Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Bursa Pirinç Han
« önceki   1234567   sonraki »

ANA SAYFA -> BURSA
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 2
Okan Akin

12 yıl önce - Pts 22 Ağu 2005, 21:15

Sevgili Dostlar,

Bu basligi gorurgormez ayagimim tozuyla geldigim Hollanda'dan bu seneki Bursa tatilimden Pirinc Han'la ilgili animi anlatmadan edemeyecegim.

Bursa'daki son gunumde kardesimle beraber son bir Bursa turu yapmaya karar verdim. Bircok yeri ziyaret ederek, son alisverislerimi de ayrica yaptim. Gunun ortasina dogru Tyatronun asagisinda bulunan Tavukcuoglu iskembecisinde buyuk, bol taneli ve yumurtali iskembelerimizi icip, Pirinc Han'da birer nargile tellendirmek icin yola koyulduk.

Amac, huzur dolu bir atmosfer icinde, kahveyle birlikte birer nargile icerek gunun yorgunlugunu cikarip, biraz olsun Bursa'yi solumakti.

Nargilelerimiz geldi, kahvelerimiz geldi. Bir muhabbet, bir muhabbet... Sonra hos bir kiz tum tatliligi ve guler yuzuyle servis babinda habire cevremizde dondu durdu. Diger calisan delikanlilar da keza ogleydi.

Buraya kadar hersey cok guzeldi. Ta ki Nargilenin son nefeslerini cekerken aniden bir patirtinin kopmasina kadar. Bagrismalardan anladigimiz kadariyla bu patirti iki bitisik dukkanin (birisinde biz oturuyorduk) musteri kapma ve siyah boyayla cizilmis bir sinirin ihlali kavgasiydi. Anlayacaginiz kucuk capta bir rant kavgasi.

Hikayenin kalani daha ilginc.

Musadenizle gerisini bir muddet sonra yazacagim. Biraz meraklanin.

Dostlukla...


Okan Akin

12 yıl önce - Cmt 27 Ağu 2005, 11:59

Bolum -2-

Bir anda o sevimli tatli kiz gitti yerine kukreyen bir arslan parcasi geliverdi. Olayi dikkatle izlerken inanin o an anac tavugun yavrularini korumak icin verdigi korkusuzca mucadeleyi beynimden gecirdim. Cunku pozisyon ayniydi. Kendince hakliydi ve hakkini savunmak gibi mesru bir davanin pesindeydi. Bu da sesini iyice cikarmasina yetiyordu da artiyordu. Bir de tabi ki arkasinda bekleyen korumalari da guc veriyordu kendisine.

Konusmalardan da anlasilacagi uzere ayrica da mekanin patronu da sayiliyordu. Cunku mekan babasinindi ve babasi ona teslim edip gitmisti.

Karsi Taraftan tir genc,
- Sen git baban gelsin!...
Tatli kizimiz,
- Ben kendi adima konusuyorum, asil sen git patronun gelsin, sen kim oluyorsun!....

Bir kac bagrisma ve kucuk patron kizimizin istegi dogrultusunda yapilan kucuk bir duzenleme ile olay tatliya baglandi. Ne varki vuku bulan bu muessir olay iki mekan sahibinin ve calisanlarinin iliskilerini olumsuz yonde etkileyecek, birbirlerini yipratmalarina sebep olacaktir. Belki de belli bir zaman sonra agir sonuclar dogurabilecek bir hesaplasmaya kadar varacaktir. (allah korusun)

Neyse hesabi odemek icin kucuk tatli potron kizimiza dogru yoneldigimizde yine o tatli tebessumle karsilastik. Sanki az once hicbirsey olmamis ve o kukreyen arslan parcasi o degilmis gibiydi. Goruculere kahve sunan gelin adaylari gibi gayet mahsum ve uysal bir gorunumu vardi.

Insanlar guclu olmayi bildikleri gibi yeri geldiginde de zarif ve ince ruhlu olmayi bilmeliler. Dunya artik degisken ortamlarin gereklerine uyumlu insanlarin dunyasi.

Dostlukla kalin...


ayça_leovinus
12 yıl önce - Pzr 30 Ekm 2005, 15:54
Pirinç Hanı


Bakırcılar Çarşısı ile Zafer Çarşısı arasındadır. İpek Hanı yanında bulunan hanı, 1508 yılında, Sultan II. Bayezıt, İstanbul’daki vakıflarına gelir sağlamak amacıyla yaptırmıştır. Hanın mimarı Yakup Şah ile Abdullah oğlu Ali’dir. Önceleri tahıl, özellikle de pirinç satılan han olduğu için bu adı almıştır. Büyük bir avlunun çevresinde, iki katlı olarak sıralanmış revaklar ve onların arkasında odalardan oluşur. Üst katta otuz sekiz, alt katta ise kırk oda vardır. doğu tarafında olan tek girişindeki taç kapı son derece gösterişlidir. Yangından sonraki tamirat sırasında batı tarafındaki kapı sonradan yapıldığı gerekçesiyle kapatılmıştır. Duvarları üç sıra tuğla ve moloz taşı ile örülmüştür. Hanın önünde bulunan iki sıra dükkânlar, 1519 yılında yanmış ve sonradan onarılmıştır. Han 1519, 1630, 1644, 1670 yılları ile 1855 depremi sonrasında önemli tamirler görmüştür. Restorasyon sırasında, 1985 yılında, 67’si Venedik, 36’sı Osmanlı parası olan 103 adet altın sikke bulunmuştur. 1955 yılındaki bir gazete haberine göre burada sabunhaneler bulunuyormuş. Bursa’nın en güzel hanlarından olan bu hanın kapısının önünde tarihi bir çınar vardır. Çınarın çevresi 7,10 m’dir. Han, 16 yıldır aslına uygun olarak onarılmaktadır. Cumhuriyet Caddesinin açılması sırasında kuzeydoğu köşesindeki bazı hücreler yıkılmıştır. Bu yıkılmış birkaç oda dışında han, büyük ölçüde aslına uygun biçimde onarılmıştır. Hanın büyük bölümü özel şahısların malıdır.



(+)



 

(+)



 

(+)




sacmet
11 yıl önce - Çrş 05 Nis 2006, 01:42

devamı...


 


 


 


mustafaşahin
11 yıl önce - Pts 24 Nis 2006, 12:01

şehir merkezinde böyle hoş ortamların olması çok güzel.

koza han biraz küçük geliyordu bursaya.ama pirinç han gerçekten ferah bir ortam.

özellikle güneşli havalarda akşama doğru saat 5 gibi çok güzel bir hava oluyor.gölgede yaz serinliğinde elmalı nargilenizi tüttürürken ve yanınızdakilerle siyasi konuları tartışırken adeta kendinizden geçiriyorsunuz.

iyi bir proje.



sayfa 2
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> BURSA