Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
mesut_tr

8 yıl önce - Pts 10 Ağu 2009, 01:09

arkadaslar bu sene fatih'de vatan caddesi yakinlarinda fatih mimar sinan stadyumu adli bir stadyum insaati gördüm, eger bu stadyum fatih karagümrük icin degilse hangi takim icin??

dreerd
8 yıl önce - Pts 10 Ağu 2009, 15:59

o stad farklı

Mimar Sinan Stadı Yenileme Projesi

İlçemizde bulunan Mimar Sinan Stadı, uluslararası futbol sahası ve stad ölçülerine uygun modernize edilerek yenilenecek.

--------------------------------------------------------------------------------


İlçemizde bulunan Mimar Sinan Stadı, uluslararası futbol sahası ve stad ölçülerine uygun modernize edilerek yenilenecek.

Sabahları bayanların spor yapabilecekleri, öğlen amatör kulüplerinin idman yapmak için yararlanabilecekleri, hafta sonları da 2.lig maçlarının oynanacağı Mimar Sinan Stadı, Fatih Belediyesi tarafından hazırlanan projeyle yenilenecek. Belediyemiz tarafından tadilat, onarım için gerekli yenileme projeleri tamamlandı.

Mimar Sinan Stadı, 1990 yılında hizmete girdi ve o tarihten itibaren herhangi bir onarım görmedi. Yakın bir zaman dilimi içerisinde başlaması planlanan tamirat ve tadilat çalışmalarıyla stadın tribünleri altındaki dükkânlar ve soyunma odaları rehabilite edilecek. Tribün üst konstrüksiyonları sökülüp yenilenecek. Saha sentetik çim ile yeşillendirilerek, saha çevresi de koşu pisti oluşturulacak. Ayrıca stada bitişik bulunan parkın, stada dahil edilmesiyle elde edilecek alanda bir kafeterya, aletli jimnastik salonu ve duş kabinleri yer alacak. Tribünlerin altında bulunan üç katlı bina Sağlık Ocağı olarak hizmete açılması planlanmaktadır

http://www.fatih.bel.tr/kate_detay.asp?id=55&tur=385

mimar sinan proje videosu
http://www.fatih.bel.tr/video_kate.asp?id=55&tur=385


dreerd
8 yıl önce - Pts 10 Ağu 2009, 16:15

Alıntı:
inancgs05
Diğer üç tribün zamanında yapılırken zarar vermemişmi acaba ben boş olan kısımda cılız bir yol 5 6 tanede apartman görüyorum o yol istimlak olsa bir alt yol kullanılır o apartmanlar yıkılsa millete bi ton ev verilebilinir zaten oraya yapılacak trübünde aman aman olmaz taş çatlasın 5000 kişilik olur


tarihi bir alandan sözediyoruz. bence bu özelligini göz ardi etmemeli. kaldi ki apartman sakinlerinin en dogal hakki orada kalmayi istemek. ülkemizde nedense yenilik adina (!) cok kolay zenginlikler yok ediliyor. tarihi yarimadanin icindeyiz, istimlak cok dikkatle ele alinmasi gereken bir durum!

Alıntı:
KARAGÜMRÜK STADYUMUNUN ALTINDAKİ GLADYATÖR KIŞLASI
Avusturyalı arkeolog Josef Strzygowski'nin 1893 yılında ortaya attığı bir iddiaya göre İstanbul'un sur içi bölgesinde yer alan, bugünkü adıyla Karagümrük stadyumu, Sultan Selim ve Altımermer çukurbostanları tarihte 'sarnıç' ya da 'su havzası' zannediliyordu. Arkeolojik literatürdeki isimleri 'Aetius su sarnıcı, Aspar su sarnıcı ve Mokios su sarnıcı' olarak geçen tesislerde yapılan bir keşif sonunda ortaya çıkan yeni bulgular, İstanbul'un arkeolojisinde taşları yerinden oynatacağa benziyor. Yeditepe Üniversitesi Öğretim Elemanı Ali Kartal'ın bölgede yaptığı bir keşfin sonuçlarına göre, bugüne kadar sarnıç sanılan bu tesisler aslında Geç Roma dönemine ait birer askeri kışlaydı. Kartal'a göre, bu kışlalarda barınan askerler Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti olarak ilan edilen Konstantinopolis'i kuşatan surların ve şehrin en önemli yapılarının inşasınd

Kartal, günümüze kadar su havzası olarak kabul edilen bu üç araziyi kuşatan duvar yapılarının mimari, fiziksel ve işlevsel özelliklerini inceleyerek yukarıdaki sonuca vardığını ve elde ettiği bulgularda bu tesislerin neden bir sarnıç ya da su havzası olamayacağını şöyle açıklıyor:

- Adı geçen tesisleri dört bir yandan çepeçevre kuşatan duvarların yüksekliği yer yer 10 m.'yi aşmaktadır ve duvarlar dikdörtgen şeklinde bir kutu gibi inşa edilmiştir. Genişliği ortalama 4-5 m.'yi bulan duvarların iç ve dış cephesi kaba yontulmuş taşlarla örülerek, içi moloz taşlarla doldurulup sıkıştırılmıştır. Bu şekildeki duvar örgü tekniği açık su depolarının duvarları için uygun ve yeterli değildir.

- Sarnıç yapımlarında suyun dışarıya sızmaması için duvarların iç yüzeyleri ve sarnıçın tabanı su geçirmez bir sıva (Stucco) ile kaplanması gereklidir. Oysa, bu üç tesisi çevreleyen duvarların iç yüzeyinde hiçbir şekilde, bir metrekare dahi olsa, sıva izine rastlanılmamaktadır.

- O dönemde inşa edilen açık su toplama havuzlarının (Piscinae) tabanı suyu tutacak şekilde büyükçe taş plakalarla kaplanmaktaydı ve su sızdırmazlığı (Opus Signinum) için taş plakaların arası özel bir derz dolgusuyla yalıtılıyordu. Ancak, günümüzde bu arazilerin üzerinde derinliğe kök salmış ağaçlar var, yani tesislerin tabanı sadece toprak dolgudan ibarettir ve taş plakalarla kaplanmamış olduğu tespit edilmiştir. Bu da bu tesislerin bir su deposu olamayacağının kanıtıdır.

- Bu tesislere kanallarla su getirildiği ve doldurulduğu tezi fizik kanununun eşit kaplar sistemine aykırıdır. Tesislerin taban kotu yükseltisi deniz seviyesinin 70-75 m üzerindedir, oysa şehre su getiren kanalların deniz seviyesinden yüksekliği 40 m. civarındadır. Bu durumda, kanalların içinden akan suyun, salt kendi özgül ağırlığının sağladığı basınçla (piezometrik basınç) duvarların yüksekliğine erişerek, bu tesisleri doldurabilmesi olanaksızdır. Şehre su getiren kanallarla tesislerin arasında hiçbir bağlantı saptanılmamıştır. Bunun yanı sıra, alan ölçüleri ve duvar yükseklik ölçüsünden yola çıkıp bir hacim hesabı yapacak olursak, ortaya çıkan yüzbinlerce metreküplük suyun basıncına dayanabilmesi için, tesisleri çevreleyen istinat duvarlarının dikine kutu şeklinde değil, bilakis, üçgen biçiminde

- İkisi dikdörtgen ve diğeri kare biçiminde olan tesislerden her biri takriben 2,2 ha.'lık bir alanı kaplamaktadır. Yani herbirinin içine iki adet futbol sahası sığabilecek büyüklükte olup, zemini dümdüz planya edilmiştir. Geç Roma dönemi askeri kışlaları buna benzer ölçeklerde kurulmuştu ve tıpkı bir iskambil kağıdı formatında olup duvar köşeleri yuvarlatılmaktaydı. Bu tipik özelliği her üç tesiste görmek mümkün.

-Tesislerde kuyular keşfedilmiştir. Bir su deposunda kuyunun hiçbir işlevi yoktur. Bu olsa olsa burada barınan askerlerin su ihtiyacını karşılamak üzere açılmış kuyulardır. Ayrıca, bir su sarnıcında, suyun kente dağıtımı ve sel baskınlarına karşı alınması gereken önlemlerin arasında tahliye kanalları ve kapakları gelmektedir. Bu önemli teknik donatıların hiçbiri bu tesislerde yoktur.

- Bu tesislere Geç Roma döneminin ünlü askeri komutanlarına atfen Aetius, Aspar ve Bonus isimlerin verilmesi de ayrıca dikkate değer bir ölçüdür. Aetius, Hunların lideri Attila'ya karşı savaşmış Romalı bir komutandı. Aspar ise Germen kökenli bir ordu komutanıydı ve M.S. 471 yılında katledilmişti. Bonus adını, Roma döneminde askeri yetkilere sahip olan 'Asia' eyaletinin valisi olarak görmekteyiz. Demek ki, bu tesislerin askeri amaçla kuruldukları anlaşılmaktadır.

- Tesislerin herbiri şehrin en yüksek tepelerine kurulmuştur. Son derece stratejik bir pozisyona sahiptir. Bu noktalardan şehrin giriş çıkışları, Marmara denizinin açıkları, Boğaziçi'nin deniz trafiği ve Haliç'in kıyıları rahatlıkla kontrol edilebiliyordu.

- Bütün bunların haricinde Çarşamba çukurbostanı olarak anılan tesiste çok önemli bir yapının kalıntılarına rastladım. Tesisin kuzey-doğu köşesinde bulunan harabede yaptığım incelemelerde bunun Geç Roma dönemine ait bir hamamın (Tepidarium) olabileceği kanısı çok ağır basmaktadır. Bu keşif ayrıntılarıyla ele alınarak incelendiği takdirde, burada bir askeri kışlanın varolduğu gerçeği daha da iyi anlaşılacaktır.

-Bu kapsamda ortaya çıkan bulgular doğrultusunda bir ekip tarafından ayrıntılı arkeometrik çalışmalar yapılmalı, bu tesislerin rölevesi çıkartılmalı ve bir rekonstrüktif oluşturularak tesislerin tekrardan kategorik değerlendirmesi yapılmalıdır.
Foto: Ali Kartal - TAY Haber









not:resimler alintidir.



inancgs05

8 yıl önce - Pts 10 Ağu 2009, 23:48

kuşbakışı resimde duvarlar belli olmuyor bugün 28 le önünden geçtim duvarları fark ettim tamam tribün olmaz ama şimdi bile o duvarlarda reklam tabelaları var ayrıca e.kapı tarafındaki açık tribün bariz duvarın önüne yapılmış yani tarihi duvarın bir kısmı betonun altında kalmış o duvarlarıda koruyan bir proje yapabilirler

batuhan
8 yıl önce - Pts 10 Ağu 2009, 23:52

Kardeş takımımız kardeşlerimiz inşallah bu stat biter ve yakında bizim stadımızda oluyor el ele süper lige çıkıcaz el ele statlarımızı doldurucaz hayırlı olsun.

Baran34
8 yıl önce - Prş 13 Ağu 2009, 18:34

Alıntı:

bence bir istanbul ligi kursalar bu semt takimlarindan nasil olur acaba dusunsenize bir
beykoz
sariyer
karagumruk
kasimpasa
kartal
zeytinburnu
bakirkoy


Maltepe, Pendik, Eyüp...
Çok güzel olur da, bayağı bir kavga çıkar tribünler arasında...



Mehmet Satuk BUĞRA
8 yıl önce - Çrş 11 Ksm 2009, 04:20

dreerd adlı kullanıcının yüklemiş olduğu iki tane siyah beyaz fotoğraf Praefectus Aetius Sarnıcı yaniKaragümrük Sarıcı değil Aspar Sarnıcı'dır. (Çarşamba Çukur Bostan)

Praefectus Aetius Sarnıcı Doğu Roma İmparatorluğunun İstanbul'da ayakta kalabilmiş üç açık hava sarnıcından birisidir. (Diğerleri; Aspar Sarnıcı (Çarşamba Çukur Bostan) ve Hagios Mokios Sarnıcı (Fındıkzade Çukurbostandır))

Sarnıcın kapalı olan bölümünden bir fotoğraf eklemenin yararlı olacağını düşünüyorum çünkü bu alanı gören çok nadir insan vardır. Kapalı Sarnıç bugün Karagümrük Kulüp binasının altındadır...



sabih özlem
7 yıl önce - Pts 22 Şub 2010, 12:42
Fatih Karagümrükspor'a yakışan stad sonunda yapılıyor (Aetius Sarnıcı)


Ben yaptığım araştırmaların sonunda buranın dev bir açık su tutma tankı olduğu düşüncesine katılıyorum. Notita Dignitatem içinde Aetius Sarnıcında söz edilmiş (Bkz. Marcus Rautman'ın "Daily Life in the Byzantine Empire" kitabına). Notitia Dignitatem içinde Aetius Sarnıcı hakkında ne yazıyorsa doğrudur, gerisi boştur. Burası bir askeri garnizon olsaydı, Notitia Dignitatem içinde bu yazılmış olurdu çünkü o Roma arşivinde bütün (Batı ve Doğu dahil) Roma askeri birlikleri yazılmış ve buradaki askeri garnizon herkes tarafından çoktan bilinirdi. Burada tek sorun var, o da neden bu dev açık su tutma havuzunun Karagümrük Kulüp binası altındaki bölümünün kapalı bir sarnıç olduğudur. Arkeolog meslektaşlarım ve hidrolik uzmanı mühendisler bu kapalı sarnıcın bu dev açık su tutma havuzu ile nasıl ilişkilendirilmiş olduğu konusunda bilimsel açıklamalarda bulunurlarsa, artık kimsede Aetius Sarnıcı hakkında hiç bir soru işareti kalmaz diye düşünüyorum.

sabih özlem
7 yıl önce - Sal 23 Şub 2010, 22:22
Fatih Karagümrükspor'a yakışan stad sonunda yapılıyor (Aetius Sarnıcı)


Bu çok güzel proje gerçekleştiriilrken, nasıl Marmaray projesinde arkeolojik kurtarma kazıları yapılmışsa, burada da bu projenin gerçekleştirilmesinden önce bir arkeolojik kurtarma kazısı yapılması düşüncesindeyim. Kulüp binasının altındaki ayakta kalmış kapalı sarnıçın burada Yerebatan gibi turistik amaçlarla kullanılmasını bir düşünsenize! Burası Karagümrük Spor Kulübü için para basmaya başlar, dünya çapında ünlenir ve Fatih Karagümrükspor dünya çapında reklamını yapar, yurt dışında bile tanınmaya başlar. Üstelik buradaki arkeolojik sorunlar da daha çok aydınlanmaya başlanır, bilim adamlarına, arkeologlara ve hidrolik uzmanı mühendislere de çalışma olanağı açar.

sabih özlem
7 yıl önce - Prş 11 Mar 2010, 14:12
Fatih Karagümrükspor'a yakışan stad sonunda yapılıyor (Aetius Sarnıcı)


Mehmet Satuk Buğra Bey'den bir ricam var. Aetius Sarnıcına ait kapalı sarnıcın resmini nereden ve nasıl bulduğunu, bunun Karagümrük (eski Vefa) kulüp binasının altında olduğundan nasıl o kadar emin olabildiğini yazmasını ve bu konuda daha fazla detay vermesini rica ediyorum. Çünkü bu resim doğru bir kanıt ise, Aetius Sarncının açık bir sarnıç olması tezi tamamen ortadan kalkar, kapalı bir sarnıç olması kesinlik kazanır ki bu da Ali kartal'ın düşüncesini tamamen haklı kılar. Arkeoloji bilimi açısından bu konunun açığa kavuşması son derece önemli, burada da Siz, Mehmet Satuk Buğra Bey, son derece kilit bir roldesiniz bu konudaki bilgilerinizle. Aetius sarnıcının bu resmine dair Sizin vereceğiniz başka bilgiler arkeoloji bilimi açısından hayati önem taşıyor. Onun için rica ediyorum, bu konuda ne biliyorsanız, lütfen açıklayın ki biz arkeologlar artık daha kafa patlatmayalım burası açık bir sarnıç mıydı, kapalı bir sarnıç mıydı, bir askeri garnizon muydu diye. Bu sorunlar üzerinde yeterince zaman kaybettik. Yanıtınızı dört gözle ve büyük bir heyecanla bekliyorum.



sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet