Alperfatih bey size yönelik yazmadım yorumumu. Simge yapıların bir kaçını ben beğenmiyorum yıkalım yazan bir yorum vardır ona binayen yazdım. Elazığda simge yapılar, ruhu olan şık meydanlar ve geniş ferah yapılan yollar konusunda ciddi anlamda sorun var elazığda bu konuda elazığın estetiğine güzelliğine kafa yoran kişiler olarak baskı oluşturacak söylemlerde bulunmamız lazım. Bizde kuru kuru yüksek katlı binalar olsun nasıl olursa oldun şeklinde bir istek yığını var bu yanlış. . Yolları geniş olan trafiği akan bahçeli evler doğukent gibi ruhu olan şehirleşmeler talep edilmeli. Elazığ türkiyedeki en genç şehirlerden olmasına rağmen yolları çok dar dolayısıylada meydanları yayalaştırılamıyor. dolayısıylada başka şehirlerinki gibi bir meydana sahip olamıyoruz .
Konuya dönecek olursak ; benim önerim saray camisi , belediye çarşısı ve ve ptt meydanı birleştirilmeli kesinlikle ptt binasının da beton uyduların takıldığı çirkin görüntü oluşturulan kosmı yıkılıp kapalı çarşının giriş kısmı tekrar dizayn edilmeli. Oradaki sakatat ve balıkçıların kaldırılması lazım. Güzel bir iş ortaya çıkarmışlar adamlar diyebilmemiz için
Arkadaşlar öncelikle tarihi çok seven ve kendimce çok okuyan birisiyim.Bazı kişilerin bizi tarihi yapılara düşman gibi gösterme çabaları anlamsız.Bir kaynakta şöyle bir bilgiye rastlamış ve kahrolmuştum.1930’lu yıllarda Harput’ta belediye tarafından şöyle bir duyuru yapılıyor:Eski yapılarını, evlerini (bunlar Harput mimari formundaki cumbalı evler) yıktıran kişilerin molozlarını belediye çok iyi bir fiyata alacak ve yeni yapı noktasında destek verecek diye . Tabi insanlar da patır patır o güzelim evlerini yıktırıyor ve tarihi derinliğimiz yok ediliyor.Eski Harput resimlerine bakınca o devasa şehirden üç beş yapı kaldığını görürsünüz . Ama Safranbolu , Bursa Cumalıkızık , Ödemiş Birgi evleri taş gibi ayakta ve korunmuş. Gelelim bugüne slüet noktasında yıllar önce eski belediyeye İzzetpaşa önündeki beton binanın yıkılması ve cami silüetinin ön plana çıkması gerektiğine dair yazı yazmıştım(o bina yıkıldı), Şahin başkana da SGK binası ve bankalar sokağındaki binaların yıkılıp İzzetpaşa ve Saray caminin birbirine baktığı tıpkı Ayasofya -Sultanahmet Camiinin slüetine benzer bir görünüm kazanmamız gerektiğine dair yazı yazdım.Yani şehrin estetiğine emin olun en az sizin kadar sahip çıkmaya çalışıyorum . Ama sadece takvim yaprağında bizi eski zamana götüren , Osmanlı , Selçuklu veya Harput mimari formunu zerre taşımayan, şehre gelen turistlerin bir tanesinin bile gözlerini çevirip bakmaya tenezzül etmeyeceği, üstelik bunların tarihi yapı olduğunu dahi anlamayacağı yapıları düşünmeden savunmanız çok anlamsız . Ben bunlar traşlansın derken oraların ya boşaltılmasını ya da yerlerine kadim tarih şuurumuza yakışır yapıların yapılmasını istediğimi belirtmeye çalışıyorum .Beton yığınların buraları kirletmesini kastetmiyorum elbette. Elazığ şehir merkezi daha 70-80 yıllık bir geçmişe sahip . Bizden öncekiler bu süre zarfında övüneceğimiz bir eser vücuda getirememişse belki yerlerine inşa edeceğimiz eserlerle biz bizden sonrakilere övünecekleri eserleri bırakırız .Bunları konuşmaktan korkmayalım.Velhasılı kelam tarihin sıfır noktası kabul edilen bir medeniyetin çocuklarının PTT ve öğretmenevi gibi ruhsuz binaları bu denli sahiplenmemesi gerekiyor .
Yunus hemşehrim yazdıklarının Öğretmenevi ve PTT binası hariç tamamına katılıyorum. Doğru ve önemli tespitleriniz var. Öğretmenevi ve PTT binası hakkındaki tespitinize neden katılmadığıma gelince evet bu binalar tarihi yapılar değil ama zaten geçmişi 1830 lu yıllarda başlayan 1870 li yıllarda fiilen şehirleşme başlayan bir kentin mevcut tarihindeki en eski yapılardır. PTT Binası, Öğretmenevi, Kolordu Binası, Aklıye Hastanesi eski Binası, Kapalı Çarşı, Kısmen Çarşı Mahallesi, Kazım efendi sokak Elazığ dışında yaşayan orta yaş ve yaşlı hemşehrilerimizin kent ile anı bağı kurabileceği yapılardır. Diğer insanlar içinde yaşayan kent olgusunda, tarihin bir dönemine tanıklık eden kesitlerdir. Bir hemşehrimizin dediği gibi keşke yıkılan Belediye Binası da kalmış olsaydı. Bugün yerine dikilen iş merkezi daha büyük değer katmıyor. PTT binasının arkasında yapılan santral binası yıkılmalı görüşüne katılıyorum. Kapalı çarşının İstasyon caddesine bakan girişi depremde yıkılan bina nedeniyle açılmıştır. Bina yapılmasın. Depremde çok fırsat heba edildi bu edilmesin. PTT Başmüdürlüğü olarak kullanılan General Abdullah Alpdoğan eski kışla binası çevresi Belediye tarafından tamamen düzenleme yapılarak park haline getirilmeli bu çerçevede o bölgede yapılan mini terminal de oraya yapılacak park alanına dahil edilebilirdi. Rahmetli Hamza Yanılmaz ın en kötü eseri olan Belediye yer altı çarşısı yeniden dizayn edilerek zemine sıfırlanabilir altı çarşı yerine Otopark haline getirilebilir. Saray Camii ve İzzetpaşa camii arası mutlaka açılmalıdır. SSK binasının yıkılması bu işi önemli ölçüde kolaylaştırmıştır. Deprem sonrası iki camii arasındaki yapılardan ağır hasarlı yapılar olmasına rağmen rant nedeniyle yıkılmamıştır. Halbuki buda önemli bir fırsattı.İzzetpaşa Camiinin karşısında bulunan ve yapıldığı dönemde büyük tartışmalara neden olan 5 katlı yapı yıkılamıyorsa mutlaka emsali olan 2 kata indirilerek Saray Camii silüeti açılmalıdır.