Ana Sayfa  



bayramalin



Çrş 14 Oca 2009, 12:21   Oksimoron & Paradoks

Oksimoron, birbiriyle çelişen ya da zıt iki kavramı, anlamı kuvvetlendirmek için birarada kullanmaktır. Zıt kelimelerle yapılan sıfat tamlamalarıdır. Cümle bazında olursa paradoks adını alır. Tezat söz sanatı.

Kaynak: Wikipedi

Kaynakta yok ama, bir iki örnek vermek gerekirse; siyah süt, dilsiz vaiz, kör ressam, embesil dahi, akıllı deli vs.

Gelelim başlığın amacına:

Bugün bir köşe yazarını okurken aklıma bu Oksimoron kelimesi geldi. Ben örneği vereyim, siz de görüşünüzü paylaşın ve daha farklı oksimoron örnekleri sunun:

Yazarın bir ifadesi:

Alıntı:
.....Ergenekonun kahramanı ise pek yavşak bir adam, yandan yemiş bir james bond, adına da T...... G...... diyorlar.....


Aynı yazıda yazar kendisiyle ilgili bir niteleme yapıyor:

Alıntı:
.....bel altından vurmamaya özen göstermeye çalışıyorum. centilmenliği elden bırakmamaya çaba sarfediyorum.....


Son günlerde gördüğüm en aktüel oksimoron (gerçi paradoks desek daha iyi olur ama) örneği.
çok ilginç geldi.

Not: Ahmet Hakan'dan alıntıladığım bu örneğin tam sürümü için bk:
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10772222.asp?yazarid=131&gid=61


 mesajı beğendiniz mi?
Gokhan Bayraktar
site görevlisi


Çrş 03 Hzr 2009, 16:03  

Paradokslar ile ilgili bir kaç resim ve derleme

Merdiven ve pencerelere dikkat


(+)

Bu resimde bir tane daha Kurt var



Yaşlılar ve insanlar


ilginç paradoks hikayeleri

Nasreddin Hoca:

Nasreddin Hoca bir gün heybe almak için pazara gider. Güzel bir heybe görüp pazarcı ile pazarlık yapar ve 1 akçeye anlaşırlar. Tam oradan ayrılacaktır ki daha güzel bir heybe dikkatini çeker:

- Kaç akçe şu heybe muhterem?
- 2 akçe hocam.
- Aldım gitti, diyen hoca elindekini bırakır ve onu alıp tam gidecekken pazarcı seslenir:

- Hocam. Bu heybe 2 akçe. Sen 1 akçe verdin.

Hoca sinirlenir:
- Bre cahil adam! Sana önce 1 akçe verdim. Sonra da 1 akçelik heybe bıraktım! İkisi eder 2 akçe. Daha benden neyin parasını istersin!

Mecliste

Osman Yüksel'in milletvekili olduğu yıllardır. Bir gün meclis kürsüsünde, kendisine lâf atan vekillere dayanamaz ve:

Bu meclistekilerin yarısı eşektir! der ve iner kürsüden.

Bunun üzerine meclis karışır ve herkes kendisinden sözünü geri almasını ister. Arkadaşlarının da ricası ile tekrar kürsüye çıkar ve keskin zekâsını gösteren ve vekilleri rahatlatan şu sözleri söyler:

Bu meclistekilerin yarısı eşek değildir

Bir Derviş:

Garip dervişin biri büyük bir köşkün önünden geçerken evin 'av meraklısı ve zalim' olan beyi, yardımcıları ile ava gitmek için evden çıkıyorlardır. Dervişle selamlaşırlar. Aksilik bu ya o gün hiç bir şey vuramadan dönerler. Bey çok sinirlidir:

Sabah ava giderken karşılaştığımız o dervişi bulun çabuk! Onun yüzünden işlerim ters gitti. Uğursuzu getirin bana!

Yardımcıları hemen dervişi bulup beyin huzuruna çıkarırlar. Bey kükrer:

Bre uğursuz adam! Senin yüzünden elimiz boş geldik! Hiçbir şey vuramadık! Tiz vurun kellesini

Derviş, beye şöyle der:

Beyim sabah selamlaştık. Siz hiçbir şey vuramadınız. Ben ise kellemi kaybediyorum. Siz söyleyin, hangimiz daha uğursuzuz?

Erciyes'in Karı:
Yıllarca Kayserililer ile ermeniler birlikte yaşamışlardır. Birbirleriyle sıkı münasebetlerinin fazla olduğu yıllarda, bir kayserili, ermeni arkadaşından borç para ister. Ermeni arkadaşı ne zaman ödeyeceğini sorar. Kayserili:

-"Şu Erciyes Dağı'nın karı eriyince borcumu öderim."

Ermeni, bir yıl bekler. Kayseriliden ses yoktur. Gider yanına ve alacağını ister. Kayserili, Erciyes'i gösterir ve daha üzerinde kar olduğunu söyler. Bir süre sonra ermeni, kayserilinin oyununa geldiğini anlar. Bunu içine sindiremez. Artık karar vermiştir ve o da bir başka kayseriliyi kandıracaktır. Gider bir arkadaşına ve borç ister. Kayserili ne zaman ödeyeceğini sorar ve o da aynı cevabı verir:

-" Erciyes'in karı eriyince"

"Pekiyi" der kayserili. Aradan bir yıl geçer ve kayserili hemşerim alacağını istemek için ermeniye gider. Ermeni vatandaşımız bu durumu beklediği için çok rahat bir tavırla Erciyes'i gösterir ve hâlâ karın erimediğini söyler. Kayserilinin de cevabı hazırdır:

-"O gördüğün kar, bu yılın karı. Geçen yılın karı çoktaaaan eridi"

Ermeni ne yapacağını şaşırır ve çaresiz borcunu öder.


 mesajı beğendiniz mi?: +10
denizdab



Sal 02 Şub 2010, 13:01  

Alıntı:
Timsah Paradoksu
Timsahın biri Nil nehri kenarında çamaşır yıkamakta olan bir kadının bir anlık gafletinden yararlanarak onun çocuğunu yakaladı. Kadın çocuğunu geri vermesi için timsaha yalvardı.
Timsah, "çocuğa ne yapacağımı doğru olarak tahmin edersen onu sana veririm, aksi halde onu yerim" dedi.
Kadın "Ay! Yavrumu yiyeceksin" diye bir çığlık attı.
Timsah "pekala" dedi. "Onu sana veremem. Çünkü böyle yaparsam sen yanlış tahminde bulunmuş olursun. Halbuki sana yanlış tahminde bulunursan onu yiyeceğimi söylemiştim."
"Tam tersine" dedi kadın. "Yavrumu yiyemezsin, çünkü onu yersen doğru tahminde bulunmuş olurum ve doğru tahminde bulunduğumda onu bana vereceğini söylemiştin. "

internette rastladım.paylaşmak istedim.
http://www.nuveforum.net/1167-felsefe/37476-timsah-paradoksu/


 mesajı beğendiniz mi?: +1
bayramalin



Sal 02 Şub 2010, 13:32  

Alıntı:


PARADOKS ÖRNEKLERİ

1) İkiye Bölme Paradoksu: Bir yolcu, belirli bir uzaklığa gidecektir. Önce gideceği yolun yarısını; sonra kalan yarısını; sonra kalanının yarısını;... yürümek zorundadır. Bu durumda hiçbir zaman gideceği yolun sonuna ulaşamayacaktır.

2) Euqlides Paradoksu: 'Yaptığım açıklama yanlıştır.'

3) Avukat Paradoksu: Yunanlı ünlü avukat Protogras, verdiği özel dersin ücreti ile ilgili olarak öğrencisiyle bir anlaşma yapar. Bu anlaşmaya göre öğrencisi aldığı ilk davayı kazanırsa bu ücreti avukata ödeyecek, kazanamazsa ödemeyecektir.

Dersin bitiminden hemen sonra herhangi bir dava almayan öğrenciden ses seda çıkmaz. Sabrını yitiren avukat, bir dava açarak bu ücreti öğrencisinden talep eder. Yeni avukat olan öğrenci bu ilk davasında kendini savunmayı üstlenir.

Bu davayı öğrenci kazanırsa ilk davasını kazanmış olacağı için davayı kaybeden hocasına parayı ödemek zorunda kalacaktır.

Tersine davayı kayberse bu kez de davayı kaybettiği için hocasına yine ödeme yapmak zorunda kalacaktır.

4) Epimenides Paradoksu: Epimenides Giritli idi. Ve paradoksu şöyleydi; 'Bütün Giritliler yalancıdır'.

5) Don Kişot Paradoksu: Sanço Panço, Baratania adasının yöneticisidir. Adaya gelenler niye geldiklerini belirtmek zorundadır. Eğer doğruyu söylerlerse serbest kalacaklar, yalan söylerlerse asılacaklardır. Günün birinde bir yolcu gelir ve 'Ben asılmak için buradayım'. der. Sanço ne yapmalı?




Bazen basit gibi görünen şeylerin arkasında ne enteresanlıklar gizli dimi?
Modern hayat bizi olması gerekenden fazla materyalist yaptı. Böylece ince düşünebilme yetimiz kayboldu, kabalaştık neticede yanıldık pek çok konuda.

Diğer paradoks örnekleri için kaynak: http://www.amaney.com/forum/felsefe-psikoloji-ve-sosyoloji/45021-paradoks-ornekleri.html


 mesajı beğendiniz mi?
Gokhan Bayraktar
site görevlisi


Sal 06 Tem 2010, 22:15   Paradokslar

Bu başlığında tozunu almak gerekir.Epeydir kimse dokunmamış

Sanatsal Paradokslar








OPtik Paradokslar

Beyaz köşelerde siyah noktalar oluşuyor.


Devamlı aşağı!


Küp, küpün içinde mi? Dışında mı?


İmkânsız Şekil.




KISACA PARADOKS;Paradokslar, kendi içlerindeki çelişkiyle mantığa aykırı düşen yapılardır. Paradokslarda karşılaşılan sonuçlar, sonuçtan daha çok bir kısır döngü biçimindedir: Bir yerden başlarsınız ve daha sonuna varmadan başlangıç noktasına geri dönersiniz. Döngüsel çelişkiler ya sizin sonuca varmanızı engeller ya da çelişkili sonuçlarla mantığınızı altüst eder. Paradokslarda doğru ya da yanlış yoktur. Kesin bir yargıya ulaşmak mümkün değildir. Her zaman dönüp dolaşıp aynı yere varırsınız.

Paradoks Hikayeler

Yalancı-Doğrucu Köy:

Günün birinde yolumuz bir köye düştü. Ama bu köy öyle sanıldığı gibi bir köy değil. Herkesin kendine göre bir özelliği var. Ve bu insanlardan ikisi bizi köyün girişindeki köprünün başında bekliyor. Burada iki köprü var. Biri köye gidiyor diğeri ise gitmiyor. Ve adamlara soruyoruz:
Köye giden köprü hangisi?
1. adam: Ben her zaman doğru söylerim. Bu köprü köye gider.
2. adam: Ben her zaman yalan söylerim. Arkadaşımın gösterdiği köprü köye gider.
Acaba hangisi yalancı


Sürpriz sınav paradoksu
Öğretmen Cuma günü şöyle diyor: "Gelecek hafta hiç ummadığınız bir gün sizi yazılı yapacağım."

Sınavın haftaya Cuma günü yapılamayacağı açık, çünkü Cumaya kadar sınav yapılmamışsa o gün herkes okula sınav olacağını bilerek gelecektir. Aynı nedenle Perşembe de yapılamaz, çünkü Cuma günü yapılacak sınav sürpriz olmayacağından Perşembe'ye kadar sınav olmamışsa öğrenciler sınavın o gün yapılacağına kesin gözüyle bakacaklardır. Bu da Perşembe günü yapılacak sınavın sürpriz olmaması demektir.

O halde sınav Perşembe'den önce yapılmalıdır. Ancak sınav Salı günü de yapılmamışsa Perşembe günü de yapılamayacağından Çarşamba günü yapılmalıdır. Bu da Çarşamba günü yapılacak sınavı sürpriz olmaktan çıkarır.

Aynı şekilde mantık yürütürsek, Salı ve dolayısıyla Pazartesi günü yapılacak sınavın da sürpriz olamayacağı sonucuna varırız. Öyleyse öğretmen gelecek hafta sınav yapmayacaktır.

Fakat biraz düşünürsek, öğretmenin gelecek hafta yerine gelecek yıl demiş olması durumunda da aynı akıl yürütmeyle sürpriz bir sınavın yapılamayacağı sonucuna varırdık. Ama bu saçmalık; çünkü hepimizin bildiği gibi, her dönem 3 sınav olacağını bildiğimiz halde öğretmenin "çıkarın kağıtları, yazılısınız," demesi her zaman sürprizdir.

Bu paradoks 50 yılı aşkın bir zamandan beri felsefecileri, matematikçileri ve mantıkçıları uğraştırmaktadır. Halen tatminkar bir çözüm bulunamamıştır.


Ünlü Alman eğitimci Emmanuel Kant'ın bir sözü:
"Her ne kadar ben inanmasam da bir tanrının var olduğunu kabul etmek gerekir."


 mesajı beğendiniz mi?
Mesajları seç:   


sponsor link :       |       Exacard.com, Faizsiz ve yüklemeli MasterCard       |