1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Suleyman
19 yıl önce - Cum 18 Hzr 2004, 13:24
Yaz Rahatsızlıklarına Dikkat!
Yaz aylarinda daha fazla uzerinde durulmasi gereken rahasizliklar ve bunlardan korunma yollari:
| Alıntı: |
Asiri Terlemeye Son
Yaz mevsiminin en büyük sorunlarından biri aşırı terleme. Ancak artık endişelenmeye gerek yok!
Günümüzün modern yöntemleri fiziksel ve ruhsal olarak birçok probleme yol açan aşırı terlemeyi kontrol altına alıyor.
Havanın sıcaklığına, yapılan fiziksel aktiviteye ve ruhsal duruma bağlı olarak yaz aylarında herkes terleme sorunuyla karşı karşıya kalıyor. Aslında terleme tüm sağlıklı insanlarda olması gereken vücudun su, tuz ve ısı dengesini sağlayan fizyolojik bir olay.Bu fizyolojik olay bazı kişilerde ısı dengesini sağlamaktan öte abartılı bir ter salgılaması şeklinde kendini gösterir. Bu kişilerde terlemenin çevre ısısı veya aktivite artışı,duygusal uyarılar gibi etlkenlere olan cevabı normal vücut cevabından daha fazladır. Ancak bazı kişiler var ki, onlar hiçbir aktivitede bulunmasalar bile aşırı derecede terliyorlar.
Acıbadem Hastanesi Bakırköy Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Sariye Tanyeri “Hastalık nedeniyle olmayan aşırı terleme toplumda % 0,6 - % 1 oranında bulunur.” diyerek şöyle devam ediyor: “Kontrolü olmayan bu durum ter bezlerinin aşırı çalışmasına bağlıdır. Bu bezler daha yoğun olarak koltuk altlarında, ellerde ve ayak tabanlarında bulunur. Dolysıyle terleme bu bölgelerde daha yoğundur’
NEDEN TERLİYORUZ?
Vücut ısısının kontrolünü sağlayan terleme, pek çok kişinin hem özel hem de sosyal yaşamını olumsuz yönde etkileyen önemli bir sorun haline gelebiliyor. Sinir sisteminin üst merkezlerinden gelen uyarıların etkisiyle, ter bezlerini çevreleyen sinirler “asetilkolin” isimli bir hormon salgılar. Bu hormonun etkisiyle ter bezleri ter salgısı yapıyor. Toplumun yüzde 1’inde, özellikle stresli durumlarda bu sistem aşırı düzeyde çalışıyor. Duygusal uyarılar bazı kişilerde özellikle el, ayak ve koltuk altlarında ter salgılarını arttırıyor.
BOTULINUM A TOKSİNİ TEDAVİSİ
Bölgesel (eller, ayaklar, koltukaltları) aşırı terleme sorununu bölgeye uygulanan antiperspiran ilaçlar, iyontoforez tedavi ve cerrahi yöntemlerle tedavi etmek mümkün. Her birinin değişik derecede etkisi, yan etkisi ve uygulama yöntemi var. Ancak son yıllarda çok kullanılan bir metot etkinliği yüksek ve yan etkisi en az olan botulınum A toksini uygulaması. Doç. Dr. Tanyeri bu tedaviyle ilgili şunları söylüyor: “Estetik amaçlı kullanımı nedeniyle son zamanlarda adından çok bahsettiren botulınum toksini yaklaşık 20 yıldır kas spazmları ve benzeri durumlarda yüksek dozlarda kullanmakta olduğumuz bir ajan olup bu süre içinde emniyetini kanıtlamıştır.”
YAN ETKİSİ YOK
Doç. Dr. Tanyeri bu yöntemin uygulanması konusunda şunları söylüyor: “Enjeksiyon yoluyla verilen toksin, uygulandığı yerde sinir uçlarında sinir iletisini geçici olarak bloke eder. Bu etkisini asetilkolin denilen hormonun salgılanmasını bir süre için durdurarak yapar. Ter bezlerini de asetilkolin hormonu üzerinden işlev yaptığı dikkate alınırsa aşırı terlemenin, botulınum toksini yoluyla durdurulması mümkün olur. İşte terleme tedavisi bu fizyolojik bilgiye dayanmaktadır. İlaç koltukaltı, eller veya ayaklara bölge uyuşturulduktan sonra yüzeysel enjekte edilir.”
2 - 5 gün içinde etkisini gösteren bu yöntem 5 - 7 ay boyunca etkinliğini koruyor.
Doç. Dr. Tanyeri, 16 ay takip edilen 158 vakanın % 28’inde bir kez uygulamanın yeterli olduğunu belirterek şöyle devam ediyor: “İlacın ciddi bir yan etkisi görülmemiştir. Ancak, hamilelere kullanılması uygun değildir.”
Kaynak: Ntvmsnbc.com
|
En son Suleyman tarafından Cmt 19 Hzr 2004, 17:11 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Suleyman
19 yıl önce - Cum 18 Hzr 2004, 13:25
Diger bir dikkatli olunmasi gereken rahatsizlik :
| Alıntı: |
Mantar hastalıkları yazın artıyor
Mantar enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu giysi paylaşımı, duşlar, havuz, sauna, hamam gibi yerlerde çıplak ayakla dolaşma ve sağlıksız koşullarda yaptırılan ayak bakımları ile oluyor.
Memorial Hastanesi Cilt Hastalıkları Bölümü’nden Dermatolog Dr. Hasibe Özkılıç özellikle yaz aylarında artan mantar hastalıklarının oluşumu ve bu hastalıktan korunma yöntemleri hakkında bilgiler verdi.
Sağlıklı insan derisi 5.5 civarındaki PH değeri ile mantar enfeksiyonlarından korunur. Bu değerdeki bir bozulma, yani PH (asidite) nın nötr veya bazik tarafa doğru kayması fırsatçı mantar enfeksiyonlarının yerleşmesine yardımcı olur.
Mantar enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu için, PH bozukluğu, nemlenme ve vücut ısısı uygun yaşama ortamını oluşturur. Enfeksiyonun oluşmasını engelleme açısından banyo sıklığının artırılması yardımcı olur. Yaz aylarında 2 kez, kışın yapılan tek duş bu anlamda deri sağlığının korunmasında çok önemli rol oynar.
İnsan derisinin asiditesinin bozuk olduğu doğal açıklıklar mevcuttur. Kol altı, kasık bölgesi, ayak parmak araları ve tabanı gibi bu bölgelerde sıklıkla mantar enfeksiyonuna rastlanır. Bunun haricindeki deri bölgeleri ve saçlı deride ortaya çıkan mantar enfeksiyonlarında deri direncinde bir azalma, mantar suşunun becerisi de göz önüne alınarak ciddi sistemik tedaviler önerilir.
Yüzeyel ve derin mantar enfeksiyonlarında dermatolog tarafından tanı konması oldukça kolay olmakla birlikte bazen mantarlı malzemenin mikroskopta direkt incelenmesi veya kültürünün yapılmasına ihtiyaç duyulur.
TEDAVİ
Kol altı, kasık ve ayak mantarlarında verilen 2-3 haftadan kısa tutamlayan yerel tedaviler oldukça etkilidir.
Mantar sporlarının ayakkabı derisinde 5 yıl kadar canlı kaldığı tespit edilmiş olduğundan, bu tedavilere giyim dezenfeksiyonun ilavesi hastalığın tekrar etme riskini azaltır.
Vücut ve saçlı deri mantar tedavilerinde sistemik (ağız yolu ile ilaç alımı) preparatlar seçilere 5-8 hafta kullanılır. Bu preparatların hemen hepsi karaciğerden metabolize olmaları tedavinin hekim tarafından takibini gerektirir.
Tırnak mantarlarında lokal tedavi çok uzun süreli kullanım gerektirdiğinden gerek hekim gerek hasta tarafından son zamanlarda aralıklı sistemik tedaviler tercih edilmektedir. Tedaviler tırnakların büyüme hızı ile paralel gitmekte olup, bu hız ayak baş parmak tırnağında 18 ay diğer parmaklarda 12 ay, el tırnaklarında ise 8 ay civarındadır.
BULAŞMA YOLLARI
Oldukça yaygın görülen yüzeysel mantar enfeksiyonları, sırt, boyun, göğüs gibi bölgelerde yerleşir. Sıklıkla genel duşlar, havuz, sauna, hamam ve kirli plajlardan bulaşır.
Genç insanların giysi paylaşmaları da enfeksiyonun yayılmasına yardımcı olur. Havalanmadan uzun süre giyilen spor ayakkabılar, misafir terliklerinin çok kişi tarafından kullanımı, ayakkabıcılarda, yazlık ayakkabıların aynı tekinin çıplak ayakla birçok kişi tarafından denenmesi, havuz kenarlarında çıplak ayakla dolaşma, sağlıksız koşullarda yaptırılan ayak bakımlarının ayak ve tırnağı mantarlarının bulaşmasında etkili olduğu bilinir.
Kaynak : Ntvmsnbc.com |
|
 |
cinümit
19 yıl önce - Cmt 19 Hzr 2004, 12:35
bende bişeyler ekliyeyim.ayağınızda soyulma kaşıntı ,tırnaklarınızda şekil bozukluğu ve renk değişikliği varsa artık bir fungal enfeksiyona sahipsiniz demektir.ASLA!!!! elinizi sürmeyin,kaşımayın..bunları yaparsanız enfeksiyonu elinize bulaştırmış olursunuz..hemen dermatoloğa başvurun.erken dönemde çeşitli pomad ve merhemlerle geçebilecekken geç kaldığınızda ağızdan ilaç kullanmak gerekecektir.ve bu ilaçlar karaciğer ve böbrek üstü bezlerinizin sağlamlığını yıpratabilecek ilaçlardır.
Eğer henüz enfeksiyonunuz yoksa tırnaklarınızı muntazam (dümdüz değil)kesin.banyo iyi kurulayın ve yarım saat terlik giymeyin.üşenmezseniz eczanelerden antiseptik çözeltilerden alın(ucuzdur).
son olarak bir çift sözüm de diabetlilere ve ailesinde diabet olup kendiside risk altında olanlara..ayaklarınıza 'bebeğiniz' gibi bakın.hergün yıkayın sıkı ve naylon çorap giymeyin.çünkü bu mantar enfeksiyonları özellikle diabetliler de diğer bakteriyel enfeksiyonlar için giriş kapısı oluşturmaktadır
|
 |
cinümit
19 yıl önce - Pzr 20 Hzr 2004, 00:30
cömertliğim üstümde bi tavsiye daha tavuk etlerinizle vedalaşın..hem de hemen..gerçi bayan lar bilir ama yaz mevsiminde tavuk etlerinin bozulma süreci hızlanmaktadır.salmonella dediğimiz bakteride tavuk etinde yaşamaya bayılır.zaten tavuğun ucuzlamasındanda anlaşılacaktır
|
 |
Suleyman
19 yıl önce - Pzr 20 Hzr 2004, 00:52
bir dikkat edilmesi gereken konu daha :
| Alıntı: |
HAVUZA VE DENİZE GİRENLERDE SIK GÖRÜLEN KULAK HASTALIKLARI
Kulak enfeksiyonları neden görülür? Korunmak için neler yapılmalıdır?
HAVUZ VE DENİZE GİRENLERDE SIK GÖRÜLEN
KULAK HASTALIKLARI
Özellikle yaz aylarında havuza giren kişilerde, havuzun hijyenik koşullarına da bağlı olan sıklıkla kulak enfeksiyonları görülür. Kulak enfeksiyonu orta ve dış kulak yolunda olabilir. Nezle veya akut sinüzitli iken havuza dalma sonucu orta kulak iltihabı sıklıkla görülür. Dalma, atlama sonucu eğer östaki borusunda tıkanıklık varsa kolayca orta kulak iltihabı gelişir. Orta kulak iltihabı ağrı ve kulakta dolgunluk ile kendini gösterir. Havuza sık girenlerde sıklıkla görülen diğer bir rahatsızlık, dış kulak yolu iltihabıdır. Bu, havuzun kirli olmasından, kişinin dış kulak yolunu temizlemek için q-tips denilen pamuklu çubukları kullanmasından, havuzda kullanılan antiseptik ilaçların allerjik etkisinden kaynaklanır. Kulakta şiddetli ağrı, tıkanıklık ve akıntı ile ortaya çıkar. Tedavide antibiyotik, ağrı kesici, antiseptik ve antibiotikli damlalar ve kulağın sudan korunması gereklidir. Ayrıca, kulakta salgıların birikimi ile oluşan buşonlar kulakta su birikimine (su kaçmasına), tıkanıklığa, işitme azlığına yol açar. Bu durumda kulak salgılarının temizlenmesi gerekir. Daha doğrusu sık kulak tıkanıklığı veya östaki borusunda problemleri olanların, havuz öncesi kulak burun boğaz muayenesi olmaları ve kulaktaki buşonların temizlenmesi burun ve sinüz enfeksiyonlarının tedavisi ve östakinin açılmasının sağlanması, havuzda atlama ve dalma sonucu kulakta oluşabilecek basınç farklarının eşitlenmesini ve orta kulağın basınçtan etkilenmesini azaltacaktır. Sinüzitin akut döneminde, ve nezleli iken havuzda dalma yapılmamalıdır. Ayrıca kulak tıkacı varken yine atlama ve dalma yapılmamalıdır.
Op.Dr.Hakkı Süha Özçelik
Kaynak: internationalhospital.com.tr |
|
 |
Suleyman
19 yıl önce - Pzr 20 Hzr 2004, 01:00
ozellikle su basimizin belasi polenlerden rahatsiz olanlar icin:
| Alıntı: |
Saman Nezlesi, Yaz Nezlesi ve Alerjik Burun Rahatsızlığı
Saman nezlesi nedir?
Bu terim aslında yanlıştır. Birincisi, saman, alerjik bir şey değildir, dolayısıyla alerji meydana getirmez. Burun tıkanıklığına, kaşıntılı ve akıntılı buruna, burun ve boğazda fazla miktarda koyu akıntıya sebep olur fakat bu alerjik şikayetlere kendisi değil, havadan gelerek üzerine konan alerjik maddeler yol açar.
Yaz nezlesi de, bilinen virüslerin yol açtığı nezle gibi değildir. Havada bulunan alerjik maddelerin yol açtığı bir rahatsızlıktır. Saman nezlesi ve yaz nezlesi, aslında, tıp dilinde "alerjik rinit" olarak bilinen hastalıklardır.
Birçok kişi bu rahatsızlıktan muzdariptir. Bazılarında hafif geçer, fakat bazı kişilerde çalışmayı ve günlük yaşamı engelleyecek kadar şiddetli olabilir.
Alerjiye ne sebep olur?
Bitki veya hayvanlardan gelen, insanlara yabancı alerjik maddeler, göz, burun, boğaz gibi yerlerden insan vücuduna girerler ve burada onların içeri girmesini engelleyici reaksiyonla karşılaşırlar. Normal şartlarda, bu, yardımcı, doğal bir korunmadır. Mamafih, bazı kişiler, bazı maddelere karşı, normalden fazla reaksiyon gösterirler. Bu tür insanlara "alerjik bünyeli" insanlar, bu tür maddelere de "alerjen" denir. Alerjinin, soyaçekim gösteren bir eğilimi vardır.
Vücudun savunma sistemi, yabancı maddelere karşı savaşan maddeler üretir. Bunlar, alerjenlerle karşı karşıya geldiğinde, vücutta istenmeyen etkiler oluşturan maddeler salınır. "Histamin", bunların içinde en bilinenidir ve burunu döşeyen dokuda şişme, kaşınma, iritasyon, aşırı salgıya sebep olur.
Hangi alerjenler burunda alerji yaratırlar?
Hava ile taşınabilecek kadar hafif ve belirli boyutta olan, burun dokusunda depolanabilecek bitki veya hayvan protein parçaları, alerji oluştururlar. Sık görülenleri, çiçek polenleri, mantar sporları, hayvan epitel döküntüleri ve ev tozudur. Gözle görülemeyen bu mikroskopik yapılar, gerekenden büyük veya küçük olursa, vücuda girerek alerjik reaksiyon oluşturamazlar.
Hangi polenler problem yaratır?
Türkiye'de yapılmış bir araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir:
Ocak, şubat, mart aylarında, fındık, ardıç, mazı, selvi, kavak, dişbudak, kızılağaç, kocayemiş, süpürgelik, orman gülü, sık görülen alerjenlerdir.
Nisan, mayıs, haziran aylarında, fındık, ardıç, mazı, selvi, dut, dişbudak, meşe, zeytin, çam, at kestanesi, kocayemiş, süpürgelik, orman gülü, ısırgangiller, buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç, havuç, baldıran otu, kereviz, dere otu, sinir otu, kuzu kulağı, çayır otu, sık görülen alerjenlerdir.
Temmuz, ağustos, eylül aylarında, ıhlamur, akasyalar, çam, kocayemiş, süpürgelik, orman gülü, papatyagiller, ısırgangiller, buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç, havuç, baldıran otu, kereviz, dere otu, sinir otu, kuzu kulağı, sık görülen alerjenlerdir.
Ekim, kasım aylarında, ardıç, mazı, selvi, sedir, kocayemiş, süpürgelik, orman gülü, papatyagiller, sık görülen alerjenlerdir.
Mantarlar?
Bunlar, bildiğimiz mayalama yapan mantarlardır. Ölü yapraklar, çimen, saman, diğer tahıl sapları, tohum ve toprak üzerinde de ürerler. Donmadıkları için mantarlar neredeyse bütün yıl alerji yapabilirler. Sadece kışın karla kaplı olduklarında etkin olamazlar.
Kapalı ortamlarda mantarlar, ev bitkilerinin ve topraklarının üzerinde ürerler. Ayrıca, bodrum, merdivenaltı gibi loş ve nemli yerlerde de ürerler. Peynir ve fermentasyona uğratılmış alkollü içeceklerde de bulunabilirler.
Bütün yıl süren saman nezlesi?
Hayvan alerjenleri (kedi, köpek, at ve diğer evcil hayvanların yünleri, derileri), kozmetikler, mantarlar, yiyecekler ve ev tozu gibi bütün yıl süren alerjenler, bu duruma sebep olur. Ev tozu, birçok maddenin karışımıdır. Bunlar, selüloz (ev mobilyalarından dökülür), mantarlar, ev hayvanlarından dökülen alerjenler, böcek alerjenleri ve "mite" adı ile bilinen küçük yaratıklardır. Kışın artan alerjinin sebebi, kalorifer ve sobaların sıcaklık etkisiyle artan ev tozudur.
Alerjiler önemli olabilir mi?
Alerjik bünyesi olanların, soğuk algınlığına, nezleye, sinüs ve kulak enfeksiyonlarına karşı dirençleri azalmıştır. Ayrıca bu enfeksiyonlar esnasında daha fazla rahatsız olurlar, daha da önemlisi astım geliştirebilirler.
Ne yapabilirsiniz?
İdeal olan, alerjen maddelerden uzaklaşmaktır. Meselâ, sahilde, sadece denizden gelen meltemi soluyabileceğiniz bir yere veya hiç bir şeyin büyüyemeyeceği çok kuru bir havanın bulunduğu yere gidebilirsiniz. Maalesef bu tür öneriler pratik olmaktan uzaktır, kendinizi şu tedbirlerle korumaya çalışabilirsiniz:
*Ev temizlerken veya otlarla uğraşırken maske takınız.
*Havalandırmanız varsa, hava filtrelerini ayda bir değiştiriniz veya hava temizleyicisi alınız.
*Ağır polen mevsiminde, kapı ve pencerelerinizi mümkün olduğunca kapalı tutunuz.
*Ev bitkileri büyütmeyiniz ve alerjik olduğunuz hayvan beslemeyiniz.
*Yün battaniyenizi, kuş tüyü yastığınızı, yün elbiselerinizi, alerjen olmayan sentetik maddelerle değiştiriniz.
*Yorganınızı ve yaylı yatağınızı, sentetik örtülerle kaplayınız.
*Hekiminizin önerdiği ilaçları düzenli bir şekilde kullanınız.
*Yatarken, baş tarafınız daha yüksekte yatınız.
*Genel sağlığınıza özen gösteriniz:
-Hergün egzersiz yapınız.
-Sigara ve diğer dumanlı içecekleri bırakınız.
-Karbonhidratı düşük, dengeli besleniniz.
-Vitaminli yiyeceklerle (özellikle vitamin-C) besleniniz.
*Hekiminize düzenli olarak görününüz.
*Kışın, evler, ısınmanın etkisiyle oldukça kuru olduğu için, kaliteli bir nemlendirici almayı düşününüz, fakat bu nemlendiriciler üzerinde mantar üreyebileceğine de dikkat ediniz.
Hekiminiz sizin için ne yapabilir?
Kulak, burun, boğaz hekiminiz, sizi tam olarak muayene edecektir. Burun ve sinüslerinizin detaylı muayenesi, alerjiye eşlik eden enfeksiyon, alerjik şikayetleri artıran ve tedaviyi zorlaştıran burun eğriliği, polip gibi hastalıklar olup olmadığını tespit edecektir.
Alerji tedavisi için değişik ilaç grupları mevcuttur. Hekiminiz, bunlardan hangisinin sizin için daha uygun olduğuna karar verecektir. Tedavi, aynı zamanda uygun çevre kontrolünü de içerir. Uygun hikaye ve muayene sonucu hangi maddelere karşı alerji olduğunu tespit için testlerin yapılıp yapılmaması gerektiğine karar verecektir.
Havayolu ile geçen alerjenlerin iki tedavisi vardır. Birincisi, bunlardan uzak durmak; mümkün olmuyorsa uygun aşı tedavisi yapmaktır. Aşı tedavisinde prensip, kişiye, alerjik olduğu maddeyi çok düşük dozlarda vererek, tolerans oluşturmaya dayanır Kan veya cilt testleri ile yapılan alerji testleri vardır. Modern testlerle, neye alerjiniz olduğu bulunduğu gibi ne kadar hassasiyetle alerjik olduğunuz da tespit edilebilmektedir.
Uygun alerji aşıları yapılmaya başlandıktan birkaç hafta sonra etkileri görülebilir. Fakat daha kalıcı bir etki sağlamak için üç ile beş yıl arasında uygulanmalıdır. Alerji aşıları bir miktar düzelme sağlasa bile, ilaçlara da ihtiyaç devam eder. Özellikle fazla miktarda alerjene maruz kalındığında veya bir komplikasyon geliştiğinde, ihtiyaç belirginleşir. Bu süreç içerisinde hekiminiz sizi kontrolü altında tutacaktır.
Kaynak : ent.com.tr |
|
 |
Oktay Kasman
17 yıl önce - Cmt 01 Tem 2006, 16:39
| Alıntı: |
| cömertliğim üstümde bi tavsiye daha tavuk etlerinizle vedalaşın..hem de hemen..gerçi bayan lar bilir ama yaz mevsiminde tavuk etlerinin bozulma süreci hızlanmaktadır.salmonella dediğimiz bakteride tavuk etinde yaşamaya bayılır.zaten tavuğun ucuzlamasındanda anlaşılacaktır |
Yazın Balık yasağından dolayı balık yiyemiyoruz,tavuk çabuk bozuluyor,kırmızı et zararlı,
şuna doğrudan Yazın et yemeyelim desek mi?
|
 |
nazime21
17 yıl önce - Cmt 01 Tem 2006, 17:34
Benim allerjik rinit rahatsızlığım var ne demek olduğunu bilirim...Aşı falan ufak bir önlem..Asıl önemli olan insanın kendisini koruması...Sterilize ortamlarda bulunmak ,sigaradan uzak durmak vs...Herkese sağlıklı günler diliyorum...
|
 |
cinümit
17 yıl önce - Cmt 01 Tem 2006, 22:17
allerjik rinit in birincil tedavisi tedbil-i mekandır.kuru yerlerdeki toz ve akarlar allerjiyi arttırmakta(kavakların pek bir suçu yok)dır.ilaç tavsiyesi isteyenlere özelden bişeyler yazabilirim.burda reklam olur.
|
 |
Tunc
17 yıl önce - Pzr 02 Tem 2006, 00:55
| Alıntı: |
| cömertliğim üstümde bi tavsiye daha tavuk etlerinizle vedalaşın..hem de hemen..gerçi bayan lar bilir ama yaz mevsiminde tavuk etlerinin bozulma süreci hızlanmaktadır.salmonella dediğimiz bakteride tavuk etinde yaşamaya bayılır.zaten tavuğun ucuzlamasındanda anlaşılacaktır |
Genelde Tavuk etini gunluk aliyorum, (Haslamalik olarak kullandiklarimi)
Tavuk Gogsu (Tatli olan degil ) fazla Aldigim zaman ise difrize koyuyorum, Bu durumda sakincalimidir? Biraz daha Comert Olabilirmisiniz ...
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|