Fotoğraf 1981 yılına ait kırklareli garajının bi görüntüsü 302 ayvazoğlu firmasına ait. Diğerleride 302 diye biliyorum ama yanılıyorda olabilirim. Üstadlar görünce direk teşhisi koyacaktır
Oktay beyin gönderdiği 1968 model 0302 üzerindeki bilgilere devam edelim.
1-Saglı sollu ön kapı üzerinde bulunan kaş lambaları,Arka camların bitimindeki hava temizleme kanalları,6 delikli ön cam üstü hava emiş ızgaraları,ikiside sagda duran cam silecekleri,en sonda olan açılabilir kelebek camlar(Ben çok kullandım o camları,özellikle sollamalarda hava atmak için),kuvvetli ihtimal torpidoda bulunan takviye düğmesi,tavanında ise sadece eşya sepeti ve 20x5 ebatında içinde normal ampul bulunan tavan lambaları,radyo ve hoparlör tesisatı çok lüx oldugundan bu modellerde yok,torpidonun sag tarafında en altta ön cam silecek düğmesi,L şeklinde muavinlerin vazgeçilmez demirbaşı bagaj kolu,şimdi bile eşine rastlanılmayacak şekilde kaliteli üretilmiş ön camlarda koyu yeşil şeffaf güneşlik.(Elle devrilerek açılırdı),Bunlar 1968 modelden aklımda kalanlar.
2-Oktay beyin fotografındaki bu araç niçin bütün camlı bunu anlayamadım.
Bence Bosfor un bu otobüsü tamamen özel üretim,yada ilave donanımlı,sağ taraftaki koltuk
sıra sayısı 8,sol tarafı perdelerden sayamadım ama bana 9 gibi geldi,18+16=34,arka 5 li ile beraber 39
yapar,ayrıca arka tampondaki stop lambası dikkatimi çekti,buzdolabının olduğu bölümdede bir yükseklik
var acaba wc olabilirmi?Saygılarımla
Diğerleride 302 diye biliyorum ama yanılıyorda olabilirim.
Evet diğerleri de O302. O yıllarda Türkiye yollarında O302'den başka şehirlerarası otobüs görmek zaten hemen hemen mümkün değildi. Şehirlerarası otobüslerin neredeyse tamamı O302'lerden oluşmaktaydı. Çünkü Magiriusların pek çoğu o yıllarda artık şehirlerarası yollardan çekilerek şehiriçi servis otobüsü olarak kullanılır olmuşlardı. Belki yollarda tek tük O302'den başka model otobüs germek mümkündü. Bunlar da ya MAN 590'ın şehirlerarası tipinde üretilen otobüsü ya da yine Mercedes'in Avrupa yapımı O302'lerinden olurdu. Yani şehirlerarası yollarda tam bir Otomarsan O302 hakimiyeti vardı.
Bosfor Turizm devrine yetişemeyenler için kısaca firma hakkında bilgi vererek başlayayım.Bu firma yurt içi çalışan bir firma değildi.Ağırlıklı olarak Avrupa seferleri vardı.Ancak 1973 sonrası yurt içinde sadece Ankara-İstanbul hattını,bu hattaki lüks otobüs ihtiyacını gidermek maksatlı olarak açtılar.Hani şimdi "Non stop"deniyor ya,bir tür ekspres otobüslerle paralı yolcuyu kaptılar.
Otobüs içerisindeki kuvvetli ikramları,tek mola yeri olarak kullandıkları Bolu Çizmeci Otel'deki yemek ikramları,hizmette güleryüz ve kalite anlayışı ile güzel bir firmaydı.Hatta Ankara AŞOT'da (Eski Terminal) diğer firmaların kullandıkları peronları değil,hemen terminal girişinde sağda kendilerine ait küçük bina önünden hareket ederlerdi.
Resimdeki otobüs ise Bosfor'un 1973 yılı sonrası kullandığı standart türkuaz mavi boyalı ve üzerinde italik stil "b" harfi ve bu b harfi üzerinde de Boğaziçi haritası bulunan otobüslerine uymuyor.Bu sayfaların öncelerinde bu standartlığı sağlanmış otobüslere ait resimler var.Merak edenler bakabilir.
Kemal bey'in teşhisi de doğru.Bu firmaya ait otobüslerde özellikle Avrupa yönüne koltuk sayısı azaltılmış lüks 39 luk otobüsler kullanılırdı ve otobüsler tuvaletliydi.Arka tamponda bulunan stop lambası da o yıllarda Avrupa kara taşımacılık kurallarına göre bulunması mecburi olan arka sis lambası.(Hani bizde Şahin'lerde de var da bazı şaşkınlar onun ne olduğunu anlayamayıp frene flaşör bağlatıp fren yapınca dörtlü flaşör effekti verdiriyorlar ya).Hatta hatırlayabileceğiniz gibi,bu lamba ilk çıkan Renault 12 TS lerde de standarttı.
Adil kaptana da katılıyorum.1968 O302 de takviye göğüstedir.Ama düğme şeklinde değil de pirinç görünümlü bir koldur.Bu kol takviye çekili değilken ön cama paralel durur.Çekme raconu da elinin tersiyle bu kol cama doğru ittirilirken yüzüğün hafifçe ön cama vurulmasıdır.
Ön tarafta bulunan kalorifer sistemi yeni modellerde olduğu gibi siyah bakalit değil,kirli krem renginde emaye sactan mamuldür.Kapağı elle direkt olarak açılır.Üzerinde bulunan 4 adet çevirmeli yuvarlak düğme ile araç içerisindeki kalorifer motorlarına kumanda edilir.
Yine bu modele has özelliklerden biri de ön cam üstü tavanda ,şoför ve hostes koltuğuna yönlendirilebilen ikili hava nozulü bulunmasıdır.Ön cam üzerinde görülen havalandırma sistemi içeride ilk sıranın üzerinde bulunan ızgaralarda sonlanır.Bu havalandırmanın fazla etkili olduğu söylenemez.Asıl havalandırma kapaklarla sağlanır.
Bu havalandırmanın ilk sıra üzerindeki ızgaraları üzerine de çok güzel renkli lamba bağlanarak geceleyin otobüs içerisinin dekoru sağlanır.Bu lambalar da çoğunlukla kırmızı ve yeşil renk olur.
Bu modelde orijinalinde koldan sellektör de yoktur.Kol kombine olmasına ve farlar yanıkken devrelerine kumanda etmesine rağmen bu devresi yoktur.(590 MANlarda da olduğu gibi).Sellektör far anahtarı çevrilerek yapılır.
1968 modelin bir diğer ayrıntısı da şapkalıklarında bagajı tutan boydan boya halat şeklindeki lastik yoktur.
Bu otobüslerde tavan ve yanlar açık sarı renkte duvar kağıdı benzeri bir malzeme ile kaplıdır.Hatta bu malzemenin havalandırma kapağı civarında suyla temas eden bölümleri zaman içerisinde kabarır.
Üzerinde şayet orijinal ses tesisatı varsa Blaupunkt markadır ve göğüs üzerindeki kumanda düğmelerinin yanına diklemesine gömülüdür.
Hatta ve de hatta ilk çıkan modellerde şimdiki MAN'larda olduğu gibi koridor da yoktur.Ancak koridorlu modelin üretime başlayıp da talep görmesi üzerine bu sistemden tamamen vaz geçilmiştir.
Koltuklar velur tipi pürtüklü,kir tutmayan çok değişik bir kumaştan imal edilmiştir ve yanları vinilekstir.Ancak önceleri hiçbir zaman bu kumaşın üzerine yolcu oturtulmaz,mutlaka üzerine aşırı terleten naylon kumaşlı kılıflar takılırdı.
Adil kaptan doğru hatırlıyor,üç sıralı lamba anahtar grubunun solda altta ilk anahtarı sileceklerdir.Gösterge tarafındaki sarı göz lambası da bagaj aydınlatmasının ikazıydı diye hatırladıklarımı merak edenler için sıraladım.Yine aklıma gelen ilginç ayrıntılar olursa yazarım.
Sayın M . Ali Sade Bey bilgilerinize hayran olmamak elde değil tebrik ederim inanın kendimi 302 nin içinde zannettin vetam otuz yıl geriye gidipkendimi otobüsün içinde buldum şu anda anlattığınız herşey gözümün önünde neyse. şimdi bende bir iki ilave yapmak istiyorum 1968 model 302 ler sekiz bijonlu idi ayrıca saydığınız özellikler(havalı tokat takviye,koridorsuz oluşları,sekiz bijon oluşları) dışında aynı diğer özellikleri 1972 yılına kadar devam etti 1973 ten itibaren ufak değişikliklerle üretime devam etti Saygılar.
İzmir santral garajı. ikinci resim 1960lardan amailki 1950 ler olmalı. Eskilerin bildiği üzere bu garaj benim bildiğim izmirin 3.santral garajı. sonuncusu Işıklarda, ikincisi Halkapınarda ve resimlerini gördüğünüz garaj, basmahane yakınında, Fuarın 9 Eylül kapısının neredeyse bitişiğindeydi.
Çoçukluğumun bütün yolculuklarını bu garajdan yapmıştım. lise yıllarımda belki daha öncesinde bu garaja gelir, oradan buradan kolleksiyon olsun diye otobüs bileti toplardım ama maalesef o kolleksiyon yokoldu.
Garaja dönersek üstteki koyuluk fuar alanı. sağdaki gölgelik alanlar yazıhanelerin olduğu yer ama 70li yıllarda burada rengarenk plexiglas ışıklı reklamları vardı. görünen otobüslerin hepsi yapma kasa olmalı ama marka analizine girecek kadar yetkin değilim. 0302lerin ortaya çıkmasına, garajı ele geçirmesine daha çok var. Orta bölümde görülen rampa, sefer boşluğu olan otobüslerin park alanına götürüyor. bu park alanı aslında bitişikteki Eshot garajının kapalı bölümünün üstü. Halkapınardaki garaja geçildiğinde Eshot garajı ve santral garajı birleştirilerek tamamı Eshota tahsis edildi. bu kez aynı yerde eshot araçlarını gözlemlemeye başladım, özellikle de 590 manları. Eğer alan da bir yapılaşmaya gidilmediyse hala Eshot garajı olmalı.
Alttaki renkli resim 1960lardan Garajın kent içindeki konumunu gösteriyor. Ön planda 9 Eylül meydanı ve Fuar görülüyor hemen soluna doğru görülen alan santral garaj. rampayla çıkılan bölüm resimde farkediliyor, önceden belirttiğim gibi burası Eshota aitti.
0304'lerin ilk çıktığı sene Amasya Tur'un sıfır aldığı ve Amasya'ya ilk gelişindeki yazanede karşılanması..Plaka geçici 19 G 0617...
(+) Not:Kendi arşivimden
Öncelikle Bosfor resimlerine gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkürler. M.Ali Bey’in de bahsettiği gibi, bu firma, yurtdışı yolcu taşımacılığı için kurulmuştu ve ağırlıklı olarak İst-Münih hattında gurbetçilerimizi taşırdı. Daha sonra Paris ve Londra hatlarını da açtılar ve bu sitenin ilk sayfasına Sn. F.Kocaoğlu tarafından resimleri konulan Touring firmasıyla birlkte Europebus bünyesinde faaliyet gösterdiler.
70li yılların ortalarında da Varan ve Ulusoy’a alternatif olarak sabah-akşam karşılıklı iki seferle İst-Ank hattını hizmete soktular. Ancak yoğun rekabet koşulları ve yurtdışı hava taşımacılığının gelişmesi sonucunda yanlış hatırlamıyorsam önce Nurol Holding daha sonra da Ulusoy bünyesine katılıp yokoldular. Eski Ankara garajındaki (AŞOT) yerleri, otobüs giriş kapısının hemen sağındaki benzinciydi, doğru bilgi!
Ufak bir not: Resimdeki otobüsle Almanya’daki tanıdıklarımıza gitmiştik ve fotoğrafları mola esnasında çekmiştim. Otobüste tuvalet yoktu fakat uzun yolculuklar için düşünülmüş çok büyük bir buzdolabı olduğunu hatırlıyorum, bu da doğru tahmin!.
Bu işe gönül verenler ve bu işten ekmek kazananlar mutlaka çok daha fazla bilgiye sahiptirler ama haddimi aşmadan Bosfor’un otobüsünü 68 model 302lerden ayıran bazı görsel özellikleri şöyle anımsıyorum (yolcu gözüyle):
1-68 modellerde dış bagaj citası çamurlukların hemen üzerinden geçerdi
2-Dolayısıyla bagaj hacimleri daha azdı
3-Zaten koltuklar otobüsün tabanına otururdu yani şimdiki otobüslerde olduğu gibi koltuk altında yükselti yoktu ve bu nedenle yolcu koltuğa oturduğunda dışarıyı ancak
görebilirdi (çocukken, ben de dışarıyı göremezdim, bu nedenle hatırlıyorum).
4-Tabiiki, camlarda sürgülü havalandırma penceresi vardı.
5-Şöför arkasındaki ilk pencerede eğim yoktu.
Özetle, Bosfor resmi fuarda sergienebilecek ’68 model 302’ için bu farklılıklardan dolayı herhalde pek doğru bir seçim olmazdı.
Bunları mukayese için Özkaymak ve Karabük Güven biletlerinden alınan 2 resmi sunuyorum. Kötü çözünürlük için özür dilerim (not: Özkaymak resmini eski Otomarsan kataloğundan alıp üzerine firma isimini yazmışlar, Bu kataloğu vakti zamanında resimleri için hunharca doğradığımdan iyi biliyorum)
Bosfor’dan geçiyorum MAZ’a: Bu otobüs yerli montaj Bussing markadır (Bussing, orijini Alman kökenli bir üreticidir) .Yanlış anımsamıyorsam 70li yılların başında Man ile birlkte yollara çıktılar fakat Magirus ve Mersedes’in rekabetine dayanamayıp şehirlerarası taşımacılıktan şehir içi yolcu taşımacılığına yöneldiler, daha sonra da Man bünyesine katıldılar. EGO ve ESHOT, uzun yıllar bu otobüslerin şehriçi versiyonunu kullandılar. Kaba saba ve çok rahatsız olduklarını, sıksık yollarda kaldıklarını hatırlıyorum. Bugün, şehiriçi modelleri hala ESHOT’un teknik servis araçlarında ve Verem Savaş’ın gezici Rontgen araçlarında kullanılıyor
Not1: MAZ, ilerleyen yıllarda filosunu 302 lere çevirdi ve Bussing’leri bıraktı.
Not2: MAZ’ın yanı sıra birde MAS (açılımı:Motorlu Araçlarla Seyahat-bu devirlerde ne demekse??) şirketi vardı, bu iki firmayı karıştırmamak lazım. Ana terminalleri şu an Ank-Kızılay’daki Varan terminaliydi ve sadece Ank-Ist arasında çalışan kaliteli bir firmaydılar.
saygılarımla,
(+)
Oktay Bey:0302 ler konusunda M.Ali Sade üstadımız kadar bilgi birikiminin yanında,belge
birikiminizide bizlerle paylaştığınız için teşekkürler,dikkatimi çeken 0302 lerin sileceklerinin bu modelde
olsa karşılıklı durması,acaba Mercedes o yıllarda bile isteğe bağlı araçmı üretiyordu?Yan camların tek
parça veya sürgülü olması o yıllarda belkide olmayan klimanın ön hazırlığı olabilirmi?Saygılar