Ana Sayfa 882 bin Türkiye Fotoğrafı
Murat Y.
5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:00
Sakarya mı Adapazarı mı ?


Yıllardır tartışa gelen bir konu. Sakarya mı Adapazarı mı, Kocaeli mi İzmit mi, Hatay mı Antakya mı, Mersin mi Tarsus mu.. Acaba bu konu bize fayda mı zarar mı diye hep düşünmüşümdür. Sakarya mı il, Adapazarı mı. Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan gibi bir şey

Alıntı:
Konuyla fazla ilgisi olmayabilir ama birşeyi merak ettim, örneğin ben Adapazarında dogdum, ama nüfus kağıdımda doğum yerim Sakarya olarak geçiyor.Ancak annem,babam ve abimde Adapazarında doğdu onlarda dogum yeri Adapazarı yazıyor.Bunu neye göre yapıyorlar anlamadım...:S


Sayın Ercan Şen in bu sorusundan sonra bu başlığı açmaya karar verdim. İlgisi olan herkesin görüş ve düşüncelerini bekliyorum. Bence Sakarya il, Adapazarı ilçe hatta merkez ilçe.


nadirabi
5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:06

sence mi??
bence demek ıcın resmı olan bısey olması lazım
zaten resmen sakarya ıl adapazarı merkez ılcesıdır aynen kocaelı ızmıt hatay antakya mersın ıcel de oldugu gıbı
cok gereksız bı baslık BENCE
saygılar


Ali.Özcan

5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:06

Alıntı:
Mersin mi Tarsus mu..


Mersin mi İçel mi olacaktı sanırım.

Bu konuya gelince bir ulaşımcı olarak cevap vermek istiyorum.Has Turizm'de bu konuda kararsız.Otobüsün önündeki tabelalarda bazen Antakya bazen de Hatay yazmaktadır.Aslında bu konuda resmi kurumların bilgilendirme yapmaları gerekmektedir.


Ayhan
5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:08

Adapazarı, Sakarya'nin yeni ilçelerinden...

İzmit de öyle, Kocaeli'nin yeni ilçelerinden...

Mersin , Tarsus apayrı şehirler. Tarsus, Mersin ilinin ilçesi, metropol ilçe değil. İçel diye bir yer yok resmi olarak.

Antakya, Hatay'ın merkez ilçesi ama kaymakamlık değil.


Murat Y.
5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:13

Bu konu Adapazarının, Büyükşehir Belediyesi olmasıyla zaten karışmıştı biraz. O zamanlar pek dile getirilmese de belediye isminin Sakarya ismiyle değiştirilmesi kafaları iyice allak bullak etti.Tartışmaları da beraberinde getirdi.
Konuyla ilgili sayın Hakkı Devrimin de bir yazısı bulunmakta:
Alıntı:
Orda bir şehir var: Adapazarı

'Adapazarı'nın Atatürk Bulvarı, Sakarya'nın değil...

Arabayla şehre doğru gelirken yaklaşılan yerin Adapazarı olduğu yazmıyor artık kilometre levhalarında, Sakarya yazıyor
Adapazarı'ndaki bir olayın haberine 4 Eylül tarihli Vatan şöyle girmiş: SAKARYA'NIN Adapazarı İlçesi'ndeki bir mağazada..." Hakkı Devrim haklı olarak şunları yazdı: "Adapazarlılar yadırgamıştır. O şehrin adı hâlâ Adapazarı'dır, Sakarya Valiliğin (Vilayet) adı. Bir diğer örnekle anlatayım: 'İçel'in Mersin ilçesi' denmez mesela. İçel, Mersin şehri (veya ili) ile ilçelerinin ortak adıdır." (Radikal, 9 Eylül 2007).
Muhabir belli ki Sakarya'yı şehir, yani il merkezi, Adapazarı'nı da onun bir ilçesi biliyor. Değil oysa. Adapazarı'nın belki kaymakamı da var sanıyor. Yoktur. Neden? Sakarya il. İl adı. Bir yönetim alanı. Sakarya köy değil, kasaba değil, şehir değil. Şehir olan, Adapazarı. Bölgenin geçmişi de şöyle: 1831'de Kocaeli Livasına bağlıdır Adapazarı, Kocaeli de Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaleti'ne. 1846'da Kocaeli Kastamonu'ya, 1867'de Bursa'ya bağlanır, dolayısıyla biz de. 1877'de ise İstanbul Zaptiye Müşirliği'ne bağlanılır. Daha sonra yönetim yenilikleri olur, bölge sisteminden bugünküne benzer bir sisteme geçilir. 1892'de Kocaeli liva değil sancaktır artık. İlçeleri arasında Adapazarı yine vardır. Durum 1954'e kadar değişmez. 1954'te 14 Haziran tarih ve 6419 sayılı yasayla kurulur Sakarya, 22 Haziran tarihli "Resmi Gazete"deki duyurusu da şöyledir: "Bu kanunla Kocaeli vilayetine bağlı Adapazarı kazası kaldırılarak, merkezi Adapazarı olmak ve yine Kocaeli vilayetine bağlı Akyazı, Geyve, Hendek ve Karasu kazalarını kapsamak üzere Sakarya adıyla yeniden bir vilayet kurulmuştur". Diyeceğim, 1954'ten öncesi yoktur Sakarya'nın. Nitekim benim ilk nüfus kağıdımda "İli: Kocaeli" yazardı. Dokuz, on yıl taşıdım bunu. Ben bile büyüğüm Sakarya'dan. Tuhaflık, pek çok il, sözgelimi Bolu, Eskişehir, Samsun vs. il merkezinin adını almışken Adapazarı merkezli ilin "Sakarya adıyla" adlandırılmasında. Neden böyle yapılmıştır? Rivayet muhtelif. Şimdi geçelim.
Evet, muhabir bu tuhaflığı bilmiyor. Ancak yöneticiler de Adapazarı adını Sakarya ile değiştirmek gibi ayrıca bir tuhaflık içindeler ki Hakkı Devrim'in, "O şehrin adı hâlâ Adapazarı'dır" demesi beni ne kadar sevindirdiyse onları da o kadar üzmüştür. Yerelde defalarca yazılmış bir konunun ulusal basına taşınmasından rahatsız olmuşlardır.
"Sakarya'nın ne zararı var?" diye sorulabilir. Yok, tabii. Sakarya adı biz Adalılar/Adapazarlılar, biz yerliler için artısı, eksisi olmayan bir addı. Nötrdü. Problem, şehrin hızlı göç almasıyla başladı. Göçmenin tuhaf bir psikolojisi var çünkü. Ne geldiği yeri unutabiliyor göçmen ne de gittiği yere katılabiliyor. Bir yerin insanı değil yani. Biraz oralı, biraz buralı. Ya da ne oralı ne buralı. Sakarya adı göçmenin bu yersizlik psikolojisine merhem oluyor sanırım. Sakarya'yı ad olarak Adapazarı'na tercih etmekle kendine yeni bir alan açıyor göçmen. Ama onu bir 'yer'in insanı yapmaz bu. Sakarya bir yer adı değil çünkü. Bir il adı. 1954'e kadar olmadığı gibi belki yarın da ikiye bölünüp güneyi Gazigeyve, kuzeyi Şenkarasu olacak. Belki Düzce'yle birleştirilip Düzada ya da Adadüz adını alacak. Hoş, göçmen de biliyor Sakarya adının onu bir yer'in insanı yapmayacağını. Yapsaydı bunca hemşeri derneğine ihtiyaç duyarlar mıydı?
Fakat bunlar masumane arayışlar. 17 Ağustos sonrasında ise masumiyet yok. Şehir örgütlü bir dayatma altında. Dayatmanın ilk adımı, çadırkentlerin şehir dışına kurulmasıydı, arkası geldi: İmar planları değiştirildi. Şehir iskâna kapatıldı. Mahalleler yok edildi. Güler misiniz, ağlar mısınız, fiilen küçülen şehir büyükşehir statüsü bile aldı. Zaten dayatmanın başını da bu Adapazarı Büyükşehir Belediyesi çekiyor, Adapazarı Merkez Belediyesi de sessizliğiyle ona destek veriyor. Şehrin bir an evvel kuzeye gitmesi için hep. Gitsin ki yeni sahiplerine çöpsüz üzüm gibi bırakılsın şehir. Bu yüzden "tehcir"dir yaşadığımız. Tam manasıyla "tehcir". İşte şehrin adının da elimizden alınması bu süreçte başladı. İzmit'ten, Geyve'den, Hendek'ten, Dokurcun'dan ya da Karasu'dan şehre gelirken yaklaşılan yerin "Adapazarı" olduğu yazmıyor artık kilometre levhalarında. Adapazarı ile Sapanca'nın tam ortasında yer alan ve Arifiye-Sapanca yolunu Beşköprü'yle buluşturan yeni dönel kavşaktaki yön levhasında bile "Adapazarı" değil "Sakarya" yazıyor bugün. Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Başkanı da yazılı ve sözlü kimi demeçlerine "Sevgili Sakaryalılar!" diye başlıyor.
Dünya egemenlerinin küresel dönüşüm projelerinden bağımsız düşünmüyorum bu süreci. Sanıyorum küre egemenleri Türkiye'ye rol vermiş, Ankara da bu doğrultuda Adapazarı'na. Nerden mi çıkarıyorum? Şehrin 2030 yılı planından söz ediliyor hanidir. Yayla turizminden, nehir taşımacılığından, Karadeniz'in Marmara'yla birleştirilmesinden, Çarksuyu'nu Sakarya'yla beslemekten, Karasu demiryolundan falan. Tünel geçişli kavşak, tören alanı, yeraltı otoparkı, şehre üçüncü giriş bu gelecek hayalinin sadece uvertürleri. Bunlara civar illerdekileri katın bir de. Sözgelimi İzmit Körfezi'ne köprü projesini. Karaköy'den Tophane'ye kadarki sahil şeridini bir küre hatırlısına vermek demek olan Galataport adlı peşkeşi. Keza Haydarpaşa garı ve limanı için düşünülen iyiliği. Ta Edirne'den Sakarya'ya kadar uzanan bölge için ayrı, apayrı bir yönetim planlanıyor; bunu da unutmayın ama. Geldik mi 2030'a. "Sakarya" bu merkezleş(tir)meye denk düşüyor işte. Bugünlerde bir de "Sakaryalılık bilinci" diye bir şey çıkarıldı. "Adapazarı'nda zaten tarih de yok!" iftirasıyla birlikte. Bir iddia taşır bilinç. "Ben" iddiasıdır bu. Yani başka ben'leri yok sayar. Hepsini kendi "ben"inde toplar, tek tipleştirir. "Devlet aklı"dır bu. "Sakaryalılık bilinci" Adapazarı'nda ve ilçelerde yaşayanların değil, Adapazarı'nda(n) ve ilçelerinde(n) yaşayanların/geçinenlerin -ki yönetimlerle sıkı alışverişte olan sözüm ona sivillerdir bunlar- işine yarar bu yüzden. Bir yararı da, sakinleri sürülmüş bir şehrin adının resmen silinmesini kolaylaştırmak olacaktır. Zaten Adapazarı'nda tarih de yok! Al birini vur ötekine!
Özetle: Şehrin adının Adapazarı olduğunu bilmiyor muhabir. Ama bilmesi gerekenler de geçmişe, hayata ve insana böylesine inkârcı ve iftiracı oluyorlarsa hayyalelfelâh

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=7464


Okuyunca hak vermemek de elde değil..


Murat Y.
5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:21

Alıntı:
Mersin mi İçel mi olacaktı sanırım.

Bu konuya gelince bir ulaşımcı olarak cevap vermek istiyorum.Has Turizm'de bu konuda kararsız.Otobüsün önündeki tabelalarda bazen Antakya bazen de Hatay yazmaktadır.Aslında bu konuda resmi kurumların bilgilendirme yapmaları gerekmektedir.


Sayın Ali.Özcan sonuna kadar katılıyorum size. Bu konu da resmi kurumların bir açıklama yapması hakikaten gerekmektedir.

Hatta dediğiniz gibi, Mersin mi, Tarsus mu, İçel mi; Hatay mı, Antakya mı, İskenderun mu.. Bu hepten karışık bir durum. Hangisi merkez ilçe şimdi, orta da bir kaç tane mi merkez ilçe var. O zaman nasıl merkez oluyor bu ilçeler. Merkez bir ve tek olması lazım.

Yok bu konu hakkında bir açıklama şart bence de.


Ayhan
5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:24

Açıklamaya gerek yok, internette biraz araştırma yaparsak gereken bilgilere kolaylıkla ulaşabiliriz.

Bu işin içinde Tarsus ve İskenderun'u katmak zaten mantıksız çünkü onlar apayrı ilçeler, metropol ilçe bile değiller.

İçel diye bir yer yok zaten. İçel ismi ise 28 Haziran 2002'de tarih oldu. Tıpkı "Afyon" isminin tarih olması gibi. Artık Mersin ili var, ve de Mersin şehri var. Bu şehre bağlı da 4 metropol ilçe var.

Antakya ise Hatay'ın merkez ilçesi. Ama tabii kaymakamlık değil, Hatay ilinin merkezi olduğu için merkez ilçe deniyor.

Son düzenlemeler biraz daha iyi oldu. Özellikle Kocaeli ve Sakarya'da. Bazı karışıklıklar giderildi.


Behçet Uluvar

5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:25

Büyükşehir Statüsünde olan şehirlerde birden fazla merkez ilçe olabiliyor.

Örneğin: Eskişehir de Odunpazarı ve Tepebaşı İlçeleri merkez ilçelerdir.


Necdet Cevahir
5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:29

Eskiden beri bizim bildiğimiz, ön ismin bütün vilayetin adı, diğerinin ise merkez ilçenin adı olduğu yönündeydi. Örneğin daha okul yıllarımızda şöyle öğrenmiştik şehirlerimizi..

Sakarya - Adapazarı
Kocaeli - İzmit
Hatay - Antakya
İçel - Mersin
Hakkari - Çölemerik
Tunceli - Kalan
Ağrı - Karaköse

Bunlardan son üç tanesi zaman içinde kullanılmadığı için çoktan unutulup gitti bile. Ama eskilere sorun, bilirler..


Oğulhan
5 yıl önce - Pzr 28 Arl 2008, 21:30

Alıntı:
Mersin mi Tarsus mu


Tarsus Mersin'in ilcesidir Merkezi veya ilin adi degil. Icel adi ise 28 Haziran 2002'den beri tarih olmustur.
Mersinlilerin icel adinin kaldirilmasi adi uzerine yapilan kampanya basariyla surdurulmus ve kesin olarak Mersin adini almistir

Mersin'in ise 4 metropol merkez ilcesi vardir. Bunlar:

Akdeniz
Toroslar
Yenisehir
Mezitli


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET