1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 12  |
 |
raufkibar
13 yıl önce - Cum 01 Oca 2010, 16:38
| Alıntı: |
Asil birisi bana Muslumanlarin neden arapcadan rahatsiz oldugunu anlatabilirmi? |
Müslümanliğın arapçanın tekelinde olması Müslümanlığın yayılmasına ,anlaşılamamasına ,arapça bilenlen veya biliyormuş gibi davranam veya kötü niyetli kişilerin yalan yanlış yorumlanmasına,kargaşa ve karmaşaya sebep olmasına ,arapça bilmeyenlerin bilenler tarafından istedikleri gibi yönlendirilmesine,Müslümanlığın evrensel bir din olmasını büyük ölçüde engellenmesine ,her Müslüman olmak isteyenin arapça bilmek zorunda olması gibi bir mecburiyetin hasıl olmasına yada birinden Müslümanlığı öğrenmek mecburiyeti hasıl olması gibi bir zorluk ve sıkıntı yaratması ,Arapçayı tercüme edebilen her kesin sanki derin bir din adamı imiş gibi mübarek biri kisvesine bürünmesi veya büründürülmesi, Dinimizde Arapça tekelinden rahatsız olmamıza yeterli sebep değilmidir.
Bir Japon ,bir kutupta yaşayan ,veya bir mezrada yaşayan aralarında arapça bilmeyen küçük bir toplum .
İngilizce ,Fransızca veye Çince bir Kurandan dini öğrene bilir en azından Müslümanlığın ne olduğunu öğrene bilir illa Arapça denirse okuyamaz öğrenemez müslüman olmak istesede olamaz yada bir alehte kitap eline geçer antipati duymasına Müslüman olmamasına sebep olur.Arapça öğrenilmesi çok zor çok derin kültür isteyen bir dil olmasıda cabası.
Anadolunun 1071 Müslüman Türk Alpaslan istilası ile Müslümanlaşması Anadoluda Müslüman olmayan halkının Müslümanlığı öğrenmesi için kurulan cemaat veya tarikatların dini vecibeler ve ibadet,inanış farklılıkları olması da bu yüzden Arapçanın farklı kişiler tarafından farklı yorumlanmasından . Müslümanlığı kabul eden Ortados ile protertanın Arapçayı kendi adet ve anlayışlarına göre yorumlaması ile ortaya çıkmadımı ikiside Hıristiyanlıktan Müslümanlığa döndükleri halde anlatış ,şekil,tarz,en azından giyim tarzları bile farklılıklar göstermiyormu .
Zaten bu yorum da farklılıklar olmasa bu kadar değişik isimde ve çeşitlilikte Tarikat ve cemaatler olmaz hepsi tek bir anlayış ve davranış içinde olmazlarmı idi bence Arapçanın zorluğu,bir kelimenin birçok manaya çekile bilme zenğinliği ve bu dili anlayabilenlerin azlığı yorum faklılıklarından birilerinin istifadesi Müslümanlığın sanki birkaç kitabı birkaç peygamberi varmış gibi bölünmesine parçalanmasına yorum faklılıklarına sebep olmaktadır.
Bence her ülke kendi dili ile ibadet etmeli Arapçayı din ile uğraşanlar veya dinini iyi öğrendikten sonra arapçayada merak saran onuda öğrenmek isteyenler öğrenmeli .
Kesinlikle Din Kurandan tüm islam aleminin ortak tercümesinden en doğruyu bulunduğuna kanaat getirilmiş her insanın en iyi anlayabileceği kendi lisanı ile yazılmış Kurandan öğrenilmesi farklılıkların olmaması çeşitliliğin kalkması tek bir anlayışışta ittifak halinde olması kanaatindeyim .
|
 |
Ahmet Türkoğlu
13 yıl önce - Cum 01 Oca 2010, 17:01
| Alıntı: |
| Müslümanliğın arapçanın tekelinde olması Müslümanlığın yayılmasına ,anlaşılamamasına ,arapça bilenlen veya biliyormuş gibi davranam veya kötü niyetli kişilerin yalan yanlış yorumlanmasına,kargaşa ve karmaşaya sebep olmasına ,arapça bilmeyenlerin bilenler tarafından istedikleri gibi yönlendirilmesine,Müslümanlığın evrensel bir din olmasını büyük ölçüde engellenmesine ,her Müslüman olmak isteyenin arapça bilmek zorunda olması gibi bir mecburiyetin hasıl olmasına yada birinden Müslümanlığı öğrenmek mecburiyeti hasıl olması gibi bir zorluk ve sıkıntı yaratması ,Arapçayı tercüme edebilen her kesin sanki derin bir din adamı imiş gibi mübarek biri kisvesine bürünmesi veya büründürülmesi, Dinimizde Arapça tekelinden rahatsız olmamıza yeterli sebep değilmidir. |
Kotu yorumlayan Turkce olsada kotu yorumlar. Arapca bilmeyenlerin bilenler tarafindan istedikleri gibi yonlendirilmesi ise soz konusu degil, cunku Arapca bilen Turk alimlerde var idi, Osmanli sultanlarinin seyhleride buna bir ornek. Her muslumanin arapca bilmek zorunda olmasi degil, ibadet dilinin arapca oldugunu bilmesi ve ibadet edecegi seylerin arapcasini ogrenmesi lazim.
| Alıntı: |
Bir Japon ,bir kutupta yaşayan ,veya bir mezrada yaşayan aralarında arapça bilmeyen küçük bir toplum .
İngilizce ,Fransızca veye Çince bir Kurandan dini öğrene bilir en azından Müslümanlığın ne olduğunu öğrene bilir illa Arapça denirse okuyamaz öğrenemez müslüman olmak istesede olamaz yada bir alehte kitap eline geçer antipati duymasına Müslüman olmamasına sebep olur.Arapça öğrenilmesi çok zor çok derin kültür isteyen bir dil olmasıda cabası. |
Islamiyeti anlatan kitaplarin arapca olmasi gerekmezki. Sizinde dediginiz gibi, Arapca cok derin bir dil, birinci olarak, belkide bu yuzden anlamakla mukellef olmadik, ikincisi ise, eger arapca cok derin bir dil ise, Turk olan yine sizin onceden bildirdiginiz gibi Arabin eline dusmuyormu? Cunku arapca bilmeyen arapca bilenin tercumesine gore hareket etmesi lazim.
| Alıntı: |
Anadolunun 1071 Müslüman Türk Alpaslan istilası ile Müslümanlaşması Anadoluda Müslüman olmayan halkının Müslümanlığı öğrenmesi için kurulan cemaat veya tarikatların dini vecibeler ve ibadet,inanış farklılıkları olması da bu yüzden Arapçanın farklı kişiler tarafından farklı yorumlanmasından . Müslümanlığı kabul eden Ortados ile protertanın Arapçayı kendi adet ve anlayışlarına göre yorumlaması ile ortaya çıkmadımı ikiside Hıristiyanlıktan Müslümanlığa döndükleri halde anlatış ,şekil,tarz,en azından giyim tarzları bile farklılıklar göstermiyormu .
Zaten bu yorum da farklılıklar olmasa bu kadar değişik isimde ve çeşitlilikte Tarikat ve cemaatler olmaz hepsi tek bir anlayış ve davranış içinde olmazlarmı idi bence Arapçanın zorluğu,bir kelimenin birçok manaya çekile bilme zenğinliği ve bu dili anlayabilenlerin azlığı yorum faklılıklarından birilerinin istifadesi Müslümanlığın sanki birkaç kitabı birkaç peygamberi varmış gibi bölünmesine parçalanmasına yorum faklılıklarına sebep olmaktadır. |
Tarikat farkliliklari tassavufda farklilik gosterir, itikadda degil. Sahabeninde hepsi farkli ictihadlarda bulundu, sanki birkac kitabi peygamberi varmis gibi bolunmesine yol acar diyorsunuzda, her irkin her dilin ayri bir yorum getirmesini nasil kabul ediyorsunuz? Asil muslumanlari beraber tutan, mezheplerdir.
| Alıntı: |
Bence her ülke kendi dili ile ibadet etmeli Arapçayı din ile uğraşanlar veya dinini iyi öğrendikten sonra arapçayada merak saran onuda öğrenmek isteyenler öğrenmeli .
Kesinlikle Din Kurandan tüm islam aleminin ortak tercümesinden en doğruyu bulunduğuna kanaat getirilmiş her insanın en iyi anlayabileceği kendi lisanı ile yazılmış Kurandan öğrenilmesi farklılıkların olmaması çeşitliliğin kalkması tek bir anlayışışta ittifak halinde olması kanaatindeyim . |
Bunca alim, hadisi serif ve ayet varken, "bence" kelimesi bana biraz acayip geldi
Sizce, Kurani herkes anlayabilir ve her dile cevirelebilir,
(Kur'andan kolayınıza geleni okuyun) âyetinde olduğu gibi, Peygamber efendimiz de namaz kılmayı tarif ederken, (Kur'andan hafızandakilerden kolayına geleni oku) buyurmuştur. Bu itibarla namazda Kur'an-ı kerim okumak; kitap, sünnet ve icma ile sabit bir farzdır. Kur'an, sadece mana olarak değil, Resulullahın kalbine elfazı [sözleri] ile indirilmiştir. Bu elfazdan başka lafızlarla ifade edilen mana Kur'an değildir. Çünkü, indirildiği elfazın dışında, hatta Arapça bile olsa, başka sözlerle ifade edilen mana, Kur'an değildir. Kur'an kavramında sadece mana değil, bir rüknü olarak onun elfazı da vardır. Bunun için tercümesine Kur'an denilemeyeceği ve Kur'an hükmünde olmadığı konusunda İslam âlimleri görüş birliği içindedir.
(Kur’anı kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa bile, muhakkak hata etmiştir.) [Nesai]
(Kur’ana ehliyeti olmadan mana veren, Cehennemde azap görecektir.) [Tirmizi]
Ve Buharide bulunan bir kac hadisi serifdede, Resulullah onun gibi ibadet etmemezi emr ediyor.
Eger yok Allah her dili bilir dersiniz, kiyafetimizin altindakileride bilir, ama kimsenin bu mantikla yola cikarak ciplak namaz kildigini goremezsiniz.
|
 |
Karaman Ahmet
13 yıl önce - Cum 01 Oca 2010, 18:25
Türkce ezan:
Bu ne Allah askina?
Allahü Teâlâ CC´yi bile tanri diye tercüme edenlere sorarim:
Hangi tanri?
Ates tanrisimi?
Gök tanrimi?
Hint tanrisi (inek kafali) Geisha´mi?
Yoksa Brahma´mi, Ganeşa´mi, Hanuman´mi, Indra´mi, Kaliya´mi, Krişna´mi, Lakşmana´mi, Nandi´mi, Narasimha´mi, Ramayana´mi, Surya´mi, Varaha´mi, Vişnu´mi, Şiva´mi, Nāga´mi?
Yoksa sayisiz Misir tanrilarindan tekimi?
Aken, Aker, Am-Heh, Ament, Ammit, Amun, Amon-Ra, Anat, Andjety, Anubis, Anuket, Apep, Arensnuphis, As, Astarte, Aten, Atum, Auf, Ba-Pef, Babi, Banebdjetet, Bast, Bat, Benu, Bes, Buto, Dedwen, Denwen, Ennead, Fetket, Geb, Gengen Wer, Hapi, Hathor, Hatmehyt, Haurun, Heh ve Hauhet, Heqet, Heret-Kau, Heryshef, Heset, Hetepes-Sekhus, Hike, Horus, Hu, Iabet, Ihy, Imhotep, Ipy, Isis, Iusaas, Kabechet, Kek ve Kauket, Khenmu, Kherty, Kephri, Khonsu, Maat, Mafdet, Mahaf, Mahes, Male, Mandulis, Mehen, Mehet-Weret, Menhit, Mertseger, Meskhenet, Mihos, Min, Montu, Mut, Nefertem, Nehebkau, Nekhbet, Neith, Nephthys, Nun, Nut, The Ogdoad, Thueris, Onuris, Osiris, Pakhet, Panebtawy, Peteese ve Pihor, Ptah, Qadesh, Ra, Renenutet, Reshep, Sah ve Sopdet, Satet, Satis, Sebiumeker, Sefkhet-Abwy, Seker, Sekhmet, Selket, Sepa, Serapis, Serqet, Seshat, Set, Shay, Shesmetet, Shesmu, Shu, Sia, Sobek, Sons, Sopedu, Ta-Bitjet, Tasenetnofret, Taweret, Tayet, Tefnut, Tatenen, Thoth, Wadj Wer, Wadjet, Weneg, Wepwawet, Wosret, Yah, Yamm, ...vs...vs....vs., hangisi?
Yoksa sayisiz Yunan tanrilarindan, Kelt Tanrilarindan tekimi?
Söyleyin bana, bu türkcelestirilmis ezanda neden Allahü Teâlâ CC uludur denmiyorda, tanri uludur deniyor?
Neden Allahü Teâlâ CC´nin ismi bazilarini bu kadar rahatsiz ediyor?
Ecdadimizi 1200 senedir rahatsiz etmeyen ve Türkcemize 99 sifatiyla girmis ve kök salmis kainatin yaraticisi Allahü Teâlâ CC nin isminden rahatsiz olup onu tanri diye cevirim yapanlar, acaba neden son yillarda Türkcemize giren onlarca fransiz ve ingilizce sözcükten rahatsiz olmamislar ve tersine bu kelimeleri Türkcemize bizzat kendileri sokmuslar?
Batinin sapkasini saymayi ve onu zorla basimiza gecirmeyi Türkcülükle karistiranlar, ALLAH ASKINA elinizi Müslümanligin, Türklügün ve ecdadimizin yakasindan cekin!
|
 |
Alperen_dt
13 yıl önce - Cum 01 Oca 2010, 20:40
| Alıntı: |
aristocrat
Asil birisi bana Muslumanlarin neden arapcadan rahatsiz oldugunu anlatabilirmi? |
Muslumanlarin 80% Arapca anlamiyor ama bazi cok bilmisler gelip dinimizi kendi dillimizde ogrenmemizi istemiyor, dinimizi dillimizde okumak dini bozuyormus, Arapca ogrensekde faydasi yok cunku eski klasik Arapca ogrenmemiz lazim.
Islam insanlar icin indi, bir kac hoca ve ulema icin degil, sadece eski klasik Arapca konusanlarada inmedi, eger Arapcilara dinlesek halkin 95% dinden birsey anlamayacak, sadece hoca'dan ve kulakdan kulaga gecen bilgileri bilecekdir.
| Alıntı: |
Aristocrat
Dinin emirlerine bir sey diyen yokki. Ezan okumak emirdir ama arapca okumak ibadetdir. Emir ezan ise ibadet olmasi icin sartlar vardir ve arapcada bu sartlardan biridir |
Ezan hakkinda ciddi bilgi eksikligimiz var.
Ezan Kur'an'da gecmiyor, Peygamberimiz'dan (s.a.v) gelmiyor, sonradan icat edildi, Sunniler ve Shiler Ezani farkli okuyor, yani gelenek ve adetdir, Turkcenin okunmasi yada Arapcanin okunmasi fark etmez. Ama Arapcanin olmasi bizi diger muslumanlarla bag kuruyor ve bu guzel birseydir ama sart degil. Bazilar hakli olarak bunu sorguluyor, halkin 99% anlamadigi dilde niye namaza cagri yapiliyor? namazin ne oldugunu bile bilmeyenler var, bazilari namazi kutsal saniyor, namazin camiye namaz yapmaya cagirdigini bile bilmeyenler var, ama eger herkesin anladigi dilde olsa herkes ezanin ne oldugunu anlayacakdir.
|
 |
Dogukan
13 yıl önce - Cum 01 Oca 2010, 23:33
| Alıntı: |
Ezan hakkinda ciddi bilgi eksikligimiz var.
Ezan Kur'an'da gecmiyor, Peygamberimiz'dan (s.a.v) gelmiyor, sonradan icat edildi, Sunniler ve Shiler Ezani farkli okuyor, yani gelenek ve adetdir, Turkcenin okunmasi yada Arapcanin okunmasi fark etmez. Ama Arapcanin olmasi bizi diger muslumanlarla bag kuruyor ve bu guzel birseydir ama sart degil. Bazilar hakli olarak bunu sorguluyor, halkin 99% anlamadigi dilde niye namaza cagri yapiliyor? namazin ne oldugunu bile bilmeyenler var, bazilari namazi kutsal saniyor, namazin camiye namaz yapmaya cagirdigini bile bilmeyenler var, ama eger herkesin anladigi dilde olsa herkes ezanin ne oldugunu anlayacakdir. |
Milleti bilgi eksikligi ile itham edip millete kendi bilgisizligimizi gostermeyelim degil mi ?
"Peygamberimiz'dan (s.a.v) gelmiyor, sonradan icat edildi" demek cahillikten, arastirmamaktan, bilgisizlikten baska birsey degildir. Eger bilinerek soylenmis ise art niyetli olmak ve gerceklerin uzerini ortmeye calismaktan baska birsey olamaz.
Bakin namaz vakitlerinde insanlari namaza davet etmek icin Ezan nasil ortaya cikiyor.
Resûl-i Ekrem bir gün Ashab-ı Kirâmı toplayarak kendileriyle nasıl bir dâvet şekli tesbit etmeleri gerektiği hususunda istişâre etti. Sahabîlerin bazıları, Hıristiyanlarda olduğu gibi çan çalınmasını, diğer bir kısmı Yahûdiler gibi boru öttürülmesini, bir kısmı da Mecûsilerinki gibi namaz vakitlerinde ateş yakılıp, yüksek bir yere götürülmesini teklif etti. Peygamber Efendimiz, bu tekliflerin hiç birini beğenmedi.
"Yâ Resûlallah! Halkı namaza çağırmak için neden bir adam göndermiyorsunuz?" diye sordu.
Resûl-i Ekrem o anda Hz. Ömer`in teklifini uygun gördü ve Hz. Bilâl`e, "Kalk yâ Bîlâl, namaz için seslen" diye emretti.
Bunun üzerine Hz. Bilal bir müddet Medine sokaklarında, "Esselâ, Esselâ (Buyurun namaza! Buyurun namaza!)" diye seslenerek Müslümanları namaza çağırmaya başladı.
Aradan fazla bir zaman geçmeden Ashabdan Abdullah bin Zeyd bir rüyâ gördü. Rüyâsında, bugünkü ezân şekli kendisine öğretildi.
Hazret-i Abdullah sabaha çıkar çıkmaz, sevinç içinde gelip rüyâsını Peygamber Efendimize anlattı. Resûl-i Ekrem, "İnşallah bu gerçek bir rüyâdır" buyurarak dâvetin bu şeklini tasvip etti.
Hz. Abdullah, Resûl-i Ekremin emriyle ezan şeklini Hz. Bilâl`e öğretti.
Hz. Bilâl, yüksek ve gür sadasıyla Medine ufuklarını ezan sesleriyle çınlatmaya başladı:
"Allahü ekber, Allahü ekber!
"Allahü ekber, Allahü ekber!
"Eşhedü enlâilâhe illallah!
"Eşhedü en lâilâhe illallah!
"Eşhedü enne Muhammede`r-resûlullah!
"Eşhedü enne Muhammede`r-resûlullah!
"Hayye âle`s-salâh, Hayye âle`s-salâh!
"Hayye âle`l felâh, Hayye âle`l felâh!
"Allahü ekber, Allahü ekber!
"Lâilâhe illallah!"
Neymis ?
Ezan peygamber efendimiz tarafindan emredilmistir ve sunnettir.
Kaynak : SORULARLA ISLAMIYET - EZAN OKUNMAYA BASLANMASI
421. Sîre, 2/154; Buharî, 1/114
422. Buharî, 2/3; Ebû Davud, 1/134
423. Buharî, 1/114
424. Sîre, 2/155; Müsned, 4/43
425. Sîre, 2/155; Ebû Davud, 1/117
|
 |
Alperen_dt
13 yıl önce - Cmt 02 Oca 2010, 01:43
| Alıntı: |
"Peygamberimiz'dan (s.a.v) gelmiyor, sonradan icat edildi" demek cahillikten, arastirmamaktan, bilgisizlikten baska birsey degildir. Eger bilinerek soylenmis ise art niyetli olmak ve gerceklerin uzerini ortmeye calismaktan baska birsey olamaz. |
Peygamberimiz (sav) o donemin ezanini kabul etti ama bugunki ezan aynimi iste orasi tartisiliyor.
* ALLAHU AKBAR (4 kere)
* ASH-HADO AL-LAA ILAAHA-ILLALLAAH (2 kere)
* ASH-HADO ANNA MUHAMMADAR-RASOO-LULLAAH (2 kere)
* HAYYA A'LASSALAAH (2 kere)
* HAYYA A'LALFALAAH (2 kere)
* ALLAHU AKBAR (2 kere)
* LAA ILAAHA IL-LALLAAH
14 kelime
# ALLAHU AKBAR (4 kere)
# ASH-HADO AL-LAA ILAAHA-ILLALLAAH (2 kere)
# ASH-HADO ANNA MUHAMMADAR-RASOO-LULLAAH (2 kere)
# ASH-HADO ANNA ALIYAN WALI-YULLAH (2 kere)
# HAYYA A'LASSALAAH (2 kere)
# HAYYA A'LALFALAAH (2 kere)
# HAYYA A'LA KHAYRIL AMAL (2 kere)
# ALLAHU AKBAR (2 kere)
# LAA ILAAHA IL-LALLAAH (2 kere)
20 kelime
Abu Mahdhura'ya gore Peygamberimiz (sav) zamaninda 19 kelimeden ulasiyordu.
Hz Omer zamaninda sabah namazinda 'As-salatu khair al-min an-Naum' eklendi.
Hangisi dogru? degistirildimi? asirlar boyunca ulema bunu tartisiyor ama sen gelip Internet'den kopyalip yapistirdigin bir makele ile herseyi cozdunu saniyorsun ve baskalari cahilikle sucluyorsun...
|
 |
Osman Yavuz
13 yıl önce - Cmt 02 Oca 2010, 01:56
| Alıntı: |
| Hangisi dogru? degistirildimi? asirlar boyunca ulema bunu tartisiyor ama sen gelip Internet'den kopyalip yapistirdigin bir makele ile herseyi cozdunu saniyorsun ve baskalari cahilikle sucluyorsun... |
Peki siz koymus oldugunuz ezani nereden kopyalayip yapistirdiniz?
Internetten gibi gozukuyor.
Cunku gordugumuz uzere Hz. Muhammed(sav) doneminde yasayamayacak kadar gencsiniz
Bir de bu kopyalayip yapistirmis oldugunuz herhalde Turkce bir site bile degil, cunku Turkce'de bildiginiz uzere ş harfi vardir ve de bu har sh diye yazilmaz.
| Alıntı: |
| ASH-HADO AL-LAA ILAAHA-ILLALLAAH |
Ve bir de soyle demissiniz;
| Alıntı: |
| Abu Mahdhura'ya gore Peygamberimiz (sav) zamaninda 19 kelimeden ulasiyordu. |
Ama alinti yaptiginiz iki ezan var, teki 14 kelimelik oburu 20 kelimelik (sizin tasfiriniz ile, ama sorsak size, kelimeleri teker teker cikarin ve yazin diye, eminim yine bir internet sitesinden kopyalayip yapistirirsiniz ). Peki 19 kelimelik versiyon nerede? Onu da mi internetten kopyalayacaksiniz biraz sonra?
Ve bundan en onemlisi. Abu Mahdhura kimdir? Ondan biraz bahsetseniz. Cunku google'da bile arama yapsaniz Abu Mahdhura diye hic bir sonuc ortaya cikmiyor. Maden ezan hakkinda, ve islam tarihi hakkinda cok buyuk bilgilere sahipsiniz, veyahutta kendinizi oyle gosteriyorsunuz nedendir bilinmez, yazmis oldugunuz mesajlariniza daha bir ceki duzen verin, ve acik vermeyecek sekilde tam dogrusu ile yazin. 20 kelimelik kopyala yapistir yapmis oldugunuz ezanin altina, adini bile yanlis yazmis oldugunuz bir kisinin, ezan 19 kelimedir demis oldugunu eklemeyin. Cunku 1 yanlis degil cok yanlis yazmis oluyorsunuz.
Abu Madhura hadis toplayan bir kisi bile degil. Ona gore 19 kelime olmasi kimden nereden cikmis tam olarak siz bile eminim cozememissinizdir daha.
Haliyle bir de Arapca olarak ezandaki kelimeleri de teker teker yazin ki, Arapca bilginizin ne kadar yuksek oldugunu, bu konuda kesin ve net konusurken, ne kadar konunun uzmani oldugunuzu da gormus olalim.
|
 |
Dogukan
13 yıl önce - Cmt 02 Oca 2010, 02:24
| Alıntı: |
Abu Mahdhura'ya gore Peygamberimiz (sav) zamaninda 19 kelimeden ulasiyordu.
Hz Omer zamaninda sabah namazinda 'As-salatu khair al-min an-Naum' eklendi.
Hangisi dogru? degistirildimi? asirlar boyunca ulema bunu tartisiyor ama sen gelip Internet'den kopyalip yapistirdigin bir makele ile herseyi cozdunu saniyorsun ve baskalari cahilikle sucluyorsun... |
Gulunecek bir durum...
"Peygamberimiz'dan (s.a.v) gelmiyor, sonradan icat edildi"
diye kesin bir dille Ezan'in peygamber efendimiz zamaninda olmadigini daha sonradan icat edildigini iddia edeceksin hemde konu hakkinda bilgin ve fikrin olmayacak, hemde uzerine Ezan icin yani gelenek ve adetdir diyebileceksin sonrada yazilan cevap karsisinda kivirmaya baslayip "efendim iste vardi ama 19 kelime idi yok bilmem ne idi" gibi ne idugu belirsiz safsatalari ortaya sureceksin.
Sacmalamayi birakin artik. Ezan peygamber efendimiz tarafindan emredilmis ve direkt olarak onun agzindan cikan emir ile sunnet olmus Namaz-in cagiricisidir.
Ustelik siz okuma konusunda da sorun yasiyorsunuz yada okudugunuz anlayabilecek durumda degilsiniz. Size cevaben yazilmis olan ve Ezan'in peygamber efendimiz tarafindan direkt olarak uygulanmasini emrettigi bir sey oldugunu gosteren yukaridaki yazinin altinda ozellikle goresiniz diye kaynaktan ayirarak yazdigim kaynaklar bulunmakta.
421. Sîre, 2/154; Buharî, 1/114
422. Buharî, 2/3; Ebû Davud, 1/134
423. Buharî, 1/114
424. Sîre, 2/155; Müsned, 4/43
425. Sîre, 2/155; Ebû Davud, 1/117
En bastaki Buhari bile tek basina sana degil dunya aleme kaynak olarak yeterlidir. Dunyada muslumanlarin en cok bas vurduklari sahih hadisleri ile meshurdur yani bu hadislerin yalnis olma ihtimali sifirdir. Kaldi ki Müsned ve Ebû Davud'da bu hadisleri desteklemektedirler.
Oradan buradan buldugunuz sacmaliklarla kivirmaya calismanin bir alemi yok. Ya adam gibi kaynak gosterip yazacaksiniz yada hic yazmayacaksiniz. Yalan yalnis yazdiginiz zamanda sonuclarina katlanacaksiniz.
En son Dogukan tarafından Cmt 02 Oca 2010, 02:45 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
refik kalender
13 yıl önce - Cmt 02 Oca 2010, 02:28
| Alıntı: |
ALLAHU AKBAR (4 kere)
# ASH-HADO AL-LAA ILAAHA-ILLALLAAH (2 kere)
# ASH-HADO ANNA MUHAMMADAR-RASOO-LULLAAH (2 kere)
# ASH-HADO ANNA ALIYAN WALI-YULLAH (2 kere)
# HAYYA A'LASSALAAH ( |
[/quote]
Genç kardeşimiz ezanın İngilizce okunuşunu alıp kopyalamış. Dubluve harflerine, yan yana iki O harfine hiç gerek yoktu. Keşki Türkçe okunuşuna çevirseydi. İngilizce dinimize bile el attı.[/quote]
Rasool denmez Rasul yada Resul denir.
|
 |
Güzel fatih
13 yıl önce - Cmt 02 Oca 2010, 03:08
| Alıntı: |
| Dubluve harflerine, yan yana iki O harfine hiç gerek yoktu. Keşki Türkçe okunuşuna çevirseydi. İngilizce dinimize bile el attı |
Tam Namaz Hocası kitabını tavsiye ederim. 
|
 |
sayfa 12  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|