Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3

Somaliye Asker Yollansınmı?
Evet 64.7%  64.7%  [97]
Hayır 35.3%  35.3%  [53]
Toplam Oy : 150

HAKAN©

14 yıl önce - Sal 10 Şub 2009, 14:06

Alıntı:
Alıntı:
Somali açıklarında bir Pentagon operasyonu uygulanıyor. NATO gemilerinin dolaştığı sularda roketatarlı, otomatik tüfekli gruplar gemi kaçırıyor! Korsan diye tanıtılan bu gruplar, iki Türk gemisinden sonra son olarak Suudi Arabistan’a ait dev bir petrol tankerine de el koydu!
Hangi çağda yaşıyoruz? NATO gemilerinin cirit attığı sularda kim korsanlık yapabilir?
* * *
Akşam gazetesinin haberine göre, 12 Kasım’da Yemen’in 16 mil açıklarında korsanların saldırısına uğrayan YDC Denizcilik Şirketi’ne ait Türk bayraklı Karagöl isimli tankerin kaptanı Uğur Mümtaz Temeltaş, uydu telefonu kanalıyla açıklamalarda bulundu. Temeltaş, korsanlarla 45 dakika mücadele ettiklerini, NATO gemilerinden yardım istediklerini, ancak hiçbir NATO gemisinin yardım çağrılarını dikkate almadığını açıkladı.
Temeltaş, korsanların toplandığı gemileri olduğunu ve bir gemiden ayrılan iki botun, saldırısına uğradıklarını söyledi.
Akşam’ın haberine göre Somali açıklarında ticari gemilere saldıran korsanlar bölgede seyir halinde bulunan iki ana gemide organize oluyor. Son teknoloji ile donatılmış teçhizat bulunan Burum Ocean ve Athena isimli bu ana gemiler, radar ve AIS kanalıyla bölgede seyir eden ticari gemileri belirledikten sonra botlarla bu ana gemiden ayrılıp, saldırılarını geçekleştiriyor.
* * *Michel Chossudovsky, 10 yıl önce “Yoksulluğun Küreselleşmesi” adlı eserinde IMF programının uygulandığı ülkelerden örnekler verirken, Somali’de gıda tarımının imha edildiğini, hayvancılığa dayalı ekonominin çökertildiğini, devletin imha edildiğini yazmıştı.
2007 yılının Nisan ayında ise Amerikalı general Wesley Clark, Kanada Merkezli Düşünce Kuruluşu Democracy Now Global Research’dan Amy Goodman’a itiraflarda bulunmuştu. Saliha Ziya’nın çevirisiyle Dünya Gündemi’nde yayımlanan röportajda Clark şöyle diyordu:
“11 Eylül’den 10 gün sonra, Pentagon’a gittim. Generallerden biri beni içeri çağırdı. ‘Irak’la savaşa girmeye karar verdik’ dedi. Birkaç hafta sonra onu tekrar görmek için gittim, o sıralar Afganistan’ı bombalıyorduk. ‘Hâlâa Irak’la savaşa girme durumunda mıyız?’ diye sordum. ‘Daha da kötüsü’ dedi; masasına uzandı, bir kâğıt aldı: ‘Bunu az önce yukarıdan (Savunma Bakanı’nın makamından) aldım! ‘Beş yıl içinde, Irak’la başlayan sonrasında Suriye, Lübnan, Libya, Somali ve Sudan’la devam edip İran’la bitecek yedi ülkeyi nasıl ele geçireceğimizi anlatan bir not vardı bu kâğıtta!”
* * *
Clark devam ediyordu: “Suudi Arabistan destekli Sünni İslamcı grupların güçlenmesi ve İran’ı arkasına alan Şiilerin zayıflatılması çabaları kapsamında, Bush yönetimi ve Suudi Arabistan; Ortadoğu’da Lübnan, Suriye, İran gibi pek çok bölgede gizli operasyonlar için para aktarıyor.
Bu örtülü para akışının bir kısmı Lübnan’da El-Kaide bağlantılı cihat yanlısı gruplara gidiyor.
Şiilerle mücadelenin finansmanı, Prens Bender ve -Kongre’den onay almadan- ABD nakit akışıyla sağlanıyor, böylece para El-Kaide bağlantılı Sünnilere ulaşmış oluyor.”
Clark, El Kaide örgütünün Bush yönetimi ve Suudi Arabistan tarafından finanse edildiğini açıklıyordu!
* * *
Anlaşılıyor ki “korsan” denilen teröristler, Somali açıklarındaki gemileri, Pentagon planlamasıyla ve NATO gemilerinin koruması altında kaçırıyor.
ABD, Somali’yi işgal edecek, bu sebeple kendi emrindeki teröristlerin gemi kaçırmasını planlayarak, Türkiye ve Suudi Arabistan kamuoyları nezdinde haklı gerekçe oluşturmaya çalışıyor!

Arslan BULUT-Hakimiyet-i Milliye

Korsanlara karşı Türk askeri mi gidecek!

Yasa Neslihan'dan sonra bir Türk gemisi daha Somali-Yemen bölgesinde korsanların eline düştü. Son bir yılda onlarca benzer vakanın yaşandığını göz önüne alınca, bu sıra dışı bir olay değil. Sıra dışı olan; Yemen'in 12 mil açığında korsan saldırısına uğrayan, 45 dakika boyunca direnen, sonunda teslim olmak zorunda kalan 105 metre boyundaki Karagöl isimli geminin kaptanının sözleri.

13 Kasım'daki, “Somali korsanları, PKK ve Blackwater” başlıklı yazıda Karagöl'ün kaptanının sözleriyle benzer ihtimalleri sıralayıp şu şüpheye dikkat çektim:
“Küresel ekonominin iç içe geçtiği, siyasi ve askeri denetimden muaf neredeyse hiçbir toprak ve deniz bölgesinin kalmadığı dünyada yaşıyoruz. Sanki küresel olağanüstü hal uygulanıyor. Uluslararası güvenlikle hiç ilgisi olmayan bölgeler bile denetim altında tutuluyor. ABD yönetiminin Marmara Denizi'nde gemileri arama izni almak için Türkiye'de başvurduğunu hatırlayalım. Bu bir gösterge... Hiçbir güvenlik sorunu olmayan bölgeler bile kendi başına bırakılmazken yeryüzünün çok stratejik noktalarında hem de uluslararası askeri gücün denetlediği bölgelerde korsanlık faaliyetlerinin bu hızla yayılması düşündürücü.”

Ne diyor Karagöl gemisinin kaptanı Uğur Mümtaz Temel?
“Korsan saldırısı sırasında bölgede denetim yapan NATO gemilerinden yardım istedik ama hiç birisi yardım çağrılarına cevap vermedi.”

Bırakın yardım etmeyi çağrılara cevap bile vermediler. Bir gemi tam 45 dakika korsan saldırılarına silahsız olarak direnirken onlar normal “denetimlerine” devam ettiler. Saldırı bölgesinin 20 mil yakınında biri Alman diğeri Yunan iki NATO gemisi, çağrıları umursamadı bile. Ve Karagöl gemisi korsanların merkezi olan El Marina limanına çekildi. Ele geçirdikleri diğer Türk gemisi Yasa Neslihan'ın tutulduğu limana.

Gariptir; Somali ve Yemen arasında ticaret gemilerini kaçıran korsanların iki ana gemiyi karargah olarak kullandıkları bilinirken, bu gemilerin ileri teknoloji izleme aygıtlarıyla donatıldığı ortadayken dünyanın en ücra köşelerinde operasyonlar yapan ABD/NATO güçleri bu karargah gemilere hiçbir şey yapmıyor.

Gariptir; yılda 20 bin geminin geçiş yaptığı dünyanın deniz trafiği en yoğun geçidinde çok sayıda ABD/NATO gemisi konumlanmışken, saldırıların yapıldığı sahaya en yakın Cibuti bölgesi 11 Eylül saldırılarından hemen sonra ABD'nin donanma üssü haline gelmişken ve bölgede izinsiz kuş uçurtulmazken korsanlar ellerini kollarını sallayarak koca gemilere el koyabiliyor.

Gariptir; Karagöl gemisinin kaçırılmasından sonra, NATO güçleriyle birlikte bölgede denetim yapan Türk savaş gemisi TCG Gökova Firkateyni, ekipten ayrılıyor, denetim görevine son veriyor. Henüz Gökova'nın NATO emrinden ayrılmasının resmi gerekçesini bilmiyoruz, ama ABD/NATO güçlerinin Somali açıklarındaki bu korsanlık faaliyetlerini engellemek istemediğini net bir şekilde söyleyebiliriz. Belki de bu saldırılar birileri tarafından dolaylı olarak destekleniyor.

Şimdi; BM Denizcilik Örgütü, sadece bu yıl içinde 216 geminin saldırıya uğradığı denetimsizliği görüşmek için toplanacak. NATO güçlerinin o bölgede bulunmasını da BM istemişti. Ama bu resmi gerekçelerin dışında her zaman gerçek gündemler, hesaplar, planlar vardır ve biz bunları aslında biliyoruz.

2003 yılında Somali'ye fiyaskoyla sonuçlanan bir ABD operasyonu yapıldı. Amaç bölgedeki zenginliklerdi. Ama bize iç çatışmayı sona erdirmek şeklinde yutturuldu. 28 Şubat'ın mimarlarından bir Türk generalinin yıldızı bu operasyonda parladı. Oysa oraya gönderilen Türk birliği aslında Batılı enerji şirketlerinin çıkarları için görevlendirilmişti.

2006'da operasyona kaldıkları yerden devam ettiler. İslamcı gruplar Somali'nin başkentine kadar ulaşmıştı. ABD'nin Irak ordusu komutanı John Abizaid, Etiyopya'ya gitti. Ziyaretin üzerinden birkaç gün geçmişti ki, ABD'nin finanse edip eğittiği 15 bin kişilik Etiyopya askeri Somali'ye saldırıya başladı. Hem de ABD özel birliklerinin öncülüğünde.

Şimdi yeni bir operasyonun alt yapısı hazırlanıyor. Somali başkenti ABD ve Etiyopya ordusunun denetimi altında. Devlet Başkanı Abdullah Yusuf, sadece başkentte varlıklarını sürdürdüklerini, hükümetin çökmek üzere olduğunu, muhalif grupların başkenti kuşatmak üzere olduklarını açıkladı. Nerde açıkladı? Etiyopya'da. Somilili gruplar, bölgedeki ABD destekli Etiyopya ordusuna ve onların kontrolündeki hükümete karşı birleşti.

Şu olacak: ABD ve Batılı güçler, “Somali El Kaide'nin eline geçiyor” diyerek yeni bir operasyonun gerekçesini oluşturacak. Böyle giderse tahmin ettiğimizden çok daha kısa süre içinde bu operasyon başlayacak. Ortadoğu ve Orta Asya'dan sonra Orta Afrika cephesi açılmış olacak. Korsanlar eliyle de çok ciddi bir uluslararası meşruiyet zemini oluşturulmuş olacak.

Paralı askerlerin en kanlısı bölgeye şimdiden gönderildi bile. Blackwater şirketi, korsanlarla mücadele ihalesini çoktan aldı. Bu kanlı örgütün katliamlarına bundan sonra Orta Afrika'da tanık olacağız belki.

Bu da Afrika'nın “Büyük Oyun”u.. Hazır ABD, Irak'tan çekilme işaretlerini göstermişken,bu ülkeyle köklü bir sömürge anlaşması imzalamışken yani bir cephe açılmasının zamanı geldi.

Ne güzel, Hazar/Orta Asya'ya girdiler. Mezopotamya/Basra Körfezi'ne girdiler. Şimdi de Kızıldeniz/Orta Afrika'nın zenginliklerini ele geçirecekler.

Hem de büyük değişimci, aslen Afrikalı, yeni Başkan Obama ile birlikte. Hem de “ekonomik krizden kurtulmanın tek yolu savaş ekonomisi” sözlerinin yoğunlaştığı bir dönemde.

İzleyelim, görelim…

Gördüğünüz üzere, bir oyundur oynanıyor. Hatırlarsanız, Ukrayna'dan Kenya'ya tank ve mühimmat taşıyan bir gemi korsanlarca kaçırılmış ve ABD ve Rusya'ya ait gemiler de dahil olmak üzere Nato gemileri müdahale etmişti. Ayrıca, Danimarka'ya ait bi savaş gemisi de korsanların elindeki gemilerden birini batırmıştı. Demek ki gemi kaçırılmasını istemedikleri zaman gayet kolayca müdahale edebilen bu güçler orada var iken, Nato'dan bağımsız bir Türk gemisinin orada bulunmasının anlamı yok. Ben bu şartlar altında Türk Silahlı Kuvvetlerinin hiçbir unsurunun Somali'de görev almasını uygun bulmuyorum. Kaldı ki, Aden körfezindeki Cibuti'de etkili bir ABD deniz üssü varken, bir tek gemiyle bizim orada bulunmamızın mantıklı bir açıklaması da yok.


Uğur1
14 yıl önce - Sal 10 Şub 2009, 15:24

Alıntı:
Kaldı ki, Aden körfezindeki Cibuti'de etkili bir ABD deniz üssü varken, bir tek gemiyle bizim orada bulunmamızın mantıklı bir açıklaması da yok.


Safımız belli..


Yakup
14 yıl önce - Sal 10 Şub 2009, 21:27

Alıntı:
TEZKERE ONAYLANDI
Türk askeri Aden Körfezi'ne gidecek

10.02.2009 17:57
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görevlendirilmesi için Hükümete 1 yıl süreyle yetki veren Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.



Kaynak: HABERTÜRK.COM

ALLAH Mehmetciklere güc ve sabir versin...

Yakup


Mustafa Can Karakus
14 yıl önce - Sal 10 Şub 2009, 22:25



fazlı şenel

14 yıl önce - Sal 10 Şub 2009, 22:51



erkanyure

14 yıl önce - Sal 10 Şub 2009, 23:00



Efe Kahraman

14 yıl önce - Sal 10 Şub 2009, 23:04

Alıntı:
Türkiye çakma ABD yapılmak isteniyor.


Çok doğru tespit.Türkiye'yi ABD gibi gösterilmek isteniyor.Tamam güçlü bir ülkeyiz ancak Somali'de bizim işimiz yok.Tüm Nato ve BM güçleri olsaydı bir ihtimal gitsin derdim.Ancak Ben Yurtdışına asker gönderilmesine karşıyım.


ali_35
14 yıl önce - Çrş 11 Şub 2009, 02:35



En son ali_35 tarafından Çrş 11 Şub 2009, 18:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


erkan
14 yıl önce - Çrş 11 Şub 2009, 02:50



Uğur1
14 yıl önce - Çrş 11 Şub 2009, 03:51

Alıntı:
Ben çözemedim çözen var mı?


Çin ve Hindistan'a gidecek enerji koridorlarını, bölgedeki enerji sahalarını ele geçirmek ve kontrol altında tutmak..



sayfa 3
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET