1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
S. Bingöl
14 yıl önce - Prş 01 Oca 2009, 04:26
Şeyh Bedreddin
Bir başka foruma bu konuyla yazdığım yazıyı aynen kopyalayıp Şeyh Bedreddin ve Sosyalizm arasındaki bağıntı hakkında bildiklerinizi açıklamanızı rica edeceğim.İmla yönünden hatalar olabilir,acele yazmak zorunda idim,münasip bir anımda düzeltmeye çalışacağım.
İlk sosyalist hareket diye tanımlandığı zaman buna anlam veremiyorum.
Daha kapitalizmin k'sının uğramadığı ortamda neye dayanarak buna sosyalist ayaklanma deniyor.
Arka planını iyi incelemek gerekiyor,Rumeli Gazileri malum savaş ile ilerleyecek olan sınıftır Osmanlı'da,eğer savaş yok ise,eğer fetih yok ise ne kazanacak gaziler ki gazilerin önemini anlamak için;padişahtan sonra en önemli olan 3 sınıf;ulema,kapukulları ve gaziler,böyle düşününce gazilerin önemini anlamak zor olmuyor.
Bu isimler fetih olmayınca ki Fetret dönemi'ne yakın olaylardan bahsediyoruz pek doğal olarak Bedrettin'in etrafında toplanıyorlar,burada unutulmaması gereken husus Bedreddin'in babasının da bir gazi olması,yani Bedrettin'in etrafında gazilerin oluşması bu dinamiklere dayanıyor.Dönemin koşullarını düşününce bir de Timur istilasından kaçarak Balkanlar'a gelen büyük miktarda genç ve işsiz nüfus var,bunlarda Bedreddin'in etrafında toplanıyorlar.
Bedrettin'in etrafında toplanan bir diğer sınıf ise Hristiyanlar ki,bunu da Bedrettin'in ailesine bakarak analiz edebiliriz.Annesi Hristiyan,ailesinde çok sayıda Hristiyan var,böyle bir ismin toplumun bir çok kesmini etrafında toplamasını ve olayların şekillenmesini sosyalist ayaklanma diye yansıtmak tarihe ihanettir.
Bu arada Dukas'ın fikirlerine önem verecek olursak o da tammaen başka şeyler söylüyor,yarin dudağından gayri her şey ortaktır derken Bedrettin,Dukas bunların tamamiyle Börklüce ve Torluk'a ait olduğunu söylemekte ki zaten Bedreddin'e atfedilen fikirlerin orjinalliği de tartışmalı husustur.
Bugüne kadar kendi el yazmasından kalan bir Varidat olmadığı gibi geriye götürülen en eski kopya da 16. yüzyılın 2. yarısına dayanmakt...i kendisini anlatan 3 isim var,çağdaşı olarak,bunlardan en önemlisi de Menakıbname'sini yazan torunudur,böyle bir ortamda Bedrettin'in görüşlerinin objektif şekilde yansıtılamayacağı ortada.
Bedrettin'den bahseden diğer çağdaşı Dukas'ın onun hakkında ne dediğinden de bahsettik.
Yani tamamiyle yanlış anlaşılan bir tarihi kahraman,Nazım Hikmet'den sonra meşhur olunan bir isim ve kendi çıakrları için her şeyi sahiplenecek ve onu da çıkarı için sosyalist olarak adlandırabilecek kesim var ortada,bu durumda iken Bedrettiin'den sosyalist diye bahsetmeyi komik buluyorum.
Bir de Simavna Kadısı oğlu diye adlandırılmasını ben yanlış buluyorum,Simavna o dönem sadece küçük bir kale imiş,bu kaleye kadı atamak son derece gereksiz,bunu da tarihçiler Gazi ile Kadı kelimelerinin Osmanlı'ca da yazımlarının birbirlerine çok benzediğini ve yanlış anlaşıldığını söylüyorlar ki bu da göz ardı edilmeyecek bir görüş.
|
 |
Necdet Cevahir
14 yıl önce - Prş 01 Oca 2009, 04:50
Şeyh Bedrettin olayı aslında fetret devrinde yaşanan iç karşıklıklar neticesinde ortaya çıkan huzursuzluklara isyan eden halkın bir tepkisinden öte birşey değildir. Daha hiçbir "izm" in bilinmediği yıllarda yaşanan bu ayaklanmayı ve Varidat'daki materyalist öğretileri kendince yorumlayan Nazım Hikmet, yakın dönemimizde tekrar bu olayı gündeme getirmiş ve yazdığı destansı bir şiirle geniş kitlelere ulaştırmıştır. Ancak bizlerin inancı doğrultusunda ne Varidat'daki içeriğe (tamamını okumadım, sadece yüzeysel bilgim var) inanmamız, nede bu ayaklanmayı tarihteki ilk sosyalist ayaklanma olarak nitelememiz mümkün değildir. Evet belli bir süre iç karışıklıktan faydalanarak, Torlak Kemal ve Börklüce Mustafa gibi müritleriyle Osmanlı'yı uğraştırdıkları kesindir. Ancak bu hiçte sandığımız gibi büyük bir isyan olmamıştır. Heleki "yarin yanağından gayrı, her yerde, her şeyde hep beraber" sözünü kendisinin söylediği bile meçhuldür. Tarihçiler bu meşhur kelamı aslında Torlak Kemal'in söylediğini düşünüyorlar..
|
 |
Diren Atalay
14 yıl önce - Pts 25 May 2009, 07:58
Bedrettin, hemen her şeyin insanlar arasında ortak, paylaşabilir ve mubah olmasını bir eşitlik ilkesi olarak görmüştür.
Osmanlı toprağında yaşayan halklar arasında, din farkının kaldırılmasını ve Müslüman olmayanların da ülke topraklarından yararlanması gerektiğini ileri sürmüştür. Bu çerçevede "bir toprak reformu ve buna koşut olarak dinsel bir reform" yapılmasını savunmuştur.
Bedrettin her ne kadar dini bilimler okumuş olsa da, kendisi daha çok toplumun ekonomik ve sosyal yönüyle ilgilenmiştir.
Öbür dünya yerine bu dünyaya yönelmiştir.
Her şeyin insanda bulunduğunu, doğa ile insanın bütünlüğünü vurgularken, emeğin doğayla ilişkilerini açıklamaya çalışmıştır. Bu nedenle üretim-tüketim sorunlarıyla da yakından ilgilenmiştir. “Tanrı malı, Padişah malı” düşüncesine de karşı çıkmıştır. “yarin yanağından gayrı her şey ortak” tezini geliştirmiştir.
Böylece Şeyh Bedrettin’de, üretim araçlarının mülkiyeti açısından, çok ciddi bir sosyalist düşünce anlayışının filizlenmiş olduğu ortaya çıkmaktadır.
Bedreddin’e göre, dünyanın toprağı ve bu toprağın bütün ürünleri insanların ortak malıdır. Bedreddin bu bağlamda derki “Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeliyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. Çünkü bütün bunlar hepimiz içindir ve hepimizin malıdır.”
Ona göre insan, özellikleri bakımından Tanrıdan bir parçadır.
“Tanrı’nın varlığı tüm evreni tamamlar. Evrenin varlığı yine Tanrı ile varoluşundandır. İbadetin koşulu ve kuralı yoktur. Tanrı her türlü ibadeti kabul eder.”
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|