Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 8

Demokrasiye giden yol nereden geçer?
a)Hoşgörü 65.5%  65.5%  [95]
b)Siyasi parti çay ocağından 34.5%  34.5%  [50]
Toplam Oy : 145

rıza koçak
12 yıl önce - Çrş 08 Arl 2010, 13:52



Hüseyin ATAR
12 yıl önce - Çrş 08 Arl 2010, 14:13



muradinaerdi
12 yıl önce - Prş 06 Oca 2011, 04:00
Hincal Agambeyimizin Demokrasi Yazisi Alintidir




ali dostbey
12 yıl önce - Prş 06 Oca 2011, 04:38

Alıntı:
Kişisel demokrasi herhalde şizofrenlerin kendi kişilikleri arasında oylama yaparak bir konuda karar vermesi olabilir ancak.


Başka söze gerek varmı? bilmem.


En son ali dostbey tarafından Prş 06 Oca 2011, 05:04 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


raufkibar

12 yıl önce - Prş 06 Oca 2011, 05:02



zeki bütün
12 yıl önce - Cum 28 Oca 2011, 11:10

Alıntı:
Erdoğan: evet iki partili sistemi istiyorum
Başbakan Erdoğan'dan siyaseti dalgalandıracak açıklama. Başkent kulislerinde bir süredir konuşulan 'iki partili meclis senoryalarına çok net destek verdi: Bu sistemi istiyorum'...
Erdoğan Kiev'de gazetecilerle sohbet ettikten sonra fotoğraf çektirirken AKŞAM Ankara Temsilcisi Çiğdem Toker'in yönelttiği soruyu yanıtladı...
ÇİĞDEM TOKER
Başbakan Tayyip Erdoğan'a, Kiev'de bizlerle yaptığı toplantı bitiminde, fotoğraf çekilirken sordum:
- İki partili bir Meclis sistemini istediğiniz uzun süredir konuşuluyor. Böyle bir isteğiniz gerçekten var mı?

Direkt ve açık bir yanıt geldi:
- Doğrusu evet. Bu sistemi faydalı buluyorum. Çünkü ikili sistemde parlamentolar daha etkin işliyor, yönetiminde de istikrar söz konusu oluyor. Amerika'ya bakın. Aynı sistem olsun anlamında değil ama kanunların nasıl çıktığını görürsünüz. Bunun örneğini yakın zamanda biz de Ticaret Kanunu'nda yaşadık. Nasıl olduysa, muhalefet destek verdi ve üç günde çıkardık.'

Daha on beş dakika önce 'Yeni anayasa tam bir konsensusla yapılmalı. 367 milletvekiliyle yeniden gelsek de böyle arzu ediyoruz' diyen Başbakan'ın; ihtimali bile eleştirilen, dahası bazı kesimlerce 'tehlike' olarak anılan iki partili sisteme dair yaklaşımını bu kadar açık paylaşmasının izahı, bana göre tekti:
'İki partili sistem'in de içinde anıldığı başkanlık rejiminin, yeni anayasa hazırlıklarında tartışmaya açılması.

Kanaatin pekişmesi uzun sürmedi. Başbakan Erdoğan'ın dün Erzurum'daki, 'Benim halkım başkanlık sistemini bilmeli' sözleri, aktardığım diyalogdaki düşüncesinin, temenniden çok, bir strateji olduğunun ipuçlarını taşıyor.

Erdoğan bu sözüyle sadece 'başkanlık sistemi'nin kişisel ajandasında kalıcı bir madde olduğunu teyit etmedi. Aynı 'başkanlık sistemini tartışmaya açmak doğru değil' diyen CHP ile, 'Çekincelerim var' diyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, cumhurbaşkanına destek veren TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a da yanıt vermiş oldu.

ERDOĞAN NE İSTİYOR
Başbakan'ın bu alandaki üç günlük açıklamaları, uzun vadede nasıl yönetileceğimiz konusunda harareti yüksek bir tartışma alanı yarattı. Ancak, yeni sorularla gelen, sınırları bulanık bir alan bu. Yoğun mesajları sadeleştirirsek Başbakan:

- Seçim barajının düşürülmesinden yana değil. Ne bugün, ne daha sonra.
- Tek parti iktidarını ekonomide istikrarın garantisi olarak görüyor.
- İki partili Meclis'i, tek parti iktidarının dilediği yasayı, hızlı çıkarmasının güvencesi olarak değerlendiriyor.
- Başbakan Erdoğan, başkanlık sistemi konusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile 'ayrışma' görüntüsüne özel önem atfetmiyor.

YAKICI SORUN VE İYİMSERLİK
Mart ayından itibaren, kaynağı ve içeriği farklı çok sayıda anayasa taslağını tartışmaya hazır olalım. Birkaç aydır dünya örneklerini inceleyen AKP'nin Çalışma Grubu'nun yanı sıra; CHP ile BDP de kendi anayasa taslakları üzerinde çalışıyor. Sivil toplum kuruluşları ile meslek örgütleri de yoğun ve interaktif bir mesai içinde.
Yakıcı sorun ise şu: Tartışma kültürünün zayıf; ayrışma potansiyelinin bunca yüksek olduğu bir toplumda, herkesin 'benimdir' diyeceği bir anayasa nasıl vücut bulacak?
Hele ki kapsamlı bir anayasa değişikliğinin temel unsurlarını oluşturan başlıkları hatırlarsak:

'Başlangıç ilkeleri, kimlikler, din-devlet, sivil-asker, merkeziyet-ademi merkeziyet, vatandaşlığın tanımı'

Bu başlıkların her biri, hesabı hala açık, derin krizlerin konusuyken; hem başkanlık sistemini tartışacağımız hem de 'benimdir' diye buluşulacak yüksek uzlaşmalı bir metnin hayalini kurmak, bugünden pek kolay görünmüyor.
Sadece iki tane parti olacak ve kimsenin sesi çıkmayacak. Ne güzel ve ne kadar ileri bir demokrasi tarifi.

Beratbey
12 yıl önce - Cum 28 Oca 2011, 12:28

Alıntı:
"Milletvekiliysen Mecliste otur ! İhalelerde, iş takibinde işin ne ?" diye soramıyorlar.


Çok doğru fakat ihalede olan Paşalarıda unutmayalım.Demi ama


''Askersen Ne İşin Var Siyaset'de...Emekli Oldu isen Ne İşin Var Askeriyeden Tedarik Edilen Korumalarla ''

Bu Milletin Çocuklarına,Silivride Kameralar Önünde Ayakkabılarını Sildirenleri Büyük Kahraman Görenlerden Temzilenmekle,Taşra Siyasetçilerinden Kurtulmakla diyerek devam ederiz.


yasar_gul

12 yıl önce - Cum 28 Oca 2011, 13:02

Alıntı:
"Milletvekiliysen Mecliste otur ! İhalelerde, iş takibinde işin ne ?" diye soramıyorlar.

Öncelikle bu cümleyi yazarken Milletvekillerinin vekil olmadan önce ki hallerini iyi incelemek gerek. Sonuçta onlar da T.C. vatandaşı olarak vekillik öncesinde farklı işler ve uğraşları olan kişilerdir.
Mesela çoğu vekilin şirketi var ve hayatını idame ettirecek bir işi var. Şimdi vekil oldu diye o şirketi devam etmesin mi ? kiminin hastanesi, kiminin pastanesi, kiminin fabrikası, kiminin inşaat şirketleri var... Çoğu da zaten ihale işlerine girer. Kendinizden pay biçin ve sizin bir şirketiniz var diye düşünelim. Devlet ihalelerine giriyorsunuz. Günün birinde siyasete atıldınız ve Vekil oldunuz. Şimdi vekil oldunuz diye iş yerinize kilit mi vuracaksınız ?
Ben bile Devlet ihalelerine giriyorum. Şirket küçük ama yapabildiğimiz kadarını yapıyoruz ve ona göre ihalelere giriyoruz. kimi zaman kazanıyoruz kimi zaman da kaybediyoruz.
Bunu bu bağlamda düşünürsek daha verimli olacaktır diye düşünüyorum.


hürtaş
12 yıl önce - Pts 28 Şub 2011, 16:25



Saffet 1001

12 yıl önce - Prş 03 Mar 2011, 06:55



sayfa 8
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET