1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
| Demokrasiye giden yol nereden geçer? |
| a)Hoşgörü |
 
|
65.5% |
[95] |
| b)Siyasi parti çay ocağından |
 
|
34.5% |
[50] |
|
| Toplam Oy : 145 |
|
 |
ruben
14 yıl önce - Prş 05 Şub 2009, 19:54
Demokrasiye giden yol, demokrasiye düşman olup, onu kullanarak egemenliği eline geçirmeye niyetlenen görüş ve fikirleri tehdit yaratamayacak ölçüde sistem dışında tutmaktan geçer....
|
 |
yassınn
14 yıl önce - Prş 05 Şub 2009, 19:55
Kişilere karşı karşılıklı sevgi ve saygı,anlayış ve hoşgörüden geçer diye düşünüyorum.
|
 |
Hüseyin Cumhur
14 yıl önce - Prş 05 Şub 2009, 20:35
Demokrasiyi dünyada tam anlamıyla özümseyen var mı diye soracağım da, korkuyorum. Sayfalar arasında demokrasi naraları atanlarımız bile görüşlerine muhalefet edildiğinde zıvanadan çıktığına göre, bu iş sanırım insan doğasına artık ters düşüyor...
Demokrasi, halk meselesinden önce halkın taşıdığı kafa meselesi kanımca. Çünkü kafa ne kadar boşalır, ya da boşaltılırsa demokrasi de o nisbette diyalektiğinden uzaklaşıyor. Hele medeniyetin gelişim evresinde taş devri, tunç devri derken birden puşt devrine geçtiğimizden, demokrasi de tarihin karanlık dehlizlerinde kaybettiği Antik Çağ'daki saf halini arıyor.
Churcill'di sanırım; "Demokrasiyi istiyorsanız, delilerin fikrine de katlanmak zorundasınız" derken Aysun Kayacı gibilere yol göstermiyordu elbette, Platon ve Aristo'yu işaret ediyor, Atina demokrasisine gönderme yapıyordu. Yine aynı ülkede, ismini şimdi hatırlayamadığım bir düşünür de, "Demokrasi, kurtların her gün hangi kuzunun yeneceğini oylamasıdır" diyerek demokrasi içindeki halkın 20. yüzyıldaki durumunu özetliyordu belli ki...
|
 |
Osman Yavuz
14 yıl önce - Prş 05 Şub 2009, 20:59
Demokrasi de bir cok sistem gibi %100 uygulanmiyor dunyada, ve de uygulanabilecegini de kisisel olarak sanmiyorum, cunku eninde sonunda insaniz. Ve de demokrasi = olmasi gereken yontem diye bir mantiga da gerek yok. Insalar binlerce yildir hep farkli yontemler ile yasamislar durmuslar, demokrasi ile yasarken anarsi isteyenler de cikar, anarsi ile yasanlar arasindan monarsiyi isteyenler de cikar vs.
Demokrasi esasinda bir yonetim seklidir. Ve de iki unsuru barindirir.
1 - Guc
2 - Halk
Demokrasi demek halkin ozgur oylari ile secilen guc demektir.
Yani demokrasinin diger insanlarin ne giydigi, ne yaptigi ne dusundugu ne yedigi vs ile alakasi yoktur. Saniyorum bir cok insan demokrasiyi farkli seyler ile karistiriyorlar.
Giyim, yasam tarzi vs ozgurluklerle alakalidir, demokrasi ile degil. Cunku demokrasi ile yonetilmeyen ulkelerde bile bir cok ozgurlukler kisitli degildir, veya kisitlidir, yani kisilere taninan haklarin demokrasi ile alakasi pek yoktur.
Kisilere taninan ozgurlukler demokratik bir sistem icerisinde farkli sekilde yol alirlar, monarşik sistemde farkli sekilde, kominizmde farkli sekilde vs.
Farki karistirmamak gerek.
|
 |
Mehmet DK
14 yıl önce - Prş 05 Şub 2009, 22:21
Bir ülkede yaşayan tüm yurttaşların hiç bir etnik ayrım ve siyasal düşünce ayrımı yapmayıp. Bir birlerini yurtsever olduklarından şüphe duymamaksızın yan yana yaşayabilmeleri. Demokrasinin var olduğunun en güzel belirtisi ve işleyişinin en güzel belirtisidir.
Demokrasiyi ( Kültür'ü ) gerçekleştirmek için bir arada yaşamak gibi. Saygı ve hoşgörü seviyesinin var oluşu ile ilgilidir, bunları uygulaybiliyorsak O zaman Demokrasi var diyebiliriz.
Demokrasiler de şiddet öğesinin yeri hiç olmamalıdır, zaten Demokrasi şiddeti yok etmek üzere kurulmuş olup, uygulanması bu yüzden amaçlanan bir mekanizmadır. Demokrasiyi kişilerin şahsi görüşleri olan, Dinsel, milli, ve yine şahsi menfaatleri ile ilgili düşüncelerini başkalarına açıklama anlamında algılamamız gerektiği gibi, uygulamamız da bence doğru olur kanısındayım. Yoksa tüm bunların düşünce alışverişi dışında kullanılması olayın bir eyleme dönüşmesine yol açacağı gibi Demokrasi sürtüşmesini de beraberin de getirir. Karşılıklı anlayış ve saygıdan hiç bir eser kalmaz. Günümüzde de buna istemesek de malesef sıkça rastlayor ve sıkıntılarını birlikte yaşıyoruz.
Zaman hızla geçip giderken bizleride aynı hızla değiştirmektedir. Böylesine hızlı değişkenlik yaşarken, aklıma şu soru gelmekte. Bizler Demokrasiyi ( Halen ) doğru olarak algılayıp uygulayabiliyormuyuz ?.
Saygılar.
|
 |
Sezgin Cengiz
14 yıl önce - Prş 05 Şub 2009, 22:39
Oyumu hoşgörüden yana kullandım doğru hoşgörü demokraside çok önemlidir ama kanımca demokrasi refah düzeyiyle alakalı.Bir toplumun,milletin ekonomik özgürlüğü ya da yaşam özgürlüğü yoksa o da refah düzeyidir ki böyle ülkelerde zaten demokrasinin adı bile geçmez.
En sıcak örnek Filistin.
|
 |
Hakan AKARSLAN
14 yıl önce - Prş 05 Şub 2009, 22:41
Tabiki şeriattan geçer.
Demokrasiye giden yol nereden geçer?
Tabiki şeriattan geçer.
Şeriat yönetimi mi görmek istiyorsanız.İslamdan hiçbir taviz vermeden yıllarca dünyaya hükmetmiş bir devleti... OSMANLIYI inclemelerini tavsiye ederim...
Şeriat Nedir?
bence insan bir düşünceyi kabul ederken veya reddederken anlamını bilmeli. Güzelim ülkemin güzel insanları hep bu kelimeyi konuşur ve ne konuştuklarını ne anladıklarını bilmezler maksat konuşmak veya onu kötülemek, ki bence yapılmaya çalışılan en gerçekçi şey onu kötüleyip başkalarının gözünde antipati yaratmak, uzaklaştırmaya çalışmaktır.
şemsettin sami efendinin dilimizin en esaslı lugatı olarak bilinen "kamus" adlı eserinde;şeriat "evamir ve navahi-yi ilahiyye ve ayet ve hadis ve icma-i ümmet esasları üzerine müesses kanun-u ilahi" diye tarif edilir. burada iki unsur dikkat çekiyor. biri şeriatın "ilahi emirler ve yasaklar oluşu" diğeri bu ilahi kanunların "ayet, hadis ve icma" denilen temellerin üzerine kurulu olduğudur.
ömer nusuhi bilmen ise "hukuk-u islamiyye ve ve ıslahat-ı fıkhiyye kamusu" adlı eserinde geniş bir şekilde ele alır ve şu şekilde tamamlar.
1- şeriatı kulları için Allah koymuştur.
2- şeriat, dini ve dünyevi hükümlerin tamamıdır.
3- şeriat, "din" kelimesiyle eşanlamlıdır.
4- şeriat kavramının içinde, imani hükümlerin yanında ahlaka, ibadete ve günlük hayattaki işlere dail hükümlerin hepsi vardır.
5- genel anlamda, her peygamberin getirdiği ilahi kanunlarada şeriat denir.
6- şeriat kelimesiyle açıkça; kur'ana, hadise ve icmaya dayanan hükümler kastedilmiş olur.
yine en önemli müfessirlerimizden elmalılı hamdi efendinin "hak dini kur!an dili" adlı eserinde;
1-şeriatı Allah koymuş ve kullarını sorumlu tutmuştur.
Allah şeriatı, kullarının ebedi hayata ve hakiki saadete ulaşmaları için gönderilmiştir.
ve yine çağımızın en büyük alimi ve önemli düşünürlerinden olan BEDİÜZZAMAN'da şeriatı ikiye ayırarak şöyle ifade eder;
1- "küçük alem" olan insanın fiillerini ve işlerini düzenleyen ve Allah'ın "kelam" sıfatından gelen bildiğimiz şeriat.
2-"büyük insan" olan alemin hareketlerini ve durumlarını düzenleyen şeriat.
ve devamındaki açıklamada;
maddi alemdeki kanunlara "tabiat" demek yanlış. çünkü, bu kavram insanın hatırına Allah'ı getirmiyor. oysa bu "fıtri" kanunları koyan ve tatbik eden şüphesiz Odur. bu izah başka bir manayı daha doğuruyor: kainattaki bütün varlıklar, Allah'ın "fıtri" kanunlarına İSYANSIZ itaat ettikleri için bu alem muntazam ve mükemmel. Hiç bir yerde en küçük bir karışıklık yok. DEMEK İNSANLARDA YAŞAYIŞLARINDA İLAHİ KANUNLARA İSYANSIZ İTAAT ETSELER, ÖZLENEN AHENGE KAVUŞACAK VE ARADIKLARI SAADETE ERECEKLERDİR. UYUMSUZLUĞUN VE HUZURSUZLUĞUN SEBEBİ, İSYAN VE TUĞYANDIR. AHİRET SAADETİ GİBİ, DÜNYEVİ HUZURUN DA ÇARESİ İSLAMDIR.
bütün bu tanımlara göre şeriat demek "din kuralları" demektir. günümüze baktığımızda bizim manayı bilmememizden dolayı bazı islam düşmanı kişilerce şeriat bize yanlış lanse edilip ona karşı bir düşmanlık yaratılmıştır. bu önemli hususu herkesle paylaşma gereğini bir müslüman olarak üzerimde farz bildim.
insan ise, hür bir varlıktır.
kabul de edebilir, ret de...
"DİNDE ZORLAMA YOKTUR"
saygılarımla...
|
 |
Alişan Şenyüz
14 yıl önce - Cum 06 Şub 2009, 01:14
| Alıntı: |
| Tabiiki Şeriattan Geçer |
Yazının başlığı bile demokratik değil.
Gerçek budur, ister kabul edin, ister etmeyin der gibi.
Bu cümle zorlama cümlesidir.
Başka düşüncelere hayat hakkı tanımayan bir anlayışın yansımasıdır.
Dünyanın şeriat uygulanan hangi ülkesinde demokratik yaşam var?
Demokrasiden anlaşılan farklı birşey ise o zaman ne diyelim ki?
|
 |
ismail karagöz
14 yıl önce - Cum 06 Şub 2009, 01:28
Bunların şeriat inancı Osmanlılar ile sınırlı.Ondan öncede Seçuklular daha öncesi de bilinen Türk Devletlerine kadar gidiyor.Bilmiyorlar ki demokrasinin tohumları o zamanlarda yeşermişti.Göreceli bir kavram.Çeşitli düşünceler olgunlaşmadan taşlar yerine oturmayacak.En iyi ilaç ZAMAN.....
|
 |
Ertuğrul MERTEL
14 yıl önce - Cum 06 Şub 2009, 01:42
Kuralları uygulayanlarla uygulananların eşit şekilde 2 tarafcada saygın kabul edildiği ve uyulduğu zaman. Kurallar ne derseniz Hak ve hukuk çizgisi üzerine tek dünyada yaşayıp,burayı bırakıp gideceğimizi unutmadan, var olduğumuz dünyayı sadece benim için değil herkes için imar edecek şekilde uygulanacak kurallar sissilesi derim.
Aslında demokrasi kavramı bunların olmadığı zamanlarda öne çıkan taleplerin adı değil mi?
Geçmişimizde ki tarafgirlikleri bırakıp,akli selim düşünürsek herkes için geçerli olarak zaten vicdanımız bizi ona götürecektir. Sınırsız Menfaat ve sınırsız hırslar ise Demokrasinin ve her türlü kamu düzeninin en büyük düşmanıdır.
Orada demokrasi olmaz. Tersinden bakarsak sınırlanıp insanlığın hizmetine sunulması durumunda Demokrasi olur ve yaşar.
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|