1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 11  |
 |
Mehmet CK 2
14 yıl önce - Pts 17 Ağu 2009, 19:20
Mehmet Bey, ABD' nin kucagina oturdugumuz olay Kore Harbi' ne katildigimiz gundur. Bunun yani sira ben sakin ola ki Inonu - Menderes kiyaslamasi yapiyor gibi gozukmeyeyim. Her ikisinin de bence herseye ragmen bu ulkeye hizmeti coktur. Ancak bir NATO ulkesi olma yoluna Kore Harbi ile girmistik ve cikmayi dusunen herkes ya asildi, ya da darbeci olarak terorist ilan edildi. Buna ornek olarak
Adnan Menderes,
17 Mart muhturasi esnasinda tasfiye edilen askerler,
Hursit Tolon, Sener Eruygur, Tuncer Kilinc gibi Rus ittifaki savunucusu askerler,
gosterilebilir. Kaderin ne garip bir cilvesidir ki, son siraladigim ABD karsiti Asya yanlisi pasalara da burada etmediginiz laf kalmadi.
Aksini iddia ediyorsaniz, cesareti olan NATO' da nami yuruyen, ABD' de arkalari saglam olan Cevik Bir' i, Kenan Evren' i, Yasar Buyukanit' i tutuklasin.
Muttefik olmak ile kucaga oturmak farkli birseydir. 1948 USS Missouri ziyareti ile, hicbir cikarimizin olmadigi Kore' de en buyuk 3. muharip savasan taraf olmak apayri birseydir. Saka bir yana, 2. Dunya savasindan beri en onemli aksiyonun 3. muharip tarafiydik ABD ve Birlesik Krallik' tan sonra.
Bu yola bir girdin mi, ancak patron (ABD) devrildiginde cikabilirsin. Patron ayaktayken de Tuncer Kilinc gibi Iran ile ittifak arayisina girersen alnina Ergenekoncu yaftasini yapistirirlar. Darbecinin onde gideni Cevik Bir ise elini kolunu sallaya sallaya dolasir.
Sizin bence sorununuz cuma trafiginin sinirlerinizi yipratmasi ve saglikli dusunmenizi engellemesi. Yasamadiginiz 1970' ler hakkinda bilip bilmeden konusuyorsunuz. Zaten baktim 10000 kusur mesajinizla bilgi sahibi olmadiginiz alan yok tekrar Masallah diyorum.
DIP NOT: Ben ne NATO karsitiyim ne de yanindayim. Acikcasi REELPOLITIK kavramina inanirim. Ama buradaki bazi uyelerin nefrete varan gorusleri sebebi ile cevap yazmam gerektigine inandim.
Osmanli Yonetimi' nin Enderun sisteminin de halkci oldugu iddiasina katilarak guluyorum. Nalbur cocugu Abdullah Gul' u, bir coban Suleyman Demirel' i Cumhurbaskanligi koskune cikaran Cumhuriyetimizin herseye ragmen halkina firsat esitligi sunmasidir. Endustriyellesme ile beraber toprak sahibi aristokrasiye rakip olmayi basaran alt kast kokenli burjuvalasmadan, ulkemiz de Jon Turk hareketi ile baslayip, cumhuriyet ile beraber epey nasibini aldi. Bu da herseye ragmen bir gelisimdir.
|
 |
Mehmet Kasım
14 yıl önce - Sal 18 Ağu 2009, 10:35
Hursit Tolon, Sener Eruygur, Tuncer Kilinc
İpek Hanım; bize bu kişileri mi savunuyorsunuz. Tuncer Kılıç'ın Rusya ve İran ittifakı arayışında çok kritik önemde bir cümle vardı "ABD'yi üzmeden" diye. Bunu kaçırıyorsunuz. ABD karşıtı değildi tam olarak.
Şener Eruygur ise basbayağı darbe planlamış. Açıkça ortaya dökülmüş herşeyi. ABD olsa ne olmasa ne? Rusçu olsa ne olmasa ne? Yaptıkları ortada.
Hurşit Tolon ise Şener Bey'in ruh ikizi. O da darbe planlarının tam göbeğinde. Balbayın günlüklerinde de var.
Çevik Bir hakkında soruşturma sürüyor. Takip etmiyorsunuz ki. her akşam doğan medya haber bültenelrini izlerseniz süreçten haberiniz olmaz zaten. Savcı Bir'i sorguladı ve devam ediyor.
Hilmi Özkök'ten hiç bahsetmiyorsunuz. Ne ABD'ci Ne Rusyacı? Türkiyeci.
ABD karşıtı ve Rus yanlısı dediğiniz kişilerden daha ziyade bize "denge politikası" lazım. ABD ile iş yaparken Rusya ilede enerji anlaşmaları yapılıyor mesela.
A.Gül'ün cumhurbaşkanı olmasını cumhuriyetin bir fileti gibi sunmuşsunuz ya katıldım gülmekten. Sanki herey güllük gülistanlık oldu. 367 palavrası attınız ortaya, cumhurbaşkanı olmazsın diye milyonlarca döküldünüz meydanalra, anıtkabilerlere çıktınız ama seçime gidildi MİLLETTEN TOKADI YEDİNİZ (%47'yi görüp ben bu ülkede azınlığım diye hisseettiniz) de öyle çıktı adam cumhurbaşkanlığına. Ve sizin rejiminizi çökertti.
ergenekonu nato konseptiyle gladyo kavramı içinde abd kurdu. zamanal evrildi abd karşıtı hale geldi. 28 Şubat'ta abd tarafından etkin bir şekilde kullanıldı. Sonra delikanlının biri çıktı "game over" beyler dedi. şimdi içerdeler.
|
 |
secagatay
14 yıl önce - Sal 18 Ağu 2009, 11:25
| Alıntı: |
| MİLLETTEN TOKADI YEDİNİZ |
Üzerime alınmama gerek yok tabi ama araya girmeden edemedim.
Bundan daha provokatif ne olabilir acaba? %47 yi veren halk, vermeyen ne peki? Oyun rengi sizinle aynı olursa demokratik halk tokadı, olmazsa?
Seçim kazanmayı tokat atmak olarak yorumluyorsak daha içimize sindirmemiz gereken çok şey var demektir.
Bu kadar hırs normal değil. Eleştirdiğiniz kişilerle tarzınız tamamen aynı. Sadece ipin farklı uçlarındasınız. Oysa bu forumda ne Şener Eruygur yazıyor ne de Hurşit Tolon. O yüzden metronun trenin ya da köprünün kin kusma aracı olmasına da gerek yok...
En son secagatay tarafından Sal 18 Ağu 2009, 12:56 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Mehmet CK 2
14 yıl önce - Sal 18 Ağu 2009, 12:44
Mehmet Bey, agresif cizginiz sebebi ile olaylara siyah ve beyaz olarak yaklasiyor, bir insanin ya karsisinda olmamizi, ya da savunuyor olmamizi gerekli goruyorsunuz. Mutlakcilik cok sakincali bir gorustur. Dunya gri tonlarin oldugu bir hayat sunar bize.
1) Ben bu 3 emekli orgenerali tanimiyorum, bu sebeple ne savunabilirim, ne de karsisinda olabilirim.
2) Ergenekon sorusturmasinin da ne karsisindayim, ne de yanindayim. Insallah dava hayirli bir sekilde sonuclanir, suclular cezalanir, sucsuzlar da aklanir.
3) Cevik Bir sorgulanmamistir, ifadesi alinmistir. Sorgu tutuklanan saniklar icin gecerlidir. Emniyet binasina tanik olarak cagirilan vatandasimiz ifade verir, sorgulanmaz.
4) Ben bu 3 orgenerali aklamak pesinde degilim, avukatlari var, onlari yargilayan degerli savcilarimiz var. Ben bu davaya karismam. Ben diyorum ki, cesareti oln Cevik Bir' e dokunmayi denesin. Basina neler geliyor hep beraber gorelim.
Tuncer Kilinc konusunda bir dip not vermem gerekti. Rusya ve Iran ile ittifak ABD izin vermeden OLAMAZ!!! ABD izin verdi, Berlusconi, Erdogan, Putin bir bulusma gerceklestirdi. ABD izin vermeden daha degisik boyutlarda, ozellikle askeri alanda ittifak yapilirsa da... Tuncer Kilinc ve bu generaller NATO karsitidirlar. NATO' dan Turkiye' nin cikmasini birakin, bir karakolu olmayi bile birakma sansi yoktur. Bakin Rasmussen NATO genel sekreteri oldu. One minute diyebildik mi?
Abdullah Gul gibi aristokrat bir aileden gelemeyen birisinin bileginin hakki ile, milletinin oyu ile Cumhurbaskani olmasi, bu cumhuriyetin faziletidir. Osmanli sarayinda aristokrat ailelerden gelmemeleri sebebiyle bahcivan olabilecek insanlar bu cumhuriyetle cumhurbaskani oluyorlar. Gerci Osmanli Enderun' u da alt kasttan insan aliyordu ama cok sinirliydi.
Ben milletimden secimlerde tokat yemem, her rengi ile benim milletim. Tokat yemek demeyelim de, milletimi bu seviyede kutuplasmis, agresiflesmis gormek beni uzuyor o kadar.
|
 |
Mehmet Kasım
14 yıl önce - Sal 18 Ağu 2009, 12:55
% 47 bir tokattır. Delikanlı gibi kabul etmek lazım. Aynı tokat bana atılsaydı ben siyasete veda ederdim. Adamı cumhurbaşkanı seçtirmemek için geceyarısı muhtıra vermişim, milyonları sokağa dökmüşüm, yargıyı devreye sokup 367 demişim vatandaş beni sallamamış % 47 vermiş. O zaman ben burada olmam arkadaş. Onur var, gurur var, haysiyet var.
3 generali savundunuz izlenimi elde ettiriyorsunuz. Çok değerli komutanlar sanki. Ne başarıları varmış. Darbe planlıyorlarsa cezasını çekecek. Çevik Bir'e dokunulmadığını kim söyeyebilir. İfadesi alındı tabi ki. Delil bulunursa rahatlıkla içeri alınır. Herşeyi abd izni ile yapıyoruz demek çok insafsız. Tezkere neden reddedildi. İranla ilişki nasıl kuruldu. Rusya ile. Avrasyacı dediğiniz ergenekoncu kişilerden daha çok avrasya politikasını Türkiye'deki muhafazakarlar yapıyor. 20 yıldır Türki Cumhuriyetlerde müesseseler kurup, okullar, kolejler, yurtlar kurup teşkilatlananlar kim? Ergenekoncular mı? Yemeyin bizi. Gerçekler ortada.
|
 |
Mehmet CK 2
14 yıl önce - Sal 18 Ağu 2009, 13:04
Hala mutlakci bir yaklasim. Ben bir insani savunmak ya da karsisinda olmak zorunlulugunda degilim. Kendi bakis acimdan gorduklerimi buraya yansitiyorum.
Muhtira sahibi Yasar Buyukanit, bir baska NATO gucu, yine elini kolunu sallayarak dolasmakta.
Avrasyaci hoca efendi de, ABD deki malikanelerinde yasiyorlar.
Mehmet Bey, biraz sakin ve rasyonel olmaya gayret etmenizi rica edebilir miyim?
Ben 2007 de AKP yi desteklemedim. Ama secimi kazanmasini da tokat olarak goremem. E sonucta iki kisiden birisinin, katilimin bu kadar yuksek oldugu bir secimde oyunu kazanmis olmalarini ben sadece alkislarim. Bir sonraki secimler oncesinde de icraatlarini ve projelerini begenirsem de oyumu veririm. Bunu neden bu kadar buyutuyoruz anlayamadim.
|
 |
secagatay
14 yıl önce - Sal 18 Ağu 2009, 13:05
| Alıntı: |
| % 47 bir tokattır. Delikanlı gibi kabul etmek lazım. Aynı tokat bana atılsaydı ben siyasete veda ederdim. Adamı cumhurbaşkanı seçtirmemek için geceyarısı muhtıra vermişim, milyonları sokağa dökmüşüm, yargıyı devreye sokup 367 demişim vatandaş beni sallamamış % 47 vermiş. O zaman ben burada olmam arkadaş. Onur var, gurur var, haysiyet var. |
"Tokat" atılan %53 ün de halk olduğunu idrak ettiğimiz zaman demokrasiyi de kazanmayı da yenilgiyi de içimize o zaman sindirmiş olacağız.
Medeni ülkelerde buna seçim zaferi denir.
En son secagatay tarafından Sal 18 Ağu 2009, 13:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Gökçe
14 yıl önce - Sal 18 Ağu 2009, 13:06
| Alıntı: |
| A.Gül'ün cumhurbaşkanı olmasını cumhuriyetin bir fileti gibi sunmuşsunuz ya katıldım gülmekten. Sanki herey güllük gülistanlık oldu. 367 palavrası attınız ortaya, cumhurbaşkanı olmazsın diye milyonlarca döküldünüz meydanalra, anıtkabilerlere çıktınız ama seçime gidildi MİLLETTEN TOKADI YEDİNİZ (%47'yi görüp ben bu ülkede azınlığım diye hisseettiniz) de öyle çıktı adam cumhurbaşkanlığına. Ve sizin rejiminizi çökertti. |
Necdet Sezer'e de karşı çıkanlar oldu, onlar da mı TOKAT YEDİ MİLLETTEN. Madem demokratik bir ülkede yaşıyoruz, halk tepki verebilir, halk bunu ortalığı yıkıp yakmadan yaptığı sürece bunda ne sakınca olabilir? Halk meydanlara dökülmüş ve protesto etmiş, ne var bunda?
Ayrıca Millet tanımı burada yanlış olmuş, %47 millet oluyor da %53 Millet olamıyor mu? Aynı şekilde Belediye seçimlerinde %39'a düşenler de iyi bir TOKAT yedi demek olur Milletten.
Ancak bence acilen Metro konusuna dönelim yoksa bu başlık bu gidişle kilitlenecek.
İstanbul'da Metronun zamanında yapılamamasının bence nedenleri:
1. Yıllardır raylı sistemlerin ön plana alınamaması, Menderes'ten itibaren sürekli ülkede hep karayolu ağırlıklı taşımacılığın ön planda tutulması.
2. Vizyonsuz politikacılar, raylı sitemi komünist işi gören palavracılar
3. Otomobil kartellerini güçlendirme hevesi
4. Metronun yüksek maliyeti
5. İstanbul'un en çok vergi veren şehir olduğu halde, bütçeden en az kaynağı alan bir şehir olması
(ki bu halen böyle, halen İstanbul en az kaynağı alabiliyor)
6. İstanbul'un coğrafi yapısı nedeniyle metroya zamanında cesaret edilememesi ve toplu taşımada hep otobüse önem verilerek kolaya kaçılması
7. İstanbul'un son derece plansız kentleşmesi ve birkaç sene içerisinde koskoca mahallelerin ve semtlerin kontrolsüz oluşması. (Hiçbir ülke bu kadar kontrolsüz ve plansız büyüyen bir şehire metro yetiştiremez zaten)
8. Plansızlık yüzünden samanında metro ve LRT yapmak için yeterli alan bırakılmamış olması
9. İstanbul'da ciddi anlamda nufüs artışının aniden gelişmiş olması ( bakınız 80-85 arası ) ve bunun kontrol altına alınabilecek bir hızda tutulamaması. Ayrıca 70lerde İstanbul'un nüfusu gerçekten şimdiye göre çok çok az
Yıl .. Nüfus ... Yıllık artış oranı(%)
1950 ... 983.041 ... 2,70
1955 ... 1.268.771 ... 5,24
1960 ... 1.466.535 ... 2,94
1965 ... 1.742.978 ... 3,51
1970 ... 2.132.407 ... 4,12
1975 ... 2.547.364 ... 3,62
1980 ... 2.772.708 ... 1,71
1985 ... 5.475.982 ... 14,58
1990 ... 6.629.431 ... 3,90
2000 ... 8.803.468 ... 2,88
2007 ... 11.372.613 ... 3,73
kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul
bu liste böyle uzar gider ...
|
 |
İSMAİL ÇELİK
14 yıl önce - Sal 18 Ağu 2009, 14:34
| Alıntı: |
| Ancak bence acilen Metro konusuna dönelim yoksa bu başlık bu gidişle kilitlenecek. |
Katılıyorum;siyaset ne pis iş değilmi?
Özetle,PARASIZLIK en başta,vizyonsuzluk ikinci olarak.Tabi sayılabilir 1970'li yılların bulanık siyasi çehresi,gelecek zamanın değil gelecek seçimlerin düşünülmesi,İstanbul'un çok hızlı büyümesi ve coğrafi şartlarının getirdiği bazı zorluklar.
Pekiyi bunu avantaja çevirebilirmiyiz(gecikme hariç)?Evet nasıl diyeceksiniz.
O dönem ile bu dönem arasında gerek inşaat,gerekse ulaşım teknolojisinde büyük ilerleme oldu.Bunları biz sıfırdan yapıyoruz,mevcut sistemde düzeltme zorluğunu yaşamıyoruz,ikinci olarak nüfus bariz olarak şimdi çok olduğu için gelecekte düşünülerek planlama yapılıyor,o dönemin anlayışı ve tarih şuurunun daha az oluşu sebebi ile tarihi eserlere daha çok zarar verilirdi emin olun,o dönem bu çalışma emin olun suriçi ve Beyoğlu yakası ile sınırlı olurdu ve iş çevresi burada belki dahada yoğun olurdu,Dünya'da yaşanmış kazalar,yangınlar v.s hepsinin tecrübesinden istifade ediyoruz şu an ve ona göre planlama yapılıyor,ZELZELE hususu mühim şu an hassasiyetle duruluyor üstünde,Haliç geçişi o dönemde belkide çok çirkin bir köprü ile olacaktı,bütçe ve teknik imkanlar sebebi ile belkide o dönem peronlar,tüneller v.s daha dar yapılacaktı.
|
 |
Gökçe
14 yıl önce - Sal 18 Ağu 2009, 14:37
| Alıntı: |
| eknik imkanlar sebebi ile belkide o dönem peronlar,tüneller v.s daha dar yapılacaktı. |
Hazır yeri gelmişken buna örnek veriyim. Taksim, Şişli ve Osmanbey istasyonlarının peronları daracıkken yeni yapılan Şişhane, Maslak ... istasyonları geniş tutuldu. Bu da söylemek istediğinize çok güzel bir örnek. Ben gelecekte Taksim istasyonu peronunun yetersiz kalacağını düşünüyorum.
|
 |
sayfa 11  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|