Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
nebi

9 yıl önce - Prş 15 Oca 2009, 23:12

Meram'da oturdugum mahalledeki ilk evlerin temeli atiliyordu. Tren yolu'nun hemen ardinda olan mahalle'deki yollar toprak idi, yerlesim yeni yeni olusuyordu. Evin onunde çok buyuk bir arazi vardi. Yani Konya'nin disiydi burasi. Simdi ise, evin onundeki arazi park ile mezarlik oldu, sehir gittikçe yayildi ve su an boyle yerler oturdugum yerin 3-4km disina çikti.

Bundan sonrasi ise maglum, yirmi sene once dusunulmeden yapilan evler, çarpik yapilasma nedeni ile kentsel donusume ugrayacak.

Yani bir 20 yil sonra yine taninmaz hale gelecek

Benim hatirladiklarim :
Kazim Karabekir caddesi yayalastirilmis degildi
Meshur gedavet parki vardi
Fuar yaz aksamlari fikir fikirdi içeri girmek için kuyruga girerdik

En onemlisi : Tramvay yoktu


En son nebi tarafından Prş 15 Oca 2009, 23:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mahmut
9 yıl önce - Prş 15 Oca 2009, 23:15

Merak ettiğim bir şey var.Bundan 30 yıl önce Teksas gazinosu açıkmıydı ? Ben bildim bileli kapalıdır.

En son Mahmut tarafından Prş 15 Oca 2009, 23:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


beyazid42
9 yıl önce - Prş 15 Oca 2009, 23:17

Kent sineması sonraların sinemasıdır. daha önceleri saray sineması, rüya sineması , eski gazi ilkokulunun şimdi öğretmen evinin olduğu meslek lisesi sanırım arkasında sinemalar vardı. yazlık sinemalar vardı karatay medresesinin arasında. uzunkavak ekmek fırını vardı ekmeği süper olurdu. rampalı çarşı yakınlarında pavyonlar vardı. texas pavyon hatırladığım. tabi o zamanlar rampalı çarşı yoktu. eski fotoğrafçılar vardı . bir kısmı kapandı bir kısmı devam ediyor. horozluhan argıthan hep konya dışındaki yerlerdi.evlerde yığma yapılırdı .o zamanlar ,hatta yakın zamanlara kadar( istanbulda yaşanan deprem felaketinden öncesine kadar yani) konya deprem bölgesi sayılmazdı bile.
meram yolundaki bahçelerden çağla koparıp yemekde çok güzeldi. bisikletle giderdik.



Yusuf Esengül

9 yıl önce - Cum 16 Oca 2009, 18:34

Bir zamanlar birkaç yıl Konya'ya gidememiş idim.Gittiğimde tanıyamadım.Hatta kaybolduğumu zannettim. Fetih Caddesi açılmış o yıllar. Küçükkumköprü Mengene ,Uluırmak gibi anlı şanlı caddeler bu Fetih Caddesinin küçük birer sokağı gibi olmuşlardı.

Ayrıca bu son 30 yılda pek çok fabrika üretime geçti. BÜSAN Özel Organize açıldı.Fuar taşındı. TÜMOSAN ,Krom, Konya Çimento ve Konya Şeker özelleşti.


Hüseyin Cumhur

9 yıl önce - Çrş 28 Oca 2009, 03:01

Bu başlığı görünce ben hep Konya hakkında uçuk olaylar hatırlıyorum, ama detay açısından bunlar da önemli aslında. İşte aklıma son gelenler.
Yıl 1982 ya da 83... Özel dersaneler daha emekleme dönemindeydi ve Fen Dersanesi vardı. Haşim Bayram'ı (şimdi Kombassan Yöntim Kurulu Başkanı) transfer etmişti. Tüm lise öğrencileri Mimar Muzaffer caddesinde, Tahir Paşa (Dursun Fakih) Camisi karşısındaki o eski Konya konağını ağzına kadar dolmuştu. Gazi lisesinden duyardık, inanılmaz bir kimya hocasıydı çünkü. Hakkaten hiç kimyanın k'sini bilmeyenlere ya da sevmeyenlere bile öğretirdi. Hep lacivert takım elbise giyerdi ve her ders o elbise tebeşirden görünmezdi. Sonra nasıl yaparsa ders arasında pırıl pırıl temizlenirdi.
Sonra dersanecilik Konya'da Haşim Hoca ile farklı bir boyuta geldi. Önce dersaneler, sonra matbaalar ve malum gerisi Kombassan ile sürdü gitti.


Yusuf Esengül

9 yıl önce - Prş 29 Oca 2009, 13:41

10-12 yıl öncesine kadar Mevlana Türbesinin hemen yakınında Saman Pazarı vardı. Orada odun kömür satış yerleri çoktu. Ayrıca köylüler saman getirip satarlardı. Birkaç baş küçükbaş hayvan her zaman bulunurdu. Kahvehaneler vardı 3-5 tane. Sigara dumanından içi görünmezdi. Üç tekerlekli arabalar,at arabaları,küçük kamyonetlerle cıvıl cıvıl bir yerdi. Köfteciler vardı esnafın ve köylünün imdadına yetişen. Ben şehir merkezine bu kadar yakın ama şehir hayatından bu kadar uzak başka bir yer görmedim. Neredeyse Mevlana Türbesi ile yanyana olan bu merkez ,kerpiçten evleri,derme çatma dükkanları ile 150-200 metre yakınındaki şehirle zıtlıklar içerirdi. Şimdilerde modern bir park var. Zaten Mevlana Kültür Merkezi ilgi odağı. Şehitlik de yapıldı. Ama hiç bir zaman o eski, cuvıl cıvıl heyecanlı koşuşturmalı Saman Pazarı olamayacak.



Hüseyin Cumhur

9 yıl önce - Pts 16 Mar 2009, 22:58

Alıntı:
Ben şehir merkezine bu kadar yakın ama şehir hayatından bu kadar uzak başka bir yer görmedim. Neredeyse Mevlana Türbesi ile yanyana olan bu merkez ,kerpiçten evleri,derme çatma dükkanları ile 150-200 metre yakınındaki şehirle zıtlıklar içerirdi.

Aslında sözünü ettiğiniz Mevlana Türbesinden Aslanlı Kışlaya uzanan yol, şehir hayatından uzak bir mahal değildi. Aksine Konya gibi mülayim, hatta muhafazakar bilinen bir şehrin belki de en aykırı yeriydi. Dediğiniz gibi zıtlıklar bir aradaydı. Çünkü o yol Konya'daki her türlü insanı barındıran ve karşılaştıran belki de tek yerdi. Ereğli'ye, Adana'ya, Samanpazarına, odun kömür pazarına, Aslanlı Kışlaya, kocaman bir Çingene mahallesine ve de genel eve giden tek ana yoldu.
Üçler mezarlığının köşede Tatlıcak dolmuşları beklerdi hep ve bunlara hiç ailenin bindiği görülmezdi. Sadece geneleve gidenler tercih ederdi. Mahallelerinden geçen bu dolmuşları çingeneler de pek tercih etmezdi, daha ucuza götüren kendi mahallelerinin at arabaları vardı. Aslanlı Kışlaya kadar yolun solu hep eski, hatta tarihi mahallelerdi. Şahane kerpiçten oturaklı ve bayağı büyük konakvari evler hatırlıyorum. Sakinleri hep yaya merkeze gider gelir, Fenni fırının oraya gidenlerse meşhur Bey Sokağı üzerinden Köprübaşına, oradan da İstanbul caddesine ulaşırlardı.
Kışla'nın civarı mandıralarıyla olduğu kadar, Konya'nın namlı kabadayısı Miço'nun kavga eksik olmayan kahvehanesiyle de meşhurdu. Kışla kalktıktan sonra hatta bir ara "Mıço'nun Gavesi" mihenk taşı olmuştu.
O cadde her zaman çok kalabalık ve çok rekliydi, ama karayoluyla hacca gidildiği dönemde bir başkaydı. Hacca giderken de dönerken de iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık günlerce sürerdi. Herkes mitilleri serer günlerce hacı beklerdi. İstanbul'dan, Bursa'dan, Afyon'dan ve daha birçok yerden gelmiş çoluk çocukla cıvıl cıvıl olurdu. Tabi biz de çocuktuk o zaman ve bilyalı arabalarda akide, peynir şekeri (şimdi Mevlana şekeri) Meram gazozu ya da tipitip ile cincin sakızı satardık...


Yusuf Esengül

9 yıl önce - Sal 07 Nis 2009, 20:27

Şimdilerde de olan ancak eski aktifliği olmayan Tellal Pazarımız vardı. Bu isimden Konyalı olmayanlar pek bir şey anlamayacaklardır. Çoğu şehirde olan bit pazarı ile spotçuların birlikte olduğu bir pazardı. Orada aklımda kalan şeylerden biri de hiç susmak bilmeyen mahalli sanatçılarımızın kasetlerinden çalınan Konya Türküleri idi.

Bu pazarda eli çok sıkışmış insanların evlerinin güzelim eşyalarını haraç mezat satlığa çıkarmalarına ve böyle eşyaları düşeşe getirip ucuza kapatmak isteyen insanların buluşması sağlanırdı. Fakirler,bekar evi kuracaklar bu pazardan hiç eksik olmazlardı.


Hüseyin Cumhur

9 yıl önce - Pzr 10 May 2009, 21:09

Geçen Kırşehir'de 6 Mayıs Hıdırellez şenlikleri kutlanırken çocukluğumdaki Konya aklıma geldi. Kırşehir'de Hıdırellez hala Konya'da 25-30 sene evvel yaşanan şenlikleri andırıyordu.
Aşgan'da, Meram Yeni Yolun hemen kenarında bağ evinde oturduğumuzdan Meram'da yaşanan ve yaşanacak her şeyi ilk bizler görürdük. Özellikle 6 Mayıs günü sabah namazıyla beraber hem ev halkı hem de ana yol birden hareketlenirdi. İlk önce seyyarlar geçerdi; en başta çekirdekçiler, hemen arkalarından tatlıcılar, çaycılar, pamuk şekerciler, baloncular, genelde motorlu üç tekerlilerle gazoz satanlar geçit töreni gibi sıra sıra dizilirlerdi. Hepsi süslü püslü olurdu. Özellikle canlı renkleriyle naylon şeritler modaydı o zamanlar. Arabalarının, çekçeklerin ve motorlu motorsuz üç tekerliklelerin her yerininden sarkardı bunlar. Zil çala çala Meram'a doğru ağır ağır giderlerdi. Elbette Orhanlar, Ferdiler, Müslümler de akülü teyplerde bu kısa süreli göçü şenlendirirdi.
Saat sekize doğru ellerinde uzun sepetler, peşlerinde çocuklarıyla seyirtir gibi kadınlar geçerdi. O zamanların dar Yeni Yolundan hep aynı yöne giden inanılmaz bir kadın ve çocuk kalabalığı akardı. Fakat 10'dan sonra birden kesilir, ortada pek insan kalmazdı. Bir şekilde herkes yerini bulur yerleşirdi. Lakin bizim dert bu saatten sonra başlardı. Genelde geç kalkıp geç yola çıkan kadınlar güneş altında daha fazla yürüyemediğinden yarı yolda su koyarlar ve buldukları bahçeye sorgusuz sualsiz yerleşirlerdi. O zaman Lastik durağından Meram'a kadar pek sık ev olmadığından her yer bağ bahçeydi ve Meram'a kadar 4-5 km. daha gitmek istemeyenler genelde bizim istenmeyen misafirimiz olurdu. Artık ikindiye kadar çocuklarıyla oynar, evden yemek, tatlı, meyve ikram eder, özel ihtiyaçlarda eve davet ederdik.


mhkose
9 yıl önce - Cum 15 May 2009, 02:09

* Tramvay yoktu..

* Alaetdin Keykubat Kampüsü yoktu..Selçuk Üniversitesi Mühendislik mimarlık Fakültesi Zindankale'de(Şimdiki Mareşal Mustafa Kemal İlköğretim Okulu) idi.

*Hacı Veysizade Camii civarındaki yeraltı geçitleri ve alışveriş merkezleri yoktu..

*Cumhuriyet mahallesinde inşa edilen yeni otogar yoktu..

*Öğrencilerin ilgi gösterdiği Bosna Hersek mahallesinin o zamanlar adı bile geçmezdi..

*Rixos Otel ve Masera AVM yoktu



sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET