1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
| Açıklanamayan bu gizemler Hurafe mi Gerçek mi? |
| Hurafeden İbaret. İnanmıyorum. |
 
|
14.4% |
[20] |
| Gerçek Olabilir. Araştırılması Gerek. |
 
|
39.6% |
[55] |
| Dünya Gizemlerle Dolu. Ben İnanıyorum. |
 
|
46.0% |
[64] |
|
| Toplam Oy : 139 |
|
 |
murat_
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 13:17
Sayın büyüğüm Vahitsan abim demişki:
| Alıntı: |
| Mısırlıların uçak maketine gelince, birkaç yıl önce televizyonda gördüğüm kadarıyla ben bunu acemice yapılmış bir kuş heykelciğine benzetmiştim. |
Abicim dediğin gibi ilk başta ben de öyle bir şey sandım ama nette bunları araştırırken Mısır Piramitlerinde bulunduğu söylenen ancak bir kısım çevreler tarafından kabul görmeyip sahte oldğu öne sürülen resimleri görünce insanın bazı şeylere inanası geliyor. Aşağıda ki resimde sadece uçak değil helikopter motifinin de işlendiği görülüyor. Saygılarımla.
|
 |
ömer_faruk
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 13:45
Bu olaylara dini ve savaşların bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Kavimler yeri geldiğinde helak olması yada kütüphanelerin yakılması ve alimlerin öldürülmesi. Nuh tufanı gibi olayların gerçekleşmesi bazı ilimlerin geri kalması ve unutulmasına yol açmıştır. Mesela hulagun Abbasi devletini yakıp yıktığında nil nehri kırk gün kan kırk gün mürekkep akmış. Mürekkep akmasının sebebi ise kitapların nehre atılması.
bazı bilim adamları eğer o zamanki ilim üstüne ilim inşa etseydik şu anda uzayda yaşama sırlarını bulmuş olabilirdik diyor.
kısacası doğal afetler, savaşlar ve kralların yasak koyması ilimi geriletmiş, bazı ilimleri de köreltmişdir.
|
 |
İbrahim Sarıca
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 13:56
| Alıntı: |
| Zaman içinde yolculuk yapılabileceğine kesinlikle katılıyorum. |
zaman içinde yolculuk edilebileceğine inanmıyorum ama eski zamanlara ait ses ve görüntüleri canlıymış gibi elde etmek mümkün olabilirmi diye düşünüyorum.daha önceden bi yerde duymuştum.çıkarttığımız sesler yok olmuyormuş.sadece yayılıp dağıldıkları için netliklerini ve etkilerini yitiriyorlarmış.
görüntü ile ilgili bilgide şu.gökyüzünde gördüğümüz bazı yıldızların görüntüsünün seneler öncesine dair olduğu. uzaklıkları ışık hızı ile ifade ediliyor.elimde tübitakın *göyüzünü tanıyalım* adlı kitabı var(m.emin özel ve talat saygaç).kutup yıldızı ile ilgili ifade şu:"kutup yıldızı bizden oldukça uzak bir yıldızdır ve uzaklığı 680 ışık yılıdır.yani, bu yıldızdan 680 yıl önce yola çıkmış olan ışınlar bu akşam size ulaşmıştır.diğer bir deyişle kutup yıldızının 680 yıl önceki halini görmekteyiz."burda seneler önceki görüntünün bize ulaştığı açıkça dile getirilmiştir.buna göre dünyanın geçmişteki görüntü ve seslerini elde etmek mümkün olabilir diye düşünüyorum.
|
 |
kutbay
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 14:07
| Alıntı: |
| Teknoloji sanıldığının aksine dünya tarihinde sürekli bir gelişme göstermiş olmayabilir, yani bir yükselişe bir inişe geçmiş olabilir, dolayısıyla o günün teknolojisiyle imkansız dediğimiz şeyler o günün teknolojisini tam olarak bilmemizden kaynaklanıyor olabilir |
hatta bu teknolojilerdeki dalgalanmanın yaşanan tufanlardan kaynaklandığını düşünen görüşler var. bana da olabilirmiş gibi geliyor.
UFOların torunlarımız olduğunu bende daha önce okumuştum.
eğer insan oğlu bir gün ışık hızının üzerine çıkmayı başarırsa zamanda yolculuk etmeyi de başarabilir. Ancak Albert Einstein izafiyet teorisini açıklarken ışık hızının üzerine asla çıkılamayacağını çıkıldığında çıkan cismin madde özelliğini kaybedeceği öngörüsünde bulunmuştu. ama yalnızca bir öngörüydü.
|
 |
Hüseyin Cumhur
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 14:13
| Alıntı: |
| bir kısım çevreler tarafından kabul görmeyip sahte oldğu öne sürülen resimleri görünce insanın bazı şeylere inanası geliyor. |
Evet tüm mesele bu; olmak ya da olmamanın mantıklı açıklaması değil, koşulsuz inanma dürtümüzün bu tür konular karşısında son derece duyarlı olması. Çünkü ilk yaratıldığımızdan bu yana bu ilkel dürtümüz bizi aşan, tarif edemediğimiz, zorlandığımız, anlamlandıramadığımız veya bizden güçlü varlıklar karşısında birden hassaslaşıverir. Duyduğumuz ya da söylediğimiz çok abartılı, anlamsız veya bilim dışı bile olsa ardına kadar açılmış algımız artık başka hiçbir şeyi kabul etmez. Sahteymiş, kurguymuş, masalmış, uydurmaymış, yanlış anlaşılmaymış bunların hepsi toptan rafa kalkar.
İşte bir örnek size;
Yıllar evvel Kültür Bakanlığı'na ait kazıda antik tiyatroya defnedilmiş bir iskelet ortaya çıkıyor. İlk karşılaşan benim... Buluntuyu sorularımıza cevap alabilecek şekilde ve kısa bir sürede açığa çıkartıp yeniden bir başka yere defnediyoruz. Dolayısıyla kazı ekibinin dışında tam detayı bilgiye ulaşmak çok zor. Fakat ertesi sabah kasabaya indiğimizde zavallı iskelet her bir ağızda farklı bir kimliğe kavuşmuştu. Kral, kraliçe, uzaylı, korsan, gönül yarasından kurtulamamış bir aşık, öldürülmüş bir ceset, mübarek bir zat, tiyatroyu yaptıktan sonra orada ölmüş bir mimar ya da işçi ve daha neler neler. Tabi bu kimliklere değme yazarı cebinden çıkartacak hikayeler iliştirilmişti. Kemiklerin bozulmadan kalması, üzerinden hiç çürümemiş elbisenin çıkması, başında saçların ve ağzında dişlerin tam olması, gece karanlığında yürüyerek denizde kaybolması genelde her bir hikayenin ilgiyi artıran önemli detaylarıydı.
Fakat birkaç günden sonra elene elene geriye mübarek bir zatın hikayesi kalmıştı. Çünkü o günlerde kasabada bu hikayeye daha çok inanma ihtiyacı vardı.
|
 |
ali-
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 17:04
| Alıntı: |
Gizemli kuru kafa
Maya dönemine ait 1000 yillik bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal
üzerine oyma olarak yapilmis. Nasil yapildigi hala anlasilamayan kuru
kafanin altindan tutulan ışık dogrudan göz çukurundan yansiyor. Bu
teknolojinin bugün bile mümkün olmadigi söyleniyor. |
National Geographic kanalinda bu kristal kurukafalar ile bir belgesel gormustum.
Ingiliz bir maceraperest bu kristal kurukafalardan uc tane yaptirmis, kurukafalardan birini 16 yasindaki kiz'i ile maceraya ciktigi guney amerikada gizlice bir yere koyup kucuk kizinin bulmasini saglamis... kucuk kiz buyuyup olene kadar bu kesfi gercek sanmistir! olumunden sonra kurukafalar incelenmis ve uzerinde modern aparatlarin izine rastlanilmistir!... yani o kadarda gizemli degil bu kurukafalar!
http://www.nationalgeographic.com/history/ancient ...kulls.html
|
 |
M.Furkan
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 17:23
| Alıntı: |
| zaman içinde yolculuk edilebileceğine inanmıyorum ama eski zamanlara ait ses ve görüntüleri canlıymış gibi elde etmek mümkün olabilirmi diye düşünüyorum. |
Ben de edilgen bir yolculuk olabileceğini, teorik olarak mümkün görsem de pratik olarak mümkün görmüyorum.
Ağzımızdan çıkan ses sonusuza doğru yayılır. Fakat tek yönlü değil, uzaysal olarak yani üç boyutlu yayılır. Saniyedeki hızını da düşünürsek ve doğrusal çıkan her iki ses molekülü arasında saniyeler içerisinde açılacak olan arayı hesaplarsak, 10 yıl önce değil 10 gün önce söylenmiş bir sesi dahi toplamamız teknik açıdan mümkün olmaz.
Görüntü için de aynı durum geçerli. Zaten uzaya bakınca milyonlarca yıl öncesini görüyoruz. Yıldızlardan çıkan ışınlar buraya geldiğinde aradan yıllar geçmiş oluyor. Karanlık bir gecede dışarı bakın. Göreceğiniz yıldız görüntüleri belki de Nuh tufanı zamanında oluşmuştur, belki de milattan önce 2000'li yıllarda oluşmuştur belki de çok farklı bir zamanda...
Keşke dağılan enerji parçacıklarını toplayabilsek. Tabi bunun için öncelikle o "enerjiden daha hızlı" hareket etmemiz gerekiyor. Mümkün olmadığını artık siz değerlendirin...
|
 |
oguzhan23
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 17:31
bir aralar insan oğlundan önce bir neslin olduğu ve herşeyde çok ilerde olduklarını bir zaman gelince sıfıra döndükleri söyleniyordu disk,kasa,tonlarca ağırlıktaki taşlardan bloklar yapılması bugün bile makineyle yapılırken zor o zamanlar vinçlerin olmadığını düşünürsek aklıma bu söylentiler dahada yatkın geliyor ama bir yandanda din var onu unutmamak lazım bilimadamlarının işi çok zormuş yav her türlü çıkmaza geliniyor
|
 |
vahitsan
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 22:27
murat_soy ve inanç ahmet arkadaşlarım, ben bunlara olamaz demiyorum zaten sadece bana öyle gelmişti dedim, tabiiki herşey araştırılmalı ve incelenmelidir.
Ayrıca murat_soy arkadaşımın eklediği fotoğrafları akşam bende buldum, bunların doğruluğuda araştırılmalıdır diyorum ve bunu derkende yine inanmıyorum olmaz demiyorum herşey olabilir.
|
 |
Kemal Yılmam
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 23:06
Bence bunların açıklaması Kayıp Kıta Mu'dur. Amerika ile Asya arasında yer alan bu kıtada, insanlar o kadar çok gelişim gösteriyorki artık zihin güçlerinin bile kullanmaya başlıyorlar. Teknolojik olarak da üstün olan bu uygarlık daha sonra kendi yarattıkları simgelere tapmaya başlıyınca(putperestlik gibi), Allah tarafından lanetlendi. Daha önceden kıtanın batıcağının haberini alanlar Asya ve Amerika kıtasına kaçarken bazılarıda bu kıtada kaldı ve bu kıta Allah'ın lanetiyle batırıldı. Kaçanlar 0'dan tekrar başladılar. Bu uygarlığın uzaya bile gittiği söyleniyor.
(+)
Hatta Kayıp Kıta Mu'ya Atatürk'te inanıyordu ve o dönemin Meksika elçisi de Meksika'da Maya Uygarlığını araştırmış. Amerikalı Albay ve gezgin James Churcward'ın Tibet'te yaptığı araştırmalara dayanan ve bunlarla ilgili olarak yazdığı 4 adet kitabına konu edilmiş. Atatürk bu kitapları Türkçeye çevirip şahsıda Türkiye davet etmiş
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|