Bir yere kadar hakkli, yalniz en son resim Yunanistandaki Asiri sag partisinin ablemini tasir. Turkiyedeki MHP ideoloji arkadaslaridir. Ne mutlu hepimize Yunanistanda yalniz 2, 8 % temsil ediyor. Ve sanirim tum Yunan halkina mal etmek yalnis olur.
Türkiyedeki Hiç Bir Kurumu Eleştirme Hakkınız yok %2,8 lik Grup kimse bırakında bu ülkedeki insanlar eleştirsin.Dün Trabzonda Gelip ortalıkta küfür edenleri biz biliyoruz halkı proveke edenleride ama kameralarıda görünce yaşlı dedeye sahtekarca ağlayarak sarılıp bu benim dedem diyenleride Bu ülkeyi ve kurumlarınıda bırakın biz eleştirelim kimlerle dost olduğunu arkadaş olduğunu.Ama sizlerin arkadaşları belli
Jingoist kendi vatanini, milliyetini o kadar cok ve saplantili sekilde sever ki, baska milletlere nefret duyar.
''Saplantılı olmak'' Bunun adına gerçeklik desek.Şunlardır örneğin, Hainlere ve destekçilerine Yıllarca destek veren politikalar.Sevgi mesajları vermek sevmek güzel bir duygu ancak,sizin bizi sevmenizin ölçüleri çok garip buda bir saplantı değilmi Mesela Değerlerimize pervasızca eylemlerde bulunmak buna nedemeli biz hiç bir zaman hiç bir devletin Bayrağına,İnsanına zülümde bulunmadık örnekleri varsa gösterebilirsiniz ama birilerinin bahsettiği şekilde değil gerçek ölçülerde diğer arkadaşlarda hiç bir yabancı millete karşı bir sorunu yok sadece bu Türk milletine ihanet edenlere karşı serzenişte bulunmaktadır.Bu ülkenin insanları olarak bizler bir çok millete saygı ve sevgi duyuyoruz örnekleri çoktur.
ya şimdi bakın bugün üye oldum umarım bu yazdıklarımı herkes okur çünkü ben ilk 6 sayfadan sonra yazdıklarınızı okuamadım nedenine gelince emin olun hepinizden çok daha küçüüm daha lisedeim ama gözlerim hepinizden ii görüor kimin ne yapmak istediini çok daa ii anlıyorum galiba tabi bu lafım bütün yunanlardan rumlardan falan dost olur dienlere okurken yazdıklarınızı ne biçim hayal bunlar diorum size şimdilik ufacık bilgiler yunanistanda adamların çorba içtikleri tabakların altında kostantinapolis bizimdi bizim olacak ya da TÜRK kanı içmeden cennete giremezsiniz yazıo mesela yunanistanda bir şarap fabrikası var şarabın adı TURKISH BLOOD ve adamlar evine akşam yorgun gidip arkadaşlarıyla hadi gelin TÜRK kanı içelim diolar evet bu adamlar bizim dostumuz mesela ismini hatırlamıorum şerrefsizin biri ki öğrenip buraya yazıcam savaşta öldürdüğü TÜRK'ÜN başını kesip evine dönerken yanında götürmüş ve saklamış yıllar sonra bunu torunu bulup DNA testi yaptırıo ve anlaşılıo gözlerini bile oymuş öküz herif içimden neler sayıorum o adama bilemezsiniz mesela yunanistanda ufacık ana okulu çocuklarına örettikleri şarkıda TÜRK'Ü parçala tekme at dişlerini parçala ve yazamıacağım bir sürü kelime yazıo ve ben o şarkının bütün sözlerini cuma alıp buraya yazıcam mesela bu fuarlarda hani yumruk atılan puan kazanılan bir makina var o makinanın adını lütfen öğrenin o para verip vurduunuz makinanın adı TÜRK kafası ve yunanistanda her evin dokuzunda hala bu TÜRK kafası denilen süs die koydukları şey var adam kızdıkça buna vuruo öle maç yapmak sörf yapmak deil dost olmak TÜRK'ÜN TÜRK'TEN BAŞKA DOSTU YOKTUR daha bir sürü şey yazıcam emin olun bu gözü kapalı insanların da gözlerini açıcam bu mesaja cvp bekliorum bakalım bunda ne iilik var
ben yunanca bölümü mezunuyum ve yunanistana da gittim.gerçekten hiçbir ters tepkiyle karşılaşmadım. hatta kendi dillerini öğrenenlere çok sıcak davranıyorlar. ama türk bayrağı varken yunan bayrağınıda sallamam..
Halklar kardeş olabilirler ama devletler hiçbir zaman dost olmaz. Çıkar kavgası devletleri yakınlaştırır yada uzaklaştırır. Ülkemizin topraklarında gözü olan ülke yada ülkelerle dost olunacağı tamamen bir hikaye. Çıkarlara göre dost yada düşman oluruz.Başka söze gerek varmı? Bizim kimin toprağında gözümüz var?
Yunan bayragi sallayanlara gercektende sasiyorum. Eger kendileriyle muhattab olmamis olsaydim belki bu kadar nefret etmezdim.. Sagolsunlar Tel kadayif (tel katayifi), Turk kahvesi(Greek coffee), baklava, lokum (Greek Delight), dolma(des), hatta ve hatta imam bayildi (ciddi ciddi imam bayildi diyorlar ) ya kadar hepsini kendilerinin diye tanitiyorlar.. Isin ilginc tarafida insanlara bunlarin (dolma, imam bayildi vs..) Turkce kelimeler oldugunu anlatmaya calistigimda kimse inanmiyor!
Konusmayin bakayim oyle komsumla ilgili ileri geri. Yunan kardeslerimiz yanimizdan eksik olmasin, onlar bu yorenin -ege, bati anadolu- tuzu, bizde biberiyiz. Sirf onlardan biz etkilenmisiz degil, karsilikli bu; bu kadar benzerlik de ondan meydana geliyo.
Su yemek paylasimlarini da birakalim isterseniz... Hepsi onlarin olsun, noldu yani,, who cares arkadaslar, gercekler degismismi oluyo bu sekilde. Ayrica ayni yerlerde birlikte yasanildigi icin-yuzyillar boyunca- ayni toplumun ayni yemeklere 'bizim' demesi bir kesimin digerinden 'caldi'gini gostermiyor biseyi. Yurt disinda hersey 'yunan' diye taniniyor diye sikayet etmek yerine biraz bizde tanitim yapalim, o zaman daha yararli is yapmis oluruz.
Wikipedia'daki Yunan anlatımı ve kelimelerin dikkatlice seçilmesini biraz inceleyelim.
Sağ taraftaki künyeden başlayalım:
Location: West Anatolia "Turkey" değil, o zaman "Yunan işgali" belgelenmiş oluyor.
Result: Armistice of Mudanya Normalde "Turkish victory" yazılmalı, Wikipedia'daki savaş başlıklarında Result kısmına "English victory", "Russian victory" vs. yazılıyor.
Combatants: Greece -vs- Turkish Revolutionaries Normalde "Greece -vs- Turkey" olmalı, ama burada Sevres'i onaylayan Osmanlı hükümeti resmiyet kazanmış (Yunan işgalini meşrulaştırmak için) ve Türkler "devlet" yerine bile konmuyor, heimatlos bir çapulcu ordusu gibi tanımlanıyor, küçümseniyor.
Smyrna - 1st Inonu - 2nd Inonu - Sakarya - Dumlupinar Açıklamaya gerek yok.
Şimdi de yazıdaki "Yunan bakış açısı" konusuna değinelim.
* The Greco–Turkish War of 1919–1922, also called the War in Asia Minor
* Mustafa Kemal (later Kemal Atatürk) the leader of Turkish revolutionaries, was forming a Turkish national movement at Anatolia, which repudiated the Treaty of Sèvres and prepared for defense of what they believed was their national land. (Yani aslında öyle değil.)
* In May 1919, Greek troops had already occupied Smyrna (modern Izmir) and the surroundings under cover of French, British and American ships. The resistance started immediately and Greeks had many losses. Circassians and many so-called Turks who had recently emigrated from Crete had not assimilated, and many of them took up arms in support of the Greek occupation of Izmir. The Turkish population, as well as many Cretan Muslims and Circassians, generally preferred to be under Turkish rule, although they were in the minority.
* In the summer of 1920, the Greek army launched attacks and extended its zone of occupation over all Western and North Western Asia Minor. Greece had already occupied Eastern Thrace. (Kahraman Efsunlar!)
* In October 1920, with the encouragement of Lloyd George who intended to increase the pressure on the Turkish and Ottoman governments to sign the Treaty of Sevrès, the Greek army advanced east into Anatolia with the intention of defeating the Kemalist forces before they were ready to attack the Greek perimeter at Izmir.
* This advancement was begun under the Liberal government of Eleftherios Venizelos, but soon after the offensive began Venizelos fell from power and was replaced by Dimitrios Gounaris, who appointed inexperienced monarchist officers to senior commands. King Constantine took personal command of the army at Izmir. (Yani başımızda Venizelos olsaydı savaşı kesin biz kazanırdık, ama aptal kral Konstantin, Venizelos'u kıskanarak görevden aldı ve yerine geçen Gounaris beceriksiz generalleri göreve getirdi. Aptal kral Konstantin, İzmir'de bizzat ordunun komutasını eline aldı.)
* Although some agreements were reached with Italy, France and Britain, the decisions were defied by the Greeks who initiated another attack on March 27 (Battle of İnönü II), to be resisted and finally defeated by the Kemalist troops on March 30. The unpredictable Turkish victory caused Secretary of War Winston Churchill to withdraw British support to the Greeks. The Greek defeat can be largely attributed to a lack of British support as King Constantine was reviled by the British for his pro-German policies during WWI, as well as massive Soviet support to the Turks. (Aaaah, ah! Teke tek olsak onları yenerdik ama, şu devasa Sovyet yardımı yok mu? Peki ya kalleş Batı Avrupa ülkelerinin bize verdikleri desteği ansızın geri çekmelerine ne demeli? İngilizler desteklerini çektiler çünkü Alman kökenli aptal kral Konstantin'i sevmiyorlardı.)
* Shortly after their victory, the Turks captured Izmir.
For details of this subject; see Occupation of Izmir. (OHA YANİ diyorum, başka birşey diyemiyorum.)
* The Armistice of Mudanya was concluded on October 11, 1922, with the Allies keeping east Thrace and the Bosporus under occupation, but the Greeks evacuating these areas. The agreement came into force starting October 15, one day after the Greek side agreed to sign it. The Armistice of Mudanya was followed by the Treaty of Lausanne, under which a significant provision was the exchange of populations. (İyi güzel de, Türkler bu arada ne yaptı? Yunanlılar bol bol işler yapmışlar ama peki ya Türkler?)