[quote]Devlet güneş enerjisini, rüzgar enerjisini daha fazla etkin kullanırsa en azından enerjide dışa bağımlılık azalır.
Bunlar mümkün değil mi ?[/quote
Devlet, evlerine günes enerjiyi yapan kisilere bir sekilde tesvik verip insanlara böyle yatirimlara davet etsin...
Türkiye büyüdükce daha cok enerji ihtal etmemiz lazim... Onun icin enerji konusunda mutlaka bagimsiz olmamiz lazim..!! Yoksa her sene ihtal enerjiye dünyanin parasini veriyoruz...!!
Ihtal ettigimiz enerjiye verdigimiz paralar yenilenebilir enerjiye yatirim yapabilirsek ozaman bu enerji acigimizi kapatabiliriz...!!
Almanya gibi doğru dürüst güneş yüzü görmeyen ülke, ülkenin toplam enerji ihtiyacının yüzde 20'sini mi 30'unu mu ne tamamen güneş enerjisinden elde ediyormuş.
Bu sayı sürekli de artıyor.
Rüzgar enerjisinden bile tam faydalanamıyoruz, hele güneş enerjisinden hiç faydalanamıyoruz.
Akdeniz, Ege, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu hatırı sayılır miktarda güneş ışığı alıyor.
Ayrıca nükleer santrale de karşı çıkılmaması lazım.
Gelişmiş ülkelerin nükleer santralleri kapatması örnek verilerek buna sürekli karşı çıkılıyor. Arkadaşım o memleketler zaten onyıllarca nükleer santralin kaymağını yemiş. Bir nükleer santralin ürettiği elektrik yüzbinlerce rüzgar veya güneş enerjisi paneline eşdeğer.
Yenilenebilir enerjiye yatırımın artırılmasının yanısıra, nükleer enerji de lazım.
Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede nükleer santral ihtiyaçtır!
Enerji ilgili başlıklar var ama madem konu enerjiye gelmiş, dışa bağımlılıktan kurtulmak için de kasanız dolu olacak. Almanya güneş enerjisinden elektrik üretimini teşvik etmek için üretilen elektriği yüksek fiyatla satın aldığı için herkes evine güneş panelleri koydu. EPDK, kapasite az da olsa bugünlerde güneş enerjisi tesisleri için müracaatları kabul etti. Diyelim ki petrolümüz var, bunu çıkarmak için kuyu açmak lazım. Bir kuyu 3-4 milyon dolar. Türkiye'de petrol aramalarının başladığı 1939 yılından bugüne kadar açılan kuyu sayısı yaklaşık 4000. Yani aramaya 120 milyar dolar harcanmış. Peki ABD'de kaç adet kuyu açılıyor? Ayda 3000. Ayda 120 milyar dolar.
Esas konuya gelince, Özal'la başlayan tüketim toplumuna gidiş son hız devam ediyor. Bundan sonra herkes canının istediğini alır, yerli olsun da cari açığımız azalsın diye düşünmez. Kaldı ki yerli malı dediğimizin içinde gerçekten "yerli" ne kadar? Geçen gün Türk ekonomisi başlığına gönderdiğim yazının başlığı "Sıcak para hem yerli parayı, hem de yerli üretimi kovdu" idi. Yazıda dendiği gibi ucuz döviz serbest ithalât döneminin kaymağını ithalâtçılar yedi.
ürkiye ekonomisinde 2014 yılı başında başlayan, siyasi istikrarı güçlendiren yerel seçimlerin ardından hızlanan iyileşme devam ediyor. İlk çeyrekte yüzde 4.3 ile beklentilerin üstünde büyüyen ekonomide, cari açıktaki daralma da hız kesmedi. Cari açık nisanda, geçen yılın aynı ayına göre 3 milyar 322 milyon dolar azalarak 4 milyar 788 milyon dolara geriledi. Nisan ayı cari açığı, 4.9 milyar dolar olan piyasa beklentilerinin de altında kaldı. Merkez Bankası'nın dün açıkladığı verilere göre, bu yılın ilk dört ayındaki cari açık ise, geçen yılın aynı döneminde göre 8 milyar 283 milyon dolar azalarak 16 milyar 372 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu gerilemede, dış ticaret açığının 8 milyar 139 milyon dolar azalarak, 17 milyar 402 milyon dolara düşmesi ve net hizmet gelirlerinin 621 milyon dolar artarak 3 milyar 990 milyon dolara yükselmesi etkili oldu. Yıllıklandırılmış cari açık ise 56 milyar 790 milyon dolarla Haziran 2013'ten bu yanaki en düşük seviyeye indi. Cari açık 2013 yılı sonunda 65 milyar 73 milyon dolar olmuştu. Avrupa ekonomisinde toparlanmanın ihracatı artırmasıyla birlikte dış ticaret açığının azalması, altın ithalatındaki gerileme ve iç talepteki azalmanın desteğinin sürmesine paralel cari açıkta düşüş eğiliminin sürmesi bekleniyor.
ALTIN İTHALATI GERİLEDİ
Parasal olmayan altın kalemi altında, bir önceki yılın dört aylık döneminde 3 milyar 447 milyon dolar net altın ithalatı gerçekleşirken, bu yılın aynı döneminde 1 milyar 340 milyon dolar net altın ihracatı oldu. Yurtdışı yerleşiklerin yurt içinde yaptıkları net yatırımlar, ocaknisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyar 607 milyon dolar artarak 5 milyar 118 milyon dolara yükseldi. Yurt içinde yerleşik kişilerin yurt dışında yaptıkları net yatırımlar 1.3 milyar dolar oldu.
5.8 MİLYAR DOLARLIK BELİRSİZ PARA GİRİŞİ
Nisan ayında "net hata noksan" kaleminde 873 milyon dolarlık kaynağı belirsiz para çıkışı yaşandı. Bu çıkışın ardından, 2014 yılının ilk 4 ayında gerçekleşen kaynağı belirsiz para girişi 5 milyar 788 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.
4 aylık cari açık (Milyon $)
2013/4 ay 2014/4 ay
* Cari açık -24.655 -16.732
* İhracat 53.251 58.167
* İthalat 78.792 75.569
* Hizmet geliri 10.821 11.694
* Hizmet gideri -7.452 -7.704
* Net hata noksan -4.269 5.788
KAYNAK: SABAH.COM.TR
6 Milyar dolar belirsiz para girisi olmus... Rusyaya girecek para rotasini Türkiyeye cevriliyor...
Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, ASKİ’nin satın alacağı iş makinalarıyla ilgili yabancı bir firmadan alım yapılmasına tepki gösterdi.
Öncelikli olarak yerli üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirten Özdebir, ASKİ’nin araç alımıyla ilgili hazırladığı şartnamede firmalar arası rekabetin önüne geçildiğini ve tek markanın hedeflendiğini savundu. ASKİ Genel Müdürü İrfan Kaya’nın geçtiğimiz günlerde basında yer alan “Yeni araçlar alırken fiyat ve kalite bakımından sıkı bir piyasa araştırması yaptık. Piyasada çok miktarda toplama makine var. Motoru bir yerden, yürüyen aksamı başka bir yerden alınarak yapılıyor. Kalitesiz parçalar kullanılıyor, teknik serviste zorlanıyorsunuz” açıklamasına da sert tepki gösteren Özdebir şunları söyledi:x
BELLİ BİR MARKA HEDEFLENEREK ALIM YAPILDI
“ASKİ, Ankaralıların gelirleriyle faaliyet gösteren bir kuruluş. Makine alımlarını öncelikli olarak Ankara’dan sonrasında ise yurtiçinden tercih etmesi lazım. ASKİ geçen yıl da makine alımına çıktı ve orada da belli bir markayı hedefleyerek alımlarını yaptı. Bu sene de aynı tutum içinde. Hazırladığı şartnamede ise sadece bir firmanın ihaleye girmesine imkan sunacak şekilde maddeler yazıldı. Şartnamede hedef, mal, firma tarif eden maddeler konulmuş. Ankara’da rüştünü ispat etmiş ve dünyanın dört bir yanına makine ihraç eden firmalarımız var. Ankara’dan almıyorsan, Türkiye’de yerli üretim yapan üç dört tane firma var, bunlardan alırsın. Kaya, ‘toplama makine’ söyleminde bulunmuş. Mercedes, Volvo, Chevrolette araçları veya Airbus, Boeing uçakları ele alalım. O zaman bu markalar da toplamadır. Bu firmalar motorlarını veya başka aksamlarını konusunda uzman üreticilerden alır.
DEĞERLERE SAHİP ÇIKMIYOR
Başbakanlık geçtiğimiz senelerde yüzde 15 pahalı olsa bile yerli mallarının alınması konusunda üç kez genelge yayınladı. Bu sene Başbakanlığın yayınladığı genelge düzenleme yapılarak kanun olarak da yayınlandı. Bu arkadaşımız ise Türkiye’nin ürettiği değerlere sahip çıkmıyor, belli bir yabancı markayı almak için uğraşıyor. Dinlemez, umursamaz bir tavır içerisinde bu işlemlerini yapmaya devam ediyor. Kasıtla cahil olabilecek bu kafalar, aslanı kuzuya boğdurur. Bu kadar cahillik ancak kasıtla olur. Ankara’daki pastayı genişletelim ki ASKİ’nin de gelirleri artsın, Ankaralı firmaların da gelirleri artsın. Uluslararası rekabette şehirlerin rekabetinden söz ediliyor. Ankara’nın bu avantajının kullanılması lazım.” Oğuz DEMİR
Devlet, evlerine günes enerjiyi yapan kisilere bir sekilde tesvik verip insanlara böyle yatirimlara davet etsin...
Danimarkada bir evdeki günes panelleri..
şu anda teşvik var zaten ama kurulum aşamasında değil. kurduktan soŋraki aşamada devlet tüketilmeyen elektiriği kw'si 13 cent'ten alıyor bildiğim kadarıyla. ama yine de ilk maliyet çoğu insan için fazla. özüllükle montaj firmaları fazla fatura çıkarıyor. devlet bizzat hammaddeyi dışarıdan alıp montajı falan vatandaşlara cüzi bir ücrete sunsa güneş enerjisi bayağı yayılır diye tahmin ediyorum.
Ayrıca nükleer santrale de karşı çıkılmaması lazım.
Gelişmiş ülkelerin nükleer santralleri kapatması örnek verilerek buna sürekli karşı çıkılıyor. Arkadaşım o memleketler zaten onyıllarca nükleer santralin kaymağını yemiş. Bir nükleer santralin ürettiği elektrik yüzbinlerce rüzgar veya güneş enerjisi paneline eşdeğer.
Yenilenebilir enerjiye yatırımın artırılmasının yanısıra, nükleer enerji de lazım.
nükleer santraliŋ atıklarını tasfiye etmek büyük bir sorun. bu yüzden gelişmiş ülkeler kaçıyor artık bundan. türkiye gibi plansız ülkelerde ise daha kötüsü nükleer sızıntı olma ihtimali yüksek bana göre. o yüzden nükleere hayır
Bence cari açığın en büyük kalemi Otomobil bunu nasıl önleyeceğiz yurt içinde üretilenden satın alınsa yine ithalata giriyor sanırım firma yabancı neticede
Bence cari açığın en büyük kalemi Otomobil bunu nasıl önleyeceğiz yurt içinde üretilenden satın alınsa yine ithalata giriyor sanırım firma yabancı neticede
Hayır otomobil ihracatından elde edilen gelir ithalattan daha fazla yani otomobil sayesinde cari açığımız azalıyor....
Cari açığın asıl sebebi halkın kullandığı teknolojik aletler,arabalar,yerli malı kullanmama filan değil enerji ve İhraç edilen mallardaki ithal mal oranını düşürürsek cari açık azalır...