda norm getirmeyi ve örtünmeyi benimsedi. Tevrat'ta erkeklerin şakak bölgelerindeki saçı tıraş etmemelerini emreden ayet var. Tevrat'ta yer alan 'Rebeka Ishak'ı görünce peçesini alıp örtündü' ayetinde, keza: 'Rab o gün baş sargılarını atkıları kaldırıp atacak' cümlesinde yansıyan tablo da budur. Daha ötesi Talmut'a göre başına örtü örtmeden sokaklarda dolaşan bir kadını kocası mehir ödemeden boşama hakkına sahiptir... Unutmamak gereken bir husus Hıristiyanların Hz. İsa'nın şeriat vazetmemesi nedeniyle Musevi şeriatına tabi olduklarıdır... Dolayısıyla Hıristiyan inancında da tesettür farzdır.
Kadını fitne kaynağı olarak gören anlayışın yansıdığı İncil yazıcısı Pavlus örtünme konusunu ele aldığı fasılda şöyle diyor: "Fakat bilmenizi isterim ki her erkeğin başı Mesih'tir ve kadının başı erkektir. Mesih'in başı ise Allah'tır. Başı örtülü olarak dua eden yahut peygamberlik eden erkek, başını küçük düşürür. Başı örtüsüz olarak dua eden kadın başını (erkeğini) küçük düşürür. Eğer kadın örtünmüyorsa saçını kessin, saç kesmek yahut tıraş olmak ayıp ise örtünsün.
Çünkü erkek Allah'ın sureti ve izzeti olduğu için, başını örtmemelidir. Kadın ise erkeğin izzetidir. Erkek kadından değil, kadın erkektendir. Çünkü erkek kadın için değil kadın erkek için yaratıldı. Bunun için kadın başının üzerinde hâkimiyet alameti olan örtüyü taşımalıdır..."
Ayrıca günümüzde ölçüleri hayli gevşemiş olsa da gerek Musevi gerekse Hıristiyanların kadınlar söz konusu olduğunda tesettüre İslam dini kadar önem verdiğidir. Hz. Musa'nın peygamberlik görevini yaptığı dönemde hür kadınlar içinde örtünmeyen yoktur. Keza ilk Hıristiyanlardan itibaren İsevi inancını benimseyen kadınlar başlarını örtegelmişlerdir. Hıristiyan tarihinde önemli bir yer tutan Maria Magdelena'nın örtünmemiş olduğunun kabulü ve o haliyle tasvir edilmiş olması toplum içindeki konumuyla alakalı sayılmak gerekir. Kaldı ki onun da ev dışında töreye uygun giysiyle örtülü halde dolaştığını düşünmek gerekir. Bunun dışında Hz. Meryem ve diğer inanan kadınların tamamı örtünmüş haldedir. Pek çok ikonda Hz. Meryem tasviri incelendiğinde, onun başını günümüzde türban diye ifade edilen tarzda örtüyle kapattığı görülür...
Kadınların örtünmesi ve kıyafetleri, erkeklerin saç ve sakalları neredeyse bütün dinlerde önemli bir mesele sayılmıştır. Günümüz İsraili'nde Hasidic diye isimlendirilen ve nüfusun önemli bir oranını teşkil eden sofu Musevi gruba mensup kadınların dişi kimliklerini yok etmek için kaşlarını aldırdıkları, cinselliği sadece üremeye dönük mekanik bir eylem düzeyine indirmek için eşleriyle birbirlerini görmedikleri bir perdenin gerisinde kalarak ilişkiye girdikleri bilinir.
Konuyu baş sayfalardan başlayarak usanmadan yaklaşık 1 saate yakın süredir okuyorum...Bu tartışmayla bizi karşı karşıya getirenler,bunu siyasi bir rant haline getirenler yüzünden artık olay 2 zıt kutup gibi ayrılma aşamasına geldi
Herkesin kendince doğruları,inandıkları ve düşünceleri var...Ama bu düşünceler mutlaka bir kutupa uymak zorundaymış gibi oluyor...Arada olmanız nerdeyse imkansız.Örtünmenin doğruluğundan bahsedenler körü körüne inanmakla,örtünmenin şeklinin yanlış olmasından bahsedenler dinden çıkmakla itham edilecek duruma geliyor.İki görüşe de objektif yaklaşıp iki tarafta da kendinizce doğru olan tarafları kabullenirsek ne olur?
Bazılarına göre gereksiz,bazılarına göre gayet basit olan bir konu bayanlar için geleceklerini etkileyecek olayların dönüm noktası oluyor maalesef
Alıntı:
islamiyet bu denli tartışılmamalıdır. ilk ayet ne diyor OKU
ilk ayeti uygulamak isteyenlerin karşısına başörtüsü sorun olarak çıkıyor...Okumak istiyorlar ama başları örtülüyse bu bir sorun teşkil ediyor...
Bu yüzden önlerin de 2 tercihleri oluyor
1-Başını aç oku
2-Başın kapalı dursun ama okuma
Okudugum sayfalara bakarak söyleyebilirim ki :
Başlık islamda kadının örtünmesi ama bence bu konu başlangıç aşamasıyla sadece yüzeysel bir konu gibi görünüyor olsa da GÜNÜMÜZ TÜRKİYESİNDE ÇOK KAPSAMLI BİR KONU...Sadece neden örtülünüyor neden örtünülmüyor da bitmiyor iş,sonradan dallanıyor budaklanıyor.......Mutlaka bir yerden dallarına budaklarına sıçrıyor konu ve kutuplaşma yaratıyor...
Geçmiş sayfalarda bir arkadaşın bahsettiği gibi BU KONUN BURDA TARTIŞILMASIYLA KİŞİLERİN GÖRÜŞLERİNİN DEĞİŞECEĞİNİ BEN DE ÇOK DOĞRU BULMUYORUM...
Aslında tartışmamız gereken şudur beyler bayanlar.
Şimdi dünyada kapanma oku diyorlar. Mecbur burada okumak zorundasın ve br şeyler yapmalısın ki dünyadada ayakta kalmalısın. Fakat dini yönden yapman uygun değl. Eğer uygun olmayan şeyi Dünyada yapmak zorunda olduğu şeyler uğruna yapmazsan Bunun günahı sanamıdır yoksa o başını açta oku diyenlerdemidir? Eğer onlardaysa vebali hiç durma aç. Yok eğer sendeyse bence tüm işleri bırak örtünü takmaya bak..
Erkek tabiki hayvan değil. Bende erkeğim Ama yaratılış be kardeş.
Bence erkegin buyuk bir dayaniklilik-guç-irade potansiyeli var. Yaratilisa bir de boyle bakalim bence. Bardagin dolu tarafinda bakalim.
Alıntı:
Genelde çoğu erkek nefsine hakm olamaz.
Bence bu ozur olmamali.
Alıntı:
Genelde çoğu erkek nefsine hakm olamaz. Aldatır. Neden aldatır. Kadın baştan çıkarmıştır.
Bence kadin tahrik etmistir diyip isin içinden çikamayiz. Erkek guçludur, bence erkek kendine hakim olabilir. Ayrica "kadin tahrik etmistir" diyince sanki suç-sorumluluk kadina yuklenmis gibi. Elbette bazen kadinlar ciddi ciddi buna ugrasiyor olabilir ama yine de kadina sorumlulugun çogu yuklenmemeli. Hele hele demin dedigim gibi erkegin duygularina hakim olmasi kadininikinden kolaysa, bence ipler asil erkegin elinde.
Alıntı:
Sabah programlarını takip ederim bazen, hep karısını aldatmış, komşusuyla kaçmış vs. gibi oalylar. Baktığımda erkeklern nefsine sahip olamadığını görüyorum.
Bu olaylar daha çok dusuk sosyokulturel toplum nufus bolumumuzde vuku buluyor.
Turk halkini "arsiz-simarik-ahlaki zayif beyaz Turkler" ve "yurekli-imanli-edepli siyah Turkler" diye bolenlerin kulagina kupe olsun. geçen gun halkimizi boyle yalan ve saçma sapan sekilde bolen bir arkadasimiz beni hem sinirlendirdi hem uzdu.
Sait bey, recm ile ilgili verdiginiz kaynak beni tatmin etmedi. Bana açik sekilde "Zina edeni recm edin" seklinde yazilmis bir Kuran ayeti gosterebilr misiniz? Pek sanmiyorum.
Ha bu arada soyle bir iki hikaye kopyalamissiniz. Ben bu hikayelerin yakan olduguna inaniyorum. Bu hikayedeki durumun aynisi Hz. Isa Aleyhisselamin da basindan geçmis, ve Isa ahaliye "aranizda en gunahsiz olan ilk tasi atsin" demis, kalbalik da yavastan dagilmistir. Kadin da kurtulmustur.
Bunu neden anlattim : Elbette Hz. Isa da çok buyuk bir peygamber ancak Hz. Muhammed'in Hz Isa'dan daha az merhametli olmasina pek ihtimal vermiyorum.
Hz. Muhammed'in, yanina gunahini itirafta bulunmaya gelen bir kadin için etrafindakilere "şunu recm edin" tarzi bir sey soylemis olmasi bana zor gorunuyor. Sirf uslubu bile Peygamberimizin karakteriyle zit buldum diyebilirim.
Sokonusu hikayeler :
Alıntı:
Ebu Hüreyre şöyle anlatıyor: Rasûlullah (s.a) mescidde iken müslümanlardan bir kişi yanına geldi ve ona nida edip şöyle dedi:
- Ey Allah'ın Rasûlü! Ben zina ettim.
Hz. Peygamber ondan yüzünü çevirdi. Nihayet o zat bu itirafı kendi aleyhine dört kere tekrarladı. Bu şekilde kendi aleyhine dört defa şehadet edince, Rasûlullah (s.a) onu çağırıp şöyle sordu:
- Sende delilik var mı?
- Hayır!
- Sen evli misin?
- Evet!
- Bunu götürüp taşlayınız (recmediniz).[2]
İmran b. Husayn şöyle rivayet ediyor: Cüheyne kabilesinden bir kadın zinadan hamile olarak Allah'ın Rasûlü'ne geldi ve 'Ey Allah'ın Rasûlü! Ben hadd vurulmayı icab ettiren bir günah işledim, bu bakımdan bunun cezası olan haddi bana tatbik et' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, kadının velîsini çağırıp ona 'Bu kadına iyi muamele et, çocuğunu doğurduğu zaman onu bana getir' emrini verdi. Velîsi de bu emri yerine getirdi. Nihayet Hz. Peygamber kadınla ilgili emrini verdi; kadının elbiseleri vücuduna bağlandı. Sonra Hz. Peygamber emretti ve kadın recmedildi.
Kisacasi recm ile ilgili verdiginiz bu baglantilar bana supheli geldi.
Selamlar.
En son inanç ahmet tarafından Cmt 18 Nis 2009, 14:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Geçmişi 5000 yıla ulaşan Hindu inancından bir Hintli kadın başörtüsü ile.
Kore'li Budist rahibeler başlarında şapkaları ile ibadette.
Batılı bir çarşaflı rahibe.
Koreli Katolik Hıristiyan kadınlar Kilisede başörtüleri ile.
Hıristiyan Başörtülü Çinli kadınlar Kilisede dua ediyorlar.
Hindistan'da Kilisede ibadet eden başörtülü Hıristiyan kadınlar.
Rusya-Ortodoks inancına mensup kadınlar kilisede.Rahibeler,rütbelerine göre kara çarşaflı veya beyaz baş örtülü.Diğerleri halk.Onlar da başörtülü.
Şehit oğullarının mezarını ziyaret eden başörtülü,yüreği yaralı bir anne ve baba.
Görüldüğü gibi her inançta örtünme vardır.
Bize göre tahrif edilmiş ve batıl dinler olsa bile örtünme bu dinlerin özünde vardır ve hala uygulanmaktadır.
Oyleyse neden Dunya'daki bazi toplumlar halen "geleneksel" olmalarina ragmen bu tip ortunme onlarda yok.
Mesala hangi toplumlar?
Afrika ormanlarında mahsur kalmış hiç bir geleneği olmayan insan topluluklarını bu kategoriye sokmuyorsun umarım.
Ayrıca her millete vahyin gelmiş olması o milletin topyekun o vahye iman ve amel etmesi gerçekleşmemiştir. Amel etmeyen, iman etmeyenler de olmuştur. Zaman içinde değişim ve başkalaşımlar da olmuştur.
En gekeneksel toplumlar göçebelerdir. Türkler, göçebe bir toplumdan geliyor. Sibirya'daki Şaman Altaylı Tuvalı da başörtüsü kullanıyor, Rusya'da yaşayan Hristiyan Çuvaş'da başörtüsü kullanıyor.
Şayet Şaman Altaylılar, Hıristiyan Çuvaşlar, Anadoolu da yaşayan Türkle benzer şekil , motif ve renkleri kullanıyor ise aralarındaki ortak mirasa olduğunu, bu mirasın çok eski olduğuna işaret eder.
Geleneksel Şaman kadını
Geleneksel Hırsitiyan Çuvaş kadını
Hırsitiyan Gök Oğuz kadını
Gekeneksel Anadolu Türk kadını
İklimleri farklı, çoğrafyaları birbirine uzak, dinleri farklı, dilleri bir, giysi kültürü aynı.
Bu ortak kültünü kaynağı vahyidir. Vahyi gelenek, ortak kültür şeklinde korunmuştur.
Anneannem sıcak yaz günleri olduğunda bazen saçımızı kazıtsak o zaman takmayız belki derdi ama yine de inancı gereği başını örtmesi gerektiğini düşünür, inancından ger kalmazdı..
Çok basit bir soruyu bile paragraflar halinde uzata uzata tartışma ve bile bile (Kuranda yazdığı, geçmişimizden geldiği, inanç meselesi olduğunu) karşı çıkmak, saygı duymamak ne içindir ki?
Topu topu bir örtü, kadınlarımız, analarımız başlarını örtüyor, n'olur sanki örtseler? Hep saygıda başlıyor insanlık, saygıda devam ediyor ama nedense saygı duyamıyoruz değil mi güzel insanlar?
Örtünmenin neresi kötü ki? Çağdaş yaşam yaka bağır açmaksa, malumunuzudur yakası bağrı açık olanlar çok çağdaş o zaman.
Örtüden korkmayın, cahil insandan korkun.. Ölüden değil diriden korkun.
Bir de korkunun ecele faydası yok..
Bırakın örtünsünler. Kime ne zararı var, düşünün ki saçları dökülüyor, yere düşsün istemiyorlar, ameliyat yapan doktorun taktığı bone gibi, pasta ustasının kepi gibi, düşününkü saçları dökülüyor örtünüyorlar..
Bence kadin tahrik etmistir diyip isin içinden çikamayiz. Erkek guçludur, bence erkek kendine hakim olabilir. Ayrica "kadin tahrik etmistir" diyince sanki suç-sorumluluk kadina yuklenmis gibi. Elbette bazen kadinlar ciddi ciddi buna ugrasiyor olabilir ama yine de kadina sorumlulugun çogu yuklenmemeli. Hele hele demin dedigim gibi erkegin duygularina hakim olmasi kadininikinden kolaysa, bence ipler asil erkegin elinde.
Bu konuda görüşler farklıdır. Kadın tahrik etti veya erkek nefsini tutamadı. kiside mümkündür. Ben ikisindende örnek verdim. Sadece kadının tahriki değl erkeğin nefside vurgulanmıştır..
Alıntı:
Kisacasi recm ile ilgili verdiginiz bu baglantilar bana supheli geldi.
Selamlar.
Kur'an'ın Zna Hakkındaki Hükmü;
"Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin; eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıncaya ya da Allah onlara bir yol gösterinceye kadar evlerde tutun (dışarı çıkarmayın), içinizden iki erkek bu tür fuhuşu yaparsa, onlara eziyet edin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlar(a eziyet)den vazgeçin Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir" (Nisa 4/15-16)
Müfessirlerin çoğuna göre, Nisa sûresinin 15-16 ayetlerini İslam'ın zina hakkındaki hükümlerinin ilk aşaması olarak belirtmektedirler İslam'ın ilk zamanlarında zina eden kadınlar evlerde hapis edilirken, erkekler ise azarlama, kınama ve dövme cezası ile cezalandırılıyorlardı
Bu hükümlerin eşcinsellik yapan kadınlar ve erkekler için olduğu da belirtilmektedir Zina lafzısya ifadelendirilen ve had cezasını belirleyen ayet ise Nur sûresinin 2 ayetidir
"Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüz değnek vurun Allah'a ve Ahiret gününe inananlar iseniz, Allah'ın cezasını uygulamada sizi, onlara karşı acıma duygusu tutup engellemesin Mü'minlerden bir grup da onlara yapılan azaba şahid olsun" (Nur 24/2)
Kur'an'da zaniler hakkında nihaî hüküm olarak bu ayetler gösterilmektedir Ayette zina edenlerin evli veya bekar olmaları arasında bir fark zikredilmemiştir Cariyeler için hüküm bildiren ayet ise şöyledir:
"İçinizden, inanmış hür (muhsan) kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, elleriniz altında bulunan inanmış cariyelerinizden alabilir Hepiniz birbirinizdensiniz Öyleyse iffetli yaşamaları, fuhuş yapmamaları ve gizli dost da tutmamaları şartıyla, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara yapılan azabın yarısını uygulayın" (Nisa 4/25)
Evlendikten sonra fuhuş yapan cariyelere, evlendikten sonra fuhuş yapan hür kadınlara verilen cezanın yarısını vermek demek, hür kadınlara da ölüm cezası verilmemesi demektir Çünkü ölümün yarısı yoktur Ayrıca bu ayetin Nur/2, ayetinden sonra nazil olması gerekir ki hür kadına takdir edilen ceza orada tesbit edilmiştir
"Zina eden erkek, zina eden veya ortak koşan kadından başkasıyla evlenemez; zina eden kadın da zina eden veya ortak koşan erkekten başkasıyla evlenemez Böyleleri ile evlenmek, mü'minlere haram kılınmıştır" (Nur 24/26)
Zina edenlerin birbiriyle evlenmeleri söz konusu edildiğine göre, zina edenlerin recm edilmedikleri ancak birbirleriyle evlendirildiklerinden bahisle iffetli yaşamak isteyenlere yol gösterilmektedir Zina edenlerin biliniyor olup da recmin uygulanmaması, evliliğe dair hukukî ve ahlâkî bir dersin verilmesi dikkat çekicidir
Ayetlerde zina yapmanın çirkinliği ve cezası ortaya konurken, birinin başkasını zina ile itham ederken getirmesi gereken deliller ve getiremediği durumda verilecek ceza açıkça ifade edilmektedir
"Namuslu kadınları zina ile suçlayıp da sonra dört şahid getirmeyenlere seksen değnek vurun ve artık onların şahidliğini asla kabul etmeyin Onlar yoldan çıkmış kimselerdir" (Nur 24/4)
Zinayı isbat için dört şahid gereklidir Bunu bu şekilde isbat edemeyenlerin konu üzerinde durup lafını dahi etmesi yasaklanarak zinanın uluorta konuşulmasının önüne geçilmektedir Kocası karısını zina halinde görse, kadın da inkar etse bu sadece onların ayrılmasıyla sonuçlanır
"Eşlerini (zina ile) suçlayıp kendilerinden başka şahidleri bulunmayan kimselere gelince: Onlardan doğru söyleyenlerden olduğuna dört defa Allah'ı şahit tutmasıdır Beşinci defa yalan söyleyenlerden ise Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasını diler Kadının da dört defa Allah'ı şahid tutup kocasının, mutlaka yalan söyleyenlerden olduğuna şahitlik etmesi kendisinden cezayı Kaldırır Beşinci defa: Eğer kocası doğrulardan ise Allah'ın gazabının kendisinin üzerine olmasını diler" (Nur 24/6-9)
"Allah'ın size nimet ve rahmeti bulunmasa ve Allah tevbeleri kabul eden Hakim olmasaydı size büyük bir azap dokunurdu" (Nur 24/10)
"Ama bundan sonra tevbe edip durumunu düzeltenler bunun dışındadır Şüphesiz Allah bağışlar, merhamet eder" (Nur 24/5)
Bunlar zina ile ilgili ayetler. Hepsini toparladım...
En son Sait_71 tarafından Cmt 18 Nis 2009, 14:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi