1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Bülent
19 yıl önce - Cmt 19 Hzr 2004, 14:24
Türkiye’de ağır işkence kalmadı
18.06.2004
CPT: Türkiye’de ağır işkence kalmadı
Avrupa İşkenceyi ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi'ne gözaltında işkence vakalarının da kalmadığına dikkat çekti...
Avrupa İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi (CPT) Strasbourg’da yayımladığı bir raporda, Türkiye’de ”ağır işkence” kalmadığı görüşünü belirtti. Türk hükümeti ise verdiği yanıtta, 379 devlet memuru hakkında işkence ve kötü muamele davasının devam etmekte olduğunu bildirdi...
Türkiye’nin de üyeleri arasında yer aldığı Avrupa Konseyi’nin bir organı olan CPT’nin raporu 7-15 Eylül 2003 tarihlerinde Avrupa heyetinin Adana, Diyarbakır ve Mersin’deki bazı polis ve jandarma merkezleri ile cezaevlerine yaptığı ziyaretlerle ilgili gözlemleri içeriyor.
Rapora göre sözkonusu illerde CPT heyetinin bulguları Türkiye’de cezaevi koşulları konusunda ”cesaret verici gelişmeler” olduğunu gösteriyor. Bu çerçevede hükümetin ”işkenceye sıfır tolerans” mesajının yankı bulduğu ve bu mesaja uyum konusunda ciddi çabalar içinde olunduğu belirtiliyor. Raporda, CPT heyetinin birebir görüştüğü bazı tutukluların ”jandarmalar bana artık haklarımdan söz ediyor” şeklindeki ifadelerine de yer veriliyor.
Gözaltında kötü muamele
CPT raporunda, eskiden Türkiye’de cezaevlerinde çok yoğun olduğu artık kimse tarafından gizlenmeyen ağır işkence vakalarının ”çok nadir” olduğunu vurgulanmakla birlikte, kötü muamele şikayetleri alındığına işaret ediliyor. CPT, Diyarbakır ve Adana polis merkezlerinde gözaltında, başta dayak olmak üzere, uykusuz bırakma, zorla ayakta tutma, gözlerin bağlanması ve korkutma gibi kötü muamele iddialarının bulunduğuna dikkat çekiyor.
Raporda, gözaltındaki kişilerin yasal haklarının kendilerine bildirilmesi konusunda kimi zaman sorunlar yaşandığı da belirtilerek Türk hükümetinden bu konuda etkin önlemler alması isteniyor. CPT bu konuda özellikle polis ve jandarmada gözaltındayken avukat ve tıbbi muayene haklarının tam anlamıyla güvence altına alınmasını, geceyi gözaltında geçiren kişilere sadece battaniye değil yatak da verilmesini istiyor.
Türkiye’nin yanıtı
Türk hükümeti ise bu iddialara ilişkin olarak Strasbourg’a yolladığı 21 sayfalık yanıtta, insan hakları konusunda polis ve cezaevi personelinin eğitiminin yoğun şekilde devam ettiğini ve güvenlik güçlerinin tutukluluk koşullarının modernizasyonu çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Bu çerçevede AB ve Kanada hükümetinin yardımlarıyla yürürlükte olan eğitim programlarının devam ettiği ve bu programlarla 1000’den fazla uzman eğitildiği bildirildi.
Türk hükümeti işkence ve kötü muameleyle yoğun biçimde mücadelede edildiğini de vurgulayarak, 2003 yılı ve 2004 yılının ilk dört ayına ilişkin istatistikleri iletti. Bu istatistiklere göre, 2003 yılında 32 devlet memuru hakkında işkence davası açıldı, bunlardan 4’ü suçlu bulundu, 6’sı ise beraat etti. 2004 yılının ilk 4 ayında ise 7 memur işkenceyle suçlandı, bunlardan 4’ü beraat etti. Geçtiğimiz yıllardan kalma 89 işkence sanığı hakkındaki davalar da devam ediyor.
Öte yandan 2003 yılında 58 devlet memuru hakkında kötü muamele yaptıkları iddiasıyla dava açıldı, 10’u suçlu bulundu, 10’u beraat etti, diğer davalar ise devam ediyor. 2004’ün ilk 6 ayında ise 11 devlet meuru hakkında kötü muamele davası açıldı, 5’i suçlu bulundu, 1’i beraat etti. Kötü muamele konusunda devam eden dava sayısı ise 290.
İçişleri’nin sirküleri
Türk hükümetinin CPT raporuna yönelik yanıtına, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 81 il valiliğine 20 Nisan 2004 tarihinde ”gizli” ibaresiyle gönderilen CPT gözlemleri hakkındaki sirküler de eklendi. Sirkülerde CPT’nin bugüne kadar Türkiye’deki polis merkezleri ve cezaevlerine 23 ziyaret düzenlediği ve bu ziyaretlerde olumlu gelişmeler not etmekle birlikte olumsuz gözlemlerde de bulunduğu belirtiliyor.
Bu saptamadan yola çıkılarak, kötü muamele iddialarına yol açacak davranışlardan kaçınılması, gözaltındaki şahısların ifadeleri alınırken gözlerinin bağlanmaması, uykusuz bırakılmamaları, tehdit edilmemeleri, gözaltı kayıtlarının muntazam tutulması, yasal haklarının kendilerine sistematik olarak belirtilmesi ve kendilerine yatak ve battaniye verilmesi isteniyor.
Kayhan Karaca / Strasbourg
http://www2.dw-world.de/turkish/politik/1.82852.1.html
|
 |
OkanDikmen
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 21:30
Rabbim çoluğumuzu çocuğumuzu böyle insan müsvettelerinden korusun...
| Alıntı: |
Copla işkence cinayetine ağırlaştırılmış ömürboyu hapis istemi.
Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde 19 Nisan 1992 tarihinde "Terör örgütü mensuplarına yardım ve yataklık yaptıkları" iddiasıyla gözaltına alınanlardan Abdülkadir Kurt'un "coplu tecavüze maruz kalarak öldürülmesi" hakkında 17 yıldır devam eden davada, o tarihte asteğmen olan 'rombo' lakaplı Salih Üner'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
DİYARBAKIR’ın Bismil İlçesi’nde, 1992 yılında gözaltına alındıktan sonra copla işkence edilerek öldürülen Abdulkadir Kurt’a işkence yaptığı iddiasıyla yargılanan askerlerden, o tarihte asteğmen olarak görev yapan S.Ü.’nün ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.
Bismil’de 19 Nisan 1992 tarihinde gözaltına alındıktan sonra copla işkence edilerek öldürüldüğü belirtilen Abdulkadir Kurt’a işkence yaparak öldürdükleri iddiasıyla haklarında dava açılan 15 askerin yargılanmalarına devam edildi. 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanıklar katılmadı.
Mahkemeye mütalaasını sunan savcı, 14 sanığın beraatını isterken, olayın olayın meydana geldiği dönemde asteğmen olarak görev yapan sanıklardan ‘Rambo’ lakaplı S.Ü.'nün ‘Canavarca bir hisle, işkence yaparak adam öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömürboyu ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Tanık anlatımlarının tümünün cinayeti sanık S.Ü.'nün yaptığı yönünde olduğunu belirten savcı mütalaasında “Tüm deliller değerlendirildiğinde olayın yaşandığı dönemki koşullarda göz önüne alındığında aslında olayın tüm görevlilerce bilindiği ancak net söylenmediği” ifadelerine yer verdi.
Sanık ve mağdur avukatlarının ifadelerini alan mahkeme kararını açıklamak üzere duruşmayı erteledi.
Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde, 1992 yılında meydana gelen olayda, gözaltında coplu işkenceye uğayan Abdulkadir Kurt, hayatını kaybetmişti. Olaydan 15 yıl sonra, 15 asker hakkında dava açılmıştı. Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda da, Kurt’un makatına cop sokularak meydana gelen iç ve dış kanama sonucu öldüğü belirtilmişti. Cem EMİR/DİYARBAKIR, (DHA) |
http://www.milliyet.com.tr/copla-iskence-cinayeti ...efault.htm
|
 |
Orhan Kınık
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 21:47
Bu başlık 2004 yılında açılmış. Bu iddia tamamen yalandır. İşkence evet eskiye nazaran azalmıştır ancak yer yer ağır işkenceler devam etmektedir. 2009 YILINDA 18 faili meçhul cinayet, 48 adet yargızı infaz, dur ihtarına uymamak , rastgele açılan ateş sonuçu ölüm vakıası, 43 adet göz altındayken ya da hapisteyken ölüm vakıası gerçekleşmiştir.
14 Haziran 2007 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5681 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’nda (PVSK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la birlikte işkence ve işkenceye dayalı ölüm vakıalarında anormal artışlar olmuştur. AKP hükümetinin en büyük ayıplarından birisi de budur.
Kaynak: http://www.tihv.org.tr/index.php?ba_20100429
|
 |
levend46
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 21:49
Bu açılan başlıklar Türk Ordusuna ne gibi katkıları olmaktadır?
|
 |
Orhan Kınık
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 21:53
| Alıntı: |
| Bu açılan başlıklar Türk Ordusuna ne gibi katkıları olmaktadır? |
Bu itirazınızın insanlık alemine ne katkısı olacaktır?
İşkence gibi dünyanın en alçak en rezil bir uygulamasını savunacak değilsiniz, umuyorum.
|
 |
OkanDikmen
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 21:55
| Alıntı: |
| Bu açılan başlıklar Türk Ordusuna ne gibi katkıları olmaktadır? |
İçlerindeki pislikleri temizleyerek halkın güvenine sözde değil özde layık olma konusunda son derece faydalı olmaktadır.
|
 |
levend46
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 22:02
Savunmuyorum 1. bu.1 ikincisi de tüm pislikler ordu içindemi.Ülkemiz en sancılı dönemden geçerken ateşli ateşli orduyu eleştirmek başlık açıp zehir zembelek yorumlar yapmak ne ACI VERİCİ.Sadece içim yanıyorum zoruma gidiyır ağrıma gidiyor UTANIYORUM.
|
 |
Güzel fatih
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 22:03
| Alıntı: |
| İçlerindeki pislikleri temizleyerek halkın güvenine sözde değil özde layık olma konusunda son derece faydalı olmaktadır. |
Mayını elle imha et ! gibi benzer haberlerde dahil
|
 |
sedat karahallı
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 22:04
| Alıntı: |
| Bu açılan başlıklar Türk Ordusuna ne gibi katkıları olmaktadır? |
Başlığın ordu ile ne alakası var..
Ayrıca, açılan başlıkların hepsi orduya katkı mı sağlamalı.
Bu nasıl bir savunma refleksi.
|
 |
mustafa altun
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 22:05
polis ve jandarmanın bazı azılı suçlulara ve toplumda psikopat denilen tiplere agır degil ama hafif işkence yapmasından yanayım.....
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|