Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Kemal Hasaltun
10 yıl önce - Çrş 25 Mar 2009, 00:12
Belediyeler ve Yeni Stadyum Projeleri


STADYUMLAR İNDEKSİ için TIKLA*


Evet arkadaşlar. Seçimler yaklaşıyor. Özellikle büyükşehirlerde adaylar siyasi kimlikleriyle birlikte milyon dolarlık projeleriyle, vaatleriyle de yarışıyor. Yüzlerce adayın, bir kısmı ütopik, bir kısmı gerçekci projeleri arasında dikkat çeken bir konu var ki, bir çok şehirde neredeyse bütün adayların hepsi kendi programlarında öncelikli olarak yer veriyor. Bu konu da başlıktan da anlaşılacağı gibi şehir stadyumlarının yenilenmesi.

Bu projelerle ilgili kendi fikrimi söylemeden önce biraz bilgi vermek istiyorum. Bildiğiniz gibi belediyelerin kuruluşundan, görev, yetki ve sorumluluklarına kadar herşey yasayla belirlenmiştir. 5393 sayılı belediye kanunu, 14. maddede belediyelerin görev ve sorumluluklarının çerçevesini çizmiştir. Bu madde şu şekildedir;

Alıntı:
Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;

a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000'i geçen belediyeler, kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar.

b) Okul öncesi eğitim kurumları açabilir; Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir. Gerektiğinde, öğrencilere, amatör spor kulüplerine malzeme verir ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir.

Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır.

Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.

Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.

Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.

Belediye meclisinin kararı ile mücavir alanlara da belediye hizmetleri götürülebilir.

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümleri saklıdır.

Kaynak: http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5393.html

Öncelikle hukukçu değilim, maddelerle ilgili yazdıklarım kişisel görüşlerimden muhakkak etkilenmiş yorumlarımdır.

Yukarıdaki kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere belediyeler stadyum projelerine girişirken koyu renkle belirtilen yerleri dayanak almaktadır. Biraz daha zorlama yaparsak stadyum yapımının dolaylı olarak kentin tanıtımına yönelik hizmetlerden biri olarak varsayıldığını da farzedebiliriz. Yalnız bu maddeler için konulan şart yapılan işlerin “mahallî müşterek” olması gerektiğidir. Anayasa mahkemesi mahalli müşterek ihtiyaçları,
Alıntı:
Herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak beklentiler.
olarak tanımlamıştır. (Kaynak: http://www.law.ankara.edu.tr/dosyalar/dersnotlari/derss.doc “Not: Linkini verdiğim bu makalede belediye kanunuyla ilgili oluşabilecek sıkıntılar incelenmiştir. Anayasa mahkemesinin bu yorumu da eleştirilmektedir. Yani stadyum konusuyla ilgili değildir.)

Günümüzde bir futbol stadyumun yapılmasının temel amacı o stadyumu kullanan klüp için gelir kapısı oluşturmaktır. Profesyonel futbol klüpleri artık birer şirket gibi hareket etmektedir. Çünkü hepimizin malumudur ki futbol bir endüstri olmuştur. Bu yüzden olaya ne kadar duygusal bakarsak bakalım, klüple herhangi bir organik bağı olmayan taraftarın klüp tarafından birer müşteri olarak görüldüğü gerçeğini gizleyemeyiz. Stadyumlarda taraftar rahatlığı için yapılan düzenlemeler de aslında müşteri memnuniyeti için diyebiliriz. Sonuçta daha memnun taraftar, daha fazla taraftar demektir. Bu da daha yüksek gişe geliri, yani daha fazla para anlamına geliyor...

Bu durumda bir şirket havasında olan klübün tesisleri mahalli müşterek yapıda mıdır, değil midir? Örnek olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Bursaspor Özlüce Tesislerini (Antreman sahalarını) ele alalım. Nüfusu neredeyse 2 milyon olan bir şehirde, Bursaspor’un alt yapısındaki futbolcularıyla birlikte yaklaşık 100 kişi dışında kullanımı mümkün olmayan bir tesis, belirli bir zümrenin rahat çalışabilmesi için, yani onların özel çıkarları için yapılmış olmuyor mu? Yani mahalli müşterek tanımına ters düşmüyor mu? Bence evet düşüyor. Keza stadyum da aynı şekilde. Her ne kadar taraftarın rahat maç izlemesi için yapılıyor desek de işin aslının klubün profesyonel futbolculara vereceği ücretin karşılanabilmesi için gelir kapısı oluşturmak olduğunu hepimiz biliyoruz. Yine stadyumun bu haliyle, klüpteki futbolcuların (yani bir şirkette çalışanların) özel çıkarları için yapıldığını inkar edemeyiz.

Stadyumu mahalli müşterek tanımına uydurabilmek için klubü destekleyen taraftarın talebini, onların beklentilerini, veya bu durumu hizmet olarak görmelerini de sebep olarak gösterebiliriz. Ancak Türkiye şartlarında bu beklenti içinde olan, veya düzenli/düzensiz olarak futbol maçlarını stadyumlardan takip eden (ya da en azından takip etmek isteyen, kalitesiz tesisler, yüksek bilet fiyatları, küfür vs gibi sebeplerle tribünlerden uzak duran) grubun, nüfusun %5’inden daha az olduğunu varsaymak heralde yanlış olmayacaktır (Bu oran benim kişisel görüşümdür, herhangi bir bilimsel araştırmaya dayanmamaktadır. Yaşadığım şehrin sadece merkez nüfusunun %5’i 100000 kişi yapar. Bu orana itiraz etmeden önce bu rakamların Türkiye’deki 3 büyükler olarak adlandırılanların dışında kalan klüplerin “aktif” taraftarlarının sayısı için gayet yüksek olduğunu kabul etmeliyiz). Bu durum da geriye kalan %95’lik kesimin içerisinde bu grubun özel bir zümre olduğu gerçeğini ortaya koyar.

Mahalli müşterek tanımının ardından şimdi belediyenin yukarıda koyu olarak işaretlediğim görevlerini ele almak istiyorum.

Gençlik ve spor hizmetlerinin yapılması: Benim bu maddeden anladığım, gençlerin fiziksel ve kültürel gelişimi ve sağlıklı nesiller yetişmesi için uygun ortamların yaratılması olduğudur. Lakin 30000 kişi tarafından izlenen bir futbol karşılaşmasında spor yapan kişi sayısının 30022 değil de sadece 22 olduğu bir gerçektir. O 22 kişi de bu sporu Emre Belözoğlu’nun dediği gibi sağlıklı yaşam için değil para için yapmaktadır. Bu durumda aslında belediyelere düşen görev o 30000 kişinin de spor yapmasını sağlamak olmalıdır. Malumunuzdur ki Türkiye’deki lisanslı sporcu sayısı gelişmiş ülkelere kıyasla yerlerde sürünmektedir. Belediyeler, bu maddenin bağlayıcılığıyla, sorumluluğu altındaki her Türk gencinin en az bir spor dalını lisanslı ve düzenli olarak yapmasını sağlayacak projeler üretmeli, stadyuma yapacağı harcamayla bütün halkın faydalanabileceği yeterli kalitede ve miktarda her türlü spor tesisini hayata geçirmelidir. Türkiye’de sporun gelişmesini, ve orta vadede profesyonel futbol klüplerinin de bu gelişimden faydalanarak dünya çapında başarılı (hatta zengin) olmasını sağlayacak temel şey de budur.

”Gerektiğinde, öğrencilere, amatör spor kulüplerine malzeme verir ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül verebilir” maddesi de aslında benim bir önceki paragraftaki görüşlerime destek olmaktadır. Burda da yazdığı üzere amaç amatör sporu desteklemek olmalıdır. Profesyonel başarının, amatörlükteki gelişmeyi takip edeceği su götürmez bir gerçektir.

Bir konu da stadyum projesini yüklenen belediyelerin, bu projelere aktaracağı kaynağın kullanımı ile ilgilidir. ”Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir” maddesi, şehirlerin öncelikli ihtiyaçlarının belirlenmesini, sıraya konulmasını ve kaynak aktarımının buna göre yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Örneğin hergün onbinlerce kişinin kullandığı, ve nüfusun bütününün hizmetindeki raylı sistemlerin kaynak sıkıntısı nedeniyle parça parça ve gecikmelerle yapıldığı, kimi zamanlar kredi bulmak için kapı kapı gezildiği, Türkiye’de ki açlık sınırının altında yaşayan insanların sayısının bilindiği ortamda sosyal yardımla da yükümlü olan belediyelerin, yukarıda betimlediğim özel zümrenin rahatı için bütçelerinin büyük bir parçasını oluşturan milyon dolarları stadyum projeleri için harcaması ne kadar doğru olacaktır?

Bunlarla birlikte ülkemizde stadyumlar, GSGM’ye aittir ve stadyumlarla ilgili geliştirme işleri de GSGM sorumluluğunda olmalıdır (ki aslında öyledir de.)

Bütün bu yazdıklarımdan sonra beni, stadyumların yapılmasına belki de sırf muhalefet olsun diye karşı olduğumla itham edecek, beni istemezükçü(!) olmakla suçlayacak kişiler muhakkak olacaktır. Görüşüm şudur ki, benim için herhangi bir iş adamının para kazanmak için kendi işleteceği bir alışveriş merkezi yaptırmasıyla bir klubün stadyum yaptırması arasında hiç bir fark yoktur. Hatta iş adamının yaptığı daha değerlidir, çünkü onlarca kişiye gelir kapısı sağlayacaktır. Eğer belediyeler kendi bütçeleriyle karşılıksız olarak bu stadyumları klüplere yapacak olursa, herhangi bir işadamının kişisel yatırımını finanse etmiş olmaktan farklı bir iş de yapmış olmayacaktır.

Yani temel olarak belediyelerin stadyumları karşılıksız olarak yapmalarını desteklemiyorum.

Önerilerim ise şunlardır;

1. Öncelikle stadyumlar, özellikle arazi değerlerinin ödenmesi karşılığında kluplere devredilmelidir. Stadyumların yapım işlerini klüpler kendileri üstlenmelidir. Yalnız, kredi konusunda Devlet, Avrupa Şampiyonası veya Dünya Kupası gibi uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilmek için klüplere destek olmalıdır. Yeni stadyumlar, içeriğindeki ek gelir getirici unsurlarıyla söz konusu kredileri geri ödeme konusunda klüplerin sıkıntısını giderecektir.

2. Eğer stadyumlar devredilmiyorsa yenilenmesi işi yine stadyumların asıl sahibi olan GSGM tarafından yürütülmelidir. Bu bir devlet politikası olabilir. Yine uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilmek için yenilenecek stadyumlarda merkezi bütçeden GSGM’ye yüksek miktarda ödenek çıkarılabilir, ya da kredi için destek olunabilir. Yalnız bu durumda stadyumları kullanan klüplerden, bu yatırımların en azından uzun vadede çıkarılabileceği miktarda kira bedeli alınmalıdır. Yani eğer bu yatırımlar kredi ile yapıldıysa kredi geri ödemesi merkezi bütçeden alınan ödeneklerle değil, GSGM’nin bu stadyumlardan elde ettiği gelirlerden karşılanmalıdır.

3. Son seçenek belediyeler tarafından yenilenmesi. Belediyeler illa bu stadyumları yapacaksa muhakkak ama muhakkak bu stadyumlardan gelir elde etmelidir. Yani stadyumların işletmesini belediyeler yapmalıdır. Keza belediyenin en büyük sorumluluklarından biri olan toplu taşıma için bile vatandaştan (hem de yatırımları çok kısa sürede amorti edecek miktarda) ücret talep ediliyorsa, özel bir zümre için yapılan yatırımın da kısa sürede amorti edilecek şekilde gelir kaynağına dönüştürülmesi gerekmektedir. Unutmayın devletin her kuruşunda tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır ve bütçeler 70 milyon vatandaş için hazırlanmaktadır.


Bu yazımı yazmadan önce adayların projelerini detaylı olarak incelemedim. Eğer projelerde benim yukarıdaki hassasiyetlerim paylaşıldıysa zaten en azından bir vatandaş olarak benim açımdan sorun yoktur. Ancak adayların hiç biri projelerinin nasıl finanse edileceği ya da geri dönüşümünün nasıl sağlanacağından bahsetmemektedir.

Uzun bir yazı oldu, sabredip okuyan arkadaşlara teşekkür ederim. Fanatiklikten uzak ve yazdıklarımı anlayarak yapacağınız yorumları bekliyorum. Seviyeli bir tartışmaya her zaman varım.


Giray26
10 yıl önce - Çrş 25 Mar 2009, 07:22

neredeyse bütün şehirlerde belediyelerin bir stadyum projesi var ve mantıken de her insanın anlayacğı gibi çoğu sadece vaad olarak kalacak...

Ahmet Karakoca

10 yıl önce - Çrş 25 Mar 2009, 10:03

Konyada Futbol Topu Şeklinde Stadyum Ben İsminide Buldum
''MevlanArenA'''







ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET