Bu kesinlikle doğru değildir. Bir kere üniversitelere başörtüsüyle girilmiyor ki başörtüsü karşılığında burs verilsin. Lütfen biraz seviyeli doğru şeyler yazalım.
Öte yandan başörtülülerin haklarını savunmak milli bir meseledir. Başörtüsü, bu milletin inanc değeri olduğu kadar aynı zamanda kültürel ortak mirasıdır.
Ogrenci kizlara -universiteye giremeseler de- disarida basortusu takmalari karsiliginda para veriliyor, yurtlarda ucretsiz yada cok cuzi mikterlara kalabiliyorlar ve oralarda cesitli cemaatlerin toplantilari yapiliyor. Bu, kesin bir bilgidir. Isterseniz Universitelerin kayit gununde giris kapisinin onunde kamp kuran dernek ve yurt temsilcilerine bir bakin vaktiniz varsa, ne demek istedigimi anlarsiniz. Oysa biz biliyoruz ki dinimizde zorlama yoktur.
Var olan bir seyi yokmus gibi dusunup onun uzerinden fikir yurutursek bu tartismanin sonu olmaz. Once gercegi kabul edecegiz sonra tartisacagiz.
Ayrica dikkat ediyorum basortusunun en atesli savunucusu nedense erkekler.. Birakalim bu isleri bayanlar kendi kararlarini versinler, onlar uzerine hicbir baski ve zorlama olmadan.
Bence örgütün stratejistleri iyi çalışıyor ve saf halkı iyi galeyana getiriyor.
Bakın bu konunun uzmanı ne diyor.
Alıntı:
İtalya'da benzer operasyonlar başlatıldığı zaman kurumlardan ve medyadan benzer tepkilerin geldiğini hatırlatan Orakoğlu, “Bu tür örgütlerin özel stratejileri var. Kullanılan insanlara baktığımız zaman toplumda öne çıkan isimler olduğunu görürsünüz. Birileri alındığı ya da faaliyetleri ortaya çıkartıldığı zaman strateji devreye sokuluyor. Bu yöntemler, kamuoyunu yönlendirmek ve aldatmak için yapılırken, cezaevinde bulunanların da dağılmamaları hedefleniyor. Bu dalgalar bitmez. Operasyonun özü gereği katlanarak sürer. İtalya'da Başbakanlık yapan 73 yaşındaki kişi, İçişleri Bakanı gece 03.30'da evinden alındı. Yani bizde de durum farksız. Bu işin içinde medya, siyaset, yargı, kamu kuruluşları, asker, polis, MİT görevlileri var. Bu tür operasyonlarda ‘bağırma' bitmez. Bunun özü, ‘sıra bize gelmesin'dir. Ama hakikaten operasyon çok iyi gidiyor. Bundan sonra bu işin beyinlerine doğru gidiliyor” dedi.
Biraz daha zorlarsam, peşlerine adam takıyorlar başörtüsünü takıp takmadığını kontrol ediyorlar diyeceksiniz. Bu alçakca yalanlara itibar edecek değiliz. Ancak biliyoruz ki , Ergenekoncu tıynete mensup insanlar böyle yalan ve iftiralar ortaya atabilir. En iyi yaptıkları iş budur.
İdeolojik altyapısı zayıf taraflar iki şeye başvurur. Birisi şiddettir. İkincisi daleveredir. Zayıf ve içi boş ideolojiler, güçlü fikirler karşısında yenik düşmeye mahkumdur. Bunu aşmak için şiddet ve yalan silahına başvurarlar.
Bu kareketerleri biraz analiz etmek lazım. Bunlar Türk'ten fazla Türkçü olur. Sembollere sığınarak kendilerine meşruiyet ararlar. Ne Türklikle ilgileri vardır, ne de arkasına sığındıkları sembollerle.
Yeri gelir Maocu olurlar yeri gelir en hızlı ulusalcı olurlar. Düne kadar işgalci dedikleri milleitn ordusuna yeri gelir Ordu göreve derler. Omurgasız ve ilkesizdirler. Gayri millidirler. Yozlaşmış ve asimile olmuşlardır. Kişiliksizdirler.
Türk'e dair İslam'a dair ne kadar değer var ise düşmandırlar. İşlerine gelince bu değerleri kullanmaktan çekinmezler. Bir taraftan kahrolsun şeriat derler. Öte taraftan sıkıştırısan benim dedem müftü idi derler.
Başörtüsü konusuyla memlekette güzel prim yapıldı.Gayet verimli kullanıldı
Getirisi çok oldu.
Bir kaç metre bezi simge haline getirip yıllardır milletin beynini ütüleyenler
diğer konularda ne düşünür bilinmez..
Kutsal kitap Kuran-ı Kerimde başörtüsü kullanmayan hanımlar için herhangi bir ceza emri bulunmaz (varsa gösterin bilelim)..Fakat Örneğin memleketi kasıp kavuran rüşvet konusu ,alanında vereninde günahta olduğu bir suçtur..Bu konu hic sorun edilmez.
Hatta tam tersi olur
muhafazakar bilinen eski bir cumhurbaşkanı "benim memurum işini bilir" der
bir bakan ,milletle alay edercesine apaçık rüşveti "bahşiş" olarak nitelendirir.
Çünki herkesin işine gelir!
Başörtüsü karşıtlarınada bir çift söz olmalı..
şaşıracaksınız ama başı kapalı veya açık bayanlar arasında düşünce ,davranış ,kültür ve ahlak açısından hiç bir fark yoktur...
zannetiğiniz gibi her başı kapalı kadında cumhuriyet veya rejim karşıtı değildir..
Onlara karşı önyargısız bakmayı deneyin.
İki kesimide bildiğimden bu kadar rahat yorum yapabiliyorum..
Yukarılarda ergenekoncular şudur budur deniyor
ergenekonculukla suçlananlar her ne kadar "şu" veya "bu"ysa karşıtlarıda en az onlar kadar "şu" veya "bu"dur
Türkan Saylanın MİT raporu ve diğer konulardaki açıklamarının linklerini konuya yazmıstım
Maalesef silinmiş.isteyen yorum yapmadan evvel netten bulabilir
..
Türkan Saylan, ülkemiz için eğitime hep seferber olmuştur. Bunun için böyle insanımızın yaptığı işlerden dolayı teşekkür ediyoruz. Fakat Türkan Hanım bir noktada olumsuz bir yaklaşımı vardır. Buda islam ve Atatürkçülüğü ikiye böldü. Yani İslama bakış açısı zıt yaklaşımı var. Tabi hal böyle olunca da Türkiye'de müslüman insanlarımız Türkan Saylan'a doğal olarak bu durumdan rahatsızdır. Bende bu konuda onun böyle yaklaşımına rahatsızım. Çünkü güzel ülkemizde böyle islam ve Atatürkçülük ayrımı yaparak toplumda yaşamak ve yaşatmak gerek siyasi gerekse sosyal yaşam haklarını çiğnemiş oluyor. Yani iç çatışmalar, bölücülük yapmalar, ayrımcılık oluyor. Böyle oluncada insanlar birbirlerine nefret kusuyorlar. Güzel ülkemizde bu durumlara düşmesini çok üzülüyorum. İslam dinimiz mukaddestir. Atatürk bizim liderimizdir. Kısacası bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşımız şunu söylemesini ve anlamasını istiyorum. Ben Müslüman Türkoğluyum, Atatürk liderimdir. demesini istiyorum. Yani bizler bu topraklarde birlik ve beraberlik içerisinde huzur, barış ve özgürce yaşamalarını istiyoruz. Herkes birbirlerine saygı ve sevgi göstermesini istiyoruz. Bizim ülkemiz budur, böyle yakışır. O halde bu tür olumsuz haberler karşısında lüften birbirimizi incitmeden tatlı dille paylaşalım, çözelim. Hatta abartmadan onların oyununa gelmeyelim. Güzel işlerle uğraşalım. Ülkemiz için vatanımıza, milletimize ve bayrağımıza sahip çıkalım. Çünkü bizler birbirimizden koparsak Türkiye Cumhuriyetimiz zaten savaşmadan kaybeder.
Saldırgan yalan ve haksız yazan ve yargılayan vakit gazetesini hiçbir savcı görmüyormu.Kadı gibi yargılıyorlar şeriatı açıkça svunuyor belli kişi ve kitleler hedef gösteriliyor bir zaman sonra tutuklanıyorlar.Başbakan taraflı medya diye herzaman bağırarak dile getiriyor ki Zaman Vakit gibi gazete kanal7 samanyolu tgrt trt1de buna dahil Bunların yaptığı adil ve hukuka uygunmu.Denizfeneri olayını dahi haber yapmayan yazılı ve görsel medya Antalyadaki 75 yaşındaki teyse kadar olamadı.
Bir kaç metre bezi simge haline getirip yıllardır milletin beynini ütüleyenler
Yasakcılardan söz ediyorsunuz sanırım. Bir taraftan başörtüsünü hafifsiyorsunuz diğer taraftan ölümüne yasaklıyorsunuz. Bu demogojiye kim inanır Allah aşkına. Madem bez parçası neden yasaklıyorsunuz?
Hala anlamadınız sanıyorum. Başörtüsü kavgasının temelinde Milli kültür ile Batı kültürü arasında mücadele yatmaktadır. Taraflardan birisi bu memleketi batılılaştıracağız diyor, diğer taraf hayır biz öz kültürümüzü koruyacağız bundan taviz vermeyeceğiz diyor.
İnançlarımızı, kültürel geleneklerimizi yok ederek bizi Batı dünyasına eklemlemek istiyorlar. Batı dünyası, fiili işgalde yapamadıklarını içerdeki işbirlikcileri vasıtasıyla değerlerimizi inançlarımızı gevşetmek, yok etmek istiyor. Başörtüsü bu anlamda batı alemi için semboldir. Bizim için inancın bir gereğidir. Öz kültürümüzün bir parçasıdır.
Yasakcılar samimi ise kaldırsın yasağı, kimse de prim yapmasın. Hem bunu iddia edeceksiniz hem de yasakta ısrar edeceksiniz. Kargalar inanmaz bu gerekçeye.
Bir kaç metre bezi simge haline getirip yıllardır milletin beynini ütüleyenler
diğer konularda ne düşünür bilinmez
Kadinlar, kizlar bir kac metre bezle baslarini ortuyor ve bu sizin gibiler icin hic mana ifade etmiyorsa ozaman neticede senin uzerine giyindiginde bez parcalaridir. ne icin giyiniyorsun. usudugun icinmi yoksa biryerlerini ortmek icinmi?
Başörtüsüne bir kaç metre bez diye aşağılayanlar "BAYRAK" hakkında ne düşünüyorlar acaba?
BAYRAK'TA BİR BEZ. AMA ÖNEMİ NE KADAR BÜYÜK.
birşeyleri savunacağız diye kavramları karıştırmayalım. BAYRAK bir bez parçası değildir çünkü BİZİMdir, TEKtir, TARİHİ vardır ve uğruna ölecek milyonlar vardır. ama diğer bir kaç metre bezi dünyanın heryerinde bir çok insan farklı nedenler ile başına takıyor ve hiçbir özelliği olmayan birşey için değil uğrunda ölmek kılını bile kıpırdatmazsın. BAYRAĞIMIZI bu işe alet etmeyelim...