Almanya vb gibi ülkelerde bilim teknoloji bizden çok daha önce başladı. Biz o başlangıç evrelerini kendimizi hep üstün gördüğümüz için takip etmedik. Almanya dümdüz oldu ama yeniden inşa etmek için hangi yöntemleri kullanacağını bileni çoktu. Bugün bile yavaş yavaş kendimiz bir şeyler yapmaya başlasakta dışarıdan teknik destek almak zorunda kalıyoruz. Köprü yapmak, santral yapmak için bile kaç ülkeyi ihaleye sokuyoruz.
O zamanın yöneticileri metro yapmaya karar verse idi bu teknik yardımı kimden alacaktı? 5-10 sene önce toprağında gözü olan İtalya'dan mı Fransa'dan mı yardım alacaktı? Bir de ihtiyaç boyutu var. O zamanlar İstanbul'da ulaşım sıkıntısı var mıydı?
Ulu önder Atatürk ün T.C. toprakları üzerindeki tek tapulu mülkü Samsunda hali hazırda Atatürk müzesi olarak kullanılan binadır. Müze müdürünü ararsanız seve seve bilgi verecektir bu konuyla ilgili.
Alıntı:
Atatürk için bir yat alınması girişiminde bulunan Celal Bayar'a durumu anlatması ile hükümet Savarona'nın satışından haberdar olmuştur. Araştırmalar sonucu İngiltere’nin Southampton limanında satışa çıkarılan eşsiz Savarona yatı Atatürk için uygun görülmüştür.
Bayan Cadwallader görüşmeler sonunda, takdir edip hayranı olduğu Atatürk’ün kullanabilmesi için gemiyi imalat değerinin çok altında ucuz bir fiyatla Türk hükümetine satmıştır.
Ancak Alman tekniğinin bir harikası olan Savarona'yı elinden kaçırmak istemeyen Almanya, Krupp firmasının desteği ile Savarona Yatı'na haciz koyar. Fakat daha sonra, Atatürk'e karşı büyük sempatisi olan Amerika'nın o zamanki başkanı Roosvelt, Savarona Yatı'nın üzerindeki Almanya'nın koymuş olduğu hacizin en kısa zamanda kaldırılarak, Türkiye'ye satılmasını; aksi halde o sıralarda, New York Limanı'nda bulunan ünlü Alman transatlantiğinin haczedileceğini Hitler'e bildirir. Sonunda Almanya haczi kaldırarak, Savarona'nın Hamburg Limanı'ndan çıkmasına izin verir.
Bundan sonra Amerikan bandırası ile İngiltere'nin Sauthampton Limanı'na getirilen Savarona'ya, 24 Mart 1938 tarihinde Türk Bayrağı çekilerek, satın almak için gelen heyet üyelerine (Londra Büyükelçimiz Fethi Okyar, Cumhurbaşkanlığı Başkatibi Hasan Rıza Soyak, Hava Müsteşarı Sadullah Güney, İş Bankası Genel Müdürü Muammer Eriş, Etibank Genel Müdürü İlhami Nafiz Pamir) teslim edilir.
12.04.1938 tarihinde her türlü hazırlığını yapmak üzere İngiltere'nin Southampton limanından tekrar Almanya'nın Hamburg Limanı'na gelen Savarona Yatı, bazı döşemeleri yenilendikten sonra 22.05.1938 tarihinde Gemi Süvarisi Sait Özege ve 45 kişilik personeli ile İstanbul'a hareket etti. Atatürk’ün ölümcül hasta olduğu sırada 01 Haziran 1938 Çarşamba günü saat 6.30'da Florya önlerinde demirleyen Savarona, aynı gün saat 12.30'da hareket ederek 13.45'de Dolmabahçe Sarayı'nın önünde demirlemiştir.
Atatürk aynı gün saat 15.30'da yanında Hasan Rıza Soyak, Salih Bozok, Kılıç Ali ve Yaver Celal olduğu halde, Acar motoru ile Savarona Yatı'na gelmiştir.
Atatürk evvelce planları görmüş ve yatı çok beğenmişti. Son zamanlarda giderek artan rahatsızlığı nedeniyle pek sevdiği bu yatta çoğu zamanını yatakta geçirdi. Bir gün şöyle dedi:
-Bir çocuk oyuncağını bekler gibi bu yatı beklemiştim. Mezarım mı olacak bu tekne benim?
Atatürk’ün Savarona’da geçirdiği altı hafta boyunca, kabine toplantıları düzenlendi, Romanya Kralı Carol da dahil olmak üzere önemli konuklar, devlet başkanları ağırlandı.
Atatürk'ü ölüm yatağına Savanora'daki kamarasından bir koltuk içinde ancak götürebildiler. Yat Dolmabahçe Sarayı önünde boynunu bükerek Atatürk'ü boşuna bekledi. Atatürk, 10 Kasım 1938’de Dolmabahçe sarayında öldü.
Bu ülkeye emeği geçen tüm yöneticilerin ruhları şad olsun.
O zamanlar İstanbul'da ulaşım sıkıntısı var mıydı?
İşte büyük düşünmek ve geleceği iyi okumak dediğimiz şeyde bu noktada başlıyor.Mesele sıkıntı çıkmadan çok önce tedbirleri almakta.Sn.Menderes İstanbulda Vatan Caddesini açtırdığında malum zihniyet dalga geçtiler uçakmı indireceksin bu kadar geniş caddeye diye..Şimdi bakıyorsunuz ne kadar akıllıca bir iş yapılmış anlıyorsunuz.Hee biz ne yaptık ödül olarak Menderesi...Sallandırdık.En azından 1930 larda şehir planlamacılığı ciddi olarak yapılabilirdi.Çünkü Avrupada bunun güzel örnekleri vardı.Bunları uygulamak çok mu zordu.Özellikle Atatürk döneminde çok ciddi bir muhalefet olmadığı için bazı konularda çok daha ciddi adımlar atılabilirdi.Avrupanın şehircilik anlayışı,sanayi hamleleri vs konularında yapılan güzel örnekler niye bize ciddiyetle uygulanmamış acaba.Şehirler gecekondulardan ucube hale gelmiş taaa yakın zamana kadar..Kimdir bunların sorumlusu..Kaldı ki şehirler o dönemde şimdi ki gibi kalabalık değil yapılaşmada çok çarpık değildi yani raylı sistem olsun diğer ulaşım sistemleri olsun daha rahat yapılabilirdi.Yapılmasa bile planlaması yapılır buralarda yapılaşma engellenebilirdi.Mazeret üretmek yerine özeleştirimizi yapma kültürüne sahip olalım.Çünkü en kolay şey mazeret üretmek.İsteyen tekeden süt çıkarmasınıda bilir.Yeter ki istensin.Olmaz demek peşinen kör düşünmektir.
Mazeret üretmek yerine özeleştirimizi yapma kültürüne sahip olalım.Çünkü en kolay şey mazeret üretmek.İsteyen tekeden süt çıkarmasınıda bilir.Yeter ki istensin.Olmaz demek peşinen kör düşünmektir.
% 100katılıyorum. mazeret üretmekten kolay ne var. her işi yapmamak için bir sürü bahane bulabilirsiniz. bugünde öyle. cari açık var diye bahane üretip hızlı tren yapmazdınız. ama yapıyorsunuz.
sayın ahmet bey size hak veriyorum. Çok doğru. Eğer tek parti iseniz yapacaksınız, mazeret kabul edilemez. tek parti adı üstünde ne demek: Siz bir başınıza birşey yapamazsınız, biz sizin başınızda devamlı kalmamız lazım. ne gerekirse ülkede kafası çalışanlar olarak biz yaparız demektir. Sonra da kalkıp param yoktu, nüfus yoktu denemez.
peki Ataturk zamaninda yapilan demir yolunu ondan sonraki 70 yilda niye kimse yapamadi ?surda 3 tane metro yapip o gunun sartlarini hicbilmezmis gibi kalkip cahil Ataturk dusmanligini bu zemnilere tasimak hic hos degil
Elestirmek dusmanlikmi oluyor...
Nezaman Ataturk elestirilse insanlara Ataturk dusmani damgasi vurup milleti gercekten dusman yaptiniz zaten.
Dogrusuyla yanlisiyla kim olursa olsun elestirilebilir. Katilmiyorsaniz mantikli bir sekilde izah ederseniz kimse birsey demez. Neden hemen dusman ilan ediyorsunuz.
En son Hamza Koçak tarafından Sal 05 Mar 2013, 16:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Zaten arkadaşların anlamadığı konu, şehirler arası trenyollarını eleştiren veya yaptığı diğer çalışmaları eleştiren yok. Sorun şu ki eleştiriye kapalı kutu haline getirilen dönemler tabulaşır. Konu kitlenmek yerine daha fazla kaynak eklenerek soruya mantıklı cevabı bulmak yönünde ilerletilmeli bence.
Her yönetim doğrularıyla takdir edilmeli, yanlışlarıyla eleştirilmelidir, yoksa körü körüne gider ilerleme kaydedemeyiz. Belki de Almanya'da, Japonya'da olup de bizde olmayan şey de budur.