1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
ismail+
19 yıl önce - Pts 21 Hzr 2004, 07:01
Israil ve Kuzey Irak
Ilginc bir yazi; suphelerimizi tasdik etmesi acisindan:
Kaynak: http://www.guardian.co.uk/israel/Story/0,2763,124 ...88,00.html
Israelis 'using Kurds to build power base'
Gary Younge in New York
Monday June 21, 2004
The Guardian
Israeli military and intelligence operatives are active in Kurdish areas of Iran, Syria and Iraq, providing training for commando units and running covert operations that could further destabilise the entire region, according to a report in the New Yorker magazine.
The article was written by Seymour Hersh, the Pulitzer Prize-winning reporter who exposed the abuse scandal in Abu Ghraib. It is sourced primarily to unnamed former and current intelligence officials in Israel, the United States and Turkey.
Israel's aims, according to Hersh, are to build up the Kurdish military strength in order to offset the strength of the Shia militias and to create a base in Iran from which they can spy on Iran's suspected nuclear-making facilities.
"Israel has always supported the Kurds in a Machiavellian way - a balance against Saddam," one former Israeli intelligence officer told the New Yorker. "It's Realpolitik. By aligning with the Kurds Israel gains eyes and ears in Iran, Iraq and Syria. The critical question is 'What will the behaviour of Iran be if there is an independent Kurdistan with close ties to Israel? Iran does not want an Israeli land-based aircraft carrier on its border."
By supporting Kurdish separatists, Israel also risks alienating its Turkish ally and undermining attempts to create a stable Iraq. "If you end up with a divided Iraq it will bring more blood, tears and pain to the Middle East and you will be blamed," a senior Turkish official told Mr Hersh.
Intel Brief, an intelligence newsletter produced by former CIA chiefs, noted early this month that the Israeli actions are placing increasing stress on their relationship with Turkey, which was already strained over the war. "The Turks are increasingly concerned by the expanding Israeli presence in Kurdistan and alleged encouragement of Kurdish ambitions to create an independent state."
According to Mr Hersh, Israel decided to step up its role in Kurdistan last summer after it was clear that the United States incursion into Iraq was failing, principally because it feared the chaos would strengthen Iran. The Israelis are particularly concerned that Iran may be developing a nuclear capability.
Iran said on Saturday it would reconsider its suspension of some uranium enrichment activities after the International Atomic Energy Agency issued a resolution deploring Iran's limited cooperation with the agency.
In the autumn the former Israeli prime minister Ehud Barak told the US vice president, Dick Cheney, that America had lost in Iraq. Israel "had learned that there's no way to win an occupation," he told Mr Cheney, and the only issue was "choosing the size of your humiliation".
From July last year, argues Mr Hersh, the Israeli government started what one former Israeli intelligence official called "Plan B" in order to protect itself from the fallout of the chaos prompted by America's failure ahead of June 30. If the June 30 transfer of sovereignty does not go well, "there is no fallback, nothing," a former National Security Council member tells Hersh. "The neocons still think they can pull the rabbit out of the hat in Iraq," a former intelligence official says. "What's the plan? They say, 'We don't need it. Democracy is strong enough. We'll work it out.'"
Israel has a longstanding relationship with the Kurds, whom they regard as one of the few non-Arab allies in the area. The Iraqi Kurds, who played a key role in providing the United States with intelligence ahead of the war, have been angered by the United Nations resolution on Iraq earlier this month. The resolution did not affirm the interim constitution that granted them minority veto power in a permanent constitution and so could potentially leave them sidelined.
One Turkish official told Mr Hersh that Kurdish independence would be calamitous for the region. "The lesson of Yugoslavia is that when you give one country independence everybody will want it. Kirkuk will be the Sarajevo of Iraq. If something happens there, it will be impossible to contain the crisis."
|
 |
Tacettin
|
 |
Ibrahim
19 yıl önce - Pts 21 Hzr 2004, 16:55
Haaretz: İsrail ve Türkiye ortak cephaneliği görüşüyor
İsrail’in Haaretz Gazetesi, Türkiye ile İsrail’in ortak cephane, teçhizat ve harp sistemleri depoları kurma konusunda işbirliği arayışında olduğunu yazdı. İki ülkeden birine saldırılması halinde diğer ülke tarafından depolanan malzemelerin kullanılmaya açılması planlanıyor.
Bu konudaki görüşmelerin iki ülkenin ordularının teknoloji ve lojistik daireleri başkanları arasında hem İsrail’de, hem de Türkiye’de yapıldığını öne süren gazete, başkanların konuyu komutanlarına tavsiye edeceklerini, bunun ardından önerinin, onay için iki hükümetine sunulacağını belirtti.
www.hurriyetim.com.tr
İsrail Irak'ta Kürt komando yetiştiriyor"
İsrail’in İran, Suriye ve Irak’ta Kürtler’in yoğun olarak bulunduğu bölgelerde, komando birimleri eğittiği ve gizli operasyonlarda kullandığı öne sürüldü. Ebu Garib cezaevindeki işkence skandalını ortaya çıkaran Pulitzer ödüllü ABD'li gazeteci Seymor Hersh, Türkiye'nin bu durumdan rahatsız olduğunu ve İsrail'le olan son gerginliğin bu nedene dayandığını iddia etti.
www.hurriyetim.com.tr
|
 |
Barış
19 yıl önce - Sal 22 Hzr 2004, 10:34
Ortaligi karistiracak bir iddia daha
Amerikan askerlerinin Irak'taki işkence skandalını ortaya çıkaran gazeteci Seymour Hersh, belgelere ve tanıklara dayandırdığı yeni bir iddia ortaya attı. Irak'taki Ebu Garib hapishanesinde yaşanan işkence skandalını ortaya çıkaran gazeteci olarak tanındı. Pulitzer ödüllü New Yorker dergisi için çalışan Amerikalı gazeteci Seymour Hersh'ten ortalığı karıştıracak yeni bir iddia daha:
İran'ın nükleer kapasitesini geliştirmesinden endişe eden İsrail, Irak'ın kuzeyinde Kürtler'le işbirliği içinde operasyonlar düzenliyor. Türkiye rahatsız. Bu durum savaşa yol açabilir.
* Hersh'in 8 sayfalık yazısı, İsrail ile Amerika'nın ilk olarak hangi tarihte ve hangi konu nedeniyle "Kürdistan" politikalarında ters düştüğü iddiasıyla başlıyor:
Başkan Bush'un Irak'ta zafer ilan ettiği Mayıs 2003'ten iki ay sonra, yani Temmuz'da savaş kritik bir noktaya geldi. Savaşın en büyük taraftarlarından İsrail, Amerikan hükümetini uyardı: İşgal güçleri bu yaz büyük bir direnişle (bombalı saldırılar- suikastler) karşılacak. Savaşı kaybediyorsunuz, dikkat edin... Irak'- taki İsrail istihbaratı, Irak ve İran arasındaki sınırdan geçen yabancı El Kaide militanlarını ve İran istihbarat üyelerinin bu direnişçileri desteklediğini rapor etti. Rapor sonrası İsrail, Amerika'dan maliyeti ne olursa olsun İran-Irak sınırı güvence altına almasını istedi.
Beyaz Saray'la yakın ilişkiler içinde olan Washington Enstitüsü yönetici yardımcısı Patrick Clawson'a göre hükümet, İsrail'in İran hakkındaki istihbaratını görmemezlikten geldi ve sınır açık bırakıldı... Clawson, ABD'nin hatasını şöyle özetledi: Örneğin hac için İranlılar, Irak'a giriş yapmıştı. Biz onların Iraklılar'la kaynaşmasının iyi olabileceğini düşünmüştük. İsrail ise oyuna geldiğimizi. İsrail'e göre İranlılar, yardım dernekleri kurup, bunları Amerika'ya karşı saldırılar düzenleyecek militanların eğitilmesi için kullanılacaktı...
Şaron'un Stratejisi
* Hersh, Ağustos 2003'te İsrail'in Kuzey Irak'a girmek için kolları sıvadığına dikkat çekiyor:
Şiddetin artacağına dair uyarılar doğru çıktı. Ağustos başında koalisyon güçlerine yönelik saldırılarda patlama yaşandı. Eski CIA yetkilisi Flynt Leverett, Bush'un Mayıs ayında yaptığı zafer konuşmasının çok erken olduğunu söyledi ve ekledi: "Bush hükümeti müttefiklerine gidip daha çok destek alabilirdi. Fakat neoconlar bunun yerine 'Bunu biz kendi başımıza yaptık' mesajı verdi. Kasım ayının başında Başkan, CIA'in Bağdat şefinden güvenliğin yıkılmak üzere olduğuna dair bir bilgi aldı. Belgede savaş sonrası hiçbir siya enstitüsünün ve siyasi liderin hükümeti yönetecek, seçimleri gerçekleştirecek ve anayasa hazırlayacak yetenekte olmadığı yazıyordu.
Birkaç gün sonra hükümet bu tek yanlı politikasını değiştirmeye karar verdi ve 30 Haziran'da yönetimin Iraklılar'a devredileceğini, bu süreçte Birleşmiş Milletler'in daha aktif rol alması istendiği açıklandı. Birleşmiş Milletler çalışan bir yetkili Amerika'- nın bu hareketini şu şekilde yorumladı: 'Amerika paniğe kapıldı. Suçu Birleşmiş Milletler ve Iraklılar'a paylaşmaya karar verdi...' Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'a yakın Amerikalı kaynaklar, Barak'ın Dick Cheney'- i özel olarak uyardığını, İsrail'in işgali kazanmanın hiçbir yol olmadığını öğrendiğini söyledi. Barak "küçük düşmenin ölçüsünü siz seçin" dedi. Ancak Cheney cevap vermedi. İsrail'- in başka seçeneklere ihtiyacı vardı. Bunun üzerine Şaron hükümeti savaşın zararını en aza indirmek için Iraklı Kürtlerle ilişkileri genişletmeye ve otonomi kurulmasına karar verdi.
* Ve 2003 yılının sonları... Birçok istihbarat yetkilisine dayanan Hersh, İsrail'in Kuzey Irak'a girişine dikkat çekiyor:
İsrail istihbaratı ve ordusu bu tarihten (2003 sonu) sonra Kuzey Irak'a girdi ve halen sessizce K. Irak'ta çalışmaya devam ediyor. İsrail'in B Planı adını verdiği bu çalışma dahilinde Kürt komandolar eğitiliyor. İsrailli eski bir istihbarat yetkilisine göre bu Kürt komandolar, İsrail'in en gizli komandoları Mistaravim'le aynı sonuçları alacak şekilde eğitildi. İsrail ayrıca Kürtler'le birlikte operasyonlar düzenliyor. Ancak bunlar silahlı eylem değil. Ajanlar, Kürtler'le birlikte İran ve Suriye'ye girip buralarda istihbarat çalışmaları yapıyor. İsrail, savaşla daha çok güçlenen İran yüzünden tehdit altında olduğunu hissediyor. Bu nedenle İran'da özellikle nükleer faaliyetler inceleniyor. Mossad ajanları, istihbarat yetkilileri Kürt bölgelerinde iş adamı kimliğinde, İsrail pasaportu taşımadan çalışıyorlar.
* Ve Türkiye... Hersh'in görüştüğü Türk yetkililer, İsrail'in bu tavrından çok rahatsız olduklarına dikkat çekiyor:
Kürtler ve İsrail yalanlasa da geçen hafta bir CIA yetkilisi bu eylemi doğruladı: Amerika, İsrail'in Irak'taki varlığını biliyor... İsrail için çalışan eski bir istihbarat yetkilisi ise "B Planı" nın İsrail ve Türkiye arasındaki tansiyonu yükselttiğini söyledi. Bu Türk siyaçileri sert açıklamalar için kışkırttı. CIA'in eski İstanbul şefi Philip Giraldi ise şunları söyledi: Türkler, İsrail'in Kuzey Irak'taki varlığını genişletmesinden ve Kürtler'in bağımsız bir devlet kurulması konusunda cesaretlendirilmesinden rahatsız olduklarını rapor etti.
Türkler, İsrail istihbaratının operasyonlarının hükümetlerine karşı çıkan İranlı ve Suriyeli Kürtler'e destek verdiğinin de altını çizdi. Türkiye, İsrail ve İran, 30 Haziran'dan sonra yeni Irak hükümetinden bağımsız bir devlet kurmasından korkuyor. Alman bir güvenlik yetkilisi de bağımsız bir K. Irak'ın ve yeterli petrolün, Suriye, İran ve Türkiye için büyük sonuçlar doğuracağını söylüyor. Aynı yetkiliye göre Kürtler'in bağımsızlığını ilan etmesine Türkiye'- den belki de savaşla karşılık gelebilir... Türkiye ve Suriye'nin düzensiz ilişkilerine karşın, Türkiye ve İran uzun yıllardır bölgede rakip. Aradaki gerilim kaynaklandığı noktası Türkiye'nin Batı yanlısı olması, İran'da ise sert bir teokrasinin hüküm sürmesi. Fakat K. Irak'taki Kürtler'in durumu tüm bu ayrılıklardan daha ağır basıyor.
* Hersh'den bomba iddia:
Ya Sünni ve Şii liderleri öldürme emri alan Kürt komandolar, Türkiye'- ye girer ve eylem düzenlerse?...
Avrupalı bir Dışişleri Bakanı İsrail- Türkiye ilişkilerinin kötüleşmesinin bölgeye yansımasının hiç de iyi olmayacağı görüşünde. İsrail, İran'ın nükleer silah geliştirmenin sınırında olduğuna ve İran'ın Suriye'nin yardımıyla İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi için Filistin terörizmine destek verdiğine inanıyor. İsrail'e göre Iraklı Şii milis güçlerin lideri Mukteda Es Sadr gibi liderler, İran için birer av. İran, Amerikan yönetimindeki koalisyon güçlerinin yenilgiye uğratılması için bunlara lojistik destek veriyor ve özel olarak eğitiyor. İsrail son golü 30 Haziran'dan sonra, Şii milis güçlere eşit sayıda kurduğu Kürt komanda birlikleriyle atacak.
Bir Mossad yetkilisine göre, İsrail'in asıl amacı, Amerikalılar'ın yapamadığı şeyi yapmalarını sağlamaktı: Yani istihbarat toplayıp, Şii ve Sünni isyancıların liderlerini öldürmek... Fakat Kürt-İsrail ilişkisi Türkler'i telaşlandırdı. Yine eski bir İsrail istihbarat sorumlusuna göre bunun nedeni şu: Aynı komandoların Türkiye'ye sızıp, burada saldırılar düzenleme riski...
Türkiye'ye Tehdit Mi?
Kürt komandoların, İsrail'in yardımıyla İran sınırını geçtiği ve şüpheli nükleer fabrikalara sensörler yerleştirildiği de belirtiliyor. İsrailli bir yetkili İsrail'in Kürtler'in yardımıyla İran, Irak ve Suriye'de gözleri ve kulakları olduğunu söyledi. Suriye ve Lübnanlı yetkililer İsrail'in Suriye'deki prostestolarda büyük rol oynadığı görüşünde. Lübnan enformasyon Bakanı Michel Samba, İsrail'in eğittiği Kürtler'in Irak, Suriye, Türkiye ve İran'da savaşmaya hazırladığı ve operasyonlar için programlandığını söyledi.
* İsrail, Kürtler'le olan ilişkisini Türkler'le olan ilişkisinden daha önemli görüyor:
Amerikalı bir yetkiliye göre ise İsrail için Kürtlerle olan ilişkileri, Türkiye ile gelişen ilişkilerinden çok daha değerli. İsrailli bir yetkilisi "Türkiye'yi seviyoruz. Ancak İran'ı baskı altında tutmalıyız" sözleriyle Amerikalı yetkiliyi doğruluyor. Tek sorun Türkiye'nin buna nasıl tepki vereceği? Türkiye'nin buna onay vermesinin hiçbir yolu yok. Ankara'da kahvaltıda konuştuğum bir Türk yetkili, "Savaştan önce İsrail, K. Irak'ta aktifti ve şimdi de aktif. Bu bizim için de onlar içinde çok tehlikeli. Irak'ı bölünmüş olarak görmek sitemiyoruz ve bu fikri reddediyoruz. Kürtler'e şunu söylemek istiyoruz. Sizden korkmuyoruz. Fakat sizin bizden korkmanız gerek. Irak'ın bölünmesini istemiyoruz ve başka bir alternatifi desteklemeyeceğiz" diyor.
* Türk yetkili: 'Kerkük, Irak'ın Saraybosnası olur...'
Türk yetkili sözlerine şöyle devam ediyor: "Eğer Irak bölünürse bu Ortadoğu'ya daha çok kan, gözyaşı ve acı getirir. Meksika'dan Irak'a herkes Amerikan'ın Irak'ta gizli bir gündemi olduğunu iddia edecek: Buraya Irak'ı bölmek için geldiniz.' Eğer Irak bölünürse Amerika bunu dünyaya açıklayamaz. Kürtler'in bağımsızlığı bölge için felaket olacaktır. Yugoslavya'dan alınan derste olduğu gibi bir ülkeye bağımsızlık verilirse herkes bağımsızlık isteyecektir. Kerkük, Irak'ın Saraybosna'sı olacaktır."
Ankara'daki başka bir Iraklı yetkili ise Türk hükümetinin İsrail'in K. Irak'taki varlığıyla ilgili endişelerin, İsrail Dışişleri Bakanlığı'yla paylaşıldığını söyledi. Türk yetkili İsrailli yetkililerin bu bilgileri reddetiğini de ifade etti. Üçüncü Türk yetkili ise endişelerini ilettikleri İsrailli yetkililerden "K. Irak'ta yararınızı baltalayacak hiçbir şey yapmıyoruz. Endişelenmeyin" yanıtını aldıklarını belirtti. Yazıda Irak'ın yeni Başbakanı İyad Allavi'ye de değiniliyor. Vincent Cannistraro isimli eski bir CIA çalışanı, Irak'ın yeni Başbakanı'nın eski istihbarat teşkilatı Muhebarat için çalıştığını, teşkilatın vurucu timinde olduğunu öne sürdü.
|
 |
Barış
19 yıl önce - Sal 22 Hzr 2004, 10:52
Hersh: İsrail, doğruları söylemiyor
Hersh: İsrail, doğruları söylemiyor
New Yorker dergisinde yayınlanan “İsrailli ajanlar Kürtler’e askeri eğitim veriyor” haberiyle ilgili olarak NTV’nin soruları yanıtlayan ABD’li gazeteci Seymour Hersh, İsrail hükümetinin Türkiye’ye doğruları söylemediğini savundu.
İsrail’in Kuzey Irak’taki Kürtler’le uzun süredir ilişki içinde olduğunu yineleyen Hersh, üst düzey Türk generallerin, konuyla ilgili olarak Washington’da görüşmeler yürüttüğünü öne sürdü.
Amerikan New Yorker dergisi yazarı Seymour Hersh, NTV akşam haberlerine telefonla katılarak soruları yanıtladı. ABD’li gazeteci, İsrail hükümetinin New Yorker dergisinde yayınlanan “İsrailli ajanlar Kürtler’e askeri eğitim veriyor” haberiyle ilgili Türkiye’ye doğruları söylemediği için haberini yalanlamaktan başka seçeneği bulunmadığını ifade etti.
Hersh, İsrail hükümetinin, ABD’nin Irak’ta başarısız olması ihtimalinin yanı sıra, Suriye ve İran’dan gelecek tehditlere karşı, Kuzey Irak’taki Kürtler’le uzun süredir ilişki içinde olduğunu söyledi.
Seymour Hersh, İsrail’in Kuzey Irak’ta yürüttüğü gizli faaliyetlerle ilgili olarak, üst düzey Türk generallerin Washington’da görüşmelerde bulunduğunu belirtti.
Seymour Hersh
|
 |
Patron
|
 |
emel
19 yıl önce - Pts 26 Tem 2004, 13:12
ben bazen bazi konulari gec takip ediyorum. bu da elime yeni gecmis bir yazi, belki siz zaten biliyordunuz.
| Alıntı: |
Nuh Gönültaş
ORTADOĞU KURTLAR VADİSİ, VADİNİN KURDU MOSSAD!
25.06.2004
E-posta: nuhgonultas@hotmail.com
Tercüman Gazete
İsrail sadece sadece devlet terörü ile değil pek çok ülkede
istihbaratçılarının yol açtığı gizli suikastlar nedeniyle faili meçhul
cinayetleriyle de meşhur. Düşmanlarını yok etmede ve stratejik hedeflerini
elde etmede "Mossad'ın suikast hastalığı" bilindiği için Kuzey Irak'ta
Kürtlere komando eğitimi vermesinin Türkiye tarafından olumsuz karşılanması
normal. Çünkü, Mossad'ın Kürtlerden oluşturduğu suikast timlerini kime
karşı, nerede kullanacağı ve hangi tür provokasyonları örgütleyeceği,
geçtiğimiz 10 yılda Türkiye'de yaşadığımız suikastlardan ortaya çıkıyor
olmalı.
Önce Çekiç Güç'ü vurgulayalım. 1. Körfez savaşında bölgede oluşan boşluğu
doldurmak için 1993'te göreve başlayan ve görev süresi 2. Körfez savaşı
sonrasına kadar TBMM tarafından sürekli uzatılan ve nihayet Irak işgalinin
tamamlanmasının ardından evine gönderilen sözde çokuluslu olan Çekiç Güç,
Kuzey Irak'ta hem bir Kürt devleti oluşturulması hem de otorite boşluğu
meydana getirerek terör örgütü PKK'ya lojistik destek sağlaması
doğrultusunda hem Mossad hem de CIA tarafından Ankara by-pass yapılarak
kullanıldı!
Çekiç Güç-PKK ve ABD-İsrail ilişkileri sunulduğu gibi değildi elbette. Çekiç
Güç'ün göründüğünden farklı "pis ve karanlık hedefleri" olduğunun göstergesi
ise Çekiç Güce karşı çıkan bazı önemli askerlerin ortak akıbetleriydi. Ortak
özellikleri Çekiç Güç'ün gitmesini isteyen isimler "fail-i meçhul" kurbanı
oldular.
Korgeneral olan Hulusi Sayın ve İbrahim Selen'in ikisi de Güneydoğu'da
Jandarma Bölge Asayiş Komutanlığı yaptılar ve iki emekli korgeneral de Çekiç
Güç'e karşıydılar.
Çekiç Güc'ün gitmesi gerektiğini belirten Jandarma Komutanı Orgeneral Eşref
Bitlis uçak kazası süsü verilen bir sabotaja kurban gitti. Eşref Bitlis'in
en güvendiği kişilerden ikisi, Bitlis'in Güneydoğu'daki özel kadrosunda yer
alan Emekli jandarma Binbaşı Cem Ersever ve onun yakın arkadaşı Yüzbaşı
Mustafa Deniz de fail-i meçhul cinayete kurban gittiler. Bu iki de Çekiç
Güç'ün bölgedeki varlığına karşıydı. "Yeşil"'in bu isimleri öldürttüğü
medyada pompalandı ve Mossad temize çıkartıldı. Yeşil de kayıplara karıştı.
Lice'de Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Süleyman Demirel'in deyimiyle "bir kör
kurşunla" can verdi. Bahtiyar Aydın'ın da en önemli özelliği Çekiç Güç'e
karşı çıkmasıydı.
Suikastlara kurban giden askerlerin bir diğer özellikleri, "Kürt Sorunu"na
"mümkün olduğunca barışçı çözüm" bulunması gerektiğini savunmalarıydı.
"Dağları bombalamakla, bölgedeki savaşı bu biçimde yürütmekle bir şey
kazanılmayacağına inanan" insanlardı. "Bölgeden Amerikan ve İsrail
uzantılarının kaldırılmasını ve Türkler ve Kürtler arasında kardeşlik
temelinde bir birlik kurulmasını" savunuyorlardı.
Uğur Mumcu'nun ölümünden önce yine Kürt sorunu ile ilgilendiğini ve çok
önemli bazı bilgiler ele geçirdiğini açıklaması ilginçti. Mumcu, Mossad'ın
yalnızca Kuzey Irak'taki değil, Türkiye'deki ayrılıkçı Kürtler'le de olan
ilişkisini çözme yolundaydı. PKK elebaşısının MİT ile irtibatını kanıtlayan
belgeyi eski asker ve milletvekili olan Baki Tuğ'dan almış ve bunu Ankara
temsilcisi 5 gazeteci arkadaşıyla paylaşmıştı. Suikastla öldürüldüğünde
medya yine hep bir ağızdan "İslamcı teröristler"den söz etmeye başlamıştı!
Ülkemizde dindar kesimlere karşı sürekli kullanılan provokasyonlardan Jak
Kamhi suikast girişiminin yanı sıra, Çetin Emeç ve Muammer Aksoy
cinayetleriyle de ilgili bazı ilginç bilgiler hep göz ardı edildi. Bu iki
suikast kullanılarak sürekli İran ve Suriye bağlantısı kurulmak istendi.
İsrail'in İran ve Suriye ile aramızı bozmak için kullandığı provokasyonlar
bunlarla sınırlı değildi. MİT kontrollü olduğu ileri sürülen, hatta Yeşil'in
Batman'da elemanlarını eğiterek PKK'ye karşı kullandığı varsayılan Türk
Hizbullah'ının İran ve Lübnan Hizbullah'ı ile ilişkide olduğu ve
Hizbulterörü İran'ın tezgâhladığı medyada çok yazıldı. Türk Hizbullah'ının
nereden çıktığını bilmeyen İran ve Lübnan Hizbullahları'nın bu oyunda
Mossad'ı işaret etmesi alaya alındı, ıskalandı. Hizbullah içinde tespit
edilen Müslüman gözüken Yahudi asıllı Amerikalılardan medyamız hiç
bahsetmedi!
1996'dan başlayarak Mossad'ın MİT ile ilişkilerini geliştirmesi bazı
kesimlerce yadırganırken medyamız nedense gurur duydu. Doğu bölgemizde 3000
casusun faaliyet gösterdiği Emniyet ve MİT raporlarına yansıdı, ancak
bunların yakalanıp sınırdışı edilmesi hiç gündeme gelmedi. Mossad'ın
ülkemizde üst düzey askerlere kadar suikast gerçekleştirdiği iddiaları
ayyuka çıkmışken, 28 Şubat dönemi öncesi ve sonrası, bugün tasfiye edilen
"postmodern cunta" ekibinin aracılığıyla İsrail ile 5 milyar doları bulan
silah alım anlaşmaları imzalandı. Hem de imza Necmeddin Erbakan'a attırıldı.
Pek çok silah alım anlaşmasını durduran AKP, İsrail'e mesafe koyarak
çıkarlarımızın çeliştiği bu ülkeye haddini bildirmeye başladı. Bu ülkede ilk
defa Başbakan Erdoğan, İsrail'e "devlet terörü" işlediğini hatırlattı. Demek
ki Başbakan Erdoğan'ın bu günlerde çok daha sıkı korunması gerekiyor!
Bu arada, Eylül ayında yayına başlayacak ve Çekiç Güç etrafındaki karanlık
olayları deşifre edecek başrollerini Kurtlar Vadisi'nin Süleyman Çakır'ı
Oktay Kaynarca'nın oynayacağı yeni dizinin Mossad-CIA'nın ülkemizdeki gizli
operasyonlarını irdeleyeceği açıklandı. Halkımız Mossad'ın suikast
hastalığını rayting rekorı kırması beklenen bu dizide seyredecek... Bakalım
o zamana kadar Kurtlar Vadisi dizisinin başına bir şey gelecek mi?
|
|
 |
TAYFUN KIRALİ
17 yıl önce - Pts 31 Tem 2006, 17:29
| Alıntı: |
Kürtler toprak satıyor
Yabancı yatırımcıları topraklarına çekebilmek için Amerikan ve İngiliz televizyonlarında reklam filmi yayınlattıran Kuzey Irak"taki yerel Kürt hükümeti, şimdi de yabancılara toprak satın alma, burada elde edilen geliri ülkelerine geri götürme ve 10 yıl boyunca vergiden muaf olma hakkı tanıdı.
Kuzey Irak"taki yerel Kürt hükümetinin Başbakanı Necirvan Barzani, yerel Kürdistan Parlamentosu"nda kabul edilen ve Kürdistan Bölge Başkanı, Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani"nin onaylanadığı yasanın yürürlüğe girdiğini söyledi.
kaynak:javascript:go(35106); |
israil'de böyle kurulmamışmıydı? ama şimdi işleri daha kolay, çünkü tasmasını ellerinde tuttukları it orada saygı görüyor. ben esas bölücü kürtlere şaşıyorum,hala neyin ne olduğunu anlamadan yok vatan,yok memleket rüyası görüyorlar ya. galiba bu iş Büyük ortadoğu'dan büyük israil'e(küçük amerika'ya) doğru gidiyor.
not: kaynak'ta hata verebilir bu da var=http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=35106#
|
 |
TAYFUN KIRALİ
17 yıl önce - Pts 31 Tem 2006, 18:17
bu akşam trt 1 de piyanist adlı filim var. zamanlama itibarı ile tam bir gaz alma,ortamı yumuşatma operasyonunun bir parçası. çünkü bu filimde yaşananlar en katı yürekli bir insanı bile yapılanlar karşısında yumuşatır.
|
 |
alim80
17 yıl önce - Pts 31 Tem 2006, 18:31
Bugün ordu kuzey ırak sınırına yine askeri sevkiyet yapıyor. 1996 da pkk ya karşı Kuzey Iraka yapılan operasyona 160 bin asker katılmıştı. Ayrıca bu dönemde pkk çok güçlüydü. Geçtiğimiz aylarda ordu bu bölgeye 250 bin asker gönderdi ve şimdi sevkiyat tekrar başlamış durumda. Bugün pkk nın o zamanla karşılaştırıldığında daha güçsüz olmasına rağmen ordunun bu kadar asker ve malzeme sevketmesi bence bu sevkiyetın pkk ya yönelik olmadığı gösteriyor. ilerki günlerde çoğu şey orataya çıkacak. Ama kanımca Türkiye savaşa doğru gidiyor.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|