İngiltere'de Avam Kamarası'nın İrlandalı milletvekili, bölgedeki Katolikleri temsil eden iki büyük partiden biri olan Sosyal Demokrat İşçi Partisi üyesi Eddie McGrady, İsrail'deki Hristiyanların ibadet hürriyetlerine getirilen kısıtlamalar konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup yazarak bu konuda destek istediğini söyledi.
Kim ne istiyor :
ABD : bolgeden çekilirken, ona dusman olmayacak, ISrail'in aksine bolgede nefret uyadirmayan, yeterince guçlu bir ulkeye bolgeyi emanet etmek istiyor.
ISrail : Filistin'le basa çikamiyor, bir sekilde muzakereleri yonetmek için ideal ulke Turkiye'yi olayin içine çekmeye çalisiyor.
Turkiye : bolgesel guç olmak, yillardir suregelmis ABD'nin bolgedeki ustunlugu, ve Iran'in yukselen gucunun ustesinden gelmek istiyor.
Farkettiniz mi? bu uç ulkeyi de memnun edecek bir durumu getirecek senaryoya, harfi harfine uygun bir sureç yasiyoruz. Alan memnun satan memnun.
Turkiye bolgede one çika(rila)rak, Filistin sorununuyla ilgili muzakere yoneten bir konuma geçmis, ABD'ye karsi barisçil bir Orta dogu gucu olursa, bu uç ulkenin de çikarlari gozetilmis olur.
En son inanç ahmet tarafından Cum 30 Oca 2009, 02:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Yanlız Sayın Başbakanımız tepkisini gösterirken diğer Arap ülkelerinin özellikle Mısır Başbakanınında Davos'u terk etmesini beklerdim. Malesef Araplardan daha cok sahip çıkıyor durumundayız Filistin'e ve bu açıkcası Araplara hic bir konuda güvenmememiz gerektiği konusundaki görüşlerimi haklı çıkarmakta olan bir durumdur.
Misir neden basbakinimizla ayni tepkiyi koysunki?
Misir Türkiyenin orta doguda aktif rol üstlenmesinden rahatsiz ve El Fetihi destekliyor.
Tayyip Erdogansa halkin destegini alan Hamasin gözardi edilerek barisin mümkün olmayacagini söylüyor.
Misirin yürüyen tekerine comak sokan Türkiye Basbakinini Hüsnü Mubarak neden desteklesinki?
Bu arada, Tayyip Erdoganin terki sirasinda ayaga kalkip saygi göstersinde bulunan Arap Birligi Baskani Amr Musa Babakanimiz Tayyip Erdogani onore ederek destegini göstermistir!!
En son Karaman Ahmet tarafından Cum 30 Oca 2009, 02:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Bazı kesimler ve arkadaşlarımız muhalefet olacağım diye artık neye muhalefet edecekler neyi savunacaklar şaşırmış durumdalar. Hala başbakanın populizm yaptığını, şov yaptığını söyleyebiliyoruz. Ne yazık! Sayın Başbakan yıllardan beri yapılmayanı yapmış, yıllardan beri İsrailin yaptığı katliamları, zulümleri İsrailin yüzüne vurmuştur. Kim cesaret edebilmişti, kim söyleyebilmişti şimdiye kadar sayın Başbakanın söylediklerini. Ve başbakanın hangi cümlesi, hangi sözü yalandı. Sayın Başbakan acı gerçekleri İsrail cumhurbaşkanın ve dünya kamuoyunun yüzüne vurmuştur. Bu konuşmalar tabiki tartışmayı yöneten sunucunun da hoşuna gitmedi çünkü sunucu programa gelmeden kulağı bakalım kimler tarfından büküldü, kimler tarafından yönlendirildi; Türkiye Başbakanı eğer doğruları söylerse, İsrailin aleyhine gerçekleri ortaya koyarsa konuşturma, konuşmasını kes dediler tabi ki. Bölgedeki en büyük güç olan Türkiye'yi konuşturmamak ne demek. Peresi yirmi beş dakika konuşturacaksın, TC başbakanını sadece on iki dakika konuşturacaksın. Hem sen nasıl benim başbakanıma, TC başbakanına dokunarak onu susturmaya kalkarsın. Dokunarak birini susturmaya çalışmak görgüsüzlüktür. Bırakın günlük hayatta bunu yapmayı dünyanın gözü önünde bu yapılır mı? Gel gelelim başbakanın sesini yükseltmesine. Yahu Peres eli ayrı ayağı ayrı oynarak, ağzından köpükler saçarak, başbakanın yüzüne karşı bağırarak ağzına geleni söyledi. Kimse Perese birşey demiyor, Sayın Erdoğan kendisine süre tanınmadığı için sesini yükseltip konuştu diye populizm yapmakla, şov yapmakla suçlanıyor. Velevki Sayın Başbakan şov yapmış olsun. Çıkıpta oraya yaptığı icraatları mı anlattı, kendini mi övdü. Tabi ki hayır. Başbakanın yapmış olduğu tek şey Filistin halkının uluslararası alanda sesini dünyaya duyurmak ve dünyanın İsrailin Filistin'de yapmış olduğu katliama karşı sessiz kalmalarını sert bir biçimde eleştirmek oldu. Başbakanın bu tavrı, bu yapmış olduğu hareket son derece takdire şayan bir davranıştır. Her şeye, her duruma muhalefet olmayı bir an olsun kenera bırakalımda gerçekleri görelim.
acikcasini soylemek gerekirse erdogan benim gozumde ilk defa dogru bir sey yapti.sonucta hicbiri ulkenin lideri bizim liderimize kim olursa olsun sesini yukselterek konusamaz sayet oyle bir hareket yaparsa karsiligini alir. Varsin olsun ermeni yasasi kabul edilsin israillen iliskiler bozulsun dogru bir harekettir. Ama bir yandanda dusunmeden edemiyorum bu bir secim yatirimi olabilirmi?Daha onceden planmis bir sey olabilir mi?Cunku suan metro seferleri Erdogani karsilmak icin saat 3 kadar uzatildi.!!
bide sunu sormak lazim bu kadar sert cevaba ragmen sayin erdogan neden diplomatik iliskileri kesemedi israillen?????????????
Başbakanın vücut dilide oldukça kaydadeğerdi. Vücut dili bilimine göre sahneyi terketmeden önceki son konuşmasındaki oturuş şekli (Peres'e ters yönde bacak bacak üstüne atarak oturuşu) seni takmıyorum, kaale almıyorum diyor.
Israel ile işbirliğimiz suya düşer endişesi taşıyan arkadaşlar merak etmesin, Perez Başbakanımızı arayarak özür dilemiştir ve işbirliğimizin devam edeceğini söylemiştir. Başbakanımızın tutumu Perez'de bile "saygı" uyandırırken, bazı arkadaşlara neden rahatsızlık verdi anlamıyorum..