1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Taha
19 yıl önce - Pzr 04 Tem 2004, 20:54
En güvenilir kurum Cumhurbaşkanlığı
En güvenilir kurum Cumhurbaşkanlığı
Türkiye Kamu-Sen’in, ‘Halkın Devlete ve Kamuya Bakışı’ adlı çalışmadan yararlanarak elde ettiği verilere göre, vatandaşın en güvendiği kurumların başında Cumhurbaşkanlığı geliyor.
Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Metin Özuğurlu’nun 6 bin 626 kişinin katılımıyla yaptığı çalışmadan yararlanarak elde ettiği verilere göre, halkın devlete güveni sorulduğunda, Cumhurbaşkanlığı 10 puan üzerinden 8.4, öğretmenler 8.1, jandarma 7.8, emniyet ve muhtarlar da 7’şer puan aldı.
‘Milletvekillerinin 10 üzerinden 1.7 puanla güvenilirlikte sonuncu’ olduğu belirtilen araştırmada, vatandaşın yöre siyasetçilerini, kooperatif yöneticilerini, gümrük müdürlerini, medya, işadamı ve banka müdürlerini de ‘güvenilmez’ bulduğu ortaya çıktı. Vatandaşın en fazla işinin düştüğü kurumlar hastane ve sağlık ocakları olurken, en rahat ettiği kurumlar da muhtarlıklar, nüfus müdürlükleri, tarım müdürlükleri ve veterinerlikler olarak belirlendi. Vatandaşın yüzde 55.6’sı hastane ve sağlık ocaklarında, yüzde 66.7’si da kaymakamlıklarda işini sıkıntısızca hallettiğini belirtirken, bu kurumların da aralarında bulunduğu 14 yere işi sıklıkla düşen 6626 kişinin yüzde 63.6’sının sorununu sıkıntısızca hallettiği tespit edildi.
Kaynak: www.hurriyet.com
NOT: Mustafa Kemal Ataturk silinmistir.
En son Taha tarafından Pzr 04 Tem 2004, 23:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
|
 |
Taha
19 yıl önce - Pzr 04 Tem 2004, 21:10
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Türkiyenin 1. Cumhurbaşkanı
(29 Ekim 1923 - 10 Kasım 1938)
Mustafa Kemal ATATÜRK 1881 yılında Selanik'te doğmuştur. Babası Ali Rıza Bey, annesi Zübeyde Hanımdır.
İlk ve orta öğrenimini Selanik ve Manastır'da yapmıştır. 1899 yılında Harbiye'ye girmiş, 1902'de mezun olmuştur. 1905 yılında kurmaylık öğrenimini bitirdikten sonra çeşitli komuta kademelerinde görev almış, bu arada 1913 yılında Sofya'da ataşemiliterlik yapmıştır. Albay rütbesiyle Çanakkale savaşlarına katılmış ve Anafartalar Grup Komutanlığı'na getirilmiştir. 1916 yılında general rütbesi ile Diyarbakır Cephesi'ndeki 16. Kolordu Komutanlığı'na atanmış. Filistin ve Suriye Cepheleri'nde görev almıştır. 7 Kasım 1918 tarihinde padişah hükümeti tarafından İstanbul'a geri çağrılmış, 30 Nisan 1919 da merkezi Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atanmıştır. Türk milletinin parçalanmak ve bölünmek istendiği bir ortamda vatanı kurtarmak amacıyla 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a ayak basmıştır. Düşünceleri nedeniyle 8 Haziranda tekrar İstanbul'a çağrılmışsa da gitmemiş ve istifa ederek Anadolu'da Milli Mücadele'yi başlatmıştır.
Amasya Genelgesi'ni yayınlamış, Sivas ve Erzurum Kongreleri'ni düzenlemiştir. Daha sonra Ankara'ya gelerek 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk kez toplanmasını sağlamıştır. Ertesi gün Meclis Başkanı seçilmiştir. 5 Ağustos 1921 tarihinde Meclis'in tüm yetkilerini kullanmak üzere Başkomutanlık'a getirilmiştir. Meydan Savaşı'nı başlatmıştır. 13 Eylülde düşmanı Eskişehir-Afyon hattına çekilmeye mecbur etmiştir. Meclis, 19 Eylül 1921'de Mareşallık rütbesi ve Gazi ünvanı verilmiştir. 26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz'u yönetmiş, 30 Ağustos 1922'de Başkomutanlık Meydan Savaşı'nı kazanmıştır. Padişahlık ve halifelik, 1 Kasım 1922'de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, teklifi ile kaldırılmıştır.
9 Eylül 1923'de kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanlığı'na seçilmiştir. Lozan Barış konferansı'ndan sonra 11 Ağustos 1923'de ilk toplantısını yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce yeniden başkanlığa getirilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, 29 Ekim 1923'de Cumhuriyetin ilan edildiği gün Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı olmuştur. Dört kere seçildiği bu görevi ölümüne kadar yürütmüştür. 10 Kasım 1938'de ölmüştür. Fransızca ve Almanca bilirdi.
İSMET İNÖNÜ
Türkiyenin 2. Cumhurbaşkanı
(11 Kasım 1923 - 22Mayıs 1950)
İsmet İNÖNÜ 1884 yılında İzmir'de doğmuştur. Babası Hacı Reşid Bey, annesi Cevriye Hanım'dır.
İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta tamamladıktan sonra 1895'de Mühendishane İdadisi'ne girmişitr. Saha topçusu olarak 1903'te Harbiye'yi bitirmiştir. 1906 yılında kurmay olmuş ve yüzbaşı rütbesiyle 2. Ordu'da görevlendirilmiştir. 1908'de Edirne'deki Süvari Tümeni'nin Erkan-ı Harbiyesi'ne atanmıştır. 1910 yılında Yemen ayaklanmasının bastırılmasına katılmıştır. 1913 yılına kadar burada görev yapmıştır. Bu arada binbaşılığa yükselmiştir. 1914'te yarbay, 1915'de da albay olmuştur. Aynı yıl 2. Ordu'nun Kurmay Başkanlığı'na getirilmiştir. 1916'da Kafkas Cephesi'nde 2. Kolordu Komutanı olarak Atatürk'ün emrinde çalışmıştır. 1917-1918 yıllarında Suriye Cephesi'nde İngilizler'e karşı savaşmıştır. Burada hastalanıp İstanbul'a döndükten sonra Harbiye Nezareti Müsteşarlığı'na atanmıştır.
Daha sonra Milli Mücadele'de Atatürk'ün yakın silah arkadaşı olarak çalışmıştır. Büyük Millet Meclisi'ne Edirne milletvekili olarak girmiş ve Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekili olmuştur. 25 Ekim 1920'de Garp Cephesi Komutanlığı'na getirilmiştir. Çerkez Ethem İsyanı'nı bastırmış, 1. Ve 2. İnönü Savaşları'nı yönetmiştir. Büyük Millet Meclisi, bu savaşlarda kazanılan zaferler dolayısıyla Mirlivalık rütbesi vermiştir. 1922'de Mudanya Antlaşması'nı sağlamıştır. Lozan Barış Konferansı'na da baş delege olarak katılmıştır. 24 Temmuz 1923'te Lozan Andlaşmasının imzalanmıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra ilk hükümetin kurulması görevi verilmiştir. 1923-1924 ve 1925-1937 yılları arasında Başbakanlık yapmıştır.
Atatürk'ün ölümünden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhurbaşkanı seçilmiştir. 1950 seçimlerine kadar bu görevde kalmıştır. 1950-1960 döneminde Parlamento'da Ana Muhalefet Partisi Başkanı olarak bulunmuştur. 27 Mayıs Hareketi'nden sonra Kurucu Meclis Üyesi olmuştur. 10 Kasım 1961 tarihinde Başbakanlığa atanmıştır. 1965 yılına kadar bu görevde kalmıştır. 1972'de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı'ndan ve milletvekilliğinden istifa etmiştir. Bu tarihten sonra anayasa gereğince Cumhuriyet Senatosu tabii üyesi olmştur.
25 Aralık 1973 tarihinde ölmüştür. İngilizce, Almanca ve Fransızca biliyordu. Evli ve üç çocuk babası idi. Bunlardan birisi Erdal İNÖNÜ'dür. Erdal İNÖNÜ "Sosyaldemokrat Halkçı Partisinin" (SHP) son Başkanı idi ve bir ara Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanyardımcılığını yapmıştır.
CELAL BAYAR
Türkiyenin 3. Cumhurbaşkanı
(22 Mayıs 1950 - 27 Mayıs 1960 )
Celal BAYAR 1883 yılında Bursa İlinin Gemlik ilçesinin Umurbey Köyü'nde doğmuştur. Babası Abdullah Fehmi Efendi, annesi Emine Hanım'dır.
İlk ve orta öğreniminden sonra çalışma hayatına Gemlik Mahkeme ve Reji Kalemleri'nde memur olarak başlamıştır. Ardından Bursa'ya giderek Ziraat Bankası'nda görev almış ve bu sırada Harır Darü't-talimi ve College Francais De l'Assomption isimli okullara devam etmiştir. Bursa'daki çalışmalarını Deutsche Orientbank'ta sürdürmüştür.
İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin çalışmalarına katılmıştır. İzmir İttihad ve Terakki Şubeleri Genel Sekreterliği yapmıştır. 1918 yılında Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti'ne girmiştir. 1919'da Saruhan Sancağı'nda milletvekili seçilerek 12 Ocak 1920'de İstanbul'da toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi'ne katılmıştır. Mecliste padişah yönetiminin Milli Mücadele konusundaki tutumuna karşı çıkarak Ankara'ya geçmiş ve Milli Mücadele'de görev almıştır. Birinci Büyük Millet Meclisi'ne Bursa milletvekili olarak girmiştir. 27 Şubat 1921'de İktisat Vekili olmuş ve 1922'de geçici olarak Dışişleri Bakanlığı da yapmıştır. Aynı yıl Lozan Barış Konferansı'na katılmıştır. 1923 seçimlerinden sonra İkinci Büyük Millet Meclisi'ne İzmir milletvekili olarak girmiştir. 1924 yılında Atatürk tarafından Türkiye İş Bankası'nı kurmakla görevlendirilmiştir. 1937 yılında Başbakanlık'a getirilmiştir.
25 Ocak 1939'a kadar bu görevde kalmıştır. 1939 ve 1943 yıllarında yapılan seçimlerde İzmir milletvekili olmuştur. 1946 yılında arkadaşlarıyla Demokrat Parti'yi kurmuş ve başkanlığa seçilmiştir. 1950 seçimlerinde Demokrat Parti'nin çoğunluğu sağlaması ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhurbaşkanı seçilmiştir. 1960 yılında 27 Mayıs Hareketi ile görevinden uzaklaştırılmıştır.
22 Ağustos 1986 tarihinde ölmüştür.
Üç çocuk babası idi ve Fransızca bilirdi.
CEMAL GÜRSEL
Türkiyenin 4. Cumhurbaşkanı
(27 Mayıs 1960 - 16 Ekim 1961)
(15 Ekim 1961 - 28 Mart 1966 )
Cemal GÜRSEL 1895 yılında Erzurum'da doğmuştur.
İlk öğrenimini Ordu ilinde yapmıştır. Daha sonra Erzincan Askeri Okulu'na girmiştir. İstanbul'da Kuleli Askeri Lisesi'nde öğrenimini sürdürmüş ve 1915 yılında Harp Okulu'nu bitirip Topçu Asteğmen olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ne katılmıştır. 1917 yılına kadar Çanakkale Savaşlarında görev almıştır. Savaşın bitiminde Filistin'e atanmıştır. Suriye Cephesi'nden dönüşünde Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır. İkinci İnönü, Eskişehir, Sakarya Savaşları ve son Taarruz'da gösterdiği üstün başarılar nedeniyle harp ve istiklal madalyaları verilmiştir. 1929 yılında Harp Akademileri'ni bitirerek kurmay olmuştur. 1946 yılında Tuğgeneralliğe, 1951'de Tümgeneralliğe ve 1953'te de Korgeneralliğe yükselmiştir. 1957'de Orgeneral olmuş ve 3. Ordu Komutanlğı'na atanmıştır. 1958 yılında da Kara Kuvvetleri Komutanı olmuştur.
27 Mayıs 1960 Hareketi'ne önderlik yaptıktan sonra o tarihte Devlet ve Hükümet Başkanı, Milli Birlik Komitesi Başkanı, Türk Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı görevlerini üstlenmiştir.
10 Ekim 1961 tarihinde yapılan seçimlerden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
1966 yılı başlarında hastalanmış, rahatsızlığının giderek artması üzerine 2 Şubatta tedavi edilmek amacıyla Amerika'ya götürülmüştür. Washington'daki Walter Reed Askeri Hastanesi'nde tedavi altına alınmıştır. Kısa bir süre sonra derin bir komaya girmiştir. 26 Mart 1966 tarihinde yeniden Türkiye'ye getirilerek Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde tedavisine devam edilmiştir. Ancak koma durumundan kurtulamaması nedeniyle Başbakanlık tarafından sağlık durumunun saptanması istenmiştir. Bunun üzerine Sağlık Kurulu, görevine devam etmesinin mümkün olmadığını belirten bir rapor vermiştir ve anayasının ilgili maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı görevi sona ermiştir. 220 gün komada kaldıktan sonra 14 Eylül 1966 tarihinde ölmüştür. Fransızca bilirdi.
Evli ve bir çocuk babası idi.
CEVDET SUNAY
Türkiyenin 5. Cumhurbaşkanı
(29. Mart 1966 - 28. Mart 1973)
Cevdet SUNAY 1899 yılında Trabzon'da doğmuştur. Babası Alay Müftüsü İslam Sabri Efendi, annesi Hatice Hanım'dır.
İlk ve orta öğrenimini Erzurum, Kerkük ve Edirne'de tamaladıktan sonra Kuleli Lisesi'ne girmiştir. 1918'de Mısır'da İngiliz kuvvetlerine karşı savaşmış ve bir yıldan fazla esir kalmıştır.
Daha sonra İstanbul'a dönmüş ve ardından da Kurtuluş Savaşı'na katılarak Kahramanmaraş ve Gaziantep'te Fransızlara karşı savaşmıştır. Eskişehir ve Sakarya Muhabereleri ile Büyük Taarruz'a katılmıştır. 1927 yılında Harp Okulu öğrenimini tamamlamış, 1930 yılında da Harp Akademileri'ni bitirerek kurmay olmuştur. 1933'te Binbaşılığa, 1940'ta Yarbaylığa ve 1943'te de Albaylığa terfi etmiştir. 1949'da Tuğgeneral olmuş ve 1950'de Genelkurmay Harekat Başkanlığı'na atanmıştır. 1952'de Tümgeneralliğe yükselerek 33. Tümen Komutanlığı'na tayin edilmiştir. 1955'te Korgeneral olarak 9. Kolordu Komutanlığı, 1957'de Genelkurmay Harekat Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. 1958 yılında da Orgeneralliğe terfi ederek Genelkurmay İkinci Başkanlığı'na atanmıştır.
27 Mayıs Harekati'ndan sonra 1960'ta Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ve aynı yıl Genelkurmay Başkanlığı'na getirilmiştir. 14 Mart 1966 tarihine kadar bu görevi sürdürmüştür.
Bu tarihte Cumhurbaşkanlığı Kontenjan Senatörlüğü'ne, 28 Mart 1966'da da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhurbaşkanlığı'na seçilmiştir. Anayasada öngörülen 7 yıllık görev süresini tamaladıktan sonra Cumhuriyet Senatosu Tabii Üyesi olmuştur. 22 Mayıs 1982 tarihinde ölmüştür. Fransızca bilirdi.
Evli ve üç çocuk babası idi.
FAHRİ S. KORUTÜRK
Türkiyenin 6. Cumhurbaşkanı
(06 Nisan 1973 - 06 Nisan 1980)
Fahri S. KORUTÜRK 1903 yılında İstanbul'da doğmuştur. Babası Osman Sabit Efendi, annesi Emine Nesrin Hanım'dır.
1916 yılında Bahriye Mektebi'ne girmiş, 1923 yılında Teğmen rütbesi ile Deniz Kuvvetlerine katılmıştır. Deniz Astsubay Hazırlama Okulu'nda sınıf subaylığı ve matematik öğretmenliği, Hamidiye ve Mecidiye Kruvazörleri'nde Bölük Komutanlığı, çeşitli denizaltı gemilerinde Vardiya Subaylığı ve İkinci Komutanlıklarda bulunmuştur, 1933'de Deniz Harp Akademisi'nden mezun olmuştur. Roma, Berlin ve Stockholm'de Deniz Ataşelikleri yapmış, 1936 yılında Montreux Boğazlar Konferansı'nda Askeri Uzman olarak bulunmuştur. Deniz Harp Akademisi Tabiye Öğretmenliği'nden sonra Deniz Harp Akademisi Komutanı olmuştur. Değişik rütbe ve görevlerde 12 yıl denizaltıcılık hizmeti vardır. 1950'de Tuğamiral olarak Denizaltı Filo Komutanlığı'na, 1953'te Tümamiral olarak Harp Filosu Komutanlığı'na atanmıştır. Bu rütbede Deniz Eğitim Komutanlığı, Genel Kurmay Haber Alma Başkanlığı ve Donanma Komutanlığı görevlerini yapmıştır.
1956 yılında Koramiral olarak Marmara ve Boğazlar Deniz Kolordu Komutanlığı'na ve 1 yıl sonra da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na atanmış, bu hizmette iken 1959 yılında Oramiralliğe yükselmiştir.
27 Mayıs Hareketinden sonra 4 yıl süre ile Moskova Büyükelçilikten istifa etmiş ve 07 Haziran 1968'de Cumhurbaşkanınca Cumhuriyet Senatosu Üyeliğine getirilmiştir.
06 Nisan 1973'te Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Anayasa'da öngörülen 7 yıllık görev süresini tamamladıktan sonra Cumhuriyet Senatosu Tabii Üyesi olmuştur.
12 Ekim 1987'de ölmüştür.
Almanca, İngilizce ve İtalyanca bilirdi. Evli ve üç çocuk babasıdır.
KENAN EVREN
Türkiyenin 7. Cumhurbaşkanı
(18 Eylül 1980 - 09 Kasım 1982)
(08 Kasım 1982 - 08 Kasım 1989)
Kenan EVREN 1918 yılında Manisa İlinin Alaşehir ilçesinde doğmuştur. Babası İnhisarlar İdaresi memurlarından Hayrullah Bey, annesi Naciye Hanım'dır.
İlk ve Orta öğrenimini Alaşehir, Manisa, Balıkesir ve İstanbul'da sürdürmüş, daha sonra Maltepe Askeri Lisesi'nden mezun olmuştur. 1936 yılında Harp Okulu'na girmiş ve 1938 yılında bitirmiştir. 1940 yılında Topçu Atış Okulu'ndaki öğrenimini tamamladıktan sonra, ordunun küçük komuta kademelerinde çeşitli görevler yapmıştır. 1946 yılında Harp Akademisi'ne girerek 1949 yılında mezun olmuştur. Kurmay Subay olarak Genelkurmay Eğitim Şubesi Kısım Amirliği, Birinci Ordu Harekat Başkan Yardımcılığı, Kara Harp Akademisi'nde öğretmenlik, 9.Kore Türk Tugayı'nda önce Harekat ve Eğitim Şube Müdürlüğü, sonra Kurmay Başkanlığı, Türkiye'ye dönüşünde Ordu Donatım Okulu Kurmay Başkanlığı, 2. Ordu Harekat Eğitim Başkanlığı, 227. Piyada Alay Komutanlığı, 9. Kolordu Kurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Okullar Daire Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. 30 Ağustos 1964 tarihinde Tuğgeneralliğe yükselmiştir. Bu rütbede Kara Kuvvetleri Komutanlığı Okullar Daire Başkanlığı görevine devam etmiştir. 30 Ağustos 1967 tarihinde Tümgeneralliğe terfi ederek 58. Er Eğitim Tümen Komutanı ve 2. Ordu Kurmay Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. 30 Ağustos 1970 yılında Korgeneral olmuştur. Bu rütbede 11. Kolordu Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme Kurulu Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı yapmıştır.
30 Ağustos 1974 tarihinde Orgeneralliğe yükselmiştir. Bu rütbede Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevine bir yıl daha devam etmiş, 1975 yılında Genelkurmay İkinci Başkanlığı'na getirilmiştir. Daha sonra Ege Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur. 07 Mart 1978 tarihinde de Genelkurmay Başkanlığı'na atanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "Emir ve Komuta Zinciri İçinde ve Emirle" 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirdiği "Cumhuriyeti Kollama ve Koruma Harekatı'ndan sonra Milli Güvenlik Konseyi ve Devlet Başkanlığı görevlerini üstlenmiştir.
07 Kasım 1982 tarihinde halk oyuna sunulan anayasanın kabulü ile Cumhurbaşkanı sıfatını kazanmıştır.
İngilizce bilir, evli ve üç çocuk babasıdır.
TURGUT ÖZAL
Türkiyenin 8. Cumhurbaşkanı
(09 Kasım 1989 - 17 Nisan 1993)
Turgut ÖZAL 1927'de Malatya'da doğdu.
İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü'nden 1950'de mezun oldu. Aynı sene Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nde çalışmaya başladı. İki sene sonra ihtisas için Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Döndükten sonra Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nde Genel Müdür Teknik Müşavirliği görevini üstlendi. 1958'de yeni kurulan Planlama Komisyonu Sekreterliği'nin başına getirildi. 1960'ta bu görevi ile beraber Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde ders vermeye de başladı. Sonra Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nde Genel Müdür Yardımcısı oldu. 1966'da Başbakan Teknik Müşavirliği'ne getirildi. Bir sene sonra Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı'na atandı. 1971'de Devlet Planlama Teşkilatı'ndan ayrılarak Dünya Bankası'nda, Sanayi ve Madencilik Projeleri Müsteşarı olarak çalıştı. 1973'te Türkiye'ye dönerek özel sektörde, Demir Çelik ve Otomobil Sanayii ile Banka, Mensucat, Gıda ve Dökümcülük sektörlerinde idarecilik yaptı. 1977'de Madeni Eşya Sanayii Sendikası (MESS) İdare Konseyi ve Sendika Başkanlığı'na seçildi. 1979'da Başbakan Müsteşarlığı'na getirildi. Aynı dönemde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Vekilliği görevini de yürüttü.
12 Eylül 1980'den sonra Bülent ULUSU Hükümetinde, İktisadi İşlerden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevini üstlendi. 20 Mayıs 1983'te kurduğu Anavatan Partisi'nin Genel Başkanı oldu.
6 Kasım 1983'te yapılan genel seçimlerden sonra hükümeti kurmakla görevlendirildi. 1989 yılına kadar Başbakanlık görevini sürdürdü.
31 Ekim 1989 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 8. Cumhurbaşkanı seçildi.
17 Nisan 1993 tarihinde ölmüştür. İngilizce ve Fransızca bilirdi. Evli ve üç çocuk babası idi.
SÜLEYMAN DEMİREL
Türkiyenin 9. Cumhurbaşkanı
(16 Mayıs 1993 - 16 Mayıs 2000)
Süleyman Demirel, 1 Kasım 1924'te Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de doğdu.
İlköğrenimini doğduğu köyde tamamlayan Demirel ortaokul ve liseyi, Isparta ve Afyon'da bitirdi. Demirel, Şubat 1949'da İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'nden mezun oldu. Elektrik İşleri Etüt İdaresi’nde ayni yıl göreve başlayan Demirel, önce 1949-1950, daha sonra 1954-1955 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri'nde barajlar, sulama ve elektrifikasyon konularında ihtisas yaptı. Seyhan Barajı’nın yapım çalışmalarında mühendis olarak görev yapan Demirel, 1954 yılında Barajlar Dairesi Başkanı, 1955 yılında da Devlet Su İşleri Genel Müdürü oldu. Pek çok baraj ve elektrik santrali tesisinin inşasına nezaret etti.
Askerliğini yapmak üzere 1960 yılında bu görevinden ayrılan Demirel, 1962-1964 yılları arasında serbest müşavir-mühendis olarak çalıştı. Ayni dönemde Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde su mühendisliği konusunda dersler verdi.
Süleyman Demirel siyasi yaşamına, 1962 yılında Adalet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliği ile başladı. 28 Kasım 1964 tarihinde AP 2. Büyük Kongresince Genel Başkan seçilen Demirel, Şubat-Ekim 1965 tarihleri arasında Suat Hayrı Ürgüplü başkanlığında bir koalisyon hükümeti kurulmasını sağladı. Kendisi de Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. 10 Ekim 1965'de yapılan genel seçimlerde başında bulunduğu Adalet Partisi yüzde 53 oy alarak tek başına iktidar oldu. Demirel, bu seçimlerde Isparta Milletvekili olarak Parlamentoya girdi ve Türkiye'nin 13. Başbakanı olarak hükümeti kurdu. Bu hükümet 4 yıl sürdü. 10 Ekim 1969 tarihindeki genel seçimlerde de Adalet Partisi yine tek başına iktidar oldu. Bunu müteakip Demirel, 14. T.C. Hükümetini kurdu. Daha sonra, parti içi bir kriz dolaysı ile, 15. hükümeti kurmak durumunda kaldı. 12 Mart 1971 muhtırası üzerine, başbakanlık görevini bıraktı. 1971 ile 1980 arasında, 1975, 1977 ve 1979'da 3 defa daha hükümet kurdu. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi üzerine görev bıraktı ve 7 sene yasaklı olarak siyaset dışı kaldı. 6 Eylül 1987'de yapılan halk oylaması ile yasaklar halk tarafından kaldırıldı ve 24 Eylül 1987 tarihinde, Doğru Yol Partisi olağanüstü kongresince Genel Başkanlığa seçildi. 29 Kasım 1987'de yapılan genel seçimlerde Isparta Milletvekili olarak tekrar TBMM'ne girdi. 20 Ekim 1991 tarihinde yapılan genel secimler sonrasında, Doğru Yol Partisi ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti'nin bir araya gelerek kurduğu koalisyon hükümetinin Başbakanı oldu. 20 Kasım 1991 tarihinde kurulup, 30 Kasım 1991 tarihinde TBMM'den güvenoyu alan koalisyon hükümeti Demirel'in başkanlığı yaptığı 7. hükümet olmuştur. 30 yaşında genel müdür, 40 yaşında önce parti genel Başkanı, sonra Başbakan olan Demirel, 12 seneye yaklaşan başbakanlık görevinde Türkiye'nin kalkınması ve gelişmesine büyük hizmetlerde bulunmuştur.
Türkiye'nin en genç genel müdürü, en genç Başbakanı ve İsmet İnönü’den sonra en uzun başbakanlık yapmış kişidir. 1964 Kasım’dan, 1993 Mayıs’ına kadar gecen 29 sene içerisinde Demirel, 6 dönem Isparta Milletvekilliği yapmıştır. Demirel, 28 Kasım 1964 tarihinden 15 Ekim 1981 tarihine kadar 17 sene, Adalet Partisi'nin her iki senede bir toplanan büyük kongrelerince seçilmiş genel başkanlığı yapmıştır. 24 Eylül 1987 tarihinden itibaren ise 1988, 1990 kongreleri ile seçimlerde Doğru Yol Partisinin genel başkanlığını yürütmüştür. 7 sene yasaklı kalmış, 6 defa hükümetten gitmiş, 7 defa hükümet kurmuştur.
16 Mayıs 1993 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı olarak seçilen Demirel, Nazmiye Demirel ile evlidir. İngilizce bilen Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in pek çok yazılı kitabı, makalesi ve konuşmaları bulunmaktadır.
AHMET NECDET SEZER
Türkiyenin görevdeki 10. Cumhurbaşkanı
(16 Mayıs 2000'den beri)
13 Eylül 1941 tarihinde Afyon'da doğdu.
1958 yılında Afyon Lisesinden, 1962'de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Aynı yıl Ankara Hâkim adayı olarak göreve başladı. Askerliğini Kara Harp Okulunda Yedek Subay olarak yaptı. Sırasıyla; Dicle Yerköy Hâkimlikleri ve Yargıtay Tetkik Hâkimliği görevlerinde bulundu. Medeni Hukuk alanında 1977-1978'de Ankara Hukuk Fakültesinde yüksek lisans (master) öğrenimini yaptı.
07.03.1983 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçildi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üyesi iken Yargıtay Genel Kurulu'nca belirlenen üç aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından 27 Ekim 1988 tarihinde Anayasa Mahkemesi asıl üyeliğine atandı. 6 Ocak 1998'de Anayasa Mahkemesi Başkanı seçildi.
Evli ve 3 çocuk babasıdır.
|
 |
Eylem
19 yıl önce - Pts 05 Tem 2004, 19:08
Benim en sevdiğim cumhurbaşkanı elbette Atatürk. Ondan sonra da İsmet İnönü.
Ne yazık ki bizim halkımız İnönü'nün iyi bir yönetici olmadığını düşündü. İkinci Dünya Savaşı sırasındaki sorunların İnönü'nün yönetiminden kaynaklandığını zannetti.
İsmet İnönü tam bir kanun adamıdır. Mesela harf devrimi yapıldıktan sonra İnönü kanunu katı biçimde uygulamıştır. Hatta Atatürk bile bazı notlar alırken Arap harflerini kullanırmış, sonra da yanındakilere gülümseyerek 'Aman İsmet görmesin!' dermiş.
İnönü çok iyi bir diplomattır. Lausanne görüşmeleri sırasında Türkiye'nin getirdiği bazı tekliflerde değişiklik yapılmak istendiği zaman İnönü Türkiye'nin teklifini kelime kelime tekrar okurmuş ve bunun dışında bir hükmü kabul etmeyeceğimizi söylermiş. Onlar üsteledikçe İnönü hiç istifini bozmadan aynı metni tekrar tekrar okurmuş. Adamlar en sonunda bıkıp metni olduğu gibi kabul ederlermiş. Elbette İnönü de diplomasinin gereği olarak bazı ödünler vermiştir.
|
 |
KILINC
|
 |
Mehmet CK
19 yıl önce - Pts 05 Tem 2004, 20:36
Ismet Pasa' ya Milli Sef dedigimizi unutmussun.
E yani Milli Sef de basa gecince ilk isi paralara yuzunu basmak olacaktir.
O zaman ulkemizde tam manasiyla bir cumhuriyet oldugunu belirtemeyiz, bu yuzden de hukumdarin paraya iktidarinin sembolu olarak fotografini basmasi gayet dogaldir.
Soracaksiniz, sen olsan yapar miydin?
Elbette yapardim. Milli Sef olacagim, cumhurbaskani secilmisim, rejim tam anlamiyla daha cumhuriyet degil, elbette fotografimi basardim, hem de su kirmizi gozluklu olanini.
evet Ataturk ile Ismet Pasa kavgaliydi.
Evet sahsi yetenekler icabi, Ataturk ile Inonu mukayese bile edilemez, ama asalette, yonetimde, Inonu bir Ataturk olamasa da, gorevinin hakkini vermistir.
Bizi 2. Dunya Savasi belasindan korumustur. Amcamin esinin babasi nazi partisindeydi. Amcamin esi fare etinin tadi nedir iyi bilir, dusunun bu insan Nazi partisinde!!!! Halk kimbilir ne kitlik gordu!!!!! Iste savas boyle birseydir. Simdi aklima geliyor da bizi Irak savasina sokmaya kalkan ozal olsaydi 2. dunya savasinda devletin basinda ne olurdu acaba? Hahahahahahah
Ismet Pasa, goreve basladigi gun, Ataturk' e VATAN SANA MINETTARDIR demis ve eklemistir Benden ikinci bir Ataturk beklemeyin
Herseyden once kendisi haddini bilmistir.
Siz siz olun, cahilin, piskopatin, asagiligin propogandasi ile Garp Cephesi komutanimiz, Lozan Bas delegemiz, Milli Sefimize laf etmeyin.
En buyuk rakibi Demirel, Pasa sendeleyerek duserken, onu kolundan tutmus, ve dusmesini engellemistir. Pasa nin dusmanlari Demirel' e kizmislardi, biraksaydin da dusseydi diye. Demirel de cevap vermisti: Biraksaydim da tarihimiz yerlere mi yikilsaydi?
Biz bu tarihi kanla yazdik, kanla da korururuz.
NOT: Cahil, piskopat, vb sozler Kilinc a degil, veya baska birisine, surekli Inonu' ye laf eden bir lobi var.
Mesela Inonu muharebeleri olmadi diye iddia ediyorlar. Pekiyi Inonu muharebesi olmadi diyelim, 2. Inonu muharebesinin oldugu varsayilan gunden sonra neden Yunanistan birden bire seferberlik ilan etti durup dururken?
Size soyleyeyim, isgalci bir ulke, direnis gormeden seferberlik ilan etmez.
Inonu muharebeleri oldu, asil gizlenenler baska seyler. Muttaliplilar' in bizi satmasi falan, filan... Bugun bakiyorum Muttaliplilar' a, hepsi kara carsafli, bu seriatci kesim bence devlete dusman.
En son Mehmet CK tarafından Pts 05 Tem 2004, 20:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Eylem
19 yıl önce - Pts 05 Tem 2004, 20:43
KILINC, o yazdıklarını birçok kişi bilir, bilgisiz olduğumuzu zannetme. İnönü-Atatürk tartışmasını biliyorum. Atatürk'le devletçilik konusunda tartıştı diye ya da paralara kendi resmini bastırdı diye İnönü'yü karalayacak mıyız yani? İnönü konusunda bunlara bakarak hüküm verilmesi bana çocukça geliyor. O devletçilik tartışmasında da İnönü'ye hak veririm. 1930'larda sadece Türkiye değil, bütün dünya devletçidir. 1929 ekonomik bunalımı sonunda devletler gümrük duvarlarını yükseltti, ithal ikameci oldu. Türkiye'ye özgü bir durum değildi bu. Hele Türkiye gibi burjuvanın oluşmadığı bir ülkede İnönü'nün devletçiliği savunması mantıklıydı. Hem İnönü devletçiliği kimin karşısında savundu? Celal Bayar'ın... Celal Bayar ve etrafındaki kişiler gerçek burjuva mıdır? Hayır!
|
 |
Eylem
19 yıl önce - Pts 05 Tem 2004, 20:47
İkinci Dünya Savaşı dönemi elbette çok zor geçti. Yıllar sonra o dönemi yaşamış olan biri İnönü'nün karşısına çıkmış ve "O zaman bize çayı şekersiz içirdiniz.' demiş. İnönü de şu cevabı vermiş: "Evet şekersiz içirdim,ama babanı da savaşa göndermedim.'
|
 |
KILINC
19 yıl önce - Pts 05 Tem 2004, 20:55
"Siz siz olun, cahilin, piskopatin, asagiligin propogandasi ile Garp Cephesi komutanimiz, Lozan Bas delegemiz, Milli Sefimize laf etmeyin"
Bahsettiğin cahil, psikopat,aşağılık tabirleri direkt bana gelmektedir! Bahsettiklerim 4 yıllık bilgim ile oluşan kanılarım. Beğenmeyebilirsin ama senin bana cahil, psikopat, aşağılık deme hakkın yok! Burada kimseyi galeyana getirmeye falan çalışmıyoruz. Gerçekler bu, bilin diye söylüyorum. Mantığınız ne kadarını alıyorsa yada kafanız ne kadar basıyorsa o kadarını anlarsınız!
Benim ananem, dedem süpürge tohumundan ekmek yaparken devletin depolarında dağ gibi buğdaylar kullanılmadı çürüdü! Neden? Savaşta mıydık ? Yooo! Girmedik ya 2. Dünya Savaşı'na. Gerçi giren ülkelerinde ne kadar geliştiklerini görüyoruz.
Atatürk ile İnönü'yü mukayese edenlere benim lafım!
|
 |
KILINC
19 yıl önce - Pts 05 Tem 2004, 21:44
Mesajını düzeltmeden önce "bu laflar sana değil KILINC" dememiştin.
Seninle tartışacak değilim. Zaten tartışmak için lafa girmedim. Ama senden çok iyi demagog olur. 2-3 cümleyle lafı başka yerlere çekmekte üstüne yok. Maşallah! Ne düşünürsen düşün şimdi.
Ama bu arada tebrikler MAH'ı duymuşsun. (Türk İstihbaratı benim tez konumdu)
En son KILINC tarafından Pts 05 Tem 2004, 21:46 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Kerem K
19 yıl önce - Pts 05 Tem 2004, 22:06
o dönemde yaşamamış insanlara kendi dönemleri ile kitaplardan okuduklarını oylatırsanız sonuç pek de sağlıklı olmaz bence.
bu arada cumhurbaşkanlarımızın kısa biyoğrafilerine şöyle kısa kısa bakarsanız garip bir durumu görürsünüz. 1881 'den başlayarak 1927'ye kadar sürekli benzer yıllarda doğmuşlar. hep birkaç yıl gençler devam ettirmiş. ama son cumhurbaşkanımızla birlikte 20 senelik bir atlama olmuş. 1941 doğumlu sezer başa geçmiş. 
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|