Ana Sayfa 892 bin Türkiye Fotoğrafı
Manisa - Saray-ı Amire
1234   sonraki »
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
yasin.yılmaz

5 yıl önce - Çrş 28 Oca 2009, 05:00
Manisa - Saray-ı Amire


MANİSA SARAYI - SARAY-I AMİRE

Saruhan Beyliği ve Osmanlı döneminde Manisa önemli bir merkez olmuştur. Şehirde birçok eserler yapılmış ve bunların başında da Manisa Sarayı (Saray-ı Amire) gelmiştir. Günümüze gelemeyen Manisa Sarayı oldukça geniş bir alana yayılmıştı. Bugünkü konumu ile Hatuniye Külliyesi’nin bulunduğu yerden başlayarak istasyona, Atatürk Bulvarı’na ve batıda da Cumhuriyet Caddesi’nin bulunduğu 56 dönümlük bir alan içerisinde bulunuyordu. Çağatay Uluçay’dan öğrenildiğine göre; sarayın bulunduğu alanda Saruhan Beyi’ne ait köşk, çevresinde dört bölümlü odalar, üç hamam ve dört dönümlük bir bölümü kaplayan Saraçlar Odası, beş dönümlük Yeniçeriler Odası, sekiz dönümlük bahçeler ve ahırlar ile saraydaki görevlilerin yaşadıkları yerler vardı.

Osmanlı döneminde Sultan II. Murat’ın yeniden yaptırdığı, Fatih Sultan Mehmet’in genişlettiği bu sarayın 1445 yılında da en geniş konumuna ulaştığı kaynaklardan öğrenilmektedir. Kâtip Çelebi’nin Cihannüması’nda bu saray ile ilgili bilgiler bulunmaktadır:

“…ve Saray-ı Şehzadegân şark ve şimal canibinde haid şimal saray ki kapıları ol canibedir. Önü vasi meydandır. Kuzey-doğu tarafından duvarlarla çevrili şehzadeler sarayı vardır ki bu sarayın kapıları kuzey tarafında olup, ön tarafı geniş bir meydandır”.

Evliya Çelebi de 1671-1672 yıllarında geldiği Manisa’da, bu saraydan söz etmektedir:

”Şehrin aşağı şimal canibinde sahray-ı lâlezarda vaki olmuştur. Canibi erbaası kal’e gibi tuğladan mebni car köşe bir binayı metindir. Ve canibi garba nazır bir tahta kapusu vardır. Dairenmedar cürmü 3.300 adımdır. Ve asıtane tarafından bostancıbaşı ve 200 sarı külahlı bostancıları vardır. Daima bu bağı iremi tımar idüp anda olan selef mülüklerin halice ve havayice ve altın ve gümüş makulesi envai ve simüzer hüleleri ve fıskiye ve kadehleri ve gayri emanetlerin kurşunların ve mutâlla âlemlerin göz edüp bu bağ irem zatı tamir ve temrinle mukayyet olurlar ve mâhsulâtın bedel mesarif Asıtanede terkecibaşıya irsal cizyedendir. Bu cavzaı ve hadikai bağı cinan ile hıyaban yeridir. Kim adam maksurelerinde meka ettikte şukufesinin rayihai tayyibesinden alemin dimağı muattar olur. Ve cenabı bari ruyı arzda sun’un isar için ne kadar kere yüz bin elvan nebatı kiyahat es haratı hoş bu halketmiş ise de cümlesi bu gaytanı iremzatta mevcuttur. Ve selef ukalaların bu bağı sadrenci naksi terhedüp alettertip cırpı ile yüz bin şeceratı müsbiratı ve gayrı dirahtı çınarları ve kavak ve servi ve bıdı ve sernigünları ve gûnagûn şererei Tayyibeleri diküp saf saf alettertip dizülüp duru. Böyle bir sayedar ve koyah hıyaban hadikai sultandır”.

Toprkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan Şemailnâme-i Ali Osman’da yer alan Manisa minyatürü bu sarayın XVIII.yüzyıldaki durumunu göstermektedir. Buna dayanılarak da sarayın ortada büyük bir kapısı bulunan revaklardan avlusuna girildiği görülmektedir. Birinci avlıda üç kuleli bir köşk ve avlunun sağ tarafında üstü tonoz, kapısı kemerli ve önünde küçük bir bahçesi olan bir köşk görülmektedir. Sarayın giriş kapısı karşısında on altı köşeli, kubbeli bir yapı görülmektedir. Buradan sarayın diğer bölümlerine geçilmektedir. Soldaki avluda ise, sokak ile bağlantılı yüksek duvarlı bir yapı vardır. Sokak yönündeki kapının üzerinde küçük bir kasır olduğu da bu minyatürden anlaşılmaktadır.

Manisa Sarayı’nın görkemli yaşantısı Sultan III.Mehmet ile birlikte son bulmuştur. Bu dönemde şehzadelerin İstanbul dışında yaşamaları yasaklanınca da Manisa Sarayı özelliğini yitirmiştir. Bundan sonra saray harap olmaya başlamıştır. Zaman zaman yapılan küçük tamirlerle ayakta tutulmaya çalışılmış ve son onarımını Mutasarrıf Galip Paşa 1901 yılında yaptırmıştır. Bu arada Sultan II.Abdülhamit de Anadolu’daki diğer vilayetlere gönderdiği saatlerden birisini de Manisa Sarayı’nın köşk kulesine koydurmuştur.

Kurtuluş Savaşı sırasında sarayın ahşap kısımları tamamen yanmış, yalnızca kâgir kısımları ayakta kalmıştır. Cumhuriyet döneminde sarayın eski haline getirilmesi için çalışılmış ancak, başarılı olunamamıştır. Halkevi binası bu sarayın temelleri üzerine yapılmıştır.

Şemailnâme-i Ali Osman’da yer alan Saray-ı Amire


(+)



yasin.yılmaz

5 yıl önce - Pzr 08 Şub 2009, 00:26
Fatih Kulesi


Saray-ı Amire'den günümüze ulaşan tek sağlam yapı Fatih Kulesi'dir. Ne yazıkki bu kule yapılan bilinçsiz müdahaleler neticesi tarihi eser görünümünden uzaklaşmıştır. Dışı harçla sıvanmış, pencere doğramaları PVC ile değiştirilmiş, üzerindeki kubbeli bölüm yıkılmış, çevresi Tedaş binası ve sosyal tesislerle sarılmıştır.
Hergün önünden geçen pek çok kişi bu yapının Saray-ı Amire'den bir kule olduğunun bile farkında değildir. Kızılay Manisa Şubesi'nin mülkiyetinde kullanılmaktadır.

Bildiğim kadarıyla Kızılay Manisa Şubesi ve Manisa Belediyesi arasında yapılacak bir protokolle belediyeye devri ve restorasyonu planlanıyordu, son durum nedir bilmiyorum.



(+)






Günümüzdeki hali


yasin.yılmaz

5 yıl önce - Pzr 08 Şub 2009, 21:08

Hangi yıla ait olduğunu bilmediğim bu fotoğrafta harap durumdaki Fatih Kulesi açıkça görülüyor. Kule çevresindeki az sayıdaki bina ve geniş boşluk bir zamanlar Saray-ı Amire'nin kurulu olduğu alan.



(+)


yasin.yılmaz

5 yıl önce - Pts 09 Şub 2009, 21:49
Saray-ı Amire'nin yayıldığı alan


Manisa sarayı; 56 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuştur. Şehrin kuzeyinde yer almaktadır. Bu günkü Manisa Kitapsaray ve Fatih Parkı merkez olmak üzere İstasyonun üst kısmından Emekliler Parkına kadar olan yer ve Kız Meslek Lisesinden Derviş Ali Camii yakınlarına kadar olan alan olarak tarif edebiliriz. Saray-ı Amire 1595 Yılında Osmanlı Şehzadeleri tarafından kullanılmıştır. Sarayın Şehzadeler tarafından kullanıldığı dönemde Akşemseddin, Molla Gürani, Nevalizade gibi devrinin çok ünlü bilgin ve âlimleri ile beraber çok sayıda hattat, musikişinas, edip, şair ve zanaatkâr şehzadelerin eğitimleri için bu sarayda yani Manisa'da bulunmuşlardır. Bu yüzden Saray-ı Amire'nin açık olduğu dönemlerde Manisa hem ekonomik, hem kültür-sanat ve hem de mimari yönünden çok parlak, çok gösterişli bir dönem yaşamıştır. 1850'li yıllara kadar Saray müştemilatı içerisinde yer alan bazı binaların tamiratı devam etmiştir. Manisa'nın Yunanlılar tarafından işgalinin akabinde çıkan büyük yangında kargir binaların bazısı yanmıştır. Saray-ı Amire' den günümüze halkın adalet veya fatih kulesi dediği ve bugün Kızılay Manisa Şubesi olarak kullanılan binadan başka yapı kalmamıştır.

Kaynak : http://www.manisa.bel.tr/haber_detay.asp?id=553

Burada geçen tanımlamaya göre Saray-ı Amire'nin kurulduğu alanı aşağıdaki gibi belirtebiliriz.



(+)


yasin.yılmaz

5 yıl önce - Çrş 11 Şub 2009, 19:18



Prof. Dr. Hakkı ACUN'un hazırladığı Manisa'da Türk Devri Yapıları adlı kitaptan Fatih Kulesi ve kat planı







cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler