sayfa 5  |
 |
Orhan Kınık
14 yıl önce - Prş 14 May 2009, 23:50
| Alıntı: |
| Türkiye ABD'nin kucağına ilk rahmetli Menderes'in zamanında oturmadı mı? |
Yakın tarihi bilmediğiniz için soruyu yanlış soruyorsunuz.
Türk Amerikan İlşkileri Atatürk döneminde başlamıştır. Roosvelt'e yazdığı mektupları okumalısın önce.
''Bay Cumhurbaşkanı.
Bu fırsattan istifade ederek Amerika Birleşik Devletleri hakkındaki hayranlığımı tekrar bildirmek isterim.
Bilhassa ki bizim iki memleketimiz, umumi sulh ve insanlığın saadetini hedef tutan aynı ideali gütmektedirler. Size bir an evvel mülaki olmak benim de samimi arzum olduğundan harikulade işler yapmış olan sevimli ve kuvvetli şahsiyetinizi Türkiye'de selamlayabileceğim günü sabırsızlıkla intizar ediyorum.
Samimi saygılar ve bilhassa temennilerimle.
Vafakarınız K. Atatürk ''
http://www.tekadamdevrimi.com/tekadamdevrimi/tad_ ...mektup.htm
Daha sonra 1947yılında İMF 'ye üye olarak katlıdık . 1948 yılından itbaren Marshall yardımları alınmaya başlanmıştır. Tüm bunlar Menderes'ten önce gerçekleşmiştir.
|
 |
Volkan Aslan
14 yıl önce - Prş 14 May 2009, 23:58
Yakın tarihi bilmek kadar tarihi yorumlamak da önemlidir kanımca.
örneğin ABD 2. dünya savaşı sonrasına kadar Emperyalist yapıdan uzaktır. Sovyetlerle birlikte Nazileri kim yendi?
Herşey 2. dünya savaşı sonrası politikayla hızlandı. Soğuk savaş vs. bunları biliyor olmalısınız.
Türkiye IMF'nin kurucularındandır, her şey dış borçlanmaya özenmekle başladı. biz kurucusu olduğumuz kurumun bağımlısı haline geldik ya da getirildik.
doğruyu söylemek gerekirse borçlanma Menderes Bey döneminde başlamış, kaynaklar dışa bağımlı hale gelmiştir. Suçlamak için söylemiyorum amacım sadece tespit yapmak.
|
 |
Ufuk Özkan
14 yıl önce - Cum 15 May 2009, 00:01
| Alıntı: |
| Türk Amerikan İlşkileri Atatürk döneminde başlamıştır |
Ben Menderes zamanında başladı demedim ki. Ne dediğimi tekrar okumanızı öneririm. Ayrıca buraya yazdığınız ve hiç bir resmi kaynakta bulamadığım bu mektup neyin ispatıdır onu da anlamış değilim. Volkan arkadaşımın dediği gibi, o yıllarda ABD "kötü, tu kaka, pis" bir ülke değildi zaten. Zaten Atatürk ABD'nin kuruluşu ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruşulunun benzer yanınları olduğunu her fırsatta dile getirmiştir.
|
 |
Volkan Aslan
14 yıl önce - Cum 15 May 2009, 00:13
| Alıntı: |
| 1948 yılında 1760 adet traktör var iken 1954 yılına ulaştığımızda trakör sayımız 40 bini bulmuştu. Tarımda üretim ve verim katlanarak artmıştır. |
evet ama 78 ayrı çeşit traktör alınarak büyük bir hata yapıldı, yedek parçası alınamayan traktörlerin %80'i kullanılamaz hale geldi. çünkü dış ticaret 1951 yılında devletin kontrolünden uluslararası libaralizasyona bırakıldı.
bu da diğer tespitim
|
 |
Vedat BEHAR
14 yıl önce - Cum 15 May 2009, 00:17
27 MAYIS1960 DARBESİ OLMASAYDI İSTANBULDA BU PROJELER HAYATA GEÇECEKTİ.
MARMARAY VE BOĞAZİÇİ ULAŞIM TÜNELİ VEDE METRO 60'LARIN ORTASINDA HİZMETE GİRECEKTİ.
(+)
(+)
İSTANBUL BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ 1973'TE DEĞİL 1964'TE HİZMETE GİRECEKTİ.
UNUTMAYALIM Kİ DARBELER ÜLKELERİ SENELERCE GERİYE GÖTÜRÜR
|
 |
Volkan Aslan
14 yıl önce - Cum 15 May 2009, 00:31
Bunlar doğru katılıyorum, darbelerin geriye götürdüğü de şüphesiz. Bu ülkede ABD istemeden darbe olmayacağını da unutmayalım.Aydın Menderes Bey'in idamından önce ABD'ye sırtını dönerek Rusyaya gitmesi ve dönüşünde de alaşağı edilmesi de ayrı bir konu.
ancak önemli bir konuyu da hatırlatmak isterim ki demiryolu projelerini bırakan da aynı Aydın Menderes Bey'dir.
Geçmiş devlet büyüklerimizi tartışırken yapıcı olalım, onların yaşadıklarından dersler alalım, hiç birinin kasten zarar vereceğine inanmam. doğrusuyla yanlışıyla ülkemize hizmet etmeye çalışan son derece duygusal bir insan. benim dünya görüşüme yakın olmasa da saygı da kusur etmem. Mekanı cennet olsun...
|
 |
Orhan Kınık
14 yıl önce - Cum 15 May 2009, 00:35
| Alıntı: |
| Volkan arkadaşımın dediği gibi, o yıllarda ABD "kötü, tu kaka, pis" bir ülke değildi zaten |
Yapmayın. Japonya'ya atom bombası 1945 yılında atılmamış mıydı yoksa?
Menderes öncesini aklamak için Amerika'yı dahi aklıyorsunuz.
Ayrıca Türkiye İMF'nin kurucu üyesi değildir. İMF kurulduktan 10 gün sonra Türkiye üye olmuştur.
Türkiye'ye giren traktörler sayesinde tarımsal üretim 12 milyon tondan 26 milyon tona çıkmıştır. 78 çeşit trakör girmemiştir. Dünya 'da bu sayıda traktör markası hiç bir zaman olmamıştır. Gelen traktörler ağırlıklı olarak 4-5 marka ile sınırlı idi. Traktör kullanma konusunda başta bazı acemiliklerin olması normaldir.
Ticaret libere edilmiştir ama ithalatın %85'i makine ve yatırım mallarıdır. İthalat ve ihracat aynı oranda artmıştır. Ara malı ve yatırım ekipmanları gelmemiş olsaydı onca sanayi tesisi açılamayacaktı.
NATO'YA girişimiz mecliste oylanmış CHP ve DP olumlu yönde oy kullanmıştır. NATO'YA girme çalışmalarını başlatan İnönü'dür.
|
 |
Volkan Aslan
14 yıl önce - Cum 15 May 2009, 00:45
| Alıntı: |
| Yapmayın. Japonya'ya atom bombası 1945 yılında atılmamış mıydı yoksa? |
Tamam işte Amerika 2. dünya savaşıyla beraber tozuttu dedim, 1950 yılında da resmen kominizmle savaşı kore savaşıyla başlattı. biliyorsunuz bu savaşa biz de NATO'ya girebilmek için girdik. ABD de bizi NATO ile ödüllendirdi
|
 |
Orhan Kınık
14 yıl önce - Cum 15 May 2009, 01:05
| Alıntı: |
| Tamam işte Amerika 2. dünya savaşıyla beraber tozuttu dedim, |
Olur mu öyle şey. Amerika itilaf devletlerinin saflarında idi. Birinci dünya savaşına bizzat katılmıştır. Emperyalist idi. Amerikan tarihi her zaman kan ve vahşet doludur.
Bu devletlerle işbirliğini sağlayan Cumhuriyetin kurucu kadrosu ve felsefesidir. Başkalarına boş yere yamamayın. Rusya'da devrim olduktan sonra Batı fikir değiştirmiştir. Bolşevik tehdidini önlemek için Türkiye tampon bölge seçilmiştir. Onun içindir ki Sevr'den vazgeçilmiş güneyde güçlü bir devletin varlığının isabetli olacağı düşünülmüştür.
Onun içindir ki Lozan antlaşması yapılmadan İngiltere İstanbul'u terketmemiştir.
|
 |
Volkan Aslan
14 yıl önce - Cum 15 May 2009, 01:19
| Alıntı: |
| Bu devletlerle işbirliğini sağlayan Cumhuriyetin kurucu kadrosu ve felsefesidir. Başkalarına boş yere yamamayın. |
Beyfendi tartıştığınız konuya bakar mısınız? Cumhuriyetin kurucuları dediğiniz yani Mustafa Kemal bizzat emperyalizmle savaşan kişi değil midir? ABD 1. dünya savaşında olabilir ama bizim kurtuluş savaşımızda yeri nedir? Cumhuriyetin kurucuları ekonomik bağımsızlık için çabalayıp yerli sanayi kuruluşlarına ülkeyi kavuşturmadı mı? kobotaj haklarını almadı mı, gümrükleri devletleştirmedi mi? siz hangi bilgiye dayanarak Atatürk'ün emperyalizmle işbirliği yaptığını iddia ediyorsunuz?
ABD bolşevik devrimini yapanlarla kolkola 2. dünya savaşında saf tutmadı mı? Atatürk ABD dışişleri bakanına " savaş daha çıkmadan sanılanın aksine Almanya değil ABD ile birleşen Sovyetler savaşı kazancaktır" diyerek yıllar önceden savaşın sonucunu söylememiş midir? Atatürk'ün diplomasi gücünü kim inkar edebilir, önemli olan dünyaya yüzünü dönerek milli menfaatleri koruyabilmektir. kusura bakmayın ama Osmanlının çöküş dönemi de dahil, tam bağımsızlığımızı sadece Cumhuriyetin ilk 15 yılında yaşadık.
|
 |
sayfa 5  |