Dava açılmış ama Kadir Topbaş da Phileas ödülünü almış!
Alıntı:
Metrobüs sisteminde kullanılan Hollanda yapımı Phileas marka araçların alımı nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a ödül verildi.
Ödülü, 5. Uluslararası Altyapı, Trafik yönetimi, Yol Güvenliği ve Park Sistemleri Fuarı’nın açılışında Amsterdam RAI Firmasının Direktörü Theo Lingmont, Topbaş’ı temsilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Muzaffer Hacımustafaoğlu’na sundu. Hacımustafaoğlu, "Her gün 600-700 bin kişi taşıyan sisteme çok kötüymüş gibi izlenim verilmeye çalışılıyor" dedi. Tanesi 1 milyon 200 bin Euro’ya alınan, ancak arızalar sonrasında çoğu garaja çekilen Phileas otobüslerle ilgili alım ihalesinde görevi kötüye kullandıkları iddiasıyla İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk ve 18 İETT yöneticisi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle kamu davası açılmıştı.
Davanın açılmasından çok mutlu oldum. Aslında keşke buna gerek olmasaydı ama iş bu duruma gelince dava açılıp araştırılması şarttı. Gereği yapıldığı için mutlu oldum, yoksa düşülen durum tek kelimeyle yazık...
The cost is 400,000 Euros, which is about 125,000 Euros above the price of a conventional diesel bus. The operator expects amortisation of additional expenses by the fuel savings.
Almanya-Dresden Solaris Urbino 18 Hybrid otobüs satın almış. Bu otobüste , Phileas'ın sahip olduğu EP50
hibrid güç sistemi var. Otobüs klasik bir dizel otobüse göre 125,000 EURO daha pahalı ve fiyatı 400,000 EURO. Bu haberin kaynağı Kasım 2006 yılı, Avrupa'da yüksek enflasyon olmadığı için bu fiyatı baz alabiliriz.
Sonuçta, Metrobüs hattında kullanılacak otobüslerin hibrid güç sistemi için sadece 125,000 EURO fark ödemek yeterli olabilirdi, fakat biz ise araç başına 800,000 EURO fazla para ödeyerek 18 yerine 26 metrelik otobüsler satın aldık.
Yolun kapasitesi sınırlı. Bu yolda 18 metrelik araçların çalıştırılması yolun taşıma kapasitesini düşürür. 26 metreli araç 18 metrelik araca göre yakalışk +%45 lik fazla kapasite artışı demektir. Sefer aralıkları sınıra dayanmıştır. Bundan sonra yapılacak olan cift körüklü sorunsuz araç temin etmek olmalıdır. 18 metelik araçlar ucuz diye yolun kapasitesini düşürmek doğru olmaz.
Phileaslar sık sık arıza yaparak bizleri haya kırıklığına uğrattı umarım bu arızalar giderilir. Arıza yapmamış olsalardı Phileaslar doğru seçimdi. Kullanılmayan ekstra özellikler iptal edilmiş olsaydı makul bir fiyata çekilmiş olacaktı.
İETT Phileasların siparişini vermeden önce 4 yerli firmadan 18 metrelik otobüs teklifi almış. 2 yıl süre tanınmış yerli firmalara ve alım garantisi verilmiş. Ancak BMC, MAN ve Temsa bu süre zarfında körüklü model sunmamışlar.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=1 ...itial=true
Herşey ekonomiklik değil. Soluduğunuz havanın temizliğinin de bir bedeli olmalıdır. Otobüsler pahalı; fakat çevreyi çok daha az kirletip, yolda giden araçların sayısını daha fazla azaltacaksa bu bedelin ödenmesinde çok bir sakınca görülmemelidir. Muadili raylı sistemlerin inşaatlarına göre daha ucuza gelen bu projede, maliyet nasıl olsa az olduğu için nitelikli araç alımına daha fazla bütçe ayırılabileceği mantığı güdülmüştür bence ; fakat yeterince araştırma yapılmadan alıma geçilmiştir. Gönül isterdi ki bu araçlar düzgün çalışsın ve işe yarasın.
Demek istediğim her yaptığınız hesabı parasal maliyet açısından değerlendirmeyin. Siz farketmesenizde hergün sokaklarda gezen o ikaruslar sağlığınızı mutlaka ama mutlaka etkiliyordur. Bu küçük etkenler azaltıldığı vakit daha üstün standartlarda yaşam elde edilmiş olur. Capacityler daha işlevsel bir biçimde şu an çalışıyor ve de daha ucuza çalışıyor; fakat gelin görün ki atmosfere saldıkları zehirli gazlar oldukça yüksek.
Bu açıdan düşündüğümde alımı yapan iett yönetiminin zihniyetini kutluyorum. Ama daha fazla alternatif gözetilmeliydi ve uzman görüşlerine güvenilmeliydi. Bu hatta çalıştırılabilecek başka hybrid araçlar da mevcuttu sonuç olarak.
Avcılar-Zincirlikuyu hattında Citaro ve Capacity kombinasyonu çalışıyor ve günde 500,000 kişi taşınabiliyor.Bugüne kadar Phileas'ların en fazla 15 tanesi aynı anda çalıştı, yani Metrobüs'ün taşıdığı yolcu sayısında Phileas'ın 26 metre uzunluğunun büyük katkısı olduğunu düşünemeyiz.
Alıntı:
Otobüsler pahalı; fakat çevreyi çok daha az kirletip, yolda giden araçların sayısını daha fazla azaltacaksa bu bedelin ödenmesinde çok bir sakınca görülmemelidir.
Eğer havayı kirletmemek gibi bir amaç güdülseydi, Dünya'da 100 yıldır kullanılmakta olan troleybüs teknolojisi de alternatif olarak düşünülürdü.
En son Semih Yaşar tarafından Prş 28 May 2009, 21:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
İETT Phileasların siparişini vermeden önce 4 yerli firmadan 18 metrelik otobüs teklifi almış. 2 yıl süre tanınmış yerli firmalara ve alım garantisi verilmiş. Ancak BMC, MAN ve Temsa bu süre zarfında körüklü model sunmamışlar.
Diğer firmaları bilmem ama MAN'ın böyle birşey yapacağını zannetmiyorum.MAN'ın elinde zaten körüklü otobüs üretebilme kabiliyeti var.Hiç olmadı Almanya'dan deneme aracını getirtir, İstanbul beğenirse yerlisini üretirdi.Ankara doğalgazlı otobüsleri araştırmaya başladığında MAN Almanya'dan doğalgazlı otobüs getirdi, EGO otobüsleri deneyip beğenince MAN'la pazarlık yapıldı ve doğalgazlı otobüslerin Türkiye'de üretilmesi şartıyla alınmasına karar verildi.MAN'da fabrikasında bununla ilgili değişiklikleri yapıp, üretime başladı.
BMC ve Temsa'nın körüklü konusunda pek deneyimi yok ama MAN gibi bir firmanın körüklü araç sunmamasının mümkün olacağını sanmıyorum.
Beylikdüzü devreye girerse 20 metrelik araçlarla yolcu talebi karşılamakta zorluk yaşanacaktır. Bu hat açılırsa yaklaşık 200 bin ek yolcu gelecek. Onun için bu yola 26 metrelik araçlar alınmalı. Phileaslar sık sık arıza yaptığı için şimdilik değerlendirme yapmamız zor.
Eğer havayı kirletmemek gibi bir amaç güdülseydi, Dünya'da 100 yıldır kullanılmakta olan troleybüs teknolojisi de alternatif olarak düşünülürdü.
Troleybüs'ün de enerjisi karbon kaynaklı yakıtlardan elde ediliyor sonuç itibariyle ve (ülkemizde elektrik enerjisinin büyük bir kısmının kömürden ve de doğalgazdan elde edildiğini göz önüne alırsak ) enerji verimliliği yeni nesil hybrid motorlu araçlara göre oldukça düşük durumda kalıyor. Belki şehir dışında salınıyor o gazlar ama netice itibariyle içten yanmalı araçlara göre daha fazla hava kirletme olasılığı var ülkemizde (elektrik enerjisinin temin edildiği yola bağlı tabi). Havayı kirletmemek gibi bir amaç olmasa hybrid araç gibi bir düşünceye hiç girilmezdi tahminimce. Fakat dediğim gibi APTS yanlış bir tercih olmuş hybrid motorlu otobüsler arasında.
Değerli arkadaşlar, bir kimya mühendisi olarak burada araya girmek istiyorum, Doğalgaz ve benzinin de hatta mutfak tüpününde bileşeni Karbon esaslıdır, daha doğrusu tüm bu maddeler C-H-O kısmende farklı bir kaç element içerir. Tartışmalarınızda dayanaklarınız hatalı olmasın...