sayfa 85  |
 |
DGüven
7 yıl önce - Prş 31 Arl 2015, 10:29
Atatürk ve İnönü zamanları Cumhuriyet'in ilk yılarıydı. Bir dizi inkılâp ( Tasvip edip etmemek size kalmış. ) yapıldığı için metro gündeme bile gelmemiştir. Kaldı ki yer üstüne bir miktar ray döşenmiş o yıllarda. Tabi yeterli miydi, tartışılır. Bu dönemi de sorgulamak lazım fakat daha beteri var geçmişimizde. İstanbul'daki döşenmiş raylar ve tramvay hatları kaldırıldı. Bu bence daha vahim bir mesele. Bu konuyla alakasız bir de Turgut Özal'ın demiryolunu komünist işi bulması var o da beter bir durum.
|
 |
alpaycem
7 yıl önce - Prş 31 Arl 2015, 11:24
Burç Bey;
Az önce diğer sayfalardaki yazdıklarınızı da okudum. Elbette Atatürk de eleştirilir, eleştirilince daha iyi anlarız Atatürk'ü. Fakat bu cümleyi kurarken altından bir istismar malzemesi çıkmasın, eleştirilir denilince bunu istismar etmemeliyiz.
Atatürk olağanüstü biri değil, sizin benim gibi biri. İlke ve değerlerini oluşturan ideolojinin demirbaşı olduğu için önemli, ilke ve değerleri de yeri geldiğinde eleştirilir, o ilke ve değerler sadece ona ait değil hepimize ait. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız.
Mesela ben, eğitim konusunda kalıcı olmasını sağlayan yasalar koymasını isterdim, bu da bir eleştiri. Ama biri dönemin koşullarını araştırmamı, mali durumu öğrenmemi ve öyle eleştirmemi isteyebilir, ben de araştırır, mantıklı örnekler verip daha fazlasını yapabilirdi diyebilirim. Eğitim konusunda yasa koymasının mali ve dönemin koşulları yönünden bir engel olmadığını belirtip üzerinde tartışırım.
|
 |
mustafa batu
7 yıl önce - Prş 31 Arl 2015, 11:34
4078 km demiryolu yapıldı 1923 - 1940 yıllarında bu ülkede. 11 yıllık savaşlar döneminden yeni çıkmış bu milletin o gün ki teknoloji ile bunları başarması büyük olaydır. Ayrıca İstanbul'da tranvay ağırlıklı ulaşım mevcuttu. 1950 yılında bu tranvay hatları sökülüo yerine otobüs alınmıştır demokrat parti döneminde . Ankara metrosu bugün ki teknolojiyle kaç yıl sürmüştü ?
|
 |
maho80
7 yıl önce - Prş 31 Arl 2015, 11:49
| Alıntı: |
Sultan Abdülmecit değil, Abdülaziz döneminde zaten metro yapıldı : İstanbul Tünel. |
Çok doğru bir cümle: Tünel Sultan Abdülmecit döneminde yapıldı. Daha doğrusu Tüneli İngiltere'de Eugène-Henri Gavand adlı Fransız bir mühendis tarafından kurulan "Metropolitan Railway of Constantinople" adlı şirket yaptı. Bunun karşılığında 75 yıllık işletme hakkını aldı. Esasında, Osmanlı Devleti tarafından yapılan metro ya da tren yolu yoktur. Hepsi imtiyaz sözleşmesidir.
Atatürk ve İnönü döneminde, milli ekonomi görüşü doğrultusunda mevcut demiryolu imtiyazları kaldırıldı ve yenileri de verilmedi. Bu dönemde metro yatırımı yapılamamasının sebeplerinden biri de bu olabilir mi?
|
 |
Patron
7 yıl önce - Prş 31 Arl 2015, 11:59
Osmanlı döneminde yapılan metroya burun kıvırmak için "Türkler yapamadı ki" şeklinde bir bahane bulmak bence komik. Keşke Atatürk de, İnönü de Türk milleti için metro yaptırsaydı. Atatürk zamanında Türkiyede kibrit üretme tekeli dahi Amerikalılara aitti ve rekabet olmasın diye Türklere kibrit üretmek bile yasaklanmıştı. Bu mu "milli" ekonomi? Bence kendinizi kandırıyorsunuz. Atatürk dünyanın en pahalı, en lüks yatını yurtdışından satın alınca, ıslık çalarak diğer tarafa bakacaksın ama mühendisi yabancı olduğu için Osmanlının yaptırdığı metroya burun kıvıracaksın, milli ekonomiden dem vuracaksın.
|
 |
Mustafa Yüzer
7 yıl önce - Prş 31 Arl 2015, 23:39
Kibrit Fabrikası ile ilgili iddianızı kanıtlar mısınız? Çünkü çok ciddi bir iddia.
|
 |
Patron
|
 |
mehmet GZL
7 yıl önce - Prş 31 Arl 2015, 23:54
| Alıntı: |
| Kibrit Fabrikası ile ilgili iddianızı kanıtlar mısınız? Çünkü çok ciddi bir iddia. |
| Alıntı: |
“Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız.
“Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız.
29 Ekim 1933 tarihine kadar ekonomide yapılan “çok büyük işler”:
Türkiye İş Bankası – 1924
Aşar Vergisinin kaldırılması – 1925
Sanayi ve Maadin Bankası – 1925
Reji İdaresinin tasfiyesi – 1925
Emlak ve Eytam Bankası – 1926
Kabotaj Kanununun kabulü – 1926
Kayseri Uçak Fabrikası – 1926
Alpullu ve Uşak Şeker Fabrikaları – 1926
İstatistik Umum Müdürlüğü – 1926
Nüfus, Sanayi, Tarım Sayımı – 1927
Devlet Demiryolları ve Limanları İdaresi – 1927
Sanayi Teşvik Kanunu – 1927
Osmanlı Borçlarının Tasfiyesi Antlaşmasının Kabulü – 1928
Lozan’da dayatılan 1916 gümrük tarifelerinin düzeltilmesi – 1929
Dünya Ekonomik Buhranı (1929 – 1931) karşısında alınan önlemler:
Yeni gümrük tarifeleri – 11 Ekim 1929 – 1499 sayılı Kanun
Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti – Aralık 1929
(Bir yılda ülke genelinde 300 şubesi kuruluyor)
Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu – 1930
Kibrit Tekeli Antlaşması – 10 milyon Dolar borçlanma – 1930
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası – 1930
Tasarruf ve Yerli Malı Haftası geleneği başlıyor – 1930
Gazi Mustafa Kemal’in Yurtiçi Gezisi – 1930-1931
İktisadi Vaziyetimize dair Rapor (İktisat Vekaleti) – Mart 1931
Hükümet (İktisat) Programı – Nisan 1931
Gümrük ve İnhisarlar Vekaleti – 1931
Ölçüler Kanununun kabulü – 1931 (Uygulama 1.1.1934)
İnhisarlar İdaresi Umum Müdürlüğü – 1932
Gümrükler Umum Müdürlüğü – 1932
Sanayi Planı Hazırlıkları: 1932 – 1933
PTT Genel Müdürlüğü – 1933
Hava Yolları Devlet İşletme İdaresi – 1933
Sümerbank – 1933
Yabancı İmtiyazlı Şirketlerin Millileştirilmeleri
Yeni Demiryolu Yapımı: 1 922 km + Satın alınan hatlar: 2 019 km
29 Ekim 1933 ile 29 Ekim 1938 arasındaki beş yılda yukarıdakilere ek olarak yapılan işler ve kurulan fabrikalar, bankalar ve araştırma geliştirme kuruluşları hep aynı hedefe yönelikti: ülkenin gönencini en üst düzeye çıkarmak.
Eskişehir Şeker Fabrikası
Kayseri Dokuma Fabrikası
Ereğli Dokuma Fabrikası
Isparta Gülyağı Fabrikası
Keçiborlu Kükürt Fabrikası
Paşabahçe Şişe-Cam Fabrikası
Zonguldak Antrasit (Sömi Kok) Fabrikası
Turhal Şeker Fabrikası
Nazilli Basma Fabrikası
İzmit I. Kağıt ve Karton Fabrikası
Gemlik Suni İpek Fabrikası
Bursa Merinos Fabrikası
Karabük Demir Çelik Tesisleri
Malatya Dokuma Fabrikası
Bankalar ve diğer Kuruluşlar:
Etibank
Denizbank
Halk Bankası ve Halk Sandıkları
Elektrik İşleri Etüt İdaresi
Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü
Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu
Toprak Mahsulleri Ofisi
Devlet Hava Yolları Umum Müdürlüğü
http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-67-68-69/atatur ...ci-sermaye |
| Alıntı: |
işte bu aşamada Türkiye yabancı (dış) kredi alarak devlet eliyle sanayileşme sürecini başlattı:
1934 – Sovyet Kredisi: 8 milyon Dolar (14 milyon TL)
1937 – İngiliz (Karabük Tesisleri) Kredisi: 2 745 000 Sterlin (17 milyon TL)
Bu iki kredi ile Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nındaki yatırımların ve Karabük Demir Çelik tesislerinin dış ödemeleri karşılandı.
1938 yılında ilan edilen 4 Senelik 3 Numaralı Plan kapsamındaki yatırımlar için de iki yeni kredi antlaşması imzalandı. İngiliz kredisi TBMM tarafından onaylandı. Alman kredisinin ön antlaşması 6 Ekim 1938 tarihinde Ankara’da imzalandı:
1938 – İngiliz Kredisi: 16 milyon Sterlin (100 milyon TL) Bu kredi ile İngiltere’den 6 milyon Sterlinlik silah 10 milyon Sterlinlik fabrika donanımı alınacaktı.
1938 – Alman Kredisi: 150 milyon Reichsmark (75 milyon TL)
1938 yılında imzalanan dış kredi antlaşmalarının toplam parasal değeri aynı yıl için devlet bütçesinin % 58’ine eşitti.
Türkiye 1938 yılı dışında hiçbir dönemde bir takvim yılı içinde devlet bütçesinin % 58’i kadar dış kredi almamış, alamamıştır. Bu da ATATÜRK Türkiyesi’nin güvenirliliğinin ölçüsüdür. |
|
 |
Ünal27
7 yıl önce - Prş 31 Arl 2015, 23:57
Kibritle ilgili bölümü buraya getirdim okuyalım.
| Alıntı: |
| Bu koşullar altında ATATÜRK Türkiyesi 1930 yılında kibrit tekelini bir Amerikan şirketine devrederek 10 milyon Dolar kredi almakta herhangi bir sakınca görmedi ve sağladığı para ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nı kurdu. Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu’nu çıkarttı ve Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti’nin başlattığı “Tasarruf ve Yerli Malı Haftası” seferberliği ile hem dış ticaret açığını kapattı hem de Türk parasını dünyanın en güçlü paralarından bir konumuna getirdi. Bütün bunlar 3-4 yıl gibi kısa bir süre içinde tamamlandı. |
Vay vatan haini demek bir kibrit parasıyla Merkez Bankasını kurmuş üstüne birde Türk parasını geliştirmek için politikalar üretmiş.Hemde kibrit parasıyla.Uyan Türkiye kibritinle neler yapılmış.
|
 |
Gokhan Bayraktar
7 yıl önce - Prş 31 Arl 2015, 23:58
Kibrit tekeli antlasmasinin gunumuzdeki tekel anlasmasindan hic bir farki yok Hatta tutun uretimi yok oldu ulkemizde
Kibrit ve cakmak uretimi zatne yapilirken bir baska rakip firmanin acilmasina ne gerek var ki zaten?Yil 1920`ler ve zaten yabanci sermayeye kapilari acmisiz.Sagdan solda gelen yatirimlarla ulkeyi kurmaya calismisiz.Ekstra bir kibrit cakmak uretimine ne gerek var?
Bugun ulkenin yarisini ozellestiren hukumetin yaptiklari da yanlis o zaman degil mi? 
|
 |
sayfa 85  |