sayfa 47  |
| Phileas metrobüsler iade edilmeli midir? |
| Evet, acilen iade edilmelidir. Kente faydalı olamayacaklar. |
 
|
79.5% |
[419] |
| Hayır, iade edilmemelidir. Tamirleri yapılmalıdır. |
 
|
20.5% |
[108] |
|
| Toplam Oy : 527 |
|
 |
apo34
14 yıl önce - Prş 02 Tem 2009, 21:04
Phielaslar artık İstanbul halkının canını iyice sıkmaya başladı...Bu kaçıncı arıza oldu gerçekten sayamadım Habertürkün İstanbul ekinde neredeyse hergün bir phileas arızası haberi yer alıyor.
Bu otobüslerin iade edilmeside pek mümkün görünmüyor.İETT tamamen dümdüz bir güzergahta bu araçlardan faydalanabilir mi acaba bunu mantıklıca düşünmek lazım...
|
 |
Serhat Atan
14 yıl önce - Cum 03 Tem 2009, 02:42
Peki b u konu açıldığından beri toplam 47 sayfada herkes birşeyler yazdı.Önerilerini sundu.Çoğunluk da iade edilsin dedi.Başlık amacına ulaşır mı burdan çıkan sonuca göre.Bunu şundan soruyorum bu siteyi İETT'den de takip ediyorlarmış.Burdaki insanlar genel olarak toplu taşımayı kullanan,ilgilenen,vakıf olan insanlar birçoğu...
Yani başlık amacına ulaşıp bir sonuç elde edilir mi?
|
 |
Gökçe Aydın
14 yıl önce - Cum 03 Tem 2009, 11:43
Eğer hukuken iade etme yolu olsaydı şimdiye kadar çoktan edilirdi diye düşünüyorum. Bence bunlar elimizde gayet güzel patladılar.
|
 |
CUMHUR ARSLAN
14 yıl önce - Cum 03 Tem 2009, 11:53
bir ara hatırlıyorum bu araçların yeri geldiğinde yollara yerleştirilecek manyetik çentikleri takip ederek şoförsüz olarak bile kullanımının mümkün olduğundan bahsediliyordu.
şimdi insansız kullanımını geçtik şöforle bile kullanamıyoruz. ilginç?
|
 |
Rıdvan ERGÜN
14 yıl önce - Cum 03 Tem 2009, 15:41
| Alıntı: |
| bir ara hatırlıyorum bu araçların yeri geldiğinde yollara yerleştirilecek manyetik çentikleri takip ederek şoförsüz olarak bile kullanımının mümkün olduğundan bahsediliyordu. |
Evet, doğru hatırlıyorsunuz. Bu araçlar şöförsüz çalışabiliyor.
|
 |
Mustafa Can Karakus
14 yıl önce - Cum 03 Tem 2009, 17:12
| Alıntı: |
| Evet, doğru hatırlıyorsunuz. Bu araçlar şöförsüz çalışabiliyor. |
Acaba sorun şöförlerde mi? Bir de şöförsüz denesek belki yüke müke bakmaz basıp giderler. Rahat bırakalım araçlaraı kendi hallerinde
|
 |
Arda M Öztürk
14 yıl önce - Cum 03 Tem 2009, 17:19
son günlerde fark ettim phileas ları sabah seferlere çıkmıyor öğleden sonra çıkıyor
|
 |
Korkut Varol
14 yıl önce - Cum 03 Tem 2009, 17:46
| Alıntı: |
| son günlerde fark ettim phileas ları sabah seferlere çıkmıyor öğleden sonra çıkıyor |
eee, aşırı yorgunluktan dolayı sabah erken kalkamıyorlar demek ki!
|
 |
Ercan Dikme
14 yıl önce - Cum 03 Tem 2009, 22:32
bugün sabah 6 tane 34 hattında gördüm
|
 |
EmirOtluoglu
14 yıl önce - Sal 07 Tem 2009, 02:50
Phileas'lar Söğütlüçeşme etabı hizmete alındığından beri çalışıyorlar ama ben şimdiye kadar 3-4 kere binme fırsatını yakaladım, daha önceleri Avcılar garajında araçlar çalışmazken binmiş ve fotoğraflamıştım. Şimdi yolda yapmış olduğum gözlemleri aktarmak istiyorum.Belki ilk cümlelerim coğumuzu şaşırtacak ama nedenlerini açıklayarak yorum yapacağım.
Öncelikle belirtmek isterim ki bu araçlara kalitesiz demek haksızlık olur. Gerek malzeme kalitesi ile gerekse işçilik kalitesi ile Phileaslar cidden şehir içi taşımacılık açısından kaliteli sayılacak araçlardan. Özellikle Konvekta klimaları gerçekten çok güçlü ve sorunsuz. Ayrıca dizaynı da -ama beğenirsiniz ama beğenmezsiniz- vaadettiği gibi tekerlekli bir tramvayı adırıyor. İçi ferah, koltuk genişlikleri ve diz mesafesi yeterli, tavan yüksekliği oldukça tatminkar. Tüm bu verileri gözönüne alınca da Phileaslar'a kalitesiz yakıştırmasını yapmak haksızlık oluyor.
Peki ama sorun ne?
Sorun kaynağı çok basit, bu araçlar İstanbul'un araçları değiller. Bakın her üretici ürettiği araçlarda bölgelere göre bazı değişiklikler yapar. Örneğin sizin Türkiye'den aldığınız BMW ile İsveç'ten aldığınız BMW tamamen aynı değildir. Türkiye'den alınan BMW Türkiye'nin yol ve hava koşulları gibi faktörlere göre değiştirilmiştir. Mesela şasisi güçlendirilmiştir. Eğer İsveç'ten aldığınız BMW'yi Türkiye'de kullanmaya kalkarsanız ise kışın bile su kaynatabilirsiniz (bu hadise 3 sene önce eniştemin başına geldi, distribütör olmayan bir firma tarafından getirtilen cipi kışın su kaynattı ve yolda kaldı ) ya da aracın yollardaki kasis ve çukurlar yüzünden daha çabuk yıpranmasına neden olabilirsiniz. Bu şekilde problemler yaratan bir araç için de kalitesiz yorumu yapamazsınız çünkü üretim amacı dışında kullanmış olursunuz. Hatta bakın bu yüzden gerek sıfır alımda, gerekse ikinci elde Borusan tarafından getirilen araçlar Arsel gibi distiribütör olmayan kuruluşlar tarafından getirilen araçlardan daha pahalıdır. Burada BMW tamamen bir örnek, hemen hemen her araç için bu aynıdır.
Bizim de Phileas maceramız aynen bu şekilde. Belli ki bu araçlar İstanbul'un 7 tepeli yapısına göre tasarlanmamış, Hollanda'nın düz ovaları için tasarlanan araçlar üzerinde hiç bir modifikasyona gidilmeden İstanbul'a satılmış.
O zaman İETT suçsuz mu?
İETT bu alımdan dolayı sonuna kadar suçlu. Sırf destek olmak için, "ne var efendim, diğerleri hiç mi yolda kalmıyor" demek gerçekten komik bir yorumdan öteye gitmiyor. Hepi topu 50 araç çalışıyor, bila istisna hergün biri yolda kalıyor, bila istisna her sefer rampalarda Citaro'ya göre hantal bulduğumuz Capacityler tarafından vızır vızır geçiliyorlar. Bu hesapla hergün 3-4 Capacity'nin, en az 10 Citaro'nun da aynı şekilde yolda kalması gerekir. İETT yönetimi bu araçları sorgusuz sualsiz alıp hepimizin cebinden milyon Avrolar'ı Hollanda'ya uçurduğu için sonuna kadar suçludur.
İETT ne yapmalıydı?
Nasıl ki daha önce BMC denendiyse, ya da şu anda Otokar Doruk ile Temsa Avenue deneniyorsa İETT Phileas'ı da denemeliydi. Tamam belki İETT'nin gücü ancak yerli firmalara yetiyor, Hollanda firması karşısında Temsa karşısında olduğu kadar güçlü değil ama ortada 60 Milyon Avro'luk bir alım söz konusu, bu milletin cebinden yurt dışına atılacak bir 60 Milyon Avro'su yok. O yüzden ya ilk etap yeni açıldığında gelen iki araç iyice test edilip karar öyle verilmeliydi. Ya da ilk teslim edilen araç hemen sefere alınıp eksikleri saptanınca APTS'te bu eksikler giderilmezse ihaleden vazgeçileceği belirtilmeli, diğer 49 aracın İstanbul koşullarına uygun üretilmesi sağlanmalıydı.
Şimdi ne yapılabilir?
Anladığım kadarıyla bu araçları İETT iade etmeyecek, genel müdürün söylemlerinden böyle bir niyetlerinin dahi olmadığı ortaya çıkıyor. O zaman bu araçlardan gerekli verimin alınması gerekiyor. Bu ne şekilde olacak açıkçası bilemiyorum. Takip ettiğim kadarı ile şanzımanları değişti, oranları ile oynandı bir sonuç elde edilemedi, yine performansları düşük, yine yolda kalıyorlar. Sanırım en uygunu Bağdat Caddesi'ne olası bir metrobüs hattı kurulursa buraya verip nispeten yokuşsuz bir parkurda çalıştırmak olacak. Aksi halde Phileaslar tarihe İETT'nin 60 Milyon Avro'luk macerası olarak geçecek.
Umarım bu kararın altına sorgusuz sualsiz, diğer alternatifleri denemeden, bu araçların İstanbul'a uyup uymayacağını sorgulamadan imza atanlar Yüce Türk Milleti'nin önünde 60 Milyon Avro'yu çarçur etmekten hesap verirler.
|
 |
sayfa 47  |