Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2

AkarSulara Yapılan Hidroelektrik Santralllerini Destekliyor musunuz?
Evet 53.3%  53.3%  [24]
Hayır 46.7%  46.7%  [21]
Toplam Oy : 45

Ahmet Kozanlı
13 yıl önce - Pzr 07 Mar 2010, 01:40

Alıntı:
Nükleer olabilir bence ama o kadar güzel yerlerde planlanıyor ki insan isyan ediyor.. Nükleer santralin yapılacağı yerde doğa yokolacak ve bir daha asla geri gelmeyecek.. Alternatif doğa dostu enerji çözümleri kesinlikle bulunabilir.. Doğa öyle birşey ki yaşamak için vazgeçilmezimiz, hava gibi, su gibi.. Cide dünyanın en güzel yerlerinden, doğası nefis.. Buraların kesinlikle bozulmaması lazım, gelecek nesillere aktarmamız lazım..


Yerden göge kadar haklısın ancak doğa dostu enerjilerin maliyeti elektrik faturalarına yansıyınca halkımızın tepkiside büyük olacaktır. Doğa dostu enerji kaynakları malesef bugün için pahalı ve verimliliği düşük . Benim önerim Enerji dagıtım altyapımızdaki kayıp kaçak oranı ve verimszliklere çözüm bulabilir isek. Oldukça yüklü bir kaynağı yeniden kazanmış oluruz.


.dilek.

13 yıl önce - Pzr 07 Mar 2010, 18:01

Alıntı:
Cide dünyanın en güzel yerlerinden, doğası nefis.. Buraların kesinlikle bozulmaması lazım, gelecek nesillere aktarmamız lazım..


Kesinlikle haklısınız. Cide, Küre Milli Park alanına giriyor. Fakat bazı bölgelerinin tampon bölge olmasından yararlanılarak baraj yapılıyor. Devrekani Çayı üzerine planlanmış onlarca baraj var. Bir barajın yapılması; o alanda yaklaşık 400 bin metrekare alanın üzerine bomba atılmış etkisi yaratacak. Özellikle Cide Loç baraj alanı onlarca karacanın, bozayının, geyiğin ve daha aklıma gelmeyen bir çok canlının yaşam alanı, insanlardan çok orada bunlar yaşıyor diyebilirim. Barajın inşası halinde atılan dinamitler yaklaşık 3.2 deprem etkisi yaratıyormuş, Devrekani çayı üzerine yapılması planlanan barajlar yapılırsa bu yabani hayvanlara nereye gidecekler, tüm gidiş yolları yaşam alanları tamamen yok olacak, bile bile ölüme terk edilecekler. Kesilecek ağaçları, yok edilecek endemik bitki türlerini hiç saymıyorum... Bence HES'ler Türkiye'nin su kaynaklarına yapılmış en büyük saldırı... Bir an önce ülke genelinde yapılması planlanan 2bine yakın HES projesi iptal edilmeli....


Hakan_ank89
13 yıl önce - Pzr 07 Mar 2010, 18:15

Alıntı:
Bence HES'ler Türkiye'nin su kaynaklarına yapılmış en büyük saldırı... Bir an önce ülke genelinde yapılması planlanan 2bine yakın HES projesi iptal edilmeli....

Nükleer santral yapılmasına herkes karşı çıkıyor, termik santral havayı kirletiyor diye karşı çıkılıyor, hidroelektrik santrallerin yapılmasına karşı çıkılıyor. Bu ülke nasıl enerji üretecek, komşu ülkelerden enerji ithal etmek daha mı iyi, dışa bağımlı olmak, komşu ülkelerin eline koz vermek daha mı iyi?

Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla üretilebilecek enerji miktarı belli, rüzgar enerjisi yatırımları Ege bölgesinde her yıl sayıları arttırılarak yapılıyor. Ancak rüzgar enerjisi ile tüm Türkiye'nin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilmek neredeyse imkansız.

Bu sebeple, doğal ve tarihi alanlara(Hasankeyf gibi) yapılacak HES yatırımları dışındaki diğer HES projelerine karşı çıkacağımıza destek olsak ülkemizin geleceği ve gelecek nesiller için çok daha iyi bir karar vermiş oluruz.

Geçtiğimiz yıllarda doğalgaz konusunda bağımlı olduğumuz İran bizlere nasıl zorluklar yaşattı, bunları unutmayın. Eğer ülkemizde enerji üretiminde artan ihtiyacın gerisinde kalınırsa aynı şeyler elektrik enerjisi için de yaşanacak.


Ersin_35
13 yıl önce - Pzr 07 Mar 2010, 18:23



.dilek.

13 yıl önce - Pzr 07 Mar 2010, 18:35

Alıntı:
Bu sebeple, doğal ve tarihi alanlara(Hasankeyf gibi) yapılacak HES yatırımları dışındaki diğer HES projelerine karşı çıkacağımıza destek olsak ülkemizin geleceği ve gelecek nesiller için çok daha iyi bir karar vermiş oluruz.


Evet, Hasankeyf’e baraj yapılması kesinlikle bir saçmalık, koca bir tarih sular altında bırakılıyor… Karadeniz Bölgesi deyip geçmeyin, ülkemizin en doğal güzelliğe sahip alanlarında bir tanesi… Cide Loç Yöresi Baraj alanında kültürel ve doğal değerleri çok fazla. Henüz keşfedilmediği için kimseler tarafından bilinmiyor. Baraj iki kanyon arasına yapılıyor. VALLA ve MAYLAS Kanyonu arasındaki tampon bölgeye… Bu bölgenin çevresinde onlarca mağaralar var keşfedilmemiş… Bunların hepsi birer miras ve yok edilmesine izin veremeyiz biz.
Alıntı:

Hem sonsuz güç istiyoruz hemde doğamız bozulmasın istiyoruz hemde fazla para vermek istemiyoruz.

Açıkcası tüm dere ve vadilere planlanan barajların enerji amaçlı kurulduğunu düşünmüyorum… Amaç tamamen su kaynaklarını ele geçirmek ileri de doğabilecek su taleplerine karşı hali hazirda bir su piyasası oluşturmak.

Baraj Yapımını üstlenen firmalar için diyorum;
Hem yaşam alanını tehdit eden bir baraj kuracaksın, dönen çark başına devletten kuruşu kuruşuna paranı alacaksın, kayıp-kaçak elektrik varmış umruna olmayacak… Bir de benden destek bekleyeceksin…



Evren3516
13 yıl önce - Pzr 07 Mar 2010, 19:22



sedat karahallı
13 yıl önce - Pzr 07 Mar 2010, 19:30



.dilek.

13 yıl önce - Sal 16 Mar 2010, 19:33

Alıntı:
İşte bu noktada toplumsal fayda devreye girer... Bu yörenin doğal hayat potansiyeli nedir, tarihi potansiyeli nedir ve bu yörede düşü (barajın üst noktası ile tirbünlerin bulunacağı nokta arasındaki kot farkı) ve debi ile elde edilecek elektrik enerjisi nedir diye oturulup veriler değerlendirilir.


Belirli bir kesim ciddi anlamda baraj yapımına karşı çıkıyorsa, kendi yaşam alanlarını tehdit edeceğini savunuyorsa burada kamu yararı-toplumsal faydadan söz edebilmemiz mümkün değil. Evet, belirli bir kesim için fayda sağlarken, belirli bir kesimin de yaşam alanını zorlaştıracak. İstanbul'da Ankara'da v.s yaşayanlar orada yapılan tahribatı görmeyecek, bilmeyecekler... En fazla etkilenen bölge halkı olacak...

Evet, ÇED Raporu adı altında değerlendirmesini yapıyorlar bölgenin ama bunun sadece bir formaliteden ibaret olduğunu da bilmekteyiz... Çünkü, bölge bir bütün olarak ele alınmıyor. Vadinin keşfedilmeyen bir tarihi yanı da mevcut, sırrı çözülemeyen kuyluçları, mağaraları, kanyonları olan bir bölge, bunun dışında binlerce de yabani hayvanın yaşam alanı...


Alıntı:
İlk mesajınızda bulunan Google Earth görüntüsünden anladığım ve tahmin ettiğim kadarı ile barajın beton duvarı baraj alanı olarak işaretlemiş olduğunuz alanın üzerinde yer alan tepeden tepenin su yoluna dik gelecek olan karşısı olacağını görüyorum. Türbinlerin olacağı yer ise Valla Kanyonu' nun altında bulunan bej çizginin su yolu ile kesiştiği yer olacağını görüyorum ki bu fotoğraf üzerinden görülebilen budur. Bu noktada Valla Kanyonu su altında kalmayacaktır, kanyonu bekleyen tek tehlike su tutulması sürecinde kanyonun susuz kalmasıdır. Bu da su tutuşun kontrollü bir şekilde yapılması ile rahatça çözülebilir.


Hidroelektrik santrali, enerji sağlamaya başladıktan sonra çevreyi en az kirleten bir eneji türü, evet... Ama, bundan öncesini, barajın yapım aşamasını göz önünde bulundurursak çevreye verilen zarar çok fazladır.

Google Earth'ta işaretli yer baraj gölünün tahmini alan büyüklügüydü, daha da küçük bir alanı kapsayabilir. Fakat, erozyon bölgesine çok yakın bir alan... Yaklaşık 6 yıl önce doğal afet konutları da yapıldı bölgeye, göçükler meydana geldiği için... Bölge toprağının bu denle hassa olduğu nedense ÇED Raporlarına girmiyor....

Ayrıca bölgeye nehir tipi HES'in yanında Baraj Tipi HES'de proje kapsamında yer alıyor. Baraj Tipi HES için yaklaşık 4.5 km'lik alana cebri boru döşenmesi planlanıyor. Loç Vadisi diye bir şey kalmıyor Cebri Borularda yüzeyi kapladıktan sonra...



(+)

(Resim Alıntı) Baraj yapımında döşenilen cebri borular... Uzayıp gidiyor..


Evren3516
13 yıl önce - Çrş 17 Mar 2010, 15:19

Alıntı:
Belirli bir kesim ciddi anlamda baraj yapımına karşı çıkıyorsa, kendi yaşam alanlarını tehdit edeceğini savunuyorsa burada kamu yararı-toplumsal faydadan söz edebilmemiz mümkün değil.


Toplumsal fayda, bir topluluk değil, bir ülkenin tamamının faydasının gözetilmesidir. Sizin "belirli kesiminiz" kaç kişi? Baraj alanı çevresinde biri alana yakın, diğeri de alandan epey uzakta (yaklaşık 1km) iki köy var. köylerin ortalama hane sayısı da Google Earth fotoğrafından görüldüğü kadarıyla 25-30... Bazılarını göremediğimizi kabul edip 50 diyelim. Hane başına 5 nüfus olduğunu varsayarsak köy başına 250 kişi eder... Yine yanıldığımızı kabul edip 350 kişi diyelim...
Diğer köyün de koruma alanı içinde kacağını hesap edersek (ki yükselti farkı nedeniyle koruma alanı içinde kalmayacağı tahmin edilebilir) 700 kişi...

Alıntı:
Vadinin keşfedilmeyen bir tarihi yanı da mevcut, sırrı çözülemeyen kuyluçları, mağaraları, kanyonları olan bir bölge, bunun dışında binlerce de yabani hayvanın yaşam alanı...


İyi hoş da, vadi su havzasında değil... Yani vadi sular altında kalmaz... Vadi ile ilgili tek sorun su tutulması döneminde vadinin susuz kalması riskidir ki bu sorun da su tutulmasının kontrollü bir şekilde yapılması ile çözülecektir. Bunun yanında, Valla Kanyonu' ndan boruların geçmesi fikri de mantıklı değildir. 12 km uzunluğunda borunun döşenme maliyeti özellikle kanyon gibi sorunlu bölgelerde oldukça yüksek meblağlara gelir. Kaldı ki, 12 km boyunca suyu bir borunun içinde eğimsiz taşımak güç kazandırmaz, aksine boru içi akışkan sürtünmesi nedeni ile güç kaybettirir. Farklı bir deyişle, her şekilde vadi zarar görmez...

Bunun yanında, bölgenin keşfedilmeyen tarihi yanını siz nasıl buldunuz, onu da öğrenmek isterim.

Alıntı:
Fakat, erozyon bölgesine çok yakın bir alan... Yaklaşık 6 yıl önce doğal afet konutları da yapıldı bölgeye, göçükler meydana geldiği için... Bölge toprağının bu denle hassa olduğu nedense ÇED Raporlarına girmiyor....


Baraj tipi HES' ler kayalık zeminlere oturtulur. Bölge coğrafyasına bakıldığı zaman, bölge zemininin genel olarak kayalık olduğu göze çarpmaktadır. Aksi halde, baraj alanı olarak işaretlediğiniz yerde bulunan akarsudan sert bir şekilde yükselen tepeyi veya akarsunun bu denli sert bir şekilde aşağıya inmesini açıklayamazsınız. Tabii ki bu durum, toprak ile kaplı olan 5-6 metrelik katman için bir erozyon tehlikesi oluşturur. Fakat Baraj tipi HES' lerde beton duvar temeli, yüzeyden en az 20 metre aşağıda olmaktadır. Bunun en büyük nedeni de barajın biriktirdiği suyun hidrostatik basınç kuvvetine duvarın karşı gelmesi gerekliliğidir. Bu nedenle erozyon, baraj için bir sıkıntı olmayacaktır.


.dilek.

13 yıl önce - Prş 10 Hzr 2010, 21:28



sayfa 2
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET